2 Ekim 2026
15.4 C
İstanbul

Fidan-Hüseyin görüşmesi: Türkiye ile Irak arasında yeni bir anlaşma imzalandı

Bugün düzenlenen Türkiye-Irak Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması dördüncü toplantısı öncesi iki bakan bir araya geldi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile Ankara’da görüştü.

Türkiye ve Irak heyetleri bugün yaptıkları kritik toplantıda güvenliği ele aldı.

Irak heyetinin Türkiye’yi ziyareti aracılığıyla, Ortak Planlama Grubu’nun ilk toplantısı da Dışişleri Bakanı Fidan ile Irak Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Hüseyin’in eşbaşkanlıklarında düzenlendi.

Toplantı sonrası Bakan Fidan, Iraklı mevkidaşı ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Fidan’ın açıklamalarından satır başları:

“Kararları hayata geçirmeye devam ediyoruz. Bu anlayışla ilgili kurumlarımızla beraber Irak konusunda önemli bir çalışma ortaya kondu. Bu çabanın somut çıktılarını ise Iraklı kardeşlerimizle beraber hayata geçiriyoruz. Son dönemde hem siyasi, hem teknik düzeydeki karşılıklı temaslarımızı yoğunlaştırdık. İlişkilerimize güç kazandırdık. Bu olumlu seyri sayın Cumhurbaşkanımızın geçtiğimiz Nisan ayında Irak’a gerçekleştirdikleri tarihi ziyarette taçlandırdık. Bu ziyarette 27 anlaşma ve mutabakat zaptının imzalanması ortak irademizin en önemli tezahürü.

“Mutabakat zaptı imzalandı”

Bağdat’ta imzaladığımız metinlerden ortak işbirliği için stratejik çerçeve anlaşmasına ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bu anlaşma Irak’la birlikte gerekli gördüğümüz her iş birliği alanında ortak daimi komiteler kurulmasını öngörüyor. Söz konusu komiteler ticaretten enerjiye, su konusunda ulaştırmaya, sağlıktan eğitime, ilişkilerimizi tüm meşaleleriyle güçlendiren bir çerçeve. Temaslarımızın kurumsallaşması işte bu komiteler maharetiyle gerçekleşiyor. Keza çerçeve anlaşması ile oluşturduğumuz ortak planlama grubu bu komiteleri denetleyecek ve çalışmalarına yön verecektir. Bakan yardımcılarımızın eş başkanlığında dün yapılan ortak planlama grubunun hazırlık toplantısında imzalanan anlaşmaların uygulanması ve daimi komitelerin faaliyete geçirilmesi bağlamında gelinen aşamalar ele alındı. Biz de bugün bu konuları tekrar gözden geçirdik. Gördük ki hem Türkiye hem Irak, sayın Cumhurbaşkanımız ve Irak Başbakanı ortaya koyduğu iradenin gereğini yapmak için yoğun bir mesafe yürütmekte. Aynı gayretle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Bugün ayrıca değerli kardeşim, dostum Fuat Bey ile yaptığımız görüşmelerden sonra yüksek düzeyli güvenlik toplantımızı gerçekleştirdik. Irak’tan çok kıymetli katılımcılarımız var. Irak Milli Savunma Bakanımız, Haşdi Şabi Komisyonu Başkanı, Bölgesel Yönetim İçişleri Bakanı misafirimiz oldular. Ayrıca Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın , İçişleri Bakan Yardımcımız Münür Karaloğlu bizlerle beraber yüksek düzeyli güvenlik toplantımızı gerçekleştirdik. Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz yıl Aralık ayında ve bu yıl Mart ayında aynı formatta bir araya gelmiştik. Bir Ankara’da, bir Bağdat’ta. Bu temaslarımız neticesinde PKK konusunda Irak’taki farkındalığın arttığını memnuniyetle görmekteyiz. Irak’ın PKK’yi önce ortak tehdit, bilahere yasaklı örgüt ilan etmesi bu bağlamda çok kıymetlidir. Bugünkü toplantımızda da başta PKK ile mücadele olmak üzere ilişkilerimizin güvenlik, askeri ve istihbari boyutunu da etraflıca ele aldık. İlave işbirliği fırsatlarını değerlendirdik.

