AKP’nin başvurusu ve YSK’nın iptaliyle yenilenen İBB seçimlerine bir hafta kaldı. Öne çıkan iki aday olan CHP’li Ekrem İmamoğlu ve AKP’li Binali Yıldırım, gazeteci İsmail Küçükkaya‘nın moderatörlüğünde karşı karşıya geliyor. Açık oturum 2 saat 10 dakika sürecek. İki parti arasında varılan anlaşma gereği adaylar birbirlerine müdahale etmeyecek.
“Uzun yıllar sonra iki siyasi rakip Türkiye’nin gözü önünde canlı yayında” sözleriyle açılışı yapan İsmail Küçükkaya, iki ismin de Babalar Günü’nü kutladı. İsmail Küçükkaya’nın sözleri üzerine Yıldırım, “Evlatlarım babalar gününü kutladı” dedi. İmamoğlu ise “Türkiye’nin demokrasisi için kıymetli olur. Kırkpınar meydanı değil” diye konuştu. İmamoğlu, Yıldırım’a Atatürk imzalı kalem hediye etti.
Açık oturum gazeteci İsmail Küçükkaya’nın kuralları sıralamasının ardından başladı. İlk soru Binali Yıldırım’a geldi.
1- Biz bu seçime neden giriyoruz?
Binali Yıldırım: Sizin oylarınız sayılırken bir takım garip işler oldu, şaibe karıştı. YSK da bu durumu değerlendirdi, yenilenmesini değerlendi. CHP bu konuda bize yardımcı olmadı, yenileme konusunda. Keşke oyların tamamı sayılabilseydi. Bu seçimde oylar çalındı. Oylar sayılmaya başlandı. Yüzde 90 sayılsa sonucun değişeceği aşikâr. Onun için oyların sayılmasını çok istedik, maalesef oyların tamamı sayılmadı.
Oyların yer değiştirmesi de çalınması ile aynı anlam taşır. Benim oyum başka bir adaya yazılıyorsa bu çalınmadır, bunun başka bir izahı yoktur.
Küçükkaya: Oylar çalındı iddianızda ısrarlı mısınız?
Yıldırım: Evet oylar çalındı. Yüzde 10’u sayıldı 13 bin 929’a düştü. Geriye kalan yüzde 90 sayılsa farklı sonuç çıkacağı aşikar. Malesef bir dirençle karşılaştığımız için saydıramadık.
Küçükkaya: Oyları kim çaldı sorusu…
Yıldırım: Onu bulacak olan yetkililerdir. Siz yolda gidiyorsunuz birisi cüzdanınızı çekti. Polise gidiyorsunuz ‘cüzdanım çalındı’ dersiniz. ‘Benim cüzdanım yer değiştirdi’ demezsiniz. Oyların yer değiştirildi, bu çalınmadır. Nitekim sayımlarda da bu ortaya çıktı. YSK da bu delilleri dikkate alarak seçimin yenilenmesine karar verdi.
Ekrem İmamoğlu: “Oyların yeniden sayılmasını istedik, CHP kabul etmedi” yanlış bir ifade. TV kanallarının bir kısmı seçim kapanalı 1 saat oldu, oy oranlarını açıkladı. Veri almama kısmı 12 saate yakın sürdü. Oylar 99,8 olduğu andan itibaren veri durdu. Nasıl olduysa ‘Seçimi kazandık’ açıklaması yapıldı.
24 bin 57 ilk tutanağın sayısı. Oy sayımının birkaç aşaması var, 13 bin oya indi gün sonunda.
2- YSK’nın kararı verildi, biz seçmen olarak zarfın içerisine 4 pusala attık. Nasıl olur da 3’ü geçerli 1’i geçersiz sayılır?
İmamoğlu: AA bu veriyi niye kesti. Sayın Yıldırım’ın bir açıklaması yok. Sayın Bakanlarla görüştüğünü ifade etmişti. Niçin 12 saat veri verilemedi. 20 bin 388’e maddi hatalardan sonra inildi. Geçersiz oylarla beraber sayı 13 bin 888’e indi. Sonra AK Parti yetkilileri sondaj yapacağız dedi. Ve 13 bin 729’a indi. YSK bir karar verdi, 24 binden 14 bin 657’ye inen oy oranı. Şu zarf, 4 oy var burada. Oyları çıkarıyoruz. Muhtarlık seçimi aynı zarfta, ilçe belediyesi meclis üyesi seçimi, pırıl pırıl, ilçe belediye başkanlığı seçimi, 25’i AK Parti kazandı. Bu da pırıl pırıl.
