2 Ekim 2026
15.4 C
İstanbul

Kılıçdaroğlu ilk kez Kurultay için konuştu

KemalKılıçdaroğlu, Özgür Özel’in kurultay çağrısına yanıt verdi. Üyelerin oy kullanması teklifini reddeden Kılıçdaroğlu, kurultay için muhatabın delege olduğunu belirtti. ’Kurultay yapacağız. Kurultaysız parti olur mu? Ama yasal zeminde yapılmalı. Tedbir kararı kaldırıldığında yapılır’’ dedi.
Mutlak butlan kararının ardından CHP genel başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da gazetecilerle bayramlaştı. Üç gündür temaslarını sürdürdüğü konutunun önünde yapılan bayramlaşmada Kılıçdaroğlu önemli mesajlar verdi.Partiler arasında yapılan bayramlaşma ziyaretlerine değinen Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli ile telefondan görüştüğünü, karşılıklı iyi dilek temennilerinde bulunduklarını aktardı.

Özgür Özel ile henüz bir görüşme yapmadığını, ancak bunun olmayacağı anlamına gelmediğini söyledi. ”Biz düşman değiliz ki. Buluşuruz konuşuruz görüşürüz. Bunlar bizim doğal görevlerimiz. Ayrışmak kavga etmek doğru değil’’ dedi.

Bahçeli’ye yanıt: “Tedbir kararı kalktığında kurultay yapılır”

Bahçeli’nin genel başkanlıktan feragat etmesi yönünde yaptığı çağrının sorulduğu Kılıçdaroğlu, ‘’Bu konulara girmek istemem. Her öneriyi siyasetçilerin değerlendirmesi onların görevleri arasındadır. Katılırsınız, katılmasınız o ayrı. Eğer kabul edilebilir türdense sorun yok ama değilse de bir görüşmede aktarılır o görüşe katılmadığınız’’ dedi.

Devlet Bahçeli’den gelen 9 Eylül’de kurultay yapılması yönündeki çağrı sorulan Kılıçdaroğlu, ‘’Kurultay yapacağız. Kurultaysız parti olur mu? Ama yasal zeminde yapılmalı. Tedbir kararı kaldırıldığında yapılır’’ dedi.

Yine Özgür Özel’in ‘2 milyon üye ile genel başkan seçelim’ önerisi de Kılıçdaroğlu’na soruldu. Genel başkanı sadece kurultayın seçebileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ‘’Bunu değiştiremezsiniz’’ dedi.

Özel’in grup başkanvekilliğinin düşürülmesi yönünde TBMM’ye başvurup başvurmadığı yönünde soruya ise ‘’Yasa dışı yasaları tanımadan işlem yaparsanız temelsiz kalır. Grup başkanvekilleri seçilmesi, delege seçimi, kurultay, PM seçimi hukuk zemininde kalmalı. Yoksa olmaz. Buna özen gösteriyoruz’’ dedi.

Bayramın dördüncü günü halk buluşması gerçekleştireceğini belirten Kılıçdaroğlu, daha sonra Parti Meclisi’ni toplayıp MYK’yi belirleyeceklerini açıkladı.

“Parti kapıları kapatılamaz”

CHP genel merkezine yapılan polis müdahalesi de Kılıçdaroğlu’na soruldu. CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Herkes yasalara uymak zorundadır. Bu konuda ayrıntıları halkta buluşmada anlatacağım. (Müdahale görüntüleri canınızı acıttı mı? sorusu üzerine) CHP kurulduğundan bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiğinde kapılar kapanmamıştır. Bir CHP vekili, grubu, 5-10 kişi genele merkeze gittiğinde o kapı nasıl kapatılır? Tarihinde CHP kapıları kapanmamıştır, kilitlenmemiştir, dışarı taş atılmamıştır. Bolu belediye başkanı genel merkez önüne gelip beni protesto ettiğinde ‘Gelsin beni ziyaret etsin çay içsin’ demiştim. Parti kapıları kapanamaz, tarihimizde yoktur. Kapıların kapanması ne demektir kimse bunu sormuyor. Hangi gerekçeyle CHP vekilleri genel merkeze gidemiyor. Akıl tutulmasıdır bu. Açarsınız kapınızı çay ikram edersiniz.

“Neden buraya geldin diye sorulamaz”

Neden buraya geldin diye sorulamaz. Açarsınız çay kahve ikram eder toplantı salonuna alırsınız. Siyasal yapılaşmaya baktığınızda hiçbir dönemde olmayan gerçekle karşılaşıyorsunuz. Bunun mutlaka haklı gerekçelerinin açıklanması gerekir.

Burası parti, her saatte herkes gelebilir. Protestoya da gelebilir. Gelenler de oldu. Bir şey mi söyledik, dövdük mü? Ya demokrasiye inanacaksınız ya baskıcı olacaksınız. Orası kimsenin babasının malı değildir, mülkü değildir. Halka aittir orası.

İçim burkuluyor. Müslüm Sarı bey makul bir açıklama yaptı, Adnan Beker’in militanlarının otobüsünün orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak, olay çıkarmak için mi? CHP’yi yaralamak için mi? Bunlara nasıl güveniyorlar, nasıl partiye sokuyorlar. Ahlaki sorunları olan birinin ne işi var? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oy vermedim diyenin orada ne işi var? Onların aklıyla hareket edersiniz sonuçları bu olur.”

“Bir kurultayı para ile satın alamazsınız”

Kurultayın bir an önce yapılması için Yargıtay’a yaptıkları temyiz başvurusunu çekip çekmeyecekleri de Kılıçdaroğlu’na soruldu.

‘’İş mazbata değil, bu yargı kararını köşeye atamazsınız. Elimde olsa yarın kurultaya giderim. Hukukçulara soracağız’’ yanıtı verdi.

“CHP kuruluşundaki ahlaki kodlara yeniden kavuşmak zorunda”

Gazeteciler Kılıçdaroğlu’na mahkeme kararlarına güvenip güvenmediğini de sordu, geçmiş dönemlerdeki itirazlarını ve Can Atalay örneğini hatırlattı. Kılıçdaroğlu şu yanıtı verdi:

“Yargı kararlarının uygulanmamasını her zaman eleştirdim. Bunlar siyasi davalar düşüncelerinden ötürü içeri alındılar. Düşüncesinden dolayı nasıl hapse atarsınız? Bunları doğru bulmadım hala aynı kanaatteyim. Siyasi tutuklamalar farklı, bu olay farklı. Siz bir kurultayı para ile satın alamazsınız. Yargı bunu diyor. Ben demiyorum. Söyleyenler kim CHP’liler. Başka partiden gelip tanıklık yapan da yok. Yapan kim partililer. Para dağıttılar diyor. Bunlar olmaz. CHP kuruluşundaki ahlaki kodlara yeniden kavuşmak zorundadır. Nokta. “

Kurultayda aday olup olmayacağı da sorulan Kılıçdaroğlu, ‘Hele bir kurultay olsun bakarız’ yanıtı verdi. Sürece dönük tüm ayrıntıları Cumartesi günü yapacağı halk buluşmasında anlatacağını sözlerine ekledi.

Son Haberler

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Irak’ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki...

ABD bugün itibarıyla Irak’tan tamamen çekiliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Irak’taki güçlerini 30 Eylül’e kadar...

Türkiye Gündemi

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...