10 Ekim 2026
24.8 C
İstanbul

1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması tartışmaları sürüyor

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Nisan ayında yaptıkları açıklamalarla 1 Mayıs’ta İstanbul’daki kutlamalar için Taksim Meydanı’nı işaret etti

Bu kapsamda bu kurumların temsilcileri ile İstanbul Valisi Davut Gül arasında görüşmeler de yapıldı.

Ancak Gül 23 Nisan’da, Taksim’de kitlesel kutlamalara izin verilmeyeceğini açıkladı ve kutlamaların farklı bir adreste yapılabileceğini belirtti.

İlerleyen günlerde ise Valilik tarafından belirlenen 40 kutlama noktasına sendikalar tarafından başvuru yapılmadığını belirtti.

Emek örgütleri bu süreçte Taksim taleplerini değiştirmezken Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ise hükümete, Taksim’i kutlamalara açma çağrısı yaptı.

30 Nisan’da partisinin haftalık grup toplantısında konuşan Özel, Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs’ta kapalı olmasının “o iktidarın başarılı olduğunu değil, aslında muktedir olamadığını, lüzumsuz bir tedirginlik içinde olduğunu ve güvenliği sağlayamayacağını peşinen itiraf ettiğini” gösterdiğini söyledi.

Sendikalarla birlikte çalışarak “kimsenin burnu kanamadan” meydandaki kutlamalara izin verilmesi talebinde bulunduklarını yineleyen Özel, telefonla görüştüğü İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın “birtakım mahsurları, birtakım istihbaratları birtakım yasa dışı örgütlerin yapmış olduğu çağrıları gerekçelendirerek” buna izin verilmeyeceğini söylediğini aktardı.

DİSK, Türkiye’de 1 Mayıs’ların simgesinin Taksim meydanı olduğunu savunuyor.

Konfederasyonun Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, yaptığı açıklamalarda, “işçilerin, emekçilerin mücadelesinin ve geleneğinin, emeğe saygının bir simgesi var, Taksim Meydanı” diyor.

Çerkezoğlu, 1 Mayıs 1977 kutlamalarında 34 kişinin yaşamını yitirdiği olayları hatırlatarak, “Taksim Meydanı 1977’den beri yüreğimizdeki yaradır; yeniden yasaklandığı 2013’ten beri en büyük hasretimizdir” ifadelerini kullanıyor.

DİSK Genel Başkanı, “12 Ekim 2023 tarihli Anayasa Mahkemesi (AYM) kararının da Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs meydanı olduğunu hukuksal olarak belgelediğini” savunuyor.

AYM, 2014 ve 2015’te Taksim’deki kitlesel 1 Mayıs kutlamalarına izin verilmemesiyle ilgili yapılan başvurularla ilgili olarak 2023’te verdiği kararında, olaylarda toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar vermişti.

Mahkemenin değerlendirmesinde kısaca şu ifadeler yer almıştı:

“Sembolik bir değeri olan Taksim meydanı, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ile bağlantılı ele alındığında başvurucular, diğer sendikalar ve işçiler nezdinde öneme sahiptir.

“Bu nedenle işçi ve sendika kültürünü oluşturan yapı taşlarından biri olan Taksim meydanı, yalnızca 1 Mayıs günü orada bulunanların dayanışmasını değil aynı zamanda emekçilerin ortak hafızasının varlığını göstermektedir.”

AYM’nin kararında “kendisini o kültürün bir parçası olarak gören her kişinin 1 Mayıs günlerinde Taksim Meydanı’nın ifade ettiği anlamı doğrudan tecrübe etmek ve edindiği tecrübeyi kuşaklar boyunca aktarmak için orada bulunma hakkının olduğu” belirtilmişti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan son haftalarda yaptığı çeşitli açıklamalarda Taksim Meydanı’nda kitlesel kutlama taleplerini eleştirdi.

Işıkhan, “Görüştüğümüz sendikaların Taksim Meydanı ısrarı olmadı. Türkiye’nin tüm meydanları işçilere açık. Emekçilerimizin alın teri Taksim’e sığmayacak kadar değerlidir” dedi.

Bakan Işıkhan, Taksim’de kutlamaları savunan CHP’yi de eleştirdi.

CHP ise Işıkhan’ı “Gitmediğiniz konfederasyonlara kulak verin” sözleriyle eleştirdi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise 29 Nisan’da yaptığı açıklamada, “Taksim Meydanı’nın Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında belirlenen ve ilan edilen, yer ve güzergahlar arasında olmadığını” söyledi.

Yerlikaya, “Taksim Meydanı ve çevresinin toplantı ve gösteri yürüyüşü için uygun olmadığını” savundu.

