8 Kasım 2026
8.1 C
İstanbul

Bir çocuk olduğunuzu hatırlayın ve sıkın yumruklarınızı! (Gece-Elie Wiesel)

Haber Merkezi I     “Gece”nin sayfalarını açtığınız ilk anda, bir çocuğun anıları fışkıracaktır yüzünüze. Hatıraların gecesinde ilk ağızdan Nazi Almanya’sında yaşananların dile getirilebilecek bir kısmı anlatılmaktadır.

15 yaşında, genel geçer hayatın vurdumduymazlığında yaşayan genç bir çocuğun savaşın içine uyanmasıyla başlar “Gece”.

İlk bildiri: Yahudiler üç gün boyunca evlerinden çıkmayacaklar. Aksi takdirde cezası ölümdür.

Ne oldu, ne yaşandı, ne bitti anlatmayacağım. Sadece düşünmenizi, hayal etmenizi istiyorum. Gestapoların gittikçe palazlanan sırıtışlarının ardında, mesafesiz bir yakınlıkla peronda bekliyorsunuz. Bir yanılgı, öyle bir yanılgı ki bineceğiniz trenin sizi kurtuluşa erdireceğini sanıyorsunuz. Öyle bir yanılgı ki ardı arkası kesilmeyecek ölümlerin yolculuğu olacaktı.

Balık istifi bir vagondasınız. Oturmak şöyle dursun aynı anda herkesin ayakta durabileceği bir alan bile yok. Çaresizlik anlarında ayyuka çıkabilecek bir fikir. İnsanlar sırayla oturmaya karar verdiler. Yolculuk boyunca erzağınız olmasına karşın asla doyacak kadar yemek yemiyorsunuz. Saklamak ilkeniz, yarın ve sonraki günler için, hiçbir zaman gelmeyecek olan günler için.

Kara, isli duman uzaktan görünüyor. Birbiri ardına sıralanmış vagonlar kulakları sağır edecek çığlıklarla alevlere yaklaşıyor. Ayaklarınız toprağa basıyor ve burun delikleriniz, ciğerleriniz, kanınız yanık et kokusuyla buluşuyor. Kim bilir belki de doyulmamışlık hissiyatında, bu yanık et kokusu hoşunuza dahi gitmiştir. Neden sonra aklınıza gelmez ki insan etinin yanık kokusudur bu koku.

Ölüm fırınları, evet ölüm fırınları, tren raylarının ulaştığı yerdi. Hayat güzeldir filmini hatırlarsınız, bir çocuk için savaşın içindeki hayat ne kadar güzeldiyse o kadar güzeldi Elie için. Kötü olan hiçbir şeye inanmaz çocuklar. Tehlike gümbür gümbür, bağır çağır gelir ama çocuklar küçücük gözleriyle görmezler onu.

Doğal seçilim, güçlü olan güçsüz olanı yer; zayıf olan Yahudiler fırına mahkûm olur. Ardı ise yanık et kokusu.

Kulağınızda her saat, her dakika, “kep at”, “kep giy” kelimeleri çınlıyor. Sorular zihinlere doluyor: “İnsan ne için dua eder”, “İyi kalpli Tanrı nerede?”.

Dişinizde altın bir dolgu var; bir doktor, cellattan eksik olmayan dokunuşlarıyla üstünüze eğilmiş, feryatlar içinde dişinizi salınmış köklerinden söküyor.

Zülfü Livaneli’nin Serenad’ında karşılaştığımız keman, “Gece”de de yolumuza çıkar. Hiçbir şeye sahip değilken bir kemana sahip olduğunuzu düşünün. Korkuyla tüm bakışlardan sakındığınız bir kemana.

Bir yolculuk, bir vagon daha. Duydukları insana ne kadar ağır gelir. Atlasın sırtına sürülen dünyadan ne kadar ağır yükler olabilir.

               “En azından sen bana acı…”

               “Ona acımak! Tek oğlu olan ben!”

Başladığı gibi acı ile son bulur her şey.

“Aynanın derinliklerinden bir ceset bana bakıyordu. Gözlerimdeki bakışı beni hiç terk etmedi.”

Şimdi Yahudileri, Nazileri, kötü, kötücül düşünen insanları bir tarafa bırakın. Bir çocuk olduğunuzu hatırlayın ve sıkın yumruklarınızı. Sıkın! Kalbiniz bir yumruk kadar. Bakın ve anımsayın ne kadar küçük. Küçük olan şu kalbinize ne kadar büyükçe bir nefret sığdırabilirsiniz. Lanetlenmiş veya aksi hangi tarihte, hangi unutulmuş toprakta, hangi çocuğun kalbi kötülükle doludur. Ve kötülüğü hak eder!

Elie Wiesel, belki çok dramatik belki de çok sansürlü bir şekilde 1943 yılında yaşadığı trajediyi kaleme almıştır. Tarihe kazınan bu tanıklığı ile Nobel Barış Ödülü’nü almaya layık görülmüştür.

İnceleme: Büşra Abacı

Kitap Adı: Gece

Yazar: Elie Wiesel

Çevirmen: Dila Balça Öğün

Basım Yılı: 2015

Yayın Evi: Koridor yayınları

ISBN: 9786054629978

 

Son Haberler

GS’den ‘sarı torba’ göndermeli paylaşımı: Bölge barolarından sert tepki!

Galatasaray-Amedspor maçı sonrası GS Store’un resmi sosyal medya hesabından...

Hizbullah’tan Irak Başbakanı’na gözdağı: Gizli dosyaları açıklarız

Irak Başbakanlığı’nın Musul Havalimanı’ndaki milis bağlantılı şirketlerin sözleşmelerini iptal...

“Süreç tıkanmadı, bir biçimiyle ilerliyor ancak somut adımlar atılmalı”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel...

İstanbul’daki Amedspor Dayanışma Gecesi’ne kimler katıldı? Rûdaw Rûdaw

Amedspor, Galatasaray maçı öncesinde İstanbul Ortaköy'deki Esma Sultan Yalısı'nda...

Trump İsrail’e askeri yardımı kesiyor: Muhalefetten Netanyahu’ya istifa çağrısı

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’e sağlanan yıllık yaklaşık 4...

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Irak Başbakanı Zeydi, Trump’ın Özel Temsilcisi Barrack ile görüştü

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak...

Türkiye Gündemi

‘Edebiyat ve Barış Konferansı’ düzenleniyor

Edebiyatçıların bir araya geldiği konferansta konuşan katılımcılar, barış sürecine...

Barış Annesi Elif Aslan yaşamını yitirdi

Barış Annesi Elif Aslan, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını...

Bu fotoğraf İYİ Parti’i karıştırdı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim...

Özel: Vahim iddialar doğru çıkarsa Sarıgül’ü biz de savunamayız

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa...

Numan Kurtulmuş: Süreç başarıyla ve hakikaten fevkalade üstün bir koordinasyonla rotasında devam ediyor

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda,...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...