2 Ekim 2026
15.4 C
İstanbul

Erdoğan: Yunanistan yola gelmeyecek, artık bu ülke ile ikili görüşme yapmayacağız

Erdoğan, Yunanistan’la ikili görüşmelerin yapılmayacağını belirterek, “‘Yunanistan yola gelmeyecek. Yunanistan’la Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Anlaşmamızı bozduk. Tarihten hiç ders almıyor musun? Türkiye ile dans etmeye kalkma yorulur, yolda kalırsın” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun Van ziyaretindeki açıklamalarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Van’da terör örgütünün ağzıyla konuşarak aklınca Kandil’e selam çakıyor” ifadesini kullandı. Erdoğan,
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na şu 10 soruyu da yöneltti.

“Bu zatın her ağzını açtığında hakkını savunduğu biri cezaevinden tüm taraflarına ‘Utanmıyor musunuz?’ diye ayar verdi ama süt dökmüş kedi misali hiç birini sesi öçıkmadı. Herhalde soluk borularını tutan el ses çıkarmalarına izin vermedi.

Kılıçdaroğlu’na birkaç soru sormak istiyorum. Şayet bu delikanlılığı yaparsa kendisini siyaseten ve tıbben mazur görmekten vazgeçip muhattap alacağız. Bu soruları yanıtları açık bir şekilde verirse kendisi ile ilgili tutumumuzu gözden geçireceğiz.

1-PKK’dan YPG’ye bölücü terör örgütünün bütün unsurlarını siyasi uzantıları ile birlikte en şiddetli şekilde lanetliyor mu lanetlemiyor mu?

2- Türkiye’nin PKK ve YPG’ye karşı yürüttüğü sınır ötesi harekatılarını destekliyor mu?

3-NATO üyesi tartışmalarında kendi devletinin izlediği politikaların yanında mı?
4-Türkiye’nin Akdeniz ve Ege’de verdiği milli mücadelede ülkesinin safında mı?
5-Dünyanın yaşadığı krizin ekonomik boyutunun ülkemize etkilerine karşı sürdürdüğümüz mücadeleye ilkesel düzeyde destek veriyor mu?

6-Mahkeme kararlarıyla yalan olduğu tescillenmiş iddiaları kenara bırakıp siyaseti ülkenin ali çıkarları üzerinden yürütmeye var mı?

7-Siyasi stratejilerini kendi partisinin mensuplarıyla belirlemeye yönelecek mi yönelmeyecek mi?

8-Bu toprakların tüm değerleri sembolleri ile asil bir devletin evladı gibi hareket etmeyi kabul ediyor mu?

9-Partisi içindeki her türlü terör örgütü destekçisi tecavüzcüyü tasfiye etmeyi düşünüyor mu?

10-Yüreği yetip 2023’te cumhurbaşkanı adayı olacak mı olmayacak mı?”

‘Yunanistan yola gelmeyecek’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan ile ikili görüşmelerin yapılmayacağını belirterek, “Yunanistan ile Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey anlaşmamızı bozduk. Tarihten hiç ders almıyor musun? Türkiye ile dans etmeye kalkma yorulur, yolda kalırsın. Bunlarla artık ikili görüşmeleri yapmıyoruz. Bu Yunanistan maalesef yola gelmeyecek. Ne zamanki yanlış yaptık der. Amerika’da Rum lobisi oraya gidecek orada konuşma aleyhimizde sözler sarf edecek. Biz bunlardan bıktık. Dürüst olacaksan karşımızda koltuğun hazır” değerlendirmesinde bulundu.

‘Atatürk Havalimanı kısmen vasfını sürdürecek’

Atatürk Havalimanı tartışmalarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Atatürk Havalimanı kısmen vasfını sürdürecek. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi şehrin bir nefes borusu, bir vahası olarak insanımıza hizmet verecektir. Yurt içi yurt dışı seyahatlerimizde Atatürk Havalimanımızı kullanıyoruz. Biz Atatürk Havalimanı’na 3 ayda 1006 odalı şehir hastanesi yaptık.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, “Yalan ve iftirayla millet bahçesi üzerinden bize saldıranlara en güzel cevabı pazar günü verdik. 560 bin kişinin katılımıyla program gerçekleştirdik. Bay Kemal dikkat et ‘Zulüm 1453’te başladı’ dediniz. İstanbulumuzun başta Kadıköy olmak üzere duvarlara bunları yazdınız. Bu ülkede bizden daha samimi gayretli çevreci yoktur.“ şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na yönelik sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kılıçdaroğlu Van’da aklınca Kandil’e selam çakıyor. Terör örgütünün ağzıyla konuşuyor. Van’ı depremden sonra yeniden inşa ettiğimizden haberi yok. Sen oraya kaç kere gittin? Bugüne kadar biz Van’a takribi olarak en az 35 milyar harcama yaptık. Kağıthane’ye Kağıttepe dediği gibi buraya da başka bir şey söyler. Haritadaki yerini bile gösteremez. Bay Kemal siyaset fukarası. Anlamaz bu işlerden.”

