Tom Barrack, “Süveyda’da yeniden tırmanan gerilim karşısında büyük bir üzüntü duyuyoruz.”
Yaklaşık bir yıl önce, Suriye Dışişleri Bakanı el-Şeybani ve Ürdün Dışişleri Bakanı Safadi ile birlikte, Süveyda’da barış için üçlü bir yol haritasına imza attık. Bu yol haritası, Dürzi toplumunun vatandaşlık hakları ve sorumluluklarının tamamıyla birlikte vilayetin onurlu bir şekilde Suriye’ye yeniden entegre edilmesini öngören bir yoldu. Bu yol hâlâ bizi yeniden acılara sürüklemeyecek tek seçenek.
Suriye’deki Dürziler, köklü ve onurlu bir tarihe sahip bir halktır. Ancak yönetimin olmadığı yerde çeteler boşluğu doldurur. Bugün ise zehirli amaçlar taşıyan çok az sayıda kişi kendi toplumuna yöneliyor. Keyfi şekilde gözaltına alınan ve evinden zorla çıkarılan Atef Hunaidi de bunlardan biri. Ekibimiz Hunaidi ve bu topluluk içi şiddet kampanyasına maruz kalan diğer kişilerle temas halinde.
Dürziler, Arap aşiretleri ve Süveyda’nın sınırları boyunca komşu ülkeler arasındaki iş birliği, hoşgörü ve anlayış temelinde örülmeye devam etmelidir: Farklı ve saygı duyulan kültürlere ve inançlara sahip tek bir ulus ve tek bir halk; toplumsal diyalog ve empati yoluyla etkileşim içinde olmalı, ani ve düşünmeden verilen şiddet tepkilerini ise ait oldukları yerde, yalnızca ulus-devletin elinde bırakmalıdır.
Suriye hükümeti, geçtiğimiz temmuz ayında kendi güçleri tarafından işlenen ağır suçlarla yüzleşmeye ve sorumluları mahkemeler önünde hesap vermeye başladı. Umudun yönü budur ve bu süreç devam etmelidir.
İleriye giden tek yol; hesap verebilirliği sağlayan, güvenliği yeniden tesis eden, yerinden edilenlerin geri dönmesinin ve yıkılanların yeniden inşa edilmesinin önünü açan bir diyalogdur.
Bölgede ve dünyada hassas bir dönemden geçiyoruz. Tüm taraflara, barışın her zaman cesur insanlardan talep ettiği iki ilkeye bağlı kalmaları çağrısında bulunuyoruz: Eylemlerde itidal ve samimi iletişim.”



