2 Ekim 2026
15.4 C
İstanbul

ABD basınında Türkiye yaptırımları: İlk kez bir müttefike uygulanıyor

Amerikan basını, Donald Trump yönetiminin Rus yapımı S-400’ler nedeniyle Türkiye’ye uygulama kararı aldığı yaptırımlara geniş yer ayırdı. Haberlerde, bu yaptırımların ABD’deki yasalar çerçevesinde geldiği ve ilk kez bir NATO müttefikine uygulandığı vurgulandı.

ABD’nin Rus yapımı S-400 yaptırımları nedeniyle Türkiye’ye yaptırım kararı alması Amerikan basınında geniş yer buldu. Amerikan gazeteleri, bu yaptırımların taraflar arasındaki görüşmelerde uzlaşma sağlanmaması sonrasında ülke yasaları uyarınca hayata geçirildiğini vurguladı, CAATSA’nın ilk kez bir NATO müttefikine karşı uygulandığına dikkat çekildi. Yorumlardan bazıları şöyle:

AP: DAHA FAZLA GERİLİM YAŞANACAK

Amerikan haber ajansı AP, Trump yönetiminin kararının ‘Joe Biden’ın Beyaz Saray’a gelmesi öncesinde iki ülke arasında daha fazla gerilime zemin hazırladığı’ yorumu yaptı. Haberde, “Bir NATO müttefikine karşı atılan bu adım, Washington-Ankara ilişkileri açısından hassas bir zamana denk geliyor” denilerek S-400’lerin yanı sıra Türkiye’nin Suriye politikası, Dağlık Karabağ ve Doğu Akdeniz gibi konularda da anlaşmazlık yaşandığına dikkat çekildi.

‘İLK KEZ BİR AMERİKAN MÜTETFİKİNE KARŞI KULLANILDI’ 

AP, “Yönetimin gerekli sebep gördüğü takdirde Rusya’ya baskı yapmasını amaçlayan 2017 tarihli yasa uyarınca gereken yaptırımlar, Trump’ın dönemi son bulurken ilişkilere yeni bir belirsizlik unsuru katıyor. CAATSA adı verilen bu yasa, ilk kez bir Amerikan müttefikini cezalandırmak için kullanıldı” ifadelerini kullandı. Haberde Ankara’nın S-400’leri ekim ayında test ettiği, bu durumun CAATSA nedeniyle ABD’de Kongre üyelerinin tepkisini çektiği, Trump’ın ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la şahsi ilişkileri nedeniyle yaptırımları bir süredir ertelediği belirtildi.

CNN’E KONUŞAN YETKİLİLER: S-400’LER F-35’LER İÇİN TEHLİKELİ

CNN’in haberinde, Amerikalı yetkililerin krizi çözmek için ‘Türkiye’ye yeterince zaman tanındığı’ ancak bir uzlaşmaya varılamadığı yönündeki açıklamalarına yer verildi. CNN, ABD’li savunma yetkililerinin S-400’lerin Türkiye’nin entegre hava savunma sistemine dahil edilmesi sonucunda Amerikan F-35 uçakları hakkında kasten veya kasıtsız olarak kritik bilgiler elde edebileceğinden endişelendiğini vurguladı.


ABC NEWS: KONGRE TRUMP’IN ELİNİ ZORLADI

ABC News’un haberinde, Kongre’nin son savunma yasasına Türkiye’ye CAATSA yaptırımlarının 30 gün içinde uygulanması için eklediği maddeleri Trump’ın elini zorladığı belirtildi. Haberde, “Türkiye’nin Amerikan yaptırım yasalarını ihlal ederek bir Rus yapımı füze savunma sistemi almasından bir buçuk yıl sonra, Trump bir NATO müttefikine karşı yaptırım kararı aldı” denildi. ABC News “Trump’ın bu yaptırımları hayata geçirmeyi reddetmesi Kongre’de her iki partinin de tepkisini çekmişti. Fakat yaptırımları hayata geçirmesi de şimdi, Türkiye ve ile ABD gibi Batılı müttefikleri arasındaki ilişkilerin kötüleştiği bir zamanda, Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil, Türkiye’yi öfkelendirdi” ifadelerini kullandı.

USA TODAY: TRUMP UZUN ZAMANDIR BASKI ALTINDAYDI

USA Today gazetesinin haberinde, Trump’ın görevi bırakmasına haftalar kala alınan kararın zamanlamasına dikkat çekildi. “Trump yönetiminin yaptırımları dayatmak için niçin şu ana dek beklediği bilinmiyor. Türkiye Rus askeri sisteminin alımını bir yıldan uzun süre önce tamamlamıştı” denilen haberde, Trump’ın uzun zamandır Türkiye’ye yumuşak davranmakla eleştirildiği ve Amerikan yasalarının gerekli gördüğü bu yaptırımları niçin ertelendiğinin sorgulandığı belirtildi. 

REUTERS: CAATSA İLK KEZ BİR NATO MÜTTEFİKİ ÜZERİNDEN UYGULANIYOR

İngiliz haber ajansı Reuters ise kararın iki NATO müttefik arasında zaten gergin olan ilişkileri daha da zor bir zemine taşıyacağı yorumu yaptı. Reuters, ABD’nin Rusya, İran ve Kuzey Kore’yle mücadele etme amacıyla kabul ettiği CAATSA yasasının ilk kez bir NATO müttefiki üzerinden uygulandığını yazdı. Ajans, “Trump’ın başkanlığının son günlerinde yürürlüğe konan yaptırımlar, Ankara’nın Demokrat Joe Biden’la ilişkilerine de muhtemelen etki edecektir” ifadelerini kullandı.

Demokrat Parti’nin Senato Dış İlişkiler Komitesi’ndeki kıdemli üyelerinden Senatör Bob Menendez ise karardan memnun olduğunu duyurdu. Menendez Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Tehlikeli ve açıklanamayan ertelemelerin ardından, Trump yönetiminin Türkiye’ye CAATSA yasasının gerekli gördüğü şekilde S-400 alımı nedeniyle geciken yaptırımları nihayet uyguladığını görmekten memnunum” dedi.

‘ERDOĞAN’A AÇIK MESAJ’

 Demokrat Partili bir diğer senatör Chris Van Hollen ise “Başkan Trump’ın Türkiye’den ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan hesap sormayı tekrar tekrar reddetmesini seyrettikten sonra, bu yönetimin -ancak Kongre’nin harekete geçme tehdidi üzerine olsa bile- bu uygulanması gerekli yaptırımları nihayet yürürlüğe koymasından memnunum” diye konuştu. Van Hollen, “Bu önlemler, Erdoğan’a açık bir mesaj gönderiyor: Bizim ve sadık NATO müttefiklerimizin ulusal güvenliğinin altını herhangi bir sonuçla karşı karşıya kalmadan uymasına izin vermeyeceğiz” dedi. Cumhuriyetçi Senatör James Risch de ‘yaptırımların vaktinin çoktan geldiği’ yorumu yaptı.

Son Haberler

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Irak’ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki...

ABD bugün itibarıyla Irak’tan tamamen çekiliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Irak’taki güçlerini 30 Eylül’e kadar...

Türkiye Gündemi

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...