“Tarihi bir gelişme”

Irak tarafının yasaklı örgüt kararını uyarınca PKK iltisaklı üç siyasi parti hakkında kapatma kararı almasından duyduğumuz memnuniyeti dile getirdik. Ayrıca bir süredir müzakeresini yaptığımız askeri, güvenlik, iş birliği ve terörle mücadele dair mutabakat zaptı taslağı üzerinde görüşmelerimizi yoğunlaştırdık. Şu anda tarihi bir gelişmeyi de ayrıca ilan etmek istiyorum. Söz konusu mutabakat zaptı az önce Savunma Bakanlarımız tarafından imzalandı. Bu anlaşmada öngörülen ortak koordinasyon ve eğitim merkezleri maharetiyle iş birliğimizi bir üst seviyeye taşıyacağımıza inanıyoruz.

“Vize serbestisi uygulamasını da 1 Eylül itibarıyla başlatma kararı aldık”

Terörle mücadele konusunda Irak’la geliştirmekte olduğumuz anlayış birliğini sahada somut adımlarla ilerletmeyi arzu ediyoruz. Bu yöndeki temaslarımızı kesintisiz şekilde sürdüreceğiz. İmzaladığımız mutabakat zaptının her iki ülke için de hayırlı olmasını diliyorum. Bu konuda gerçekten emeği geçen savunma bakanlarımız, istihbarat başkanlarımız, ilgili kurumlarımızın emeği çok büyük. Onları da ayrı ayrı tebrik ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın Bağdat’ı ziyareti sırasında mutabık kalınan 15 yaş altı ve 50 yaş üstü Iraklı kardeşlerimiz için vize serbestisi uygulamasını da 1 Eylül itibarıyla başlatma konusunda bugün karar aldık. Bu da ayrıca ikinci hayırlı haberimiz.

Hüseyin: İki ülke arasında imzalanan ilk zapt

Fuad Hüseyin de Türkiye ve Irak arasında zaptın iki ülke arasında imzalanan ilk mutabakat zaptı olduğunu söyledi. Hüseyin, “Sayın Irak Savunma Bakanı ve Sayın Türkiye Savunma Bakanı tarafından paraflar atılmıştır. Zannediyorum bu iki ülkenin tarihindeki ilk mutabakat zaptıdır” dedi.

Hüseyin, daha önce iki ülke arasında ortak işbirliğini ve askeri güvenlik iş birliğini kapsayan toplantı tutanakları olsa da bugün imzalanan zaptın ilk mutabakat zaptı olması bakımından önemine işaret etti.

Irak Anayasasına bağlı olduklarını dile getiren Hüseyin, “Irak topraklarından kaynaklı komşu ülkelere yönelik herhangi bir tehdit bizim anayasamıza aykırıdır ve ilkelerine aykırıdır” ifadesini kullandı.

Hüseyin, bu anlayışla hareket ettiklerini, bunun Irak’ın egemenliğini de korumak anlamına geldiğini, çünkü komşu ülkelere yönelik tehditlerin aynı zamanda Irak’a yönelik tehdit olduğunu söyledi.

Başika üssü Irak’a veriliyor

Türkiye’nin Musul’daki Başika askeri üssünü Irak güçlerine devretmeyi kabul ettiğini aktaran Hüseyin, “Kapsamlı ve samimi görüşmelerin ardından birçok noktada anlaşmaya varmamızdan dolayı memnuniyet duyuyorum. Bunlar arasında Irak güvenlik güçlerinin eğitim üssü olacak olan Başika askeri üssü de yer alıyor. Nasıl çalışacağı ve hükümleri konusunda mutabakata varacağız. Askeri üs Irak üssü haline gelecek” ifadeleri kullandı.

Son Haberler

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Irak’ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki...

ABD bugün itibarıyla Irak’tan tamamen çekiliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Irak’taki güçlerini 30 Eylül’e kadar...

Türkiye Gündemi

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...