2 Ekim 2026
18.1 C
İstanbul

Bağdat’taki iç çatışmalarda ölü sayısı 25’e yükseldi

Irak’ta Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr’ın siyaseti bırakma kararının ardından patlak veren protestoların ardından başkent Bağdat ve Basra’da çatışmalar yaşandı. Rûdaw’a konuşan Irak Sağlık Bakanlığı kaynakları, çatışmalarda yaşamını yitirenlerin sayısının 25’e yükseldiğini açıkladı. Çatışmalarda 380’den fazla kişinin de yarandığını bildiriliyor.

Rudaw muhabiri Helkewt Aziz, Bağdat’ta Sadr yanlıları ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalarda en az 25 kişinin öldüğünü ve 380 kişinin de yaralandığını söyledi.

Bu arada, gösteriler Basra, Zikar, Babil, Kerbela ve Maysan da dahil olmak üzere Irak’ın güneyindeki diğer bazı şehirlerde gerginliğe yol açtı, ancak can kayıplarıyla ilgili resmi bir rakam açıklanmadı.

Sağlık kaynakları, ölenlerin “Sadr hareketinin lideri Mukteda es-Sadr’ın destekçileri” olduğunu söyledi.

Şii lider Mukteda es-Sadr’ın siyasetten çekildiğini açıklamasının ardından destekçileri Bağdat’taki Yeşil Bölge’de bulunan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı bastı. Güvenlik güçlerinin sert müdahalesinin ardından bu defa da Sadr destekçileri ile İran destekli gruplar arasında Yeşil Bölge dışında gerginlik yaşandı.

Irak’ta sokağa çıkma yasağı ilan edildi

Olayların tırmanması üzerine Irak hükumeti ülke genelinde sokağa çıkma yasağı ilan etti.

Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı, yerel saatle 19.00’dan itibaren bir sonraki duyuruya kadar ülke genelinde sokağa çıkma yasağının uygulanacağı duyuruldu.

Yeşil Bölge’ye 4 füze atıldı 

Bu gelişmelerin ardından Sadr Hareketinin askeri kanadı Seraya es-Selam’ın silahlı üyeleri sokağa indi.

Güvenlik güçleri ve Heşdi Şabi milislerinin de müdahalesi ile çatışmalar başladı. Çatışmalarda ağır silahlar da kullanıldı. Bu esnada Bağdat’ta bulunan Yeşil Bölge’ye çok sayıda havan topu düştü.

Irak Güvenlik Medya Ağı, hükümet kurumlar ve diplomatik elçilerin merkezinin bulunduğu Bağdat’taki Yeşil Bölge’ye dört füze fırlatıldığını açıkladı.

Irak Güvenlik Medya Ağı’ndan yapılan açıklamada Bağdat’ın Yeşil Bölgesi’ne dört füzenin fırlatıldığını ve füzelerin bir yerleşim bölgesine düştüğü bildirildi.

Sadr açlık grevine başladı

Olayların tırmanması üzerine Mukteda es-Sadr’ın şiddet olaylarını protesto etmek için açlık grevine başladığı duyuruldu.

Sadr Grubu yöneticilerinden Hassan el-Azari, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, Sadr’ın şiddet olayları ve silah sesleri dinene kadar açılık grevine devam edeceğini ifade etti.

Başkan Barzani ve Neçirvan Barzani’den çağrı

Olayların tırmanması üzerine Başkan Barzani, yaşananlardan duyduğu endişeyi dile getirerek itidal çağrısında bulundu.

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, ülkedeki siyasi krizi çözmek için tarafları Erbil’de diyalog masasına davet etti.

Siyasi gelişmeleri yakından endişeyle takip ettiğini dile getiren Barzani, barışçıl protestonun yasal bir hak olduğunu ancak gerilimi tırmandırmanın ve devlet kurumlarını sekteye uğratmanın hiçbir soruna çözüm getirmeyeceğini dile getirdi.

Kazimi’den protestoculara ateş açılmaması emri

Irak Başbakanı Mustafa Kazımi, Yeşil Bölge’deki protestoculara ateş açılmaması konusunda güvenlik güçlerine talimat verdi.

Kazımi, protestocuların can güvenliğini korumanın güvenlik güçlerinin sorumluluğunda olduğuna vurguladı.

Başbakan Kazımi ayrıca, Yeşil Bölge’deki olaylara ilişkin acil soruşturma başlatılmasına karar verdi.

Koordinasyon Çerçevesi’nden Sadr’a diyalog çağrısı

Şii çatısı kuruluşu Koordinasyon Çerçevesi, şiddet olaylarının patlak vermesinin ardından Mukteda es-Sadr’a diyalog çağırısında bulundu.

Koordinasyon Çerçevesi tarafından yapılan açıklamada, bütün Iraklıların Sadr Grubu destekçilerinin başlattıkları eylemleri endişe ile takip ettiği aktarıldı.

BM’den sükunet çağrısı

Öte yandan Birleşmiş Milletler Irak Misyonu (UNAMI) tarafından yapılan açıklamada, Sadr destekçilerine Yeşil Bölge’yi terk etmeleri ve hükümet binalarını boşaltmaları çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, “Bütün protestocuları Yeşil Bölge’yi terk etmeye ve hükümetin Irak’a hizmet etmek için sorumluluklarını yerine getirebilmesi için hükümet kurumlarının boşaltılması çağrısında bulunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.

UNAMI ayrıca, siyasi tarafları gerilimi düşürmeye ve diyaloğa çağırdı.

Cumhurbaşkanı Salih’ten itidal çağrısı

Yaptığı yazılı açıklama ile tüm tarafları itidale çağıran Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih de, barışçıl protestonun meşru bir hak olduğunu ancak devlet kurumlarını sekteye uğratmanın tehlikeli bir gelişme olduğunu dile getirerek, Sadr destekçilerinin devlet kurumlarından çekilmesini istedi.

Irak Parlamento Başkanı Halbusi’den itidal çağrısı

Irak Parlamento Başkanı Muhammed Halbusi de yaptığı açıklamada, Bağdat’ta meydana gelen olayları “tehlikeli” olarak nitelendirdi.

Tarafları “fitne ateşini söndürmeye” ve “uzlaşmaya” çağıran Halbusi, herkesin kaybedeceği bir çarpışmaya sürüklenmekten kaçınılmasını istedi.

ABD’den çağrı

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vidant Patel, 29 Ağustos 2022 Pazartesi gecesi düzenlediği basın toplantısında, Bağdat’taki ABD büyükelçiliğinin boşaltılması konusuna ilişkin bir soruya yanıt olarak, “İç güvenlik ve güvenlik konularında yorum yapmıyoruz” dedi.

Son Haberler

Kaynak: Irak’ta silahlı gruplar ‘silah bırakma’ taleplerini esnetiyor

Irak hükümetinin silahlı gruplarla silahların devlete teslim edilmesine yönelik...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Barzani Bağdat’ta ‘Egemenlik Günü’ne katıldı: Tam egemen ve federal bir Irak istiyoruz

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat'ta düzenlenen Egemenlik Günü...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Türkiye Gündemi

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...