1 Ekim 2026
18.1 C
İstanbul

TİP Hatay’da Gökhan Zan’ın adaylığını geri çekti, Zan ‘Yoluma ve adaylığıma devam edeceğim’ dedi

Türkiye İşçi Partisi (TİP), Hatay’da Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Gökhan Zan’ın adaylığını geri çektiğini açıkladı. Karar partinin sosyal medya hesabından kamuoyuna duyuruldu. Zan ise adaylığa “daha kararlı bir şekilde” devam edeceğini açıkladı.

TİP’ten yapılan açıklamada, “Hatay İttifakı’nın ortak aday olarak önerdiği Gökhan Zan’ın partimizin asla tasvip etmeyeceği ilişkilere girdiğine dair çeşitli iddialar tarafımıza ulaşmıştır” denildi.

Açıklamada ayrıca Gökhan Zan’ın söz konusu iddiaların kendisine yönelik bir kumpas olduğunu ve hukuki süreç başlatacağını partiye ilettiği belirtildi.

TİP: Özür diliyoruz

TİP ayrıca başta Hatay halkından olmak üzere, “İstemeden de olsa parçası olduğu tablo için” özür diledi.

Partinin açıklamasında ayrıca şu ifadelere yer verildi:

“Partimiz, halka karşı işlenmiş bir suça bulaşmış hiç kimseyi desteklememeyi, dolayısıyla Hatay’da da deprem suçlarında ve yıkımda payı bulunan iktidar ve ana muhalefet adayları karşısında mücadele etmeyi ve halkımızı onlara oy vermemeye çağırmayı görev bilir.

“Mücadelemizde, haysiyetimizde, ilkelerimizde inat edeceğiz.

“Türkiye İşçi Partisi, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da pazarlıksız, tavizsiz, düzen siyasetinin kirli ve yozlaşmış ilişkilerinden tamamen uzak bir kimlikle yürüyüşüne devam edecektir.”

“Ancak TİP’in en ufak bir şaibenin varlığına bile göz yummayacağımızı ve kumpas ve şantaj gibi yolları alışkanlık haline getirmiş olan düzen siyasetine olan kapanmaz mesafemizi hatırlatıyor, Gökhan Zan’ın adaylığını geri çektiğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.”

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ise henüz Gökhan Zan’ın iddiaları ve son gelişmelerle ilgili bir açıklama yapmadı.

Gökhan Zan’dan suç duyurusu: ‘Son 1 haftadır yoğun bir tehdit ve şantajla karşı karşıya kaldım’

Gökhan Zan ise Pazar akşamı Hatay Adliyesi’ne giderek, şantaja ve tehdide uğradığını belirterek suç duyurusunda bulundu.

Zan, suç duyurusu sonrası adliye önünde açıklama yaptığı ve X (eski adıyla Twitter) hesabında paylaştığı açıklamada “Tehditlerine ve şantajlarına boyun eğmediğimde de bu sefer en iyi bildikleri fetöcü yöntemlere, montajlara sarıldılar” ifadelerini kullandı.

“Son 1 haftadır yoğun bir tehdit ve şantajla karşı karşıya kaldım” diyen Zan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Daha önce adaylıktan çekilmem için Lütfü Savaş adına bana geldiklerini söyleyen, bana ve aileme zarar vermekle tehdit edip, çekilmezsem sahte kayıtlarla itibar suikastı yapacağını söyleyenlerin şantajına maruz kaldım. Ama boyun eğmedim.

“Durumu parti genel merkeziyle ve genel başkanımla paylaştım. Partim boyun eğmemem gerektiğini söyledi. Ancak dün itibarıyla az önce haklarında suç duyurusunda bulunduğum şahıslar bana sahte bir kayıtla şantaj yaptılar; adaylıktan çekilmezsem daha önce söyledikleri gibi aileme ve bana zarar verecekleri, basın yoluyla itibar suikastı yapacakları tehdidinde bulundular. Ben de bugün adliyeye gelip suç duyurusunda bulundum.”

Zan, “Yoluma ve adaylığıma halkımla birlikte daha azimli ve güçlü bir şekilde devam edeceğim” dedi.

Geçen yıl da İYİ Parti’den milletvekili adayı olmuştu

TİP 12 Şubat’ta, geçen yıl da İYİ Parti’den Hatay milletvekili adayı olan ancak seçilemeyen eski milli futbolcu Gökhan Zan’ı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak açıklamıştı.

Gökhan Zan’ın adaylığı TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, Genel Başkan Yardımcısı Barış Atay ve İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın katıldığı bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulmuştu.

Zan, basın toplantısında, “Futbol kariyerimde savunmacıydım, bundan sonra da Hatay halkını savunmak istiyorum” demiş ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) tepkilere rağmen yeniden Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterdiği Lütfü Savaş için, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve kentte büyük yıkıma yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlere atıfla, “Bu felaketin sorumlularındandır. Kendisi, partisi tarafından tekrar aday gösterilmiştir. Bu karar kendisine daha önce oy vermiş Hatay halkına danışılmadan kararlaştırılmıştır” demişti.

2009’da Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AKP) Antakya, 2014 ve 2019’da CHP’den Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Lütfü Savaş’a yönelik eleştirilerin temel nedeni, depremlerde Savaş’ın döneminde yapılan binaların da yıkılmış olması ve deprem sonrası kentin sorunlarının çözülememesi.

2 Şubat’ta TGRT Haber’e yaptığı açıklamada “Ben tartışılacak bir aday değilim ama maalesef CHP’de fazla demokrasi var” diyen Savaş, 6 Şubat’ta depremlerin birinci yılında, hükümetle birlikte protesto edilmişti.

Gökhan Zan kimdir?

Kariyerine Hatayspor altyapısında başlayan savunma oyuncusu Gökhan Zan, ilerleyen yıllarda Gaziantepspor, Beşiktaş ve Galatasaray’ın yanı sıra milli takım formasını da giydi.

2015’te Galatasaray’da futbolu bıraktıktan bir yıl sonra Hatayspor’un genç takımının teknik direktörü oldu.

2018’den Mayıs 2022’ye kadar ise Hatayspor’da Teknik Direktör Yardımcısıydı.

Gökhan Zan, geçen yılki depremin ardından Hatay’da yardım çalışmalarına verdiği katkıyla biliniyordu.

Hatay, TİP’in oy oranının en yüksek olduğu büyükşehir. TİP kentte geçen yılki genel seçimde yüzde 8,7 oy almıştı.

Gökhan Zan ise geçen yıl İYİ Parti’nin Hatay listesinde ikinci sırada yer almış, parti şehirde bir milletvekili çıkarabildiği için Meclis’e girememişti.

Son Haberler

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Irak’ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki...

ABD bugün itibarıyla Irak’tan tamamen çekiliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Irak’taki güçlerini 30 Eylül’e kadar...

Türkiye Gündemi

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...