Bunun gerekçesini ise “Araç ve yaya akışının çok yoğun olduğu bu bölge, güvenlik tedbirlerinin alınmasını zorlaştırdığı gibi kişi hak ve özgürlüklerinin korunmasında da ciddi riskler barındırmaktadır” sözleriyle aktardı.

“Taksim Meydanı’nda kutlama için başvuruda bulunanların kendilerine İstanbul Valiliği tarafından izin verilmemesine rağmen Taksim çağrılarına devam ettiğini” belirten Yerlikaya şunları ekledi: “Ayrıca görüyoruz ki terör örgütleri de son bir haftadır 54 ayrı sosyal medya hesabından ‘Taksim Meydanı’na gelin’ çağrısı yapıyorlar.”

İçişleri Bakanı, “Sosyal medyadan çağrı yapan terör örgütlerinin, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarını bir eylem ve propaganda sahası haline getirmelerine asla ve asla müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Emek örgütleri ise bütün bu süreçte Taksim çağrılarını yineledi.

DİSK, Taksim Meydanı’na varmak üzere iki yürüyüş kolu oluşturulacağını açıkladı.

Buna göre bir yürüyüş kolu Saraçhane Meydanı’nda diğeri ise Beşiktaş Meydanı’nda olacak.

Saraçhane Meydanı’nda DİSK, TMMOB ve TDB’nin kortejleri yer alacak.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de sosyal medya hesabı X’ten yaptığı açıklamada Saraçhane’de toplanma çağrısı yaptı.

Yine Türkiye İşçi Partisi (TİP), Türkiye Komünist Partisi (TKP), Emek Partisi (EMEP), SOL Parti ve Türkiye Komünist Hareketi de (TKH) Saraçhane’de toplanacaklarını açıkladı.

KESK ve TTB kortejleri ise Beşiktaş Meydanı’nda olacak.

DEM Parti İstanbul İl Örgütü de Beşiktaş’taki Balmumcu Bulvarı’nda bir araya gelme çağrısı yaptı.

İstanbul Valiliği ise toplu ulaşıma sabah erken saatlerden itibaren kısıtlamalar getirileceğini duyurdu.

Valilik, kısıtlama uygulamalarının kapsamıyla ilgili detaylı bir açıklama yayımladı.

Bu arada Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ve Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) ise Taksim’de kutlama konusunda DİSK ile aynı görüşte değil.

1 Mayıs’ı her yıl kitlesel olarak farklı bir şehirde kutlayan TÜRK-İŞ, bu seneki kutlamaları Bursa’da yapacağını duyurdu.

Yine her yıl farklı bir adres seçen HAK-İŞ ise bu yılki programını Kocaeli’nde düzenleyecek.

Taksim Meydanı, 1 Mayıs kutlamaları açısından önemli bir tarihe sahip.

1976 yılında DİSK’in organizasyonuyla 1 Mayıs’ta, meydanda kitlesel bir kutlama gerçekleştirildi.

1977’de daha da geniş katılımlı bir kutlama yapıldı. Ancak kalabalığa açılan ateş sonucu oluşan kargaşada 34 kişi kişi hayatını kaybetti.

Olayın failleri bulunamadı. Bu olay kamuoyunda “kanlı 1 Mayıs” olarak da tanımlandı.

1978’de yine Taksim Meydanı’nda geniş katılımlı bir kutlama düzenlerken bir yıl sonra dönemin Sıkıyönetim Komutanlığı, İstanbul’da 1 Mayıs mitinglerine izin vermedi.

1 Mayıs 1989’da Taksim Meydanı’na çıkmaya çalışan gruplara polis müdahale etti. Polis ile göstericiler arasında yer yer çatışmalar yaşandı. İşçi Mehmet Akif Dalcı, vücuduna isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi.

DİSK, 1977 olaylarının 30. yıl dönümünü olan 2007’de, Taksim’de 1 Mayıs kutlamalarını yeniden gündeme taşıdı.

O yıl polis, meydana yürümek isteyenlere müdahale etti. Bir grup meydana girebildi.

2008’de farklı yönlerden Taksim’e çıkmak isteyen göstericilere polis müdahale etti. Yer yer çatışmalar yaşandı.

1 Mayıs’ın resmi bayram ilan edildiği 2009’da da yine müdahaleler yaşanırken belli büyüklükte bir grup meydana girebildi.

2010’da Taksim’deki kutlamalara izin çıktı. 2011 ve 2012’de de bu durum devam etti. Bu üç yılda da kutlamalar kalabalık ve coşkulu geçti, herhangi bir gerilim yaşanmadı.

