Haber Merkezi I Trump, “48 saat içinde büyük kararlar” sözü verdi; Putin “provokasyona” karşı uyardı. ABD-Rusya gerilimi kırmızı alarm seviyesine yükseldi ve Güvenlik Konseyi şüpheli kimyasal saldırıya karşı “Acil” toplantı yaptı.
Moskova ile Washington arasında söz savaşı patlak verdi.
Suriye’de, muhalif grupların bulunduğu Duma’ya kimyasal saldırı haberlerinin gelmesi üzerine hem Rusya hem de ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni “acil” toplantıya çağırdı. Toplantıda hem Rus hem de ABD’li yetkililer sert tartışmalar yaşadı.
ABD toplantıda, Suriye’de kimyasal silah kullanımını araştıracak yeni bir BM mekanizması kurulması için hazırladığı karar tasarısını Güvenlik Konseyine sundu.
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasiyly Nebenzia, kimyasal silah kullanımı iddiaların “uydurma” olduğunu öne sürdü.
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, “Rusya’nın elinde, Suriye’de kimyasal silahla öldürülen çocukların kanı olduğunu” söyledi. Haley, son durumun artık hiçbir şekilde hoşgörüyle karşılanamayacağını belirtti. Kimyasal silah kullanımını bir “canavarlık” olarak değerlendiren Haley, Rusya ve İran’ı, Esat’ı destekleyerek bu “vahşi” saldırıların arkasında olmakla suçladı.
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vasiyly Nebenzia da Suriye’nin devlet yönetiminde “meşru” bir hükümet olduğunu, Suriye’deki yönetiminden, “ Esat rejimi” diye bahsetmenin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Fransa BM Daimi Temsilcisi Francois Delattre, “Esat rejiminin” kimyasal saldırılardan sorumlu olduğunu belirterek, “Şam rejimi, devlet terörüyle masum insanları öldürüyor. İnsanlık suçu işliyor. Esat rejiminin destekçileri Rusya ve İran’da, bu vahşetin durmasını istemiyorlar,” diye konuştu.
Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi de “Meslektaşım ABD temsilcisi, ülkemi tehdit ediyor.” dedi. Caferi, kullanılan “Esat rejimi” ifadesiyle ilgili de rahatsızlıklarını dile getirip, “Birleşmiş Milletler’de biz de Amerika rejimi diye konuşsak olur mu? “ diye sordu.
Caferi, Güvenlik Konseyinde 18 yıl önce “Irak’ta kimyasal silahlar olduğu” konusunun konuşulduğunu hatırlatarak, “Ancak Irak’ta bunca yıla rağmen tek bir kimyasal silah bulunmamıştı.” ifadesini kullandı.
ABD toplantıda, Suriye’de kimyasal silah kullanımını araştıracak yeni bir BM mekanizması kurulması için hazırladığı karar tasarısını Güvenlik Konseyine sundu. ABD’nin hazırladığı karar tasarısına göre, BM bünyesinde kurulacak mekanizma bir yıl görev yapacak, ilk araştırma raporunu üç ay sonra Konseye ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütüne (OPCW) yazılı olarak sunacak. ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, sundukları yeni tasarının yarın (Salı günü) BM Güvenlik Konseyinde oylanmasını istediklerini belirtti.
Konsey toplantısından sonra basın mensuplarına yapılan açıklamada yeni karar tasarısı konusunda gerekli çalışmaların bugün ve yarın devam edeceği belirtildi.
Gerilim nasıl tırmandı?
Suriye’deki kurtarma ekipleri ve sağlık görevlileri, Cumartesi günü Duma’da “çocuklar ve kadınlar da dahil olmak üzere” düzinelerce insanı öldüren “zehirli klor gazı saldırısı” olduğunu açıkladı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve müttefiki Rusya hükümeti, iddiaları “dezenformasyon” olarak adlandırdı. Pazartesi günü devam eden açıklamalarda, ABD Başkanı Donald Trump ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin “provokasyon”a karşı uyarıda bulundu.
Aynı saatlerde, Kremlin tarafından yapılan bir açıklamada, Putin’in Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtildi. Görüşmede iki lider, Batı tarafından dile getirilen Şam’ın kimyasal silah kullandığına dair suçlamalar da dahil olmak üzere Suriye’deki duruma ilişkin görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi. Kremlin tarafından yapılan açıklamanın devamında “Rus tarafı bu konuda provokasyon ve spekülasyonun kabul edilemezliğini vurguladı.” denildi.
Trump, Duma’daki saldırıya “masumlara karşı gerçekleştirilen iğrenç bir saldırı” diyerek Beyaz Saray’da olağanüstü kabine toplantısı düzenledi. Toplantı sonrasında yaptığı açıklamada “önümüzdeki 24-48 saat içinde büyük kararların geleceğini” söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “güçlü bir ortak tepki” vereceklerini açıkladıktan hemen sonra, ABD savunma sekreteri Jim Mattis, “Askeri harekatla ilgili hiçbir şey masanın dışında kalmadı.” açıklamasında bulundu.
İngiltere başbakanı Theresa May, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Suriye hükümetinin ve “Rusya da dahil olmak üzere destekçilerinin” hesap vermesi gerektiğini, Duma’da, kimyasal silah kullanılmasının sorumlusunun hem Esad hem de Esad’ı destekleyen ülkeler olduğunu belirtti.
Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, “herhangi bir kimyasal saldırı ile ilgili erkenden yorum yapmak yanlış ve tehlikeli” uyarısında bulundu. Peskov, “Gerek Rus başkanlığı, gerekse savunma bakanlığı, istihbarat kaynaklarına dayanarak, böyle bir provokasyonun oluşturulduğunu ifade etti.” dedi. Peskov, “Bu, isyancıların kimyasal silahlar kullanarak saldırı düzenledikleri veya bu tür bir saldırıya dair söylentileri yaydıkları anlamına gelebilir.” diye ekledi.
Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus uzmanların Douma’da herhangi bir kimyasal saldırı izi bulamadığını açıkladı.
Rusya Devlet basınında çıkan haberlerde; Rusya ve Suriye’nin, İsrail’i Suriye’ye karşı saldırı gerçekleştirmekle suçladığı yer aldı.
Lübnan hava sahasını kullanan iki İsrail savaş uçağının, Rus ordusunun T-4 askeri hava üssüne sekiz füze gönderdiği, füzelerin 5’inin imha edildiği, üçünün ise hava üssüne isabet ettiği bildirildi.
Suriye devlet haber ajansı SANA’da yer alan haberlerde, Palmyra’nın 40 km batısında yer alan hava üssüne gerçekleştirilen saldırı birkaç kişinin ölümüne ve yaralanmasına yol açtı; İsrail, suçlamalara cevap vermedi, ifadeleri yer aldı.

