2 Ekim 2026
15.4 C
İstanbul

ABD’nin Türkiye’ye S-400 yaptırım kararına Ankara, Bakü ve Moskova’dan tepki

Ankara ve Moskova, ABD’nin Türkiye’ye S-400 yaptırım kararı sonrası Washington’a tepki mesajları paylaştı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD yaptırımlarını eleştirerek ” (ABD yaptırımları) Elimizin tersiyle ittik. Bu, milli meseledir. Hepimiz bu dik duruşu, onurlu duruşu göstereceğiz” dedi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “ABD’nin Türkiye’ye yaptırım uygulaması, uluslararası hukuka karşı kibirli tutumunun bir başka tezahürüdür.” ifadesini kullandı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de yaptırım kararını, “kabul edilemez”, “haksızlık” ve “hukuka aykırılığın bir göstergesi” şeklinde değerlendirdi.

Yaptırım listesinde yer alan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, “Benim ve ekibimin duruşunu değiştirmeyecek, Türk savunma sanayisini hiçbir şekilde engelleyemeyecektir.” paylaşımı yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Twitter mesajında, “Türkiye, savunma sanayi alanındaki hedeflerine ulaşmak için adımlarını kararlı bir şekilde atmaya devam edecek.” dedi.

Dışişleri Bakanlığı: Yaptırımları kınıyor ve reddediyoruz

TBMM Genel Kurulunda konuşan Çavuşoğlu, “Biz artık Türkiye olarak gerektiğinde oyun kurucuyuz ama yeri geldiği zaman da ülkemizin menfaatlerine karşı oyun kuranların oyunlarını bozuyoruz. Güçlü olmak ve kendi hikayemizi yazmak zorundayız.” dedi.

Dışişleri Bakanlığı, S-400 yaptırımları konusunda yaptığı yazılı açıklamada “ABD’nin Türkiye’ye karşı tek taraflı yaptırımlar içeren kararını kınıyor ve reddediyoruz.” ifadesine yer verdi.

Açıklamada S-400’lerin NATO sistemleri bakımından bir zafiyet yaratacağına dair iddiaların teknik dayanaktan yoksun olduğuna işaret edilerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın da bizzat birçok vesileyle bu konuda Türkiye’nin haklılığını teslim ettiği vurgulandı.

Konunun diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Türkiye olarak meseleyi müttefiklik ruhuna uygun şekilde, diyalog ve diplomasi yoluyla ele almaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.” denildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Kaldı ki Türkiye, bu konuda NATO’nun da katılacağı teknik bir çalışma grubu kurulmasını teklif ederek, meselenin siyasi ön yargılardan uzak bir şekilde, nesnel ve gerçekçi bir zeminde ele alınmasını defaatle önermiştir. Bu itibarla ABD’nin konuyu iki müttefike yakışır şekilde diyalog ve diplomasi yoluyla çözme yönündeki önerimizi kabul etmeyerek, tek taraflı yaptırımlara başvurması her türlü izandan yoksun bir davranıştır. Türkiye, ilişkilerimizi olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmaz olan bu karara karşı gerekli adımları atacak, uygun gördüğü şekilde ve zamanlamayla mukabelede bulunacaktır. Türkiye, ulusal güvenliğini sağlamak için gerekli gördüğü tedbirleri almaktan da imtina etmeyecektir. Bu anlayışla ABD’yi, bugün açıklanan bu haksız yaptırım kararını gözden geçirmeye ve bu vahim yanlıştan bir an evvel geri dönmeye davet ediyor, Türkiye olarak meseleyi müttefiklik ruhuna uygun şekilde, diyalog ve diplomasi yoluyla ele almaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.”

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: ABD yaptırımları “hoyrat” bir şekilde kullanıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin Türkiye’ye S-400 yaptırım kararı almasını eleştirerek, “ABD’nin Türkiye’ye yaptırım uygulaması, uluslararası hukuka karşı kibirli tutumunun bir başka tezahürüdür.” dedi.

Lavrov, resmi temaslar için bulunduğu Bosna Hersek’te basın toplantısı düzenledi.

ABD’nin yaptırımları “hoyrat” bir şekilde kullandığına işaret eden Lavrov, “ABD’nin Türkiye’ye yaptırım uygulaması, uluslararası hukuka karşı kibirli tutumunun bir başka tezahürüdür. Elbette bu yaklaşım, askeri-teknik iş birliği de dahil olmak üzere, uluslararası arenada sorumlu bir katılımcı olan ABD’nin güvenilirliğine katkı sağlamıyor.” diye konuştu.

SSB Başkanı Demir: Türk savunma sanayisini hiçbir şekilde engelleyemeyecek

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, ABD’nin Türkiye’ye S-400 yaptırım kararı alınmasına yönelik, “Benim ve ekibimin duruşunu değiştirmeyecek, Türk savunma sanayisini hiçbir şekilde engelleyemeyecektir.” ifadesini kullandı.

