14 Ağustos 2026
24.7 C
İstanbul

Fuad Hüseyin, Irak hava sahasının kullanılmasını bir kez daha reddetti

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Bağdat’ta ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı ile yaptığı görüşmede, Irak’ın İsrail ile İran arasında devam eden çatışmada hava sahasının kullanılmasını reddettiğini vurguladı.

Bu açıklama, Washington’un sonuçta İsrail’i desteklemek için müdahale edebileceğine dair artan spekülasyonlar arasında geldi.

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile Büyükelçi Steve Fagin arasındaki görüşme, Hüseyin’in ofisinden yapılan açıklamaya göre bölgedeki askeri tırmanış ile uluslararası güvenlik üzerindeki potansiyel yansımaları üzerine odaklandı.

Açıklamada “Bakan Hüseyin, Irak’ın hava sahasının kullanılmasını reddetmedeki kararlı tutumunu yineledi” ifadesi yer aldı.

İran ve İsrail arasındaki füze savaşı, İsrail’in cuma günü batı İran’da kapsamlı bir operasyon gerçekleştirerek birkaç üst düzey komutan ve nükleer bilim insanını öldürmesinin ardından doruk noktasına ulaştı.

Trump, Ortadoğu’daki gerilimler nedeniyle Salı günü Kanada’daki G7 zirvesindeki ziyaretini kısa keserek gazetecilere “Geri dönmem gerekiyor” dedi. Bu açıklama, İranlıları Tahran’ı tahliye etmeye çağırmasının ardından geldi.

Trump ayrıca Kanada’dan ayrılmadan önce ulusal güvenlik ekibiyle Durum Odası’nda toplantı yapılmasını emretti. Toplantı dün geç saatlerde gerçekleşti ve 80 dakika sürdü. Toplantıya dair henüz bir açıklama yapılmadı.

Son Haberler

Hürmüz’de nöbet değişimi: USS George Washington Ortadoğu yolunda!

Pentagon'un, İran'la gerginlik devam ederken, Ortadoğu'da görev yapan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yerini alması için USS George Washington uçak gemisini göndermeye hazırlandığı iddia edildi. Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Pentagon, bölgedeki uçak gemilerinden birini rotasyona sokmaya hazırlanıyor. ABD ordusu, 250 günden fazla süredir Ortadoğu'da görevde olan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin yerini USS George Washington uçak gemisinin alması yönünde son hazırlıklarını yapıyor. ABD'li yetkililer, önceden planlanmış bir rotasyon planı kapsamında USS George Washington'ın Ortadoğu'ya gönderileceğini ve USS Abraham Lincoln'un bir süre gerekli bakımlarının yapılacağını ileri sürdü. Halen Pasifik bölgesinde görev yapan USS George Washington'ın yakın zamanda bölgeye doğru yola çıkmasının beklendiği kaydedildi. USS Abraham Lincoln, 250 günü aşan uzun görev süresi dolayısıyla ABD Kongresi içinde tartışmalara neden olmuş ve bazı Kongre üyeleri, gemideki yaşam koşullarından endişe ettiklerini açıklamıştı. USS Abraham Lincoln, Kasım 2025'te planlı bir göreve başlamış ve ABD'nin İran'a karşı savaşının öncesinde ocak ayında Ortadoğu'ya yönlendirilmişti. Söz konusu uçak gemisi, önce, ABD’nin İran'a yönelik saldırılarında görev almış, daha sonra da ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ablukaya katılmıştı.

Rojin Kabaiş’in babasına silahla tehdit: ‘Şikayetini çek, yoksa sen de kızının yanına gidersin’

Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş’e dün WhatsApp ve BİP üzerinden silah fotoğrafının da bulunduğu tehdit mesajları gönderildi. Kabaiş, mesajların ardından emniyete giderek şikayetçi oldu. Diyarbakır merkezli 8 ilde, dijital platformlarda örgütlenerek, kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ailesine yönelik tehdit ve şantaj eylemlerinde bulundukları gerekçesiyle 2 kişinin tutuklandığı operasyonun ardından baba Nizamettin Kabaiş’e silah fotoğrafıyla birlikte, “Şikayetini çek, yoksa sen de Rojin’in yanına gidersin” mesajları gönderildi. Kabaiş, emniyete giderek şikayetçi oldu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarda, dijital platformlarda ‘C47’ ve ‘C99’ kod isimleriyle örgütlenen, yasa dışı sorgu panelleri üzerinden siber zorbalık, şantaj ve taciz odaklı kapalı gruplar oluşturan şebeke tespit edildi. Yapılan incelemelerde şüphelilerin, ölümleri şüpheli bulunan Rojin Kabaiş, Hiranur Nilgün Aygar ve Kıvanç Uman’ın ailelerini hedef alarak yabancı numaralar ve yasa dışı panel bağlantıları üzerinden tehdit ve şantaj eylemlerinde bulundukları belirlendi. Diyarbakır merkezli 8 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında ‘Tehdit’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’ ve ‘Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri hile ile çalma’ suçlarından işlem başlatıldı. 10 Ağustos’ta emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si tutuklandı. “Şikayetini çek, yoksa sen de Rojin’in yanına gidersin” Tutuklamaların ardından Nizamettin Kabaiş’e dün WhatsApp ve BİP üzerinden silah fotoğrafının da bulunduğu tehdit mesajları gönderildi. Kabaiş, mesajların ardından emniyete giderek şikayetçi oldu. Tehditlerin aylardır sürdüğünü belirten Kabaiş, “Daha önce de yabancı numaralardan çok tehdit mesajları geliyordu. Allah devletten razı olsun, operasyon yaptı ve ailemizi tehdit eden 2 kişi yakalandı. Dün Van’da savcıyla görüştükten sonra eve geldiğimde tekrar mesaj attılar. Bu sefer Türkiye numarası üzerinden WhatsApp ve BİP uygulaması üzerinden mesaj attılar. Silah fotoğrafını ve ‘Eğer şikayetini geri çekmezsen bir tane mermi kafanda olur. Şikayetini çekmediğinde olacakları düşün. Şikayetini çekmezsen evi tarayacağım. Nizamettin şikayetini çek, kurtul; yoksa sen de Rojin’in yanına gidersin, olan sana olur’ mesajları atıp tehdit ettiler” dedi. “Tehditlerinden korkmuyorum” Can güvenliklerinden endişe duyduklarını ifade eden Kabaiş, “Bizim can güvenliğimiz yok. Benim için hiçbir sıkıntı yok ama çocuklarım korkuyor. Ben onların tehditlerinden korkmuyorum ve davamdan da vazgeçmeyeceğim. Rojin’in dosyası aydınlanana kadar peşini bırakmayacağım. Onlar ne kadar silah ve mermi fotoğrafı yollasalar bile umurumda değil. Öldüreceklerse gelsin öldürsünler. 7-8 aydır tehdit mesajları gönderiyorlar. Devletten bu kişilerin yakalanmasını ve ceza verilmesini istiyorum. Ben şikayetimi de geri çekmeyeceğim. Daha fazla mücadele edeceğim. Çünkü kızım masumdu. Emniyete gittim ve şikayetçi oldum” diye konuştu.

Amedspor Başkanı Eren açıkladı: Diagne kalmak istiyor, Çekdar için ayrılık gündemde