‘Yurtdışında ölüme terkedilen vatandaşlarımızı ambulans uçakla aldık, getirdik’

Erdoğan, Atatürk Havalimanı’na yapılan pandemi hastanesiyle ilgili de şunları söyledi:
Yurtdışında ölüme terkedilen vatandaşlarımız vardı ya ambulans uçakla aldık, getirdik, tedavileri devam ediyor. Almanya’da yaşlı ama bunun için ölüm baki dedikleri bir hastamız var, Bakanımız takip ediyordur, televizyonda gördüm, duydum. Biz elimizden geleni yapacağız. Biz Batılı’nın yaptığı gibi ölümü gözleyenlerden değiliz. Kalkıp bir hasta için entübedir, her an gidebilir diye ağıtlar yakmayız.”

TİP milletvekillerine tepki

TİP milletvekillerinin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ndeki eylemine de tepki gösteren Cumhurbaşkanı, ‘‘Devletin polisine rağmen pankart asmak istediler, hesabını hukuk önünde verecekler’‘ dedi.

Suriye’ye yönelik olası harekât

Suriye’ye yeni harekat mesajı da veren Erdoğan, yeni bir safhaya geçildiğini belirterek, ”Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizliyoruz. Ardından aşama aşama diğer bölgelerde aynısını yapacağız” şeklinde konuştu.
Erdoğan’ın açıklamalarının tamamı şöyle:
– Yılbaşından bugüne yaptığımız işler bile 20 yılda asırlık hizmetleri nasıl ülkemize kazandırdığımızı göstermeye yeterlidir. 1915 Çanakkale Köprüsü’nü hizmete sunduk, İdlib’de yapılan briket evlerin açılış törenine mesajla katıldık. Rize-Artvin Havalimanı’nın açılış töreninin gururunu hemşehrilerimizle paylaştık. Azerbaycan’da TEKNOFEST kuşağı gençlerimizin nasıl kucaklaştığına bizzat şahitlik ettik. Azerbaycanlı kardeşlerimizin 28 Mayıs Bağımsızlık Gününü teknoloji şöleni ile taçlandırmış olduk. İstanbul’un fethinin 569. yıldönümümün coşkusunu Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi ile müjdesiyle 560 bin kişinin katılımıyla milletimizle birlikte paylaştık. Durmadan dinlenmeden yolumuza devam ediyoruz.

Ayasofya açıklaması

İstanbul’a talan edilecek bir nimet olarak bakanlar sadece Fetih sırrını değil Cumhuriyeti de bugün bizim yaptıklarımızı da anlayamazlar.
Tarih fethettiğimiz her yerde güveni, huzuru hakim kılmak için verdiğimiz mücadelenin şahididir. Bugün de bayrağımızı dalgalandırdığımız her yeri esenlik yurdu haline getirmenin mücadelesini veriyoruz. Ayasofya’yı 84 yıl sonra asli hüviyetine yeniden kavuşturarak fethin bağrında açılan yarayı Allah’a hamdolsun kapattık. Ayasofya, İstanbul’un kalbinde yükselen sancak olarak medeniyetimizdeki yerini tekrar almıştır.

Atatürk Havalimanı tartışmaları

Atatürk Havalimanı kısmen vasfını sürdürecek. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi şehrin bir nefes borusu, bir vahası olarak insanımıza hizmet verecektir. Yurt içi yurt dışı seyahatlerimizde Atatürk Havalimanımızı kullanıyoruz. Biz Atatürk Havalimanı’na 3 ayda 1006 odalı şehir hastanesi yaptık. Yalan ve iftirayla millet bahçesi üzerinden bize saldıranlara en güzel cevabı pazar günü verdik. 560 bin kişinin katılımıyla program gerçekleştirdik. Bay Kemal dikkat et ‘Zulüm 1453’te başladı’ dediniz. İstanbulumuzun başta Kadıköy olmak üzere duvarlara bunları yazdınız. Bu ülkede bizden daha samimi gayretli çevreci yoktur.”

Son Haberler

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Irak’ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki...

ABD bugün itibarıyla Irak’tan tamamen çekiliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Irak’taki güçlerini 30 Eylül’e kadar...

Türkiye Gündemi

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...