Şaibesi Büyükşehir Belediye Başkanlığına dokunuyor. Yani şu 20 TL. Diyorsun ki, ‘Senin 20 TL’nin 5 TL’si sahte’ Buna hiç kimse inanmaz. Bu süreçte çaldılar, kime? Ben de bilmiyorum olmaz. Bu çaldılar lafı olmaz. Kime söylüyorsunuz? AK Partili sandıkta görev alan kardeşlerime mi söylüyorsunuz? İYİ Parti CHP’lilere mi söylüyorsunuz? Mektupta çaldılar diye bir tarif yok. Meydanlarda, caminin önünde çaldılar sözü var.
Yıldırım: Olayları çarpıtmanın gereği yok. 29 bin fark 13 bin 729. Başlangıçta ne kadardı? Kaldı ki Ekrem Bey ilk açıklamasını akşam 21.00’de yaprı. Benim ilk açıklamam 23.25’tir. Kazandık dedim, sayı da vermedim. orada bir hata yok. AA’nın yayına neden kestiği benim işim değil. Bizim orada müşahitlerimiz var. Mazbatalar işleniyor ona göre genel merkezimizden teyit de ediyoruz.
4 pusula meselesine gelelim. Bu tamamen aldatmacadır. 4 ayrı pusula var. Ama itiraz edilen Büyükşehir Belediye Başkanlığı oyu. İlçeler için itiraz var. Maltepe için MHP, Büyükçekmece için AK Parti, Sancaktepe için CHP. Neden tamamını saydırdı? Demek ki orada şüphesi var. İtiraz olan pusula sayılır. Biri niye çalındı gibi işi çarpıtmanın gereği yok.
31 Mart’a takılmayalım. Biz yeniden sayılmasına itiraz etmedik dedi Ekrem Bey. Bu kocaman bir yalan. YSK da ret kararına uydu. Tamamının sayımını asla kabul etmedi CHP.
Bizim istediğimiz ortadaki şüpheler, şaibeler kalksın. İstanbul halkını düşünerek bunu istedik. 23 Haziran’a gidiyoruz. Söylemlerimde hiçbir değişiklik yok. İstanbul’u konuşuyorum, İstanbul’u anlatıyorum.
Biz bir ittifak ile seçime giriyoruz. İki ittifakta kimler var, partiler var.
İmamoğlu: Saat 21.00 gibi açıklama yaptığımız doğru. Yüzde 64’te rakibimizi gösteriyor dedik. TV kanalları Anadolu Ajansı’nın verileri ile hukuksuz bir yayın yapmışlardır. 02.20’de 29 bin 408 verisi artık sonucun değişme şansı kalmamıştır. Bu veriler üzerinden söyledim. 1 Nisan’daki veriler burada.
24 bin 57. İşinize geldiğiniz gibi rakamları uydurmayın. YSK’nın kararında çaldılar yok. Sadece sandık görevlilerine bakıyor. Soyadına, yüzüne bakarak seçmeni tandıklarını söylediler. Yenilenen seçim demokrasi mücadelesi seçimidir. Hakkımızı gasp edenlere karşı verilen bir demokrasi mücadelesidir. Geçmişte beka sorunu var diyenler, bu süreçte hiçbir beka sorunu yok.
3- 31 Mart’ta Binali Yıldırım’a oy verdim ya da sandığa gitmedim. Ben neden İmamoğlu’na oy vermeliyim?
İmamoğlu: 31 Mart akşamını geçelim dedi sayın Yıldırım, geçemeyiz. 31 Mart gecesi AA’nın veri girişi, Yıldırım’ın kazandık demesi, İstanbul ‘Gönül belediyeciliği kazandı’ afişleri ile donatıldı. Biz mücadelemizi verdik. Yüz binlerce görev yapan insan arkadaşımın hakkı var.
YSK’nın böyle içtihadı yok. Bu süreç bir kurgudur. AA ile görüşmedim demek doğru gelmiyor. AA işlerine gelmediği için verileri kesti.