Amedspor Başkanı Nahit Eren, Süper Lig öncesi takımın hedeflerinden transfer çalışmalarına, sponsorluk ve kombine satışlarından taraftarların tutumuna kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Eren, Mbaye Diagne’nin takımda kalmak istediğini belirtirken, Çekdar Orhan’ın yeni yapılanmada düşünülmediğini ve ayrılık görüşmelerinin sürdüğünü söyledi. Süper Lig’de mücadele edecek Amedspor, sezonun ilk maçında sahasında Erzurumspor FK’yı ağırlamaya hazırlanıyor. Kadrosuna 16 yeni oyuncu katan yeşil-kırmızılı ekipte hazırlıklar sürerken, kulüp Başkanı Nahit Eren takımın hedefleri ve gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu Hedef: Süper Lig’de kalıcı olmak Amedspor’un öncelikli hedefinin Süper Lig’de kalıcı olmak olduğunu belirten Eren, bunun yanı sıra üst sıraları zorlamak istediklerini söyledi. MA'da yer alan habere göre yeni bir ligde ve büyük bütçeli takımlarla mücadele edeceklerini belirten Eren, taraftarlardan sabırlı olmalarını istedi. Eren, Amedspor’un en büyük avantajlarından birinin geniş taraftar kitlesi olduğunu vurgulayarak, sezon boyunca taraftar desteğinin önemine dikkat çekti. Her maç farklı sponsor Sponsorluk çalışmalarının sürdüğünü belirten Eren, Amedspor’un forma sponsorluğu konusunda farklı bir model uygulayacağını açıkladı. Buna göre kulüp, her maçta farklı bir yerel firmanın sponsorluğuyla sahaya çıkmayı planlıyor. Eren, ilk maç için yaklaşık 7-8 firmanın sponsorluk talebinde bulunduğunu söyledi. Eren, bu modelle sponsorluk yükünü tek bir firmaya bırakmak yerine kentteki şirketlerin Amedspor’a ortak destek vermesini amaçladıklarını ifade etti. Kombinelerin yüzde 50’si satışa sunuldu Kombine satışlarına ilişkin de bilgi veren Eren, Amedspor’un Türkiye’de en fazla kombine satan kulüpler arasında olduğunu söyledi. Toplam bilet kapasitesinin yalnızca yüzde 50’sinin kombine satışına açıldığını belirten Eren, bu biletlerin 3-4 gün içinde tükendiğini, Batı ve VIP tribünlerinde ise sınırlı sayıda bilet kaldığını kaydetti. Altyapıya yatırım Amedspor’un uzun vadede Süper Lig’de kalıcı olabilmesi için altyapıya yatırım yapacaklarını belirten Eren, bu kapsamda 11 ilde yaklaşık 9 bin çocuğa ulaştıklarını söyledi. Çalışmalar kapsamında 50 oyuncunun seçildiğini, bunlardan 10’unun Amedspor altyapısına kazandırıldığını belirten Eren, genç oyuncuların gelecekte A takımda forma giymesini hedeflediklerini ifade etti. Eren’den taraftara çağrı: “Küfür istemiyoruz” Geçen sezon taraftar olayları nedeniyle kulübün yüksek miktarda para cezalarıyla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Eren, yeni sezonda taraftarların daha dikkatli olması çağrısında bulundu. Eren, özellikle küfürlü ve cinsiyetçi tezahüratların Amedspor Stadyumu’nda görmek istemedikleri davranışlar olduğunu söyledi. Taraftarlardan bilet numaralarına göre oturmalarını, merdiven boşluklarını kapatmamalarını ve sahaya yabancı madde atmamalarını isteyen Eren, Süper Lig’de cezaların daha ağır olduğunu belirtti. Çekdar için ayrılık görüşmeleri sürüyor Amedspor’da en çok merak edilen konulardan biri olan Çekdar Orhan’ın geleceğine ilişkin de konuşan Eren, yeni yapılanmada oyuncuya görev düşünülmediğini açıkladı. Çekdar’ın kulüple sözleşmesinin bulunduğunu ve takımda kalmak istediğini belirten Eren, ancak kendisine yeni bir kulüp bulması yönünde talep iletildiğini söyledi. Eren, Çekdar’la görüşmelerin sürdüğünü ve ayrılığın iki tarafın da menfaatlerini gözeten bir şekilde gerçekleşmesini istediklerini belirtti. Çekdar’ın şu anda antrenmanlarda yer almadığını ve kendisine yeniden izin verildiğini kaydeden Eren, ayrılık ihtimalinin yüksek olduğuna işaret etti. Diagne kalmak istiyor, talipleri var Mbaye Diagne’nin ise halen sözleşmeli oyuncu olduğunu ve takımın ikinci kampına katıldığını belirten Eren, deneyimli golcünün takımda kalmak istediğini söyledi. Eren, Diagne’ye başka kulüplerden teklifler geldiğini ancak transfer sürecinin devam etmesi nedeniyle oyuncunun geleceği konusunda kesin bir şey söylemenin erken olduğunu ifade etti. “Çok disiplinli ve sert bir hocamız var” Amedspor’un oyun anlayışına da değinen Eren, teknik direktörün disiplinli ve mücadele gücü yüksek bir futbol anlayışını benimsediğini söyledi. Takımdaki her oyuncunun 90 dakika boyunca mücadele etmesini beklediklerini belirten Eren, sonuçtan bağımsız olarak sahadaki mücadele ruhunun taraftar için de önemli olduğunu vurguladı. Sosyal medya kullanıcılarına mesaj Sosyal medyada futbolculara yönelik sert eleştirilerin kulübe zarar verdiğini belirten Eren, taraftarlardan daha sabırlı olmalarını istedi. Amedspor’un kısa sürede Süper Lig’e yükselmesinin önemli bir başarı olduğunu belirten Eren, kulübün hedefinin ligde kalıcı olmak ve üst sıraları zorlamak olduğunu söyledi. Eren, Amedspor’un Süper Lig’deki mücadelesini taraftarlarla birlikte sürdüreceklerini belirterek, “Amedspor’u ayakta tutacak olan duygudan kopmayalım” mesajı verdi.

