2 Ekim 2026
19.5 C
İstanbul

Erdoğan BMGK’ye yüklendi: Batsın sizin kararınız

Haber Merkezi |  Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu Guta’da yaşananlar sonrası Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) “insani mola” kararının uygulanmadığını söylerken “Batsın sizin kararınız. İşleme konulmayan kararın insanlık için ne anlamı var ya? Siz insanları kandırıyorsunuz ya!” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

 

Türkiye bir yandan ilişkilerini geliştirmek için çabalarken diğer yandan ekonomisini güçlendirmeye, güvenlik politikalarını hayata geçirmeye devam ediyor. Bir süredir Suriye’deki gelişmeler yer alıyor. Zeytin Dalı Harekatı’nda yer alan bütün güvenlik güçlerimize rabbimden muvaffakiyet diliyorum. Şüphesiz ki sefer bizden, zafer Allah’tandır. Şu ana kadar 700 kilometrekarenin üzerinde bir alan bizim kontrolümüz altında. Döktüğü kanın tek damlası dahi boşa gitmeyen bizim askerimizin yattığı toprak da tuttuğu bayrak da bellidir. Ruhunu ve bedenini kirli pazarlıkların amacı etmiş, geberip giden teröristleri kimse hatırlamayacak. Zeytin Dalı Harekatı’nda gelinen nokta itibarıyla terör örgütünün sınırlarımız ile irtibatı artık tamamen kesilmiş durumda. Örgütün direniş gösterdiği yerler arasındaki Raco ve Şeyh Hadid temizlendi. Hem bölgenin kontrolü hem de örgütün hareket kabiliyeti kapsamında kritik öneme sahip Meydanlı Barajı’nın ele geçirilmesidir. Cinderes’e baskı artmış bulunuyor. Afrin şehir merkezinin kuşatması önündeki büyük engellerden biri de ortadan kalkmış olacak. Harekatın bundan sonraki kısmının çok daha hızlı şekilde yürüyeceğine inanıyorum.

Amerika’da yaşayan bir kişi devletinin binlerce kilometre ileride yaptığı operasyonları kendi güvenliğinin gereği olarak görüyor. Türkiye, sınırlarının sıfır noktasında, sınırlarını aşan terör tehditlerine karşı harekete geçtiğinde ise bambaşka bir görüntü çıkıyor. Amerika’nın Afganistan’daki operasyonları 17. yılı geride bıraktı. Kimse Amerika’ya “Bu kadar uzun süre oprasyon mu olur?” diye söyledi mi? Her gün Türkiye’ye “Operasyon uzun sürdü, çekilin!” çağrısı yapılıyor. Türkiye’nin topraklarına düşen top ve havan mermisi onların topraklarına tabii ki asla ulaşmayacak. Terör örgütlerinin saldırılarında hayatlarını kaybeden, yaralanan vatandaşlarımızın canı, onların insanlarının canlarından daha mı kıymetsiz. Kapılarını kapattıkları mültecilerin niçin evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını düşünüyorlar mı acaba? Onlar 3-5 mülteciyi alıp almamanın kavgasını veriyorlar. Avrupa ülkelerinin sahil güvenlikleri sığınmacıların botlarını delip ölüme terk ederken biz ön şart aramaksızın her masumun canını kurtarmanın peşindeyiz. Siz oraya olsa olsa 6. Filolarınız ile uçaklarınız ile gelirsiniz. Siz onları ölüme terk ederken biz her masumun canını kurtarmanın peşindeyiz.

“BU 5 ÜLKENİN SAHİP OLDUĞU HAKLARA ONLAR DA SAHİP OLSUN”

Türkiye’nin amacının terör örgütleri ve onların arkalarındaki güçler de farkındalar. Bizim bölgeyi asli sahibi olan Suriyelilerin yaşayabileceği güvenli, huzurlu şartlara sahip bir yer haline getirmek istediğimizi herkes biliyor. Bunları onlarla konuştuk. Amerika, Rusya, onlarla da konuştuk. En son gelişmeler Doğu Guta. Doğu Guta’daki gelişmeler yenilir yutulur mu? İnsanlığa sığar mı? BMGK’de karar alınıyor. Batsın sizin kararınız. İşleme konulmayan kararın insanlık için ne anlamı var? Siz insanlığı kandırıyorsunuz. Bu 5 ülkenin sahip olduğu haklara onlar da sahip olsun. Biz bunu dünyada görüştüğümüz liderlere söylediğimizde haklısınız diyor, sesinizi çıkarın dediğimizde hiçbirisi sesini çıkaramıyor. Hamdolsun şu Kudüs meselesinde 128 ülke sesini çıkardı, orada tavrını ortaya koydu. Bu tavrı “Dünya 5’ten büyüktür” anlayışını ortaya koymak için dünya ortaya koymalı.

SAADET PARTİSİNE GÖNDERME: GÜLE GÜLE DEMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY ELİMİZDEN GELMEZ

Biz Afrika’dan Afrin’e kadar her yerde ve her konuda yoğun mücadele yürütürken maalesef çapı ve seviyesi düşen ana muhalefet ile karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Her kritik konuda bu partinin yanlış tarafta bulunduğunu görmekten üzüntü duyuyoruz. İttifak için düzenleme sırasında da benzer bir manzara ile karşılaştık. Seçimlere ittifakla girilebilmesi husus ne AK Parti’ye ne de başka partiye münhasır değildir. Bu daha önce farklı şekillerde uygulanmadı mı? Bu ittifakın milletvekili seçimlerine teşkili yasama organında da mümkün kılacak bir imkandır. Geçmişte kimi seçimlerde zaten yapılan ama adeta hülle yöntemi kullanılan seçim ittifaklarının hukuki zemine kavuşturulmasıdır. Biz gittiğimiz yol kadar bu yola kimlerle gittiğimize de bakıyoruz. MHP’nin birlikte oluşturduğumuz bu ittifak kararlı bir şekilde Meclis’te yürüyor. Niye birileri rahatsız oluyor? Neden? Niçin? BBP de desteklediğini ilan etti. Bu çatının altında olmasını arzu ettiğimiz partiler kendilerine başka bir yol arkadaşı seçiyorsa onlara da güle güle demekten başka bir şey elimizden gelmez. Biz geçmişte, azami müştereklerimizin olduğu siyasi partilerle beraber olmanın ittifakını kuruyoruz. Asgari müşterekler değil.

Son Haberler

Kaynak: Irak’ta silahlı gruplar ‘silah bırakma’ taleplerini esnetiyor

Irak hükümetinin silahlı gruplarla silahların devlete teslim edilmesine yönelik...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Barzani Bağdat’ta ‘Egemenlik Günü’ne katıldı: Tam egemen ve federal bir Irak istiyoruz

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat'ta düzenlenen Egemenlik Günü...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Türkiye Gündemi

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...