6 Haziran 2026
23 C
İstanbul

Bahçeli Afrin’e gidecek mi?

İznews/Haber Merkezi –  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin’e yönelik gerçekleştirdiği operasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “Afrin çevreden merkeze doğru stratejik ve iyi planlanmış bir harekâtla çembere alınmıştır. Kahraman Mehmetlerimiz teröristleri iman gücüyle ezeceklerdir. Milli iradenin destek ve duasıyla da haklarından geleceklerdir. Terörün kökü kazınacaksa, gün bugündür. Türk ve Türkiye düşmanları doğduklarına pişman edileceklerse, zaman bu zamandır.Zeytin Dalı Harekâtı’nın başarı ve sonuca ulaşması için milli ruh ayakta, milli vicdan alarmdadır.Kimin ne söylediğinin herhangi bir ehemmiyeti kalmamıştır.Terörle huzur arasında tarafsız yer de yoktur.Aziz milletimiz tarafından asırlarca korunup kollanan milli bekamızı sarsmaya, sakatlamaya ve sabote etmeye kalkışan, buna niyet eden, bunu aklından geçiren kim ya da kimler olursa olsun hesabını verecekler, bedelini ödeyeceklerdir”dedi.

Gerekirse Afrin’e gidebileceğini söyleyene Bahçeli, “Türk milleti ne çekmişse, işte bu kimliksiz, kişiliksiz, köşesiz Türk hasmı zihniyetlerden çekmiştir. Bozkurt işaretinin İslam’ın ruhuna aykırı olduğunu söylemek için Haçlı beşiğinde sallanmak, küfrün eteğinden tutmak, Türk düşmanlarından ilik ve irade nakli yapmak yeterli olacaktır. Bilinsin ki, Zeytin Dalı Harekatı’na Bozkurt işareti yapa yapa dahil olacak, fedakarlıkta sınır tanımayacak yüzbinlerce Bozkurt hazır beklemektedir. Türkiye tesadüfen bulunmamış, harita üzerinde kurulmamıştır. Türk milleti boşuna bir araya gelmemiş, bağımsızlık hediye olarak alınmamıştır. Bu topraklara rastgele vatan denmemiş, sınırlar icazetle çizilmemiştir. Eğer, yeri gelirse ben de bir Bozkurt gibi, en ön safta Afrin’e gider, gerekirse, ihtiyaç hasıl olursa bu vatana, bu millete taşıdığım canı seve seve feda ve hediye ederim. Bu da millete bir Devlet sözüdür”şeklinde konuştu.

Son Haberler

CENTCOM duyurdu: ABD güçleri İran’ın radar noktalarını vurdu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı ve Körfez’deki seyrüsefer güvenliğine yönelik saldırıların ardından İran’ın Sirik ve Keşm adalarındaki kıyı gözetleme radar noktalarını vurduğunu duyurdu. CENTCOM’un açıklaması, sosyal medya platformundan yapılan İngilizce paylaşım ile kamuoyuna bildirildi. Açıklamada, ABD güçlerinin “İran tarafından Hürmüz Boğazı ve Körfez ülkelerine doğru fırlatılan çok sayıda balistik füze ve insansız hava aracını (İHA) önlediği” belirtildi. İran’ın Hürmüz Boğazı yönüne gönderdiği dört İHA’nın düşürüldüğü kaydedilen açıklamada, söz konusu İHA’ların “İran’daki deniz trafiğine yönelik doğrudan ve kasıtlı olarak oluşturduğu” ifade edildi. “Tehdit oluşturan radarlar hedef alındı” CENTCOM, İran’ın Kuveyt ve Bahreyn’e yönelik yedi balistik füze fırlattığını da açıkladı. ABD güçlerinin daha fazla deniz saldırısını önlemek amacıyla Sirri ve Kesem Adaları’ndaki kıyı gözetleme radar noktalarını hedef aldığı bildirildi. Açıklamada, söz konusu operasyonun ardından fırlatılan füzelerden beşinin engellendiği, birinin ise hedefini ulaştığı belirtildi. ABD personeli arasında herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı ifade edildi. “ABD askeri İran’dan gelen saldırıları durdurdu” İran Bahreyn’deki ABD Beşinci Filo Karargâhı’na zarar verdiği yönündeki iddiaları reddeden CENTCOM, bölgede görev yapan ABD güçlerinin İran’dan kaynaklanan saldırılara karşı meşru müdafaa kapsamında gerekli tedbirleri almaya devam edeceğini vurguladı. Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD ordusunun Sirri ve Kesem adalarına yönelik saldırısı sonrası bölgedeki ABD üslerinin füze saldırılarıyla hedef alındığını açıklamıştı. Kuveyt ordusu ise hava savunma sistemlerinin ülkeye yönelik füze ve İHA saldırılarını önlemek için devreye girdiğini duyurdu. Bahreyn İçişleri Bakanlığı da Kuveyt’te patlama seslerinin duyulmasının ardından ülkede sirenlerin çaldığını bildirdi.

Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına yönelik sözleri tepki çekti: Özür çağrıları yapılıyor

İş insanı Rahmi Koç’un İzmir’de bir hastane açılışında yaptığı konuşmada Kürt kadınlarına ilişkin kullandığı ifadeler sosyal medyada ve siyasette tepkilere neden oldu. Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç, İzmir Balçova'daki İzmir Amerikan Hastanesi’nin açılışında anlattığı bir fıkrada Kürt kadınlarını hedef aldı. Rahmi Koça “Doktor Kürt kadının derdini dinlemiş. ‘Hanımefendi perdenin arkasına giyinin, soyunun’ deyince, kadın demiş ki ‘Doktor Bey, ilk sen soyun’” ifadelerini kullandı. Koç’un sözlerinin sosyal medyada paylaşılmasının ardından çok sayıda kullanıcı, ifadelerin Kürt kadınlarını aşağılayıcı ve incitici olduğunu belirterek tepki gösterdi. X platformunda #RahmiKoçÖzürDile etiketi altında çok sayıda paylaşım yapıldı ve Koç’tan kamuoyu önünde özür dilemesi istendi.

Barrack: İran Milli Futbol Takımı’nı sabırsızlıkla bekliyoruz

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak olan İran Milli Futbol Takımı'nın vize işlemleri süreciyle ilgili bir mesaj yayımladı. Sporun birleştirici gücüne dikkat çeken Barrack, İranlı sporcuları ve taraftarları ağırlamayı sabırsızlıkla beklediklerini vurguladı. ABD, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde düzenlenecek olan 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde, İran Milli Takımı'nın vize süreci diplomatik kanallarda hareketliliğe neden oldu. ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Ankara’daki elçilik çalışanlarını takdir etti. Büyükelçi Barrack, “İran Milli Futbol Takımı'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki FIFA Dünya Kupası yolculuğu için vize işlemlerini yürüten Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'ndeki seçkin ekibimizle gurur duyuyorum. Spor sınırları aşar; dünyanın dört bir yanından gelen rakipleri ve taraftarları ağırlamayı dört gözle bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Pasaportlar Ankara’da teslim edildi İran Futbol Federasyonu Başkanı Mehdi Taj, cuma günü yaptığı açıklamada, milli takım kafilesinin vize onayı için pasaportlarını Ankara'daki ABD Büyükelçiliği'ne teslim ettiğini doğruladı. Taj, sürecin FIFA'nın talimatları doğrultusunda ilerlediğini belirterek, “FIFA ile yaptığımız görüşmelerde tüm pasaportların Ankara’daki elçiliğe sunulması gerektiği bildirildi. Belgelerimizi teslim ettik ve pasaportların en kısa sürede tarafımıza iade edilmesini bekliyoruz” dedi. Taj ayrıca, tüm oyuncuların ve teknik heyetin vizelerinin eksiksiz bir şekilde onaylanmasını beklediklerini, aksi bir durumda FIFA nezdinde farklı kararlar alabileceklerini dile getirdi. Kamp Meksika’da, maçlar ABD’de Mevcut plana göre İran kafilesi, cumartesi günü önce İspanya’ya, oradan da kamp merkezi olarak belirlenen Meksika’nın sınır kenti Tijuana’ya hareket edecek. İran Milli Takımı, başlangıçta ABD’nin Arizona eyaletinde kamp yapmayı planlamış ancak devam eden nükleer müzakereler ve askeri gerilimin gölgesinde kamp merkezini Meksika’ya kaydırma kararı almıştı. İran, gruptaki maçlarını Los Angeles ve Seattle şehirlerinde oynayacak. Takımın maç takvimi şu şekilde: 15 Haziran: Yeni Zelanda (Los Angeles) 21 Haziran: Belçika (Los Angeles) 27 Haziran: Mısır (Seattle) Dünya Kupası hazırlıklarını sürdüren İran, perşembe günü oynadığı son hazırlık maçında Mali’yi 2-0 mağlup ederek turnuva öncesi moral depolamıştı.