2013’te meydandaki inşaat gerekçe gösterilerek kitlesel kutlamalara izin verilmedi. Bu tutum, günümüze kadar devam etti.

O yıl ve devam eden yıllarda polis, meydana yürümek isteyen gruplara müdahale etti.

İstanbul’da 2016’dan sonra 1 Mayıs kutlamalarının adresi Bakırköy ve Maltepe gibi yerler olsa da küçük grupların Taksim’e çıkma çabaları ve polis müdahaleleri devam etti.

AYM’nin, 2014 ve 2015’te Taksim’deki 1 Mayıs kutlamalarının yasaklanmasıyla ilgili 12 Ekim 2023’te verdiği hak ihlali kararı ise Taksim Meydanı’nda kutlamaların yeniden gündeme gelmesinde etkili oldu.

 

Son Haberler

Trump’tan Nobel’e tepki: Sekiz savaşı bitirdim, ödül benim

ABD Başkanı Donald Trump, 2026 Nobel Barış Ödülü’nün Navi...

Ömer Öcalan, İmralı’daki aile görüşmesinin ayrıntılarını açıkladı

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, İmralı Cezaevi’nde bulunan...

Haseke Valisi’nden sağduyu çağrısı

Haseke’de yaşanan gerginliğin ardından açıklama yapan Haseke Valisi Nureddin...

Mazlum Abdi: “Kürtçe resmi dil oldu, anadilde eğitim çalışmalarımız da sürüyor”

Suriye Cumhurbaşkanı Danışmanı Mazlum Abdi, “ Kürtçe resmi dil...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Suriye tarafında yaşayan Kürtler için bir ilk: Kürtçe dersi için uzman müfettişler görevlendirildi

Suriye Eğitim Bakanlığı, Halep’te Kürtçe dersi için iki uzman müfettişi resmen görevlendirdi. Bu adım, Suriye hükümetinin Kürtçe eğitimi alanında attığı yeni bir adım olarak değerlendiriliyor. Suriye Eğitim Bakanlığı Eğitim Programlarını Geliştirme Genel Müdürü İsmetullah Ramazan’ın imzasını taşıyan ve 8 Ekim 2026 tarihli resmi yazıya göre, Menan Nasır Cafer ile Abdüsselam Hüseyin Hüseyin, Halep Eğitim Müdürlüğünde Kürtçe dersi uzman müfettişliği görevini yürütecek. Yazıda, Kürtçe öğretmenlerinin seçimi için düzenlenen yarışma, öğretmenlerin okullara dağılımı ve uzman komisyon tarafından yapılan mülakat ve değerlendirmelerin ardından iki ismin aday gösterildiği belirtildi. Her iki kişinin de Halep Eğitim Müdürlüğü çalışanı olduğu ve Kürtçe dersi müfettişliği işlerini yürütmekle görevlendirildiği kaydedildi. Bu görevlendirmeyle Suriye’de ilk kez Kürtçe dersi için resmi olarak uzman müfettiş atanmış oldu. Mazlum Abdi ile eğitim görüşmesi 2 Ekim’de Suriye Eğitim Bakanı Muhammed Abdurrahman, Suriye Cumhurbaşkanı Danışmanı Mazlum Abdi ile bir araya geldi. Görüşmede, Rojava’da üniversite öncesi eğitimle ilgili konular ele alındı. Toplantıda Kürtçe ders kitaplarının ve bu alanda görev yapacak öğretmenlerin temini ile eğitim sektöründeki entegrasyon dosyalarına ilişkin işlemlerin tamamlanması konuları görüşüldü. Suriye Eğitim ve Öğretim Bakanlığının açıklamasına göre, Bakan Abdurrahman ile Mazlum Abdi arasındaki görüşmeye Bakan Yardımcısı Yusuf Anan da katıldı. Bakanlığın açıklamasında, görüşmenin ana gündem maddesinin 2026 tarihli 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ve buna ilişkin uygulama talimatlarının hayata geçirilme mekanizmaları olduğu belirtildi. Açıklamada, özellikle Kürtçe ders kitaplarının ve öğretmenlerin temini ile eğitim alanındaki entegrasyon dosyalarına ilişkin işlemlerin tamamlanması üzerinde durulduğu kaydedildi.

Kürt muhalif gruba İHA saldırısı

Irak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil’e bağlı Topzawa nahiyesinde, İran...

Türkiye Gündemi

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...

Riyad’da ikinci Mekke İttifakı toplantısı: Gündemde hangi konular var?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve...

Erdoğan: Türkler, Kürtler ve Araplar olarak Selahaddin Eyyubi’nin ordusu gibi kenetleniyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkler, Kürtler, Araplar olarak...

Felsefenin öncü isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...