Demir, ABD’nin Türkiye’ye yönelik aldığı yaptırım kararlarına ilişkin Twitter hesabından paylaşımda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tam bağımsız savunma sanayi hedefinde kararlı olduklarını dile getiren Demir, “Şahsım veya kurumumuza yönelik yurt dışında alınan herhangi bir karar, benim ve ekibimin duruşunu değiştirmeyecek; Türk savunma sanayiini hiçbir şekilde engelleyemeyecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

Oktay: Türkiye’nin dik duruşunu yaptırım kararı etkileyemez

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, ABD’nin Türkiye’ye S-400 sistemleri nedeniyle yaptırım uygulama kararı almasını, “Türkiye’nin dik duruşunu herhangi bir ülkenin yaptırım kararı etkileyemez.” şeklinde değerlendirdi.

Oktay, Twitter’daki paylaşımında şunları kaydetti: “ABD tarafından alınan yaptırım kararı, Cumhurbaşkanımız liderliğinde ulusal çıkarlarımız ve savunma sanayimiz için attığımız adımlardaki kararlılığımızı daha da artıracaktır. Türkiye’nin dik duruşunu herhangi bir ülkenin yaptırım kararı etkileyemez. ABD’nin bu kararını kınıyor ve düştüğü bu yanlıştan bir an evvel dönmeye davet ediyoruz.”

AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş: Karar gözden geçirilmeli

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, ABD’nin Türkiye’ye S-400 yaptırım kararına ilişkin, “ABD bu haksız ve yanlış kararları gözden geçirmeli, Türkiye’ye karşı bu ön yargılı yaklaşımlardan vazgeçmelidir.” ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, Twitter’dan yaptığı açıklamada, ABD’nin Türkiye’ye yönelik aldığı tek taraflı yaptırım kararlarının Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği açısından son derece akıl dışı ve vahim olduğunu belirtti. Kurtulmuş, şunları kaydetti: “ABD, bu haksız ve yanlış kararları gözden geçirmeli, Türkiye’ye karşı bu ön yargılı yaklaşımlardan vazgeçmelidir. Bu tür haksız ve yanlış kararlar, Türkiye’nin milli savunma sanayiindeki yükselişini ve yeniden güçlü ve büyük Türkiye istikametindeki yürüyüşünü durduramayacaktır.”

Azerbaycan’dan Türkiye’ye destek mesajı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ABD’nin Türkiye’ye S-400 yaptırım kararını, “kabul edilemez”, “haksızlık” ve “hukuka aykırılığın bir göstergesi” şeklinde değerlendirdiğini bildirdi.

Hacıyev, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Cumhurbaşkanı Aliyev, Türkiye’ye karşı tek taraflı yaptırımları kabul edilemez buluyor. Bazı NATO üyesi ülkeler benzer hava savunma sistemi kullanırken Türkiye’ye yaptırım uygulamak haksızlıktır. Cumhurbaşkanımız bu durumu çifte standart ve hukuka aykırılığın bir göstergesi olarak değerlendiriyor.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yaptırımların, Türkiye’nin savunma kabiliyetlerini güçlendirme adımlarını engellemeyeceğine emin olduğunu belirtti. Türkiye’nin bu konuyu ilgili çalışma grubu kapsamında objektif müzakere edilmesine yönelik önerileri karşılık bulmamıştır.”

Hacıyev, Azerbaycan’ın Türkiye’yi, Türkiye’nin de Azerbaycan’ı desteklediğini, her iki ülkenin daima birbirinin yanında olduğunu belirterek, 10 Aralık’ta Bakü’de düzenlenen Zafer Geçidi töreninde Recep Tayyip Erdoğan’ın da yer almasının bu birliğin örneği olduğunu kaydetti.

ABD’nin yaptırım kararı

ABD, Rusya’dan S-400 sistemlerinin alımı nedeniyle Türkiye’ye bazı yaptırımlar uygulama kararı aldı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı da karara tepki göstererek, “ABD’yi (Türkiye’ye yönelik) bu haksız yaptırım kararını gözden geçirmeye ve vahim yanlıştan geri dönmeye davet ediyoruz.” açıklamasında bulundu.

Son Haberler

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Irak’ta tarihi dönemeç: ABD askerlerini tamamen çekiyor

ABD askerlerinin Irak'tan tamamen çekilmesiyle ülkenin güvenlik dengelerinde ve bölgedeki...

ABD bugün itibarıyla Irak’tan tamamen çekiliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Irak’taki güçlerini 30 Eylül’e kadar...

Türkiye Gündemi

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...

DEM Parti kongreye gidiyor: Kapsamlı değişim neden sonraki döneme bırakıldı?

DEM Parti, iki yıldır devam eden çözüm sürecinin gölgesinde...