14 Ekim 2026
15.2 C
İstanbul

Ortadoğu turuna başlayan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’den Rojava’ya operasyon ve Esad ile normalleşme açıklaması: Karşıyız

Ortadoğu turuna başlayan ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Türkiye’nin Rojava’ya yönelik askeri operasyonuna ve Esad yönetimi ile normalleşmeye karşı olduklarını yineledi, İran’a yönelik ise diplomaside sonuç alınamazsa askeri seçeneğin masada olduğu mesajı verdi.

Bölgede gerilimin arttığı bir dönemde ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Ortadoğu turuna başladı. Blinken, Mısır, İsrail ve Batı Şeria’da 31 Ocak’a kadar temaslarda bulunacak.

Blinken Ortadoğu turuna ilişkin Al Arabiya’nın sorularını yanıtladı.

“İran’nla ilgili endişelerini gidermenin en etkili yolunun diplomasi ancak diğer seçenekler de masada”

İran’a ilişkin gelen soruyu “İran’ın nükleer programıyla ilgili endişelerini gidermenin en etkili yolunun diplomasi olduğuna inanmaya devam ediyoruz. Diplomasi asla masadan kalkmaz. Ancak Başkan Biden, İran’ın nükleer silah edinmemesi konusunda kararlı olduğumuzu ve bunun olmamasını sağlamak için her seçeneğin masada olduğunu da açıkça belirtti. Ama bizim tercih ettiğimiz yol diplomasi olurdu” dedi.

“Buna askeri seçenek de dahil mi?” sorusuna “Her şey masada” yanıtını verdi.

İran’ın protesto gösterilerini acımazsızca bastırarak hak ihlali yaptığını söyleyen Blinken, İran’ın Ukrayna’ya yönelik savaşta  Rusya’ya dronlar ve potansiyel olarak diğer silah sistemleri sağlayarak desteklediğini belirtti. Ve bunun birçok ülkeyi endişelendirdiğini kaydetti.

“Askeri çabalarımızın amacı caydırıcılık, saldırı öncesi düşünmeyi sağlamak”

İsrail’in bölgedeki tatbikatının İran’ı caydırmak amacıyla mı gerçekleştiriliyor sorusuna ABD Dışişleri Bakanı şöyle yanıtladı:

“Tüm askeri çabalarımız, caydırıcılık fikri göz önünde bulundurularak tasarlandı – yani, olası bir saldırı öncesi iki kez, üç kez düşünmesini sağlamaya çalışmak. İşte caydırıcılık budur. Ve bunu gösterebilmek ve saldırganlık gelirse hazır olduğunuzdan emin olmak önemlidir. Ve caydırıcılık işe yaramazsa, kendinizi etkili bir şekilde savunabilecek durumda olduğunuzu da.”

“Birleşik Devletler, kendilerine baskı yapan rejimi değiştirmek isteyenleri her zaman desteklemektedir. Neden İran için durum böyle değil?” sorusuna ise “İran halkını destekliyoruz ama bu kararlar onların” dedi.

Blinken ‘İran’ın protestolar dış güçlerin işi’ tezini güçlendireceği için İran halkının kendi iradesi ve kararı ile protestoları yürütmesi gerektiğinin altını çizdi.

ABD ile Suudi Arabistan arasındaki OPEC+ gerilimine ilişkin ise Blinken “Suudi Arabistan ile onlarca yıldır, nesiller boyunca, önemli bir ilişkimiz var.  Ekim ayında OPEC+ kararıyla ilgili dile getirdiğimiz endişelerimiz vardı. Bence o zamandan beri Suudi Arabistan’ın bazı çok olumlu şeyler yaptığını gördük – örneğin, bu Rus saldırganlığı karşısında Ukrayna’ya çok önemli destek, insani destek sağlamak; Birleşmiş Milletler’de Rusya’nın saldırganlığına karşı BM Tüzüğü’nün – fiilen – oylanması; dünyadaki en kötü insani durumlardan biri olan Yemen’deki savaşı sona erdirmek için birlikte yaptığımız iş” dedi.

“ırak hükümeti ile çok ilgiliyiz”

Irak’ta yeni hükümete ABD’nin nasıl destek olacağına ilişkin ise ABD Dışişleri Bakanı şöyle değerlendirdi:

“Başbakan Sudani ile konuştum. Irak Hükümeti ile çok ilgiliyiz. Bence önemli olan iki şey var. Birincisi, elbette, IŞİD’in masum insanları öldüren eylemlerde bulunmamasını sağlamak için gerektiği şekilde mücadeleye devam etmek için kalıcı bir ortaklıktır. Irak Güvenlik Güçlerini desteklemeye ve IŞİD’den geriye kalanları alt edecek araçlara sahip olmalarını sağlamaya çok bağlıyız.