Biz demokrasi mücadelesi veriyoruz. Kul hakkı yiyenlere karşı mücadele veriyoruz. İstanbul’da temiz yönetimin mücadelesini veriyoruz. AK Partili kardeşlerimden de oy istiyorum.
Ben 31 Mart’ta Binali Yıldırım’a oy verdim ya da sandığa gitmedim. Ben neden Yıldırım’a oy vermeliyim?
Yıldırım: Biz açıkça bu seçim sonrası yaşanan olaylara ilişkin hukuk mücadelesi vererek hakkımızı aradık. Biz çok istemedik tekrarlanmasını. Tamamının sayılmasını engellemeseydi CHP, seçim yenilenmezdi. Biz birbirine yakın oy aldık. En son sayım işi bittikten sonra aradaki fark 13 bin 729.
AA ile görüşmedim, görüşsem görüştüm derim. Her şeyi tolere ederim Ekrem Bey, yalana tahammül edemem. Bakanlarla görüşmem sanki algı oluşturulmayı çalışılıyor, her zaman görüşürüm. Neyi ispat etmeye çalışıyorlar? Bakanlar seçim sonucunu mu değiştirdi?
4- (Binali Yıldırım’a) Sosyal medyada 25 yıldır İstanbul’u yönetiyor, 17 yıldır da merkezi yönetim partinizde. Bu vaatlerin neden şimdi yapıldığı tartışılıyor…
25 yıldır biz İstanbul’a çok hizmet verdik. AK Parti belediyeciliği İstanbul’a çok şey kazandırdı. 94’te kişi başına 14 litre şimdi 101 litre su veriliyor.
Atık su arıtma oranı yüzde 9’du, şu anda yüzde 99,5. Yeşil alan 10 milyon metrekareydi, şimdi 62 milyon metrekare.
32.700 yolcu sayısı varken, 4 milyon 505 yolcu.
Su indirime önce karşı çıkıldı İmamoğlu dediğinde…
Su indirimi bizim vaadimizde de var. AK Parti’nin önerisi ile ve ittifakla meclisten çıktı. Ve bizim önerdiğimiz haliyle çıktı.
(İmamoğlu’na) 18 günlük bir belediye başkanlığınız oldu…
İmamoğlu: Ekrem Bey’in yalan konuştuğu cümlesine programa olan saygımdan müdahale etmedim. Ben yalan konuşmam, kimseye de böyle ithamda bulunmam. 6 ilçede yapılan oluşan fark nedir? oluşan fark 469.
Asıl fark geçersiz oylardan. Geçersiz oyları geçerli saydınız. Verdiğimiz vaatleri tek tek yerine getirdik. Ulaşım indirimi vaadimizi kopyaladılar.
20 saniye alacağım var. Tabii ki yapacaksınız. Sayın Cumhurbaşkanı belediye başkan oldu. İyi de bir dönem geçirdiler o zaman. Bunları inkar etmenin anlamı yok. Su indirimi, ulaşım indirimi bizim önerimiz. Biz taahhüt ettik, yerine getirdik. Bence alkışlasalardı, daha makbuldü. Ama kopyada çekseler, zaten öyle olmalıdır.
Binali Yıldırım, İmamoğlu’na soru soruyor
İmamoğlu: Tekrar soruyorum, sayın Yıldırım AA o akşam yaptıkları sizin için ne ifade ediyor? Bunun cevabı benim için çok önemli.
Küçükkaya: Anladığım şuysa bu açık oturumda 31 Mart’ta ağırlıklı olarak
İmamoğlu: Kısıtlama mı getiriyorsunuz?
Küçükkaya: Hayır
İmamoğlu: İçinde birkaç soru birleşebilir. Bakanlarla yaptığınız görüşmeleri çok doğal ve normal karşılarken AA ile hiç görüşmediğinizi ifade ediyorsunuz. Sabaha karşı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bilboard’ları ‘gönül belediyeciliği kazandı’ talimatı kimin tarafından verildi? Ben çaldıların kim olduğunu merak ediyorum.