Hakan Fidan, Mısır’ı ziyaret edecek: Sisi ve üst düzey isimlerle görüşecek

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 13-14 Ağustos tarihlerinde Mısır'a ziyarette bulunacak. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, ziyaret kapsamında Bakan Fidan ile Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati eş başkanlığında Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu (OPG) İkinci Toplantısı düzenlenecek. İlgili kurumlardan yetkililerin de katılımıyla yapılacak toplantıda, 4 Şubat'ta iki ülke cumhurbaşkanlarının eş başkanlıklarında Kahire'de düzenlenen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) İkinci Toplantısı'nın sonuçları ile 2028'de Türkiye'de tertiplenmesi öngörülen YDSK Üçüncü Toplantısı'nın hazırlıkları ele alınacak. Bakan Fidan'ın ziyaret kapsamında ayrıca, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi tarafından kabul edilmesi ve üst düzey Mısırlı yetkililerle görüşmeler gerçekleştirmesi öngörülüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ziyaret kapsamında gerçekleştireceği görüşmelerde Türkiye-Mısır ilişkilerini siyasi, ekonomik, ticari ve askeri boyutlar başta olmak üzere kapsamlı şekilde ele alması, müzakereleri devam eden anlaşmaların güncel durumunu gözden geçirmesi, ikili ticaret hacminin 15 milyar dolar seviyesine çıkarılması yönündeki ortak hedef doğrultusunda, ilgili kurum ve kuruluşların yanı sıra iş çevreleri arasında temasların yoğunlaştırılmasına ve karşılıklı yatırımların teşvikine yönelik iradeyi teyit etmesi bekleniyor.

Mısır neden Mekke Anlaşması’nda yok?

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Mekke'de imzaladığı ortak savunma...

PJAK’la saldırılar tırmanırken İranlı Kürtleri Tahran’la iş birliğine karşı uyardı

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Rojhılatlı Kürtleri İran Devrim Muhafızları Ordusu ile iş birliği yapmamaları konusunda uyararak, haziran ayında Mahabad yakınlarında 4 PJAK savaşçısının öldürülmesine yardım etmekle suçlanan bir kişinin "cezalandırıldığını" duyurdu. PJAK’ın silahlı kanadı YRK tarafından yapılan açıklamada, 28 Haziran’da Mahabad yakınlarında 4 savaşçının ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin yürütülen soruşturmanın, yerel Kürt işbirlikçilerin Devrim Muhafızları’na birliğin yerini tespit etmede yardım ettiği sonucuna vardığı belirtildi.Açıklamada, olaya karıştığı iddia edilen Ömer Dehkan isimli şahsın kimliğinin tespit edildiği ve savaşçılar tarafından "cezalandırıldığı" ifade edildi. PJAK, başka isimlerin de tespit edildiğini ve bu kişilerin de hedef alınacağını belirtti. Söz konusu iddialar bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmadı. Grup, İran güvenlik güçleriyle ortak hareket eden Kürtlere de Tahran ile iş birliğini durdurma ve halklarının "saflarına geri dönme" çağrısında bulundu. Saldırılar düzenledi Bu uyarı, Tahran ile İranlı Kürt muhalif gruplar arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde geldi. İran; dün ve bugün Erbil yakınlarındaki Komala ve İran Kürdistan Demokrat Partisi (İKDP) hedeflerine yönelik füze ve İHA kullandığı saldırılar düzenledi. Bu saldırılar, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İran savaşından bu yana yoğunlaşan gerilimin bir parçası aynı zamanda. PJAK’a göre, 28 Haziran’da Mahabad yakınlarındaki çatışmada Zarin Akbaş, Parasto Safeypur, Halil Çiçek ve Resul Yeganeh isimli YRK savaşçıları hayatını kaybetti. PKK’ın uyarısı, Kürt bölgelerindeki İran güvenlik personeline ve yerel işbirlikçilere yönelik silahlı saldırıların arttığı bir sürece denk geliyor. 29 Haziran’da Besic milislerinin Kürt üyeleri Halid Halidiniya ve Burhan Karisani, Paveh’teki evlerinin önünde vurularak öldürülmüştü. Halidiniya, Kürt aktivistler tarafından 2022'deki "Kadın, Yaşam, Özgürlük" protestolarının şiddetle bastırılmasına katılmakla suçlanıyordu. Son haftalarda birçok kişi öldürüldü İran medyası ve Kürt muhalif kaynaklarına göre, son haftalarda İran güvenlik güçleriyle iş birliği yapmakla suçlanan yaklaşık 6 kişi öldürüldü. Kürt aktivistler ve hak grupları, devletin yerel topluluklara sızmakta zorlandığı bölgelerde bu tür devşirme faaliyetlerinin özellikle önemli olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda İran, Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarını da artırdı. Bu sabah, Erbil'in yaklaşık 90 kilometre kuzeydoğusundaki Alana Vadisi'ndeki bölgelere isabet eden füze ve İHA’lar, Komala ve İKDP mevzilerini hedef aldı. Bir gün önce de aynı bölgedeki Komala mevzilerine isabet eden İran füzeleri iki savaşçıyı hafif yaralamıştı. Komala, savaşın başlangıcından bu yana 102’den fazla İran füzesi ve İHA’sının mevzilerini hedef aldığını, temmuz ayı ortasında ise Süleymaniye yakınlarındaki karargahına düzenlenen saldırıda dokuz üyesinin öldüğünü açıkladı. İran’ın Kürdistanı Bölgesi’ndeki Kürt muhalif gruplara yönelik yoğunlaşan saldırıları ile İran’ın batısındaki gerilla faaliyetlerinin birleşimi, genişleyen bir çatışma olasılığını artırıyor. PJAK’ın son açıklaması, grubun Tahran’ın savaşçılarını takip etmek için güvendiği yerel istihbarat ağlarını caydırmaya çalıştığını ve DMO’ya yardım etmekle suçlanan Kürtlerin bizzat hedef haline gelebileceği uyarısında bulunduğunu gösteriyor.