Ama aynı zamanda Irak’la çok daha geniş bir ortaklığımız var ve Irak’la, örneğin Irak’ın ekonomisini daha da geliştirmesine yardımcı olmak için üzerinde çalıştığımız bir Stratejik Çerçeve Anlaşmamız var. Bu çok ciddiye aldığımız bir şey. Oluşturduğumuz bu kapsamlı çerçevenin gerçekten anlam ifade ettiğini ve Irak halkının yaşamlarını iyileştirmeye yardımcı olacağını umuyoruz.”

Blinken ayrıca  Irak’ın daha geniş Arap topluluğuyla yeniden bütünleşmesinin çok önemli olduğunu ve Mısır da dahil olmak üzere ülkelerin bu çabaya öncülük etmede çok önemli roller oynadığını söyledi.

Rojava: Askeri harekat kimsenin çıkarına değil

“Türkiye’nin, Kuzey Suriye’deki saldırılarını destekliyor musunuz? Ve Türkler ile diğerlerinin Esad rejimine yönelik bu yakınlaşmasını nasıl görüyorsunuz?” sorusuna ise Antony Blinken şu yanıtı verdi:

“Yani iki şey. Kuzey Suriye’ye gelince, herkesi suları sakinleştirmeye çağırdık. Ve bizim ihtiyacımız olmayan şey, bence kimsenin ihtiyacı olan şey Kuzey Suriye’de bir askeri harekat değil. Bu, elbette sivillere ve masum insanlara çok büyük zarar verme riskini taşır. Bu aslında IŞİD’i uzakta tutmaya devam etme çabalarını sekteye uğratabilir ve olması gereken yere odaklanmayı engelleyebilir. Ve açıkçası, kimsenin çıkarına değil.Türkiye’nin meşru güvenlik çıkarları var. Buna itiraz yok. Ancak bu çıkarlar, bence bir askeri müdahale olmadan da etkili bir şekilde ele alınabilir.”

“Esad ile normalleşmeyi desteklemiyoruz”

Esad rejimi söz konusu olduğunda, bakın, biz çok netiz. Normalleşmeyi desteklemiyoruz. Zorluk şudur: Birleşmiş Milletler bir süreç, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasına yol açan adım adım bir süreç, ileriye dönük siyasi bir yol önerdi. Bunu destekliyoruz. Ne yazık ki Esad rejimi bu süreçte yer almıyor ve almayı da reddetti. Olmadığı sürece, nasıl ilerleyebileceğinizi görmek çok zor.”

İsrail ile Filistin arasındaki gerilime ilişkin ise “Kınadığımız ve üzüntüyle karşıladığımız korkunç terör saldırıları gördük. Başkan Biden bununla ilgili konuştu. Ayrıca çok derinden rahatsız edici sivil can kayıplarını da görüyoruz. Ve yakın vadede en önemli şey biraz sakinleşmeye çalışmak. Ama önümüzdeki birkaç gün içinde söyleyecek daha çok şeyim olacak” dedi.

Son Haberler

Bireysel silahlanma Haseki’de tamamen yasaklandı

Rojava’nın Haseke kentinde İç Güvenlik Güçleri, dün kent sokaklarında...

YPJ’den Haseke’deki olaylara ilişkin açıklama, valiye çağrı

Rojava Kadın Savunma Birlikleri (YPJ), Haseke’de Kürtlere ait bayrak, resim ve sembollere hakaret edilen görüntülerle ilgili bir açıklama yayımladı. YPJ, Suriye ve Rojava’da yaşamını yitiren savaşçıların fotoğraflarına yönelik saldırıyı “ahlaki ve ulusal bir suç” olarak nitelendirdi ve olayın sorumlularının cezalandırılmasını istedi. Dün yayımlanan bir videoda, görüntülerin Haseke kentinin Xiwêran Mahallesi'nde çekildiği belirtilmişti. Görüntülerde Kürt savaşçılara ait resimler, Abdullah Öcalan'ın fotoğrafları, Rojava'daki Kürt siyasi partilerinin bayrakları ve Özerk Yönetim bayrakların yırtılarak ayaklar altına alındığı görülüyor.  “Bu, halkın onuruna yönelik bir saldırıdır” YPJ, konuya ilişkin yayımladığı açıklamada bu eylemleri “halkın onuruna ve değerlerine yönelik bir saldırı” olarak nitelendirdi. YPJ Sözcüsü Roksan Mihemed, açıklamasında, yasa dışı hareket eden kişilerin bu “ahlak dışı” eylemlerinin toplumun inancının açıkça ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirterek şunları söyledi: “Şehitlerimiz, mücadelenin, onurun ve özgürlüğün sembolleridir. Onlar canları pahasına toprağı, adaleti ve toplumsal cinsiyet eşitliğini savundular. Bu sembollere yönelik saldırı, özgürlük için mücadele etmiş tüm kadınlara yönelik bir saldırıdır.” Suriye hükümetine çağrı YPJ, açıklamasında Suriye hükümetine, Haseke Valisi'ne ve iç güvenlik güçlerine sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu saldırıyı gerçekleştiren kişilerin tespit edilmesini ve cezalandırılmasını istiyoruz. Bu kişilerin cezalandırılması ve hesap vermesinin sağlanması, hakların korunması ve toplumsal değerlere saygı gösterilmesi konusundaki ciddiyetin ölçütü olacaktır.” YPJ ayrıca bu tür eylemler karşısında sessiz kalmayacağını belirterek şu mesajı verdi: “Bu saldırı, mücadele yolunda ilerlememizi, kadın haklarını savunmamızı ve şehitlerimizin mirasını korumamızı engelleyemeyecektir.”

