Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen Sivas katliamı ile ilgili Şanlıurfa Alevi Kültür Derneği Şube Başkan Yardımcı Mehmet Türkmen bir basın açıklaması yaptı.Şanlıurfa Alevi Platformu adına açıklamada bulunan Alevi Kültür Derneği Şube Başkan Yardımcısı Mehmet Türkmen 2 Temmuz 1993 yılında Sivas madımak’ta otuz beş insanın ölümüne neden olan utanç verici olayın üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen içimizdeki ateş hala devam ediyor dedi.
“Katliam ateşi, 25 yıldır yüreklerimizi yakmayı sürdürüyor”
2 Temmuz 1993’de Sivas Madımak Ötelinin ateşe verilmesiyle başlayan katliam ateşi, 25 yıldır yüreklerimizi yakmayı sürdürüyor diyen Türkmen; “Düşünce ve ifade özgürlüğünün engellendiği linç kültürüyle başlayan katliam ateşi, 25 yıldır yüreklerimizi yakmayı sürdürüyor. Sivas katliamının aydınlığa, demokrasiye, halkların kardeşliğine ve bir arada yaşama kültürüne yapılan bir saldırı olarak gerçekleşmiştir. Bugüne kadar Sivas katliamını gerçekleştirenler ile bu katliamı engellemek için kılını kıpırdatmayanlardan hesap sorulmadığı gibi, halkları birbirine düşürmeyi hedefleyen provokasyonlar ve gerici-ırkçı saldırılar artarak devam etmiştir.2 Temmuz 1993’te aydınların diri diri yakılmasına neden olanları korumaya çalışanlar, yaşanan acıları unutturmaya ya da gerçek katilleri yalan haberlerle aklamaya çalışmaktadırlar” dedi.

“Madımak utanç müzesi olmalıdır”
İnsanlık tarihinin bu kara lekesinin hafızalarda ve kanayan vicdanlarda 25 yıldır hiç durmadan büyüdüğünü söyleyen Türkmen; “12 Eylül zihniyetinin uygulayıp pekiştirdiği Türk İslam sentezci zihniyet, geçmişte Maraş’ta, Çorum’da gerçekleştirdiği katliamlar unutturamadığı gibi, Sivas katliamını da tüm çabalarına rağmen unutturamayacaktır. Sivas katliamının aradan 25 yıl geçmesine rağmen her geçen yıl daha büyük ve kitlesel bir öfke ile lanetlenmesi, ülkemizi gericiliğe ve ırkçı şoven odaklara asla teslim olmayacağının en somut göstergesidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu sancılı süreçte demokrasinin, barış, kardeşlik ve özgürlük taleplerinin kararlılıkla savunulması; iktidarın baskıcı, anti demokratik uygulamalarına karşı kararlı mücadelenin güçlenmesi açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Türkiye’de din ve devlet işlerinin birbirinden bağımsız gerçek bir laik yapıya kavuşturulması, bütün dinsel, meshepsel, etnik oluşumlara eşit mesafede durulması sağlanmadıkça, halkları birbirine karşı kıştırtma girişimlerinin önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Sivas katliamı olmak üzere, Türkiye tarihindeki bütün provokatif eylemler, tertipler, cinayetler, 12 Eylül askeri darbesi başta olmak üzere bütün darbeler, plan ve girişimler bütün yönleriyle soruşturulmalıdır. Bizzat siyasi iktidar eliyle yaratılan her türlü inanç ayrıcalıkları, inançlar üzerindeki baskı ve ayrımcı uygulamalara son verilmeli. Aleviler başta olmak üzere farklı inanç gruplarının talepleri karşılanmalıdır. Madımak utanç müzesi olmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Katliama iştirak edenlerle katledilenlerin isimlerinin aynı tabloda yeri yoktur”
Katliama iştirak edenlerle katledilenlerin isimlerinin aynı tabloda yeri yoktur diyen Türkmen; “Elbette ki her insanın yaşam hakkını savunuyoruz ancak mağdur gibi gösterilmesi vicdanları ve yürekleri bir kez daha yaralamaktadır. İnsan hak ve özgürlüklerinden, eşitlikten, demokrasiden, barıştan ve kardeşlikten yana olan herkes ve demokratik kitle örgütleri olarak bir kez daha katliamı lanetliyor ve unutturmayacağımızı haykırıyoruz. Sivas katliamında yaşamını yitiren insanlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, onların savunduğu değeri ve mücadelelerini kendi mücadele alanlarımızda yaşatacağımıza söz veriyoruz” dedi.
İZNEWS | Tuğba GÖK