Haseke Valisi Ahmed’den Kamışlo açıklaması: Güvenliğimiz kırmızı çizgimizdir

Haseke Valisi Nureddin Ahmed, Kamışlo kırsalında Suriye ordusuna ait bir askeri noktayı hedef alan ve can kayıplarına yol açan saldırıyı sert bir dille kınadı. Haseke Valisi Nureddin Ahmed, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bölgedeki son güvenlik durumuna ilişkin önemli mesajlar verdi. Vali Ahmed, Kamışlo kırsalında ordu noktasına düzenlenen saldırı sonucunda iki askerin hayatını kaybettiğini, iki askerin ise yaralandığını duyurdu. Saldırıyı en sert şekilde kınadığını belirten Vali Ahmed, hayatını kaybeden askerlerin ailelerine ve silah arkadaşlarına başsağlığı dileklerini iletirken, yaralılara acil şifalar diledi. Vali Ahmed, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Haseke vilayetinin güvenliği, istikrarı ve vatandaşlarımızın selameti bizim için kırmızı çizgidir. Yetkili birimler, bu saldırının tüm ayrıntılarını ortaya çıkarmak ve sorumlulardan hesap sormak üzere kararlılıkla çalışacaktır." Ne olmuştu? Kamışlo'nun Tewîl Herbê köyünde Suriye Savunma Bakanlığı'na bağlı 60. Tugay'ın bir askeri noktasına dün saldırı düzenlendi. Rûdaw muhabiri Viviyan Fetah, motosikletli bir kişinin askeri bir noktaya bomba attığını bildirdi. Söz konusu tugayın büyük çoğunluğunun DSG’nin entegrasyonu sonrası Kürtlerden oluştuğu belirtildi. Kamışlo Bölge Müdürü Cihan Hesam, saldırıya ilişkin bir açıklama yayımladı. Cihan Hesam, saldırıda 2 Kürt askerin hayatını kaybettiğini, 2 askerin de yaralandığını belirtti. Hesam, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Kamışlo kırsalında Suriye ordusuna ait bir noktaya yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı sonucu 2 askerin şehit olduğu ve 2 askerin de yaralandığı haberini büyük bir üzüntüyle aldık. Kurbanların ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diliyoruz." Hayatını kaybeden askerlerden Arteş’in ablası Rûdaw’a yaptığı açıklamada “Kardeşim 13 yıldır tüm zorlu cephelerde savaştı. Keşke cephede düşmanla çatışmada, ya da devrim sürecinde şehit olsaydı. İhanet eliyle değil. Ben de bir şehit anasıyım. Yeğenlerim şehit. Ama en çok zoruma giden Arapların eliyle, ihanetle olması. Nereye kadar! Yeter artık. Yöneticilerimiz koltuk peşinde” dedi. Hayatını kaybeden Arteş isimli savaşçının evli ve 1,5 yaşında bir çocuk sahibi olduğu öğrenildi.

