4 Ekim 2026
16.2 C
İstanbul

Ukrayna: Barış planında ‘ABD ile anlayış birliğine varıldı’

Ukrayna’da barış çabası sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump, özel temsilcisi Steve Witkoff’un Rusya’ya planı görüşmeye gideceğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna barışı için umutlu. Hazırlanan barış planına dair son görüşmelerin yapılacağını açıkladı.

ABD Başkanı Donald Trump son yaptığı açıklamada, barış planı taslağında yalnızca birkaç maddede anlaşmazlık kaldığını söyledi. Trump ayrıca Özel Temsilci Steve Witkoff’a Moskova’da Vladimir Putin’le görüşme talimatı verdiğini belirtti.

Trump, “Umarım yakında her iki tarafla da görüşebilirim. Ancak bu anlaşma kesinleştiğinde ya da anlaşmada son aşamaya gelindiğinde olacak.” dedi.

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce sona ermesini istediklerini ve sadece geçen ay bu savaşta 25 bin civarında Rus ve Ukrayna askerinin öldüğünü ifade eden Trump, “Artık bir anlaşmaya çok yaklaştığımızı düşünüyorum. Bakalım, göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna krizinin daha kolay hallolabileceğini düşündüğünü ancak Başkan olup süreçle ilgilenmeye başladıktan sonra bu savaşın düşündüğünden daha karmaşık olduğunu anlatan Trump, “Ancak bir yıldan kısa bir sürede ilerleme kaydettiğimizi düşünüyorum.” değerlendirmesini yaptı.
Avrupa’nın güvenlik garantilerinde büyük ölçüde yer alacağını belirten Trump, “28 maddelik ilk plan sadece bir haritaydı. Witkoff gelecek hafta Moskova’da Putin’le görüşecek. Ruslar taviz veriyor, anlaşmaya varmak için tarih kısıtlaması yok” dedi.

Trump’tan önce sonucu görelim vurgusu

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin ABD’ye yapması beklenen ziyaretine ilişkin de konuşan Trump, önce barış anlaşması konusunda neticeyi görmek istediğini ima etti.

ABD Başkanı, “(Zelenski’nin) Gelip gelmeyeceğini bilmiyorum, ama önce bir anlaşma yapmalıyız diye düşünüyorum. Rusya ile iyi görüşmeler yapmaya başladık. Ukrayna iyi gidiyor. Bence onlar bu durumdan oldukça memnunlar” değerlendirmesini yaptı.

28 maddelik barış planının daha ziyade Ruslara yaradığı yönündeki bazı eleştirilere de yanıt veren Trump, “O sadece bir haritaydı, bir plan değildi. Bir konseptti. Oradan 28 maddenin her birini aldılar ve sonra 22 maddeye indiler. Bunların birçoğu aslında çok olumlu bir şekilde çözüldü. Neler olacağını göreceğiz” şeklinde konuştu.

Trump ayrıca, Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un yanı sıra damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner’in de haftaya Moskova’ya giderek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşebileceğini sözlerine ekledi.

ABD Başkanı Trump, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Cenevre’de yapılan müzakerelerin çok verimli geçtiğine işaret ederek, bu süreçte “büyük ilerleme” kaydedildiğini açıklamıştı.

Trump, barış görüşmelerinin Rusya ayağı için Özel Temsilci Steve Witkoff’a Moskova’da Devlet Başkanı Putin’le görüşmesi talimatını verdiğini ifade etmişti.

Ne oldu?

Trump yönetimi tarafından önerilen ilk planın Rusya’nın lehine olduğu yorumları yapılıyordu, ancak daha sonra Ukrayna’nın çıkarlarının daha fazla gözetildiği yeni bir plan duyuruldu.