Husiler, Suudi Arabistan’ın kalbini vurdu! Art arda patlamalar

Yemen'deki Husilerin hedefindeki Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da erken uyarı...

Müzisyen ve profesyonel dağcı Ali Sina Mostafavi idam edildi

İran’da bir müzisyen ve profesyonel dağcı olan Ali Sina...

Rojava ve Kobani üniversitelerinden uluslararası dayanışma çağrısı: Kürtçe eğitim bitirilmek isteniyor

Rojava Üniversitesi ile Kobani Üniversitesi, Suriye Yükseköğretim Bakanlığı tarafından...

YPJ komutanlarına üst düzey görev

İki Kürt kadın komutan  Kobani’de yeni görevlere atandı. Demokratik Suriye...

İsrail basını: Selman, Netanyahu’nun Husilere karşı iş birliği teklifini reddetti

İsrail basını, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Yemen’deki Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olmak istediğini ve Suudi Arabistan’ı bu yönde ikna etmeye çalıştığını öne sürdü. Habere göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, İsrail ile iş birliğinin ülke kamuoyunda olumsuz karşılanabileceği gerekçesiyle teklifi reddetti. İsrail’in Haaretz gazetesi, adlarının açıklanmasını istemeyen iki diplomatik kaynağa dayandırdığı haberinde, İsrail’in Yemen’deki Husilere yönelik saldırılara katılmak istediğini ve ABD’nin arabuluculuğuyla Suudi Arabistan’ı bu girişime ikna etmeye çalıştığını yazdı. Habere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suudi Arabistan ile ilişkileri geliştirmek ve iki ülke arasında normalleşme sürecinin önünü açmak amacıyla Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olmayı teklif etti. Diplomatik kaynaklardan biri, Netanyahu’nun ABD arabuluculuğuyla Suudi Arabistan’ı ikna etmeye çalıştığını, ancak Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın bu girişime karşı çıktığını ileri sürdü. “Selman, İsrail ile iş birliğine sıcak bakmadı” Haaretz’e konuşan kaynaklardan biri, Selman’ın İsrail ile güç birliği yapılmasının Suudi Arabistan kamuoyunda olumsuz bir izlenim yaratabileceği gerekçesiyle İsrail’in yardım teklifini reddettiğini iddia etti. Aynı kaynak, Veliaht Prens’in bu konudaki kesin tutumu nedeniyle İsrail’in Yemen’e yönelik olası bir askeri müdahalesinin gündemden çıktığını savundu. Süreç hakkında bilgi sahibi diğer kaynak ise İsrail’in, Suudi Arabistan ile ilişkileri normalleştirme hedefi doğrultusunda Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olma konusunda ısrarcı olduğunu belirtti. “Amaç normalleşme sürecinin önünü açmak” Haaretz’in haberinde, İsrail’in girişiminin temel hedeflerinden birinin Suudi Arabistan ile ortak hareket etmek ve iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek olduğu ifade edildi. Gazeteye konuşan kaynaklardan biri, sürecin amacını “Suudilerle çabaları birleştirmek, ilişkileri geliştirmek ve gelecekteki bir normalleşme anlaşmasının yolunu açmak” sözleriyle açıkladı. Habere ilişkin Suudi Arabistan makamlarından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Türkiye Gündemi

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...

Riyad’da ikinci Mekke İttifakı toplantısı: Gündemde hangi konular var?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve...

Erdoğan: Türkler, Kürtler ve Araplar olarak Selahaddin Eyyubi’nin ordusu gibi kenetleniyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkler, Kürtler, Araplar olarak...

Felsefenin öncü isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...