Türkiye Gündemi

BM’den Türkiye’deki ‘Çözüm Süreci’ yasasına destek: Barış adımlarını teşvik ediyoruz

Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) "Çözüm Süreci"ne ilişkin yasa tasarısının kabul edilmesini memnuniyetle karşıladı. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Rûdaw'a yaptığı özel açıklamada, PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik atılan tüm adımları desteklediklerini belirtti. Türkiye'de Kürt sorununun çözümüne yönelik atılan tarihi adımlar ve TBMM'den geçen yeni yasa, uluslararası arenada yankı bulmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler, Türkiye hükümetinin Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile çatışmaları sona erdirmeye yönelik çabalarını izlediklerini ve olumlu karşıladıklarını duyurdu. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Türkiye'deki sürece ilişkin yaklaşımı hakkında Rûdaw'ın yönelttiği soruyu yanıtladı. Rûdaw muhabirinin, "Genel Sekreter'in Türkiye'de Kürt barışı ve müzakere süreciyle ilgili kabul edilen yasa ve işlerin nasıl ilerleyeceği konusunda bir açıklaması var mı?" sorusuna yanıt veren Haq, şu ifadeleri kullandı: "Sürecin ilerlemesine paralel olarak durumu değerlendiriyoruz. Ancak elbette, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışı sağlamak için ileriye dönük attığı tüm adımları teşvik ediyoruz." Meclis'ten 467 'Evet' ile geçti BM'nin destek açıklaması, Ankara'da yaşanan sıcak gelişmelerin hemen ardından geldi. 10 Ağustos 2026 Pazartesi günü, Kürt sorununun çözümünü amaçlayan 12 maddelik Çözüm Süreci yasa tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda oylandı. Oylamaya 592 milletvekilinden 563'ü katılım gösterdi. Tasarı; 467 'evet' oyuna karşılık 87 'hayır' oyu ile meclisten geçerek yasalaştı. Oylamada 7 milletvekili ise çekimser kaldı. Meclis Başkanlığı, oylamanın hemen ardından tasarının resmi olarak yasalaştığını duyurdu. PKK'nin silahsızlanması için 10 maddelik yol haritası Yasanın onaylanarak yürürlüğe girmesiyle eş zamanlı olarak Türk medyasında da sürecin nasıl işleyeceğine dair detaylar yer bulmaya başladı. Meclisten geçen yasanın en önemli sacayaklarından biri olarak değerlendirilen süreç kapsamında, PKK'nin silah bırakma aşamalarını içeren 10 maddelik bir yol haritası kamuoyuyla paylaşıldı. Sürecin ilerleyen günlerde bu plan dahilinde hız kazanması bekleniyor.

‘Çerçeve yasa’ pazartesi günü TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek Rûdaw Rûdaw

TBMM Genel Kurulu’nun çalışma saatleri ve gündemi yeniden düzenlendi. Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin 10 Ağustos Pazartesi günü Genel Kurul’da görüşülmesi bekleniyor. TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da AKP’nin Meclis gündemi ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin grup önerisi görüşülerek kabul edildi. Kabul edilen önerge doğrultusunda, "şehit anne ve babalarına asgari gelir güvencesi sağlanması, malul sayılmayan gazilere aylık ve sosyal haklar verilmesi, bakıma muhtaç gazilere evde bakım desteği sağlanması ile 15 Temmuz gazileri, er gaziler, korucular, askeri öğrenciler ve sivillere" yönelik çeşitli düzenlemeler içeren 289 sıra sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” gündemin ikinci sırasına alındı. Teklif, 48 saat geçme şartı aranmaksızın “Kanun Teklifleri ile Komisyondan Gelen Diğer İşler” bölümünün ikinci sırasına yerleştirildi. Bu bölümdeki diğer tekliflerin sırası da buna göre yeniden düzenlendi. “Temel kanun” olarak görüşülecek Teklif, TBMM İçtüzüğü’nün 91’inci maddesi kapsamında “temel kanun” olarak ele alınacak. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına yapılacak konuşma süreleri, en fazla iki konuşmacı tarafından kullanılacak. Çerçeve yasa pazartesi gündemde TBMM Genel Kurulu, 10 Ağustos Pazartesi günü saat 11.00’de toplanacak. Genel Kurul’da, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin görüşülmesi bekleniyor.

‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nı imzalamaktan onur duyuyorum’

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı imzalamaktan onur duyduğunu ifade etti. Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına ilişkin açıklamada bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman ile "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı imzalamaktan "onur" duyduğunu belirten Şerif, üç kardeş ülkenin inanç, dostluk ve barış ile güvenlik konusundaki ortak kararlılıkla birleştiğini vurguladı. Şerif, "Haremeyn'in gölgesinde imzalanan bu tarihi anlaşmanın, gelecek nesiller için bir barış kalkanı olarak kalmasını ve üç kardeş ülkenin yanı sıra ümmete de refah getirmesini diliyorum." ifadelerini kullandı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalamıştı. Her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma ile üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının, hepsine karşı yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün üçlü savunma anlaşması imzalıyor

Fransız AFP haber ajansına konuşan Suudi Arabistan yönetiminden iki...

KONGRA-GEL Eşbaşkanı Kartal’dan çerçeve yasaya dair açıklama

KONGRA-GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal, "Eksiklerle birlikte süreçte önemli bir aşama. Yeni bir kapı aralanıyor; Kürt sorununun demokratik alanda çözümüne ilişkin tarihi bir fırsat. Korkusunu yenmiş, Kürtlerin haklarının tanındığı bir yasa gelmesini beklerdik. Bu haliyle devlet korkularını yenememiş; siyasi partiler ve kamuoyunun hassasiyetleri gözetilerek hazırlanan bir yasa. Ancak bu durumun önümüzdeki süreçte çıkarılacak diğer yasalar ve atılacak adımlarla aşılması gerekiyor” açıklamasında bulundu. “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin milletvekillerin imzasıyla Meclis’e sunuldu. "Eksikliklere rağmen önemli bir aşama" Kürdistan Halk Kongresi (KONGRA-GEL) Eşbaşkanı Remzi Kartal, Meclis’e sunulan çerçeve yasayı değerlendirdi. Kartal, bianet’e yaptığı açıklamada yasal düzenlemeyi "eksikliklerine rağmen süreç açısından önemli bir aşama" olarak nitelendirdi. Yasayı tarihi bir fırsat olarak gördüklerini belirten Kartal, düzenlemenin devletin çekincelerini ve kamuoyu hassasiyetlerini yansıttığını ifade etmekle birlikte, sürece yapıcı yaklaştıklarını vurguladı. "Devlet korkularını yenememiş" Çerçeve yasanın eksikliklerine dikkat çeken Remzi Kartal, beklentilerinin Kürtlerin haklarını tam anlamıyla tanıyan bir düzenleme olduğunu belirterek şunları söyledi: "Eksiklerle birlikte süreçte önemli bir aşama. Yeni bir kapı aralanıyor; Kürt sorununun demokratik alanda çözümüne ilişkin tarihi bir fırsat. Korkusunu yenmiş, Kürtlerin haklarının tanındığı bir yasa gelmesini beklerdik. Bu haliyle devlet korkularını yenememiş; siyasi partiler ve kamuoyunun hassasiyetleri gözetilerek hazırlanan bir yasa. Ancak bu durumun önümüzdeki süreçte çıkarılacak diğer yasalar ve atılacak adımlarla aşılması gerekiyor." "100 yıllık sorunda demokratik zemin esas alınıyor" Sürecin tarihsel boyutuna değinen Kartal, Kürt sorununun yüzyıllık, PKK mücadelesinin ise yarım asırlık bir geçmişi olduğunu hatırlatarak, demokratik siyaset alanının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğine işaret etti. Yasada yer alan süre şartlarına dair hukuki çekincelerini de dile getiren Kartal, itiraz sürelerinin daha makul seviyelere çekilmesi gerektiğini savundu: "Yasaya ayrıca bir esneklik de konulmuş. 5 ve 15 yıllık süreler için 2 yıldan sonra, 20 yıllık cezalar için ise 3 yıldan sonra itiraz başvurusu yapılabileceği belirtilmiş. Yani 15 yıl yerine 2 yıl, 20 yıl yerine 3 yıl sonunda yapılacak başvurularla sonuç alınabilmesinin daha isabetli olacağını düşünüyoruz." "Gelişler ve koordinasyon Öcalan üzerinden yürütülmeli" Yurt dışından ve dağdan dönüşlerin takvimi ve koordinasyonuyla ilgili de konuşan Kartal, sürecin ana muhatabının Abdullah Öcalan olduğunu söyledi:  "Genel anlamda bu yasayı değerli buluyor ve yapıcı yaklaşıyoruz. Yurt dışından gelişler ancak Önder Apo’nun çağrısı ve koordinesiyle olacak. Dağdan gelişler de buna göre şekillenecek. Genel koordinasyonun Önder Apo tarafından yürütülmesi gerekiyor; çünkü devletle müzakere eden ve Kürt tarafını temsil eden kendisidir."

İşte çözüm sürecinde bütün Türkiye’nin beklediği tarihî kanun teklifinin tam metni!

İşte çözüm sürecinde bütün Türkiye'nin beklediği tarihî kanun teklifinin...

Çerçeve Yasa teklifine ilk imzayı Devlet Bahçeli attı

Süreç kapsamında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi adıyla 51...

DEM Parti MYK, ‘çerçeve yasa’ gündemiyle olağanüstü toplanıyor

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında TBMM'ye sunulması beklenen "çerçeve yasa" teklifini değerlendirmek üzere bugün olağanüstü toplanacak. Toplantıda, sürecin geldiği aşama, yasa teklifinin içeriği ve partinin izleyeceği yol haritası ele alınacak. DEM Parti MYK, Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında bugün parti genel merkezinde bir araya gelecek. Normal şartlarda 12 Ağustos'ta yapılması planlanan MYK toplantısı, TBMM'de "çerçeve yasa" hazırlıklarında gelinen son aşama nedeniyle erkene alındı. Çerçeve yasa ve Meclis takvimi masada Toplantının ana gündemini, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan ve bu hafta TBMM Başkanlığı'na sunulması beklenen "çerçeve yasa" teklifi oluşturacak. MYK'da, süreçte gelinen son durumun yanı sıra teklifin Meclis'teki görüşülme takvimi, Adalet Komisyonu ve Genel Kurul aşamaları değerlendirilecek. Ayrıca teklif kapsamında gündeme gelen denetimli serbestlik düzenlemeleri ile Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde yer alan "hak yoksunluğu" hükümlerine ilişkin tartışmalar ve DEM Parti'nin bu konulardaki yaklaşımı ele alınacak. Toplantıda, DEM Parti'nin 20 Eylül'de yapılması planlanan 5. Olağan Büyük Kongresi'ne yönelik hazırlıkların da görüşülmesi bekleniyor. AK Parti teklifi imzaya açtı Bilindiği gibi AK Parti, "çerçeve kanun" teklifini dün milletvekillerinin imzasına açtı. Milletvekillerinden teklifi bugün saat 17.00'ye kadar imzalamaları istendi. Teklif öncesinde AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, HÜDA PAR, DEM Parti ve MHP temsilcileriyle bir araya gelerek düzenlemenin içeriğine ilişkin bilgi verdi. Görüşmeye HÜDA PAR milletvekilleri Şehzade Demir ve Serkan Ramanlı, DEM Parti'den Öztürk Türkdoğan, Faik Özgür Erol, Meral Danış Beştaş ve Nevroz Uysal Aslan ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız katıldı. Son görüşmeler yapıldı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 3 Ağustos'ta AK Parti Grup Başkanvekili Efkan Ala, Grup Başkanı Abdullah Güler ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile "çerçeve yasa" taslağını değerlendirdi. Haberde, görüşmenin bir bölümüne DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ın da katıldığı, toplantılarda taslak metne ilişkin son değerlendirmelerin yapıldığı aktarıldı. Teklifin bu hafta Meclis'e sunulması bekleniyor Siyasi partilerle yürütülen temasların tamamlanmasının ardından teklifin çarşamba günü TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. Teklifin, Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerin ardından bu hafta Genel Kurul gündemine alınması hedefleniyor. Bu kapsamda bugün yapılacak Danışma Kurulu toplantısında siyasi partiler arasında uzlaşma zemini aranacağı belirtiliyor.