10 Ekim 2015’te Barış Mitingi için Ankara Garı önünde toplanan kalabalığa düzenlenen bombalı saldırıyla ilgili görülen davanın ertelenen duruşması bugün görülüyor. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar çıkması bekleniyor.
IŞİD tarafından düzenlenen, üç saniye arayla gerçekleşen iki intihar saldırısında 103 kişi hayatını kaybetmişti.
Hakkında dava açılan 26 sanıktan 10’u hakkında karar çıkması bekleniyor. Davada IŞİD üyesi olduğu tahmin edilen 16 kişi ise halen firari durumda.
Sanık Erman Ekici’nin geçen celsede de sağlık raporu sunan avukatı, bugünkü duruşma için de mazeret gönderdi. Ancak mahkeme heyeti avukatın bunu “yargılamayı uzatmak için yaptığını” değerlendirdi ve Ekici’ye CMK’dan (Ceza Muhakemesi Kanunu) müdafii atanmasına karar verildi.
Sanıklar son savunmalarına başladı.
26 Haziran’da görülen bir önceki duruşmada sanık ve avukatlarının, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaları alınacaktı ancak sanık avukatlarının salonda olmaması nedeniyle savunmalar alınamamıştı.
Sanık Erman Ekici’nin avukatının sağlık sorunları nedeniyle 3 günlük rapor aldığını ve buna ilişkin mazeret dilekçesi sunduğunu bildiren Mahkeme Başkanı, diğer sanıkların avukatlarının da salonda olmaması nedeniyle duruşmanın 1 Temmuz’a ertelendiğini açıklamıştı.
Duruşmanın ardından bir açıklama yapan 10 Ekim Barış Derneği Başkanı avukat Mehtap Sakinci, Mahkeme Başkanı’nın sözlerinden davanın karar aşamasına geldiğini tahmin ettiklerini belirtmişti.
Sakinci, hala araştırılacak hususların olduğunu, yargılamanın bu aşamasında karara gidilmemesi gerektiğini düşündüklerini ifade etmişti.
Sakinci, 1 Temmuz’daki duruşmaya geleceklerini söyleyerek, “Karar her neyse o kararı teşhir edeceğiz. Haksız kararların her zaman karşısında duracağız ve gerçek adaleti talep etmeye devam edeceğiz. Geride kalanların sorumluluğu kapsamında biz elimizden geleni yaptık. Biz, ‘bitti’ demeden bu dava bitmeyecek. Karar her ne olursa olsun taleplerimiz açısından yolun çok başındayız” ifadelerini kullanmıştı.
Anayasa Mahkemesi, kamu görevlilerinin ihmali olduğuna ilişkin yapılan bireysel başvuruyu geçtiğimiz aylarda reddetmişti.

10 Ekim 2015’te ne oldu?
1 Kasım seçimlerine kısa süre kala Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) çağrısıyla 10 Ekim 2015 Cumartesi günü Ankara’da Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’nin düzenlenmesi planlandı.
Bu miting için başka sivil toplum kuruluşları da katılım çağrısı yaparken, aralarında Tarık Akan, Rutkay Aziz ve Bilgesu Erenus’un da bulunduğu sanatçılar da destek verdiklerini açıkladı.
Mitinge ayrıca Emekçi Hareket Partisi (EHP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Emek Partisi (EMEP), Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Kültür Vakfı, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD), Halkevleri ve Haziran Hareketi de katılacağını açıkladı.
Mitingden kısa bir süre önce düzenlenen basın toplantısında DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, “13 yıllık AKP politikalarından mağdur olan herkes o gün Ankara’da olacak” dedi.
Miting için gelen katılımcıların sabah saat 10:00’da Ankara Tren Garı önünde buluşması ve buradan Sıhhiye Meydanı’na yürümesi planlanıyordu.
Kortejin önünde mitingi düzenleyen DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak imzalı üzerinde “Savaşa inat, barış hemen şimdi. Emek, barış ve demokrasi” yazılı bir pankart yer alıyordu.
Ancak katılımcıların toplanmaya ve kalabalığın artmaya başladığı sırada saat 10:04’te peş peşe iki patlama meydana geldi.
İki kişi tarafından eşzamanlı düzenlenen bu intihar saldırılarında 103 kişi yaşamını yitirirken, 500’den fazla kişi de yaralandı. Bu olay, Türkiye tarihinin en kanlı intihar saldırısı olarak kayıtlara geçti.
Olayla ilgili açılan davanın iddianamesinde canlı bombaların 1990 doğumlu Yunus Emre Alagöz ile açık kimliği tespit edilemeyen Suriye uyruklu kişi olduğu belirtildi.
Yunus Emre Alagöz’ün 1995 doğumlu erkek kardeşi Abdurrahman Alagöz’ün de Temmuz 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde 34 kişinin yaşamını yitirdiği, 100’den fazla kişinin yaralandığı intihar saldırısını gerçekleştiren kişi olduğu açıklandı.
Saldırının ardından 3 gün ulusal yas ilan edildi.
Saldırıyla ilgili davada 9 sanığa “Anayasal düzeni ihlal” suçundan birer kez, “kasten öldürme” suçundan da 100’er kez olmak üzere toplam 101’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. 9 sanığa ayrıca öldürmeye teşebbüsten 10 bin 557’şer yıl hapis cezası verildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma sonucu aralarında “Türkiye’deki IŞİD saldırılarının planlayıcısı” olarak nitelendirdiği İlhami Balı’nın da bulunduğu 35 kişi hakkında dava açtı.