Üst düzey bir Ukraynalı yetkili AFP’ye (Agence France-Presse) verdiği demeçte, yeni planın “önemli ölçüde daha iyi” olduğunu ve Kiev’in talepleriyle daha uyumlu olduğunu belirtti. Buna rağmen ABD’li yetkililer, taraflar arasında hala bazı “hassas” ve çözülmemiş meselelerin kaldığını kabul ediyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise plana kötümser yaklaşıyor ve bugün yaptığı açıklamada, Rusya tarafından ateşkes veya yeni öneri üzerinde müzakere etmek için “gerçek bir istek olmadığını” söyledi.

Yoğun görüşmeler geçen hafta sonu, Ukrayna ve ABD temsilcilerinin Trump’ın 28 maddelik planını görüşmek üzere Cenevre’de bir araya gelmesiyle başladı. Amerikan medyasına göre, ABD ve Rus heyetlerini içeren görüşmelerin son turu BAE’nin Abu Dabi kentinde gerçekleşti. Eş zamanlı olarak, Ukrayna’yı destekleyen 30 ülkelik bir grubun liderleri Salı günü video konferans yoluyla toplandı.

ABD’nin baş müzakerecisi Dan Driscoll, Rus mevkidaşlarıyla yaptığı toplantıdan iyimser bir şekilde ayrılarak, “Görüşmeler iyi gidiyor ve hâlâ iyimseriz” dedi. Beyaz Saray da “büyük ilerleme” kaydedildiğine işaret etti ancak “çözülmesi gereken bazı hassas fakat çözülmemiş detayların kaldığı” konusunda uyarıda bulundu.

Ancak Şubat 2022’de başlayan savaş devam ediyor. Salı günü sabahın erken saatlerinde, çok sayıda Rus insansız hava aracı ve füzesinin şehrin üzerine yağması ve birçok konut binasında yangına neden olmasıyla güçlü patlamalar Kiev’i sarstı.

“Önümüzde zorlu bir yol var”

Trump geçen hafta, barış önerisinin ABD’deki Şükran Günü tatiline denk gelen Perşembe gününe kadar Kiev tarafından onaylanmasını istediğini açıkladı.

İlk plan, Ukrayna’nın NATO üyeliğinin kalıcı olarak yasaklanması ve ülkenin topraklarının geniş bir bölümünü Rusya’ya bırakmasının talep edilmesi dahil olmak üzere Moskova’nın bazı savaş hedeflerini destekliyordu; bu da Ukrayna ve Avrupa’da büyük endişe yarattı.

Yeni plan Ukrayna için önemli ölçüde daha kabul edilebilir durumda. Ukraynalı yetkili AFP’ye yaptığı açıklamada, temel iyileştirmelerden birinin, ülkenin gelecekteki askeri güçleri için önerilen sayının 600 bin askerden 800 bine çıkarılması olduğunu belirtti.

Ukraynalı müzakereci Rüstem Umerov Salı günü yaptığı açıklamada, anlaşmanın “özü üzerinde” Ukrayna ve ABD arasında “ortak bir anlayış” olduğunu belirtti, ancak diğer detayların Zelenski ve Trump arasında “en kısa uygun zamanda” yapılacak doğrudan görüşmelerde karara bağlanması gerektiğini de ekledi.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise uyarıda bulunarak, “Hâlâ önümüzde uzun ve zorlu bir yol var” dedi

 

Son Haberler

Seyyid’ül Şüheda: Kürdistan Bölgesi’nin güvenliği Irak’ın güvenliğidir

Seyyid'ül Şüheda Tugayları Genel Sekreteri Ebu Ala el-Welayi, ABD...

Felsefenin öncü isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu...

Irak Dışişleri Bakanı Hüseyin duyurdu: ABD talebimizi kabul etti

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, ABD Hazine Bakanı Scott...

Kaynak: Irak’ta silahlı gruplar ‘silah bırakma’ taleplerini esnetiyor

Irak hükümetinin silahlı gruplarla silahların devlete teslim edilmesine yönelik...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Barzani Bağdat’ta ‘Egemenlik Günü’ne katıldı: Tam egemen ve federal bir Irak istiyoruz

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat'ta düzenlenen Egemenlik Günü...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Türkiye Gündemi

Felsefenin öncü isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.