Çerçeve yasa hazırlığında ilk adım: AK Parti ve İmralı Heyeti görüştü

Türkiye'de yürütülen süreç kapsamında gündeme gelen “çerçeve yasa” hazırlıklarıyla ilgili Ankara’da temaslar hız kazandı. AK Parti’nin üst düzey yöneticileri ile İmralı Heyeti arasında bir görüşme gerçekleştirildiği öğrenilirken, önümüzdeki günlerde Meclis'te yeni temasların yapılması bekleniyor. ANKA’da yer alan habere göre, süreçle ilgili hazırlanması planlanan “çerçeve yasa” konusunda taraflar arasında görüş alışverişi başladı. Bu kapsamda AK Parti'nin üst düzey yöneticileri ile İmralı Heyeti bir araya geldi. Gündemde “çerçeve yasa” hazırlığı vardı Kamuoyuna “özel bir toplantı” olarak değil, bayramlaşma ve sohbet kapsamında yansıtılan görüşmede, heyetin 24 Mayıs’ta İmralı’ya gerçekleştirdiği son ziyaret de gündeme geldi. Görüşmede, Abdullah Öcalan ile yapılan temaslarda ele alınan başlıkların değerlendirildiği belirtildi. Heyetin, süreç kapsamında yasal zeminin oluşturulmasına yönelik beklenti ve önerilerini AK Parti temsilcilerine aktardığı ifade edildi. “Kök yasa” niteliğinde düzenleme üzerinde duruluyor AK Parti’li kaynaklar görüşmeyi, “taslak oluşturma çabası ve taslak hazırlık çalışması” olarak değerlendirdi. Tarafların, kamuoyunda zaman zaman “kök yasa” olarak da nitelendirilen kapsamlı bir yasal düzenleme için ortak bir zemin arayışında olduğu kaydedildi. Görüşmede, hazırlanması planlanan düzenlemenin hangi başlıkları içereceği, kapsamının ne olacağı ve yasal çerçevenin nasıl şekilleneceği konusunda fikir alışverişinde bulunulduğu belirtildi. Henüz nihai bir metnin ortaya çıkmadığı, yasa taslağının hazırlanabilmesi için görüşmelerin süreceği ifade edildi. Süreç ilerledikçe ortaya çıkacak ihtiyaçlar doğrultusunda yol haritasının da netleşeceği kaydedildi. İmralı Heyeti’nin yeni temasları bekleniyor Öte yandan İmralı Heyeti’nin, sürecin hızlandırılması amacıyla önümüzdeki günlerde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile de görüşmesinin beklendiği öğrenildi. Ankara kulislerinde hem siyasi partiler hem de Meclis yönetimi nezdinde yürütülecek temasların, süreçle ilgili yasal düzenleme hazırlıklarının şekillenmesinde önemli rol oynayacağı değerlendiriliyor.

İmamoğlu: Psikolojik işkenceye uğruyorum

Tuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "psikolojik işkenceye maruz bırakıldığını"...