Yıldırım: Bunu AA açıklamalı. Normal bir şey değil, kabul ediliyorum ama bunu ben değil AA açıklanmalı. 25 tane AK Parti kazanmış İstanbul’da. Büyükşehir Belediye Başkanı meclis üyelerinin 180 tanesini kazanmış. Millet İttifakı 130 tane kazanmış. Seçimi kaybettik mi diyecektik? Ayrıca büyükşehir belediyesinde 50 fazla meclis üyesi kazanmışız. Anlamakta zorlanıyorum.
İmamoğlu: Sorum anlaşılmadı, bilboardlara afişleri niçin asıldı. Talimatı kim verdi? Bu doğru mudur? Yapılmalı mıydı?
Yıldırım: Herhalde anlatamadık arkadaşa, Ekrem Bey’e. 39 belediyenin 25’ini AK Parti, nüfusun yüzde 65’ini teşkil ediyor, kazanmışız. 310 üyeliğin 180’ini kazanmış. Çoğunluk Cumhur İttiakı’nın. Sonuç buyken kaybettik mi diyecektik. O afişler partimiz tarafından asıldı. Nitekim bir iki gün sonra onlar da astılar. Daha YSK kararı verilmemişti.
Küçükkaya: Şimdi Binali Bey size soracak. 3 dakikalık yanıt verdikten sonra molaya gideceğiz. Siz bir soru sorun, İmamoğlu yanıt versin. Sonra 10 dakikalık araya gideceğiz.
Yıldırım: Siz gelir gelmez hemen büyükşehirin veri tabanını kopyalama talimatını neden verdiniz? Bunun Kişisel Verileri Koruma Kanunu’na aykırı olduğunu bilmiyor muydunuz, hukukçularınız sizi yanılttı mı?
İmamoğlu: Sayın Yıldırım’a şunu hatırlatmak isterim. Bu soru sayın Yıldırım’a soruldu ve şu cevabı verdi, ‘Bir belediye başkanı belediyesiyle ilgili her türlü işlemi yapabilir’ dedi.
Yıldırım: Devamını neden okumuyorsunuz?
İmamoğlu: Bu cevabı verdi kendileri. Tekrar izah ediyorum. Bu bir veri yedekleme işlemidir. Veri kopyalaması yapılır ve yapılır. Verdiğimiz talimat da 31 Aralık, 31 Mart yani seçim gecesi. 18 Nisan bize mazbatanın teslim edildiği gün. Bunları milat kabul edilerek veri tabanlarının yedeklenmesi ve korunması. Afaki değişiklik yapılabilir, bize de ihbarlar geliyordu. Kaldı ki yapamadık, yetişmedi. Kaldı ki hukuksuz bir karar. Ancak veri yedekleme, yani bu kadar basit, kolay bir işlemi başka bir yere taşımak.
Küçükkaya: Güvenlik açısından riski yok mu?
İmamoğlu: Hiçbir riski yok. Bu yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde olacaktı. Yani ajanlar basmış vs. yazık günah. Böyle kavramlar üretmek, sayın Yıldırım’a süreci daha iyi analiz etmesini dilerim, talep ederim. Bunu da uyarı olarak söyleyeyim, ‘Bir belediye başkanı belediyesiyle ilgili her türlü işlemi, incelemi yapabilir’. Bu basit kavramla kendisine ifade etmek isterim.
Yıldırım: Ben mutlaka cevap vermek isterim. Çarpıtma var.
Küçükkaya: Burada moderasyon var. Ben sizlere adillikle sağlıyorum. Dönüşte size bununla ilgili söz hakkı tanıyacağım. Sevgili Türkiyem 10 dakika ara, daha sonra aynı mantıkla, mümkün olduğu kadar bütün soruların sorulduğu demokrasi meydanı devam edecek.
Yıldırım: İstanbullu vatandaşlarımız bilsin, teknoloji ile aram iyidir. Verileri yedekleme ile kopyalama ayrı iştir. Veri yedeklemesi yapılmadan veriler saklanamaz. Benim söylediğim cümlenin sadece ön kısmını Ekrem Bey ifade etti. Elbette belediye başkanının inceleme imkânı vardır. Neden kopyalama gereği duydu? İstediğinde verileri getirirlerdi. Mahkeme kararını da tanımıyor gibi.
Veri kopyalama işi FETÖ taktiğidir. Üç tane dışarıdan