1 Ekim 2026
15.4 C
İstanbul

Bağdat’ta düzenlenen ‘Arap Birliği Zirvesi’nden önemli kararlar çıktı: ‘Suriye, Gazze ve Sudan’

Bağdat’ta 34’üncüsü düzenlenen Arap Birliği Zirvesi’nin sonuç bildirisi yayımlandı.

Gazze’de devam eden kan dökülmesinin durdurulması için uluslararası topluma baskı yapma çağrısında bulunulan bildiride, Filistinlilerin her türlü zorla yerinden edilmesi ve göç ettirilmesine kesin bir dille karşı çıkıldığı bildirildi.

Zirve bildirisinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Gazze’ye yönelik saldırılarla ilgili kararlarının uygulanması gerektiğinin altı çizildi ve Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasının önemi ve tüm sınır kapılarının açılması konusunda ortak koordinasyonun gerekliliği vurgulandı.

Bildiride, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları da kınandı ve ülkede kapsayıcı bir siyasi geçiş sürecinin başlatılmasının önemine vurgu yapıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılmasına yönelik kararından memnuniyet duyulduğu ifade edildi.

Sudan’daki çatışmalarla ilgili siyasi bir çözüm bulunması gerektiği ifade edilen bildiride, Sudan halkının toprak bütünlüğü, birliği ve bağımsızlığına yönelik destek dile getirildi. Ayrıca, Sudan’ın içişlerine müdahale edilmesine karşı çıkıldığı ve ülkenin kurumlarını koruma çabalarının desteklendiği bildirildi.

Lübnan’ın toprak bütünlüğüne vurgu

Bildiride, Lübnan’ın güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğünün korunmasına destek verildiği kaydedildi. Yemen konusunda ise Başkanlık Konseyi ve hükümete destek vurgulanarak, Birleşmiş Milletler ve bölgesel aktörlerin krize kapsamlı siyasi bir çözüm bulmaya yönelik çabalarının desteklendiği açıklandı.

İran ile ABD arasında yürütülen nükleer program müzakerelerine destek verilen bildiride, bu görüşmelerin olumlu sonuçlar doğurmasının temenni edildiği aktarıldı.

Sonuç bildirgesinde öne çıkan konular şöyle:

Filistin meselesi ve Gazze’ye destek ön planda

-Zirve, Filistin meselesinin “ulusal bir mesele” olarak merkezi konumunu ve bölgedeki istikrarın özü olduğunu vurguladı

-İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısının acilen durdurulması ve insani yardımların engelsiz ulaştırılması çağrısı yapıldı

-Gazze’nin yeniden inşası için Arap-İslam ortak planı desteklendi ve bir fon kurulması kararlaştırıldı

-BM Genel Kurulu’nun Filistin’in tam üyelik talebine ilişkin kararı memnuniyetle karşılandı

-Filistin halkının topraklarından zorla yerinden edilmesine karşı net bir duruş sergilendi

“İki devletli çözüm” için üst düzey uluslararası konferans düzenleme çabaları desteklendi

Bölgesel sorunlara çözüm arayışları

-Suriye’nin toprak bütünlüğü desteklendi ve ülkeye uygulanan yaptırımların kaldırılması istendi

-ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’ye uygulanan yaptırımları kaldırma açıklaması memnuniyetle karşılandı

-Lübnan’ın güvenlik ve istikrarına destek ifade edilirken, İsrail’in tüm ihlalleri kınandı

-Yemen’de barışçıl çözüm için çabalar desteklendi

-Sudan’ın içinden geçtiği zorluklara karşı dayanışma vurgulandı

-Libya’daki siyasi geçiş sürecine ve seçimlere giden yola destek verildi

Terörle mücadelede işbirliği

-Terörizmin tüm biçim ve türlerine karşı ortak mücadele kararlılığı vurgulandı

-Irak’ın “Terörle Mücadele ve Aşırılığı Önleme Ulusal Merkezi” kurma kararı takdirle karşılandı

-2026’da Bağdat’ta terör kurbanları için uluslararası konferans düzenlenmesi planı onaylandı

-Bağdat’ta “Terörle Mücadele ve Aşırılıkçılığı ve Şiddeti Önleme Arap Merkezi” kurulması kararlaştırıldı

Ekonomik kalkınma ve işbirliği girişimleri

-“Önümüzdeki On Yıl için Arap Ekonomik Reform Sözleşmesi” projesi başlatıldı

-2025-2035 yılları için Gıda Güvenliği için Arap Stratejisi onaylandı

-Büyük Arap Serbest Ticaret Bölgesi’nin geliştirilmesi ve Arap Gümrük Birliği’nin kurulması hedeflendi

-Irak’ın önerdiği “Kalkınma Yolu Projesi” desteklendi

-“Tahıllarda Gıda Güvenliğini Sağlamak için Arap Girişimi” başlatıldı

-“Su Kaynaklarını Korumak için Arap İttifakı” kurulması kararlaştırıldı

Teknoloji ve dijitalleşme

-Yapay Zeka için Arap Girişimi memnuniyetle karşılandı

-Bağdat’ta bir Arap Yapay Zeka Merkezi kurulması kararlaştırıldı

-Siber güvenliği güçlendirmenin önemi vurgulandı

-Bahreyn’in uydu projesi “Munzir” aracılığıyla Arap uzay çalışmalarının güçlendirilmesi desteklendi

Sosyal konular ve insani yardımlar

Gazze’deki yetimlerin bakımı için BM işbirliğiyle bir fon kurulması kararlaştırıldı

-Arap kadınlarının ekonomik ve sosyal kapasitelerini güçlendirmek için bölgesel stratejik çerçeve onaylandı

-Gençlik ve Barış ve Güvenlik için Arap Stratejisi’nin uygulama eylem planı (2023-2028) kabul edildi

-“Felaket ve Tehlikelerden Etkilenenler için Güvenli Sığınak Sağlama” girişimi başlatıldı

-“Arap Devletleri Arasında Halk ve Kültürel İlişkiler” konseyi kurulması önerildi

Irak’ın ev sahipliği takdirle karşılandı

Zirveye ev sahipliği yapan Irak Cumhuriyeti’ne minnettarlık ifade edildi ve ülkenin ekonomik kalkınma yolunda kaydettiği ilerleme takdir edildi. Irak’ın ortak Arap çalışması sürecinde niteliksel bir değişim sağlama çabaları ve çeşitli alanlarda sunduğu girişimler övgüyle karşılandı.

Son Haberler

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Irak’ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki...

ABD bugün itibarıyla Irak’tan tamamen çekiliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Irak’taki güçlerini 30 Eylül’e kadar...

Türkiye Gündemi

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...