Peşmerge Bakanlığı’ndan koalisyon güçlerine ‘yeni anlaşma’ çağrısı

Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Tümgeneral Bahtiyar Muhammed, Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi sürecinin son aşamaya geldiğini duyurdu. Muhammed, ABD ile yapılan askeri iş birliği mutabakatının Eylül 2026’da sona ereceğini hatırlatarak, yardımların devamı için yeni bir anlaşmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Kürdistan Bölgesi Peşmerge Bakanlığı, Peşmerge güçlerinin modernizasyonu ve tek çatı altında toplanması projesinde gelinen son durumu paylaştı. Rûdaw’a konuşan Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Bahtiyar Muhammed, reform sürecindeki ilerlemeye ve uluslararası desteklerin geleceğine dair açıklamalarda bulundu. "Birleşme sürecinde son aşamadayız" Reform programının başarıyla ilerlediğini belirten Muhammed, "Önemli adımlar attık. Mutabakat zaptının uygulanmasında son konunun kaldığını söyleyebiliriz. Bu da bölgesel komutanlıkların (bölgelerin) oluşturulması ve bakanlık ile tam koordineli çalışma aşamasıdır" dedi. ABD ile Peşmerge Bakanlığı arasında imzalanan mevcut Mutabakat Zaptı’nın Eylül 2026’da sona ereceğine dikkat çeken Genel Sekreter, şu açıklamalarda bulundu: "Anlaşmanın sona ermesi, her iki tarafın karşılıklı yükümlülüklerinin de bitmesi anlamına geliyor. Bu nedenle eğitim, lojistik ve askeri yardımların kesintisiz sürmesi için yeni bir anlaşma yapılması şarttır. Bu yeni mutabakat; ikili düzeyde olabileceği gibi Irak federal hükümeti aracılığıyla da sağlanabilir. Aynı durum İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda ve İtalya gibi koalisyon ortağı olan diğer ülkeler için de geçerlidir." Bağdat ile tam koordinasyon vurgusu Tümgeneral Muhammed, koalisyon güçleriyle yürütülen tüm yardım ve koordinasyon süreçlerinin Irak federal hükümetinin onayı ve bilgisi dahilinde gerçekleştiğini ifade etti. Halen 70 ve 80 olarak bilinen birimlerin 1. ve 2. Bölge komutanlıklarının tam olarak faaliyete geçmediğini belirten Muhammed, bu sürecin ivedilikle tamamlanması gerektiğini söyledi. Muhammed, "Siyasi liderliğimiz ve bakanlığımız bu bölgelerin bir an önce kurulması gerektiğinin farkında. Peşmerge bu halkın sembolüdür. Bu gücü modernize etmek ve güçlendirmek ulusal, ahlaki ve milli bir görevdir" şeklinde konuştu. Bakanlık yetkilisi ayrıca, daha önce birleştirilen tugay ve tümenlerin herhangi bir idari veya askeri sorun yaşamadan doğrudan bölgesel komutanlıklar altında görevlerini sürdürdüğünü sözlerine ekledi.

Trump: Küba çökmüş durumda, İran’dan sonra burayla ilgileneceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la ilgili sürecin ardından Küba’ya odaklanacaklarını belirterek, Küba’daki yönetimin “çökmüş durumda” olduğunu savundu. Trump, “İran İslam Cumhuriyeti ile işimizi bitirir bitirmez burayla ilgileneceğiz” dedi.   Oval Ofis’te düzenlenen bir etkinliğin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, Küba’daki mevcut durumla ilgili dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Küba halkına yardım etmek istediklerini öne süren Trump, Kübalıların ABD’den destek talep ettiğini söyledi.“Küba çökmüş durumda”Küba’daki yönetimin neredeyse tamamen çöktüğünü iddia eden Trump, İran dosyasının ardından Küba’ya yöneleceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Orası bir nevi çökmüş durumda. İran İslam Cumhuriyeti ile işimizi bitirir bitirmez burayla ilgileneceğiz. Her seferinde tek bir iş yapmayı severim. Dönüş yolunda (Küba’da) kısa bir mola vereceğiz.” Trump ayrıca, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel’e yönelik olarak uygulanan yeni ABD yaptırımlarının sonuç vereceğini savundu. İran’la anlaşma mesajı Trump, açıklamalarında İran’la yürütülen görüşmelere de değinerek tarafların bir anlaşmaya yakın olduğunu söyledi. Anlaşma sağlanması halinde İran’ın nükleer silah sahibi olmamayı kabul edeceğini öne süren Trump, bu durumda Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların büyük bölümünün temizlendiğini belirten Trump, anlaşmanın ardından boğazın gemi trafiğine açılacağını kaydetti. Olası bir Trump-Ali Hamaney görüşmesinin Beyaz Saray’da gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine ilişkin soruya ise Trump, bu konunun henüz gündeme gelmediğini söyledi. “Ya anlaşmayla ya da askeri olarak kazanacağız” İran’ın askeri ve siyasi kapasitesinin büyük ölçüde zayıflatıldığını savunan Trump, Washington’un hedeflerine ulaşacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bir şekilde kazanacağız. Ya kağıt üzerinde, yani anlaşmayla kazanacağız ya da askeri olarak kazanacağız.” İran’ı Venezuela ile kıyaslayan Trump, iki ülkenin aynı koşullara sahip olmadığını vurguladı. Venezuela’ya yönelik olası bir müdahalenin İran’a kıyasla çok daha kolay olacağını savunan Trump, İran’da kapsamlı bir askeri operasyonun çok daha büyük bir sevkiyat ve hazırlık gerektireceğini söyledi.  

Türkiye Gündemi

İmamoğlu: Psikolojik işkenceye uğruyorum

Tuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "psikolojik işkenceye maruz bırakıldığını"...

1993’te tutuklandı, 33 yıl sonra cezaevinden çıktı

Yılmaz Çerçel, 33 yıllık tutukluluğun ardından Eskişehir H Tipi Cezaevinden tahliye edildi. Tahliyesi 6 kez Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından ertelenen 33 yıllık ağır hasta tutuklu Yılmaz Çerçel, Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevinden tahliye edildi.  Çerçel’i cezaevi çıkışında ailesi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Örgütü yöneticileri ve Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) İç Anadolu Temsilcisi Enver Tek karşıladı.   Yılmaz Çerçel kimdir? Yılmaz Çerçel 17 Mart 1993’te Diyarbakır’da tutuklandı. Çerçel, Diyarbakır, Bartın ve Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevlerinde tutuldu. Sağlık sorunları sebebiyle Çerçel’in infazı 2004-2006 yılları arasında ertelendi. Çerçel, 2008-2012 yılları arasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görmesinin yanı sıra sol elini de kullanamıyor.

Özel: ‘Karşımızda mutlak sultan ile mutlak butlanın ittifakı var’

CHP'de 21 Mayıs tarihli mutlak butlan kararı sonrası yapılan...

Bahçeli: Yaşananlar CHP’ye yakışmıyor, Yargıtay kararını vermeli

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, mutlak hukukun ihraç sonrası CHP’de yaşananların parti yakışmadığını söyledi. Bahçeli, “Bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmasına şahit oluyoruz. Yargıtay, kararını bir an önce vermeli” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mutlak hukuka kavganın ardından başlayan karşılıklı sürecinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den yeni açıklamalar geldi. Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Devlet Bahçeli, Yargıtay’ın bir an önce kararını vermesi gerektiğini belirtti. “Bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmasına şahit oluyoruz. CHP’ye yeniden önce kendi anasını saymalı” ifadelerini kullandı. “Yaşananlar CHP kurumsallığına yakışmıyor” CHP’de yaşanan gelişmelerin “hain açığı bağışa doğru sürüklemekte” belirtilerek hukuki ve siyasi mücadele yerine fitneye gidip toplumsal huzuru bozacak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılması gerektiğini söyledi. “Siyasi tansiyon yükselir” Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları şöyle: “Siyasi tansiyon yükseldi. Bayram, CHP arasında kucaklaşma yerine kutuplaşmanın derinleştiği bir zamana dönüşmüştür. Yaşanan gelişmeler CHP kurumsallığına yakışmayan bir seviyede demokrasiye zarar verici bir noktaya doğru ilerlemektedir. Beklentimiz hukuki ve siyasi mücadele yerine fitneye gidilmesi toplumsal huzuru bozacak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır. “Yargıtay kararını vermeli, provokasyon artıracak söylemlerden kaçınılmalı” Provokasyonun artacak söylemlerden kaçınılmalı. Mesele hukuk zemininden uzaklaşmamalıdır. Türkiye’yi karşı karşıya getirmekle suç etmeli. Olaylar güvenliği içlerine saldırıya yönelmemelidir. Bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmasına şahit oluyoruz. Yargıtay, CHP için kararını bir an önce vermeli. “CHP arınmalı ve durulmalıdır” Vatandaşlarımızın oylarıyla seçilen bazı belediye başkanlarının kamu kaynaklarını istismar yoluyla kişilerle çıkar uğruna dönüştüğü iddiaları ciddi biçimde rahatsız etmektedir. Birçok seçim döneminde meydanlara çıkıp temiz belediyecilik vaat eden zihniyetin bu kirli düzen karşısında sessiz kalması dikkat çekicidir. MHP temiz siyaset temelinde toplum ilkesi doğrultusunda her zaman üzerine düşeni yapmış gerekli arınmayı tavizsiz sağlamıştır.

Erdoğan’dan ‘süreç’ mesajı: ‘Siyaset kurumunun görevi samimiyetle katkı sunmaktır’

Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulun Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Barış Sürecine" ilişkin polemikten uzak durulması çağrısı yaptı. CHP içindeki gerilimlerin kendilerini ilgilendirmediğini belirten Erdoğan, "Bu siyasi ve hukuki gerilimlerde yokuz, olmadık ve olmayacağız" dedi. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından kameraların karşısına geçerek gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında ulaşımdan savunma sanayiine, ekonomi verilerinden bölgesel krizlere kadar pek çok konuya değinen Erdoğan, iç siyasetteki tartışmalara ve çözüm arayışlarına ilişkin mesajlar verdi. "Terörsüz Türkiye sürecini polemikten uzak tutmalıyız" Erdoğan, süreç tartışmalarına değinerek şunları söyledi: "Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını gözetmeyi her şeyin üstünde tutmaya çalışacağız. Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz." "CHP içindeki gerilimler bizi ilgilendirmiyor" Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde yaşanan hareketliliği ve yargı süreçlerini değerlendiren Erdoğan, partisinin bu tartışmaların dışında olduğunu vurguladı: "Ana muhalefet partisi içinde gerilimler bizi ilgilendirmiyor. Bu siyasi ve hukuki gerilimlerde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi amaçları için hareket edenler unutmasın ki bu sokaklar hukuk tanımazlığa prim vermez. Sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkla güvenlik görevlilerinin karşı karşıya getirilmesine izin vermeyiz. Böyle bir dönemde milletin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur." Ulaşım ve savunma sanayii vurgusu Konuşmasında 23 yıllık iktidarları döneminde ulaşıma büyük yatırımlar yaptıklarını belirten Erdoğan, duble yol uzunluğunu 3 bin 796 kilometreye çıkardıklarını, havalimanı sayısını ise 58’e ulaştırdıklarını hatırlattı. İstanbul Havalimanı’nın dün bin 730 uçak trafiğiyle rekor kırdığını kaydeden Erdoğan, bölgesel gerilimlerin ortasında Türkiye’nin bir "istikrar adası" olarak kalmaya devam edeceğini ifade etti. Sınırlar kan ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor Dünyada ciddi kırılmaların yaşandığını ve sınırların yeniden kanla çizilmek istendiğini belirten Erdoğan, "Bu oyunları bozmaya çalışırken aynı zamanda 23 yıllık kazanımlarımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Savunma sanayiinde destan yazan bir Türkiye var. Bizim öfkeye ve kavgaya ayıracak vaktimiz yok. Bizim tek derdimiz Türkiye'dir, Türkiye Yüzyılı inşasıdır" şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu: Yargı, ‘kurultayı parayla satın alamazsınız’ dedi

Mahkemenin mutlak butlan kararının ardından CHP'de genel başkanlık görevine...

Trump’tan Türkiye’ye çağrı: ‘İbrahim Anlaşması’na katılın’

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la anlaşma çabalarının bir parçası olarak Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi ülkelerin toplu hâlde İbrahim Anlaşması'na katılmasını istedi.  İran savaşını bitirmeye yönelik diplomatik girişimler sürerken ABD Başkanı Donald Trump'tan yeni bir çağrı geldi.  Trump, İran'la olası anlaşmayı İbrahim Anlaşması'na bağladı ve Türkiye dahil bölge ülkelerinden sürece katılmalarını istedi.    "İran İslam Cumhuriyeti ile müzakereler iyi ilerliyor! Ya herkes için harika bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak ve çatışmalara eskisinden daha büyük ve güçlü şekilde dönülecek" diyen Trump, Truth Social hesabından paylaştığı mesajın devamında İbrahim Anlaşması'na dikkat çekti. İran'la bir anlaşma hâlinde Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan, Katar ve Ürdün'ün İbrahim Anlaşması'na katılmasının "zorunlu olması gerektiğini" belirten Trump, bunu yapmamanın "kötü niyet göstergesi olacağını" söyledi.   İbrahim Anlaşması nedir? Trump'ın ilk döneminde, damadı Jared Kushner'in arabuluculuğunda varılan uzlaşı, öncelikle Arap ülkeleri ile İsrail arasında diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurulmasını öngörüyor. Anlaşmaya şu ana dek Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan taraf oldu.       Suudi Arabistan ve Suriye "şartlar oluşursa" anlaşmaya taraf olabileceklerini ilan etmişlerdi. Trump: Zaman bizim lehimize ABD Başkanı Donald Trump gün içinde yaptığı bir başka açıklamada da İran'la ya anlamlı bir anlaşmaya varacaklarını ya da hiçbir anlaşmanın olmayacağını belirtti. Truth Social'da paylaştığı mesajda, bir anlaşma sağlanana dek İran'a yönelik deniz ablukasının süreceğini belirten Trump, "İran'la bir anlaşmaya varırsam, bu iyi ve düzgün bir anlaşma olacak" ifadesini kullandı. Trump, "zamanın kendi lehlerine olduğunu" ve bu nedenle "bir anlaşma konusunda acele etmemeleri" yönünde müzakere heyetine talimat verdiğini söyledi.

Şüpheli Umut Altaş ABD’de hakim karşısına çıkıyor

Dersim’de 2020 yılından bu yana haber alınamayan üniversite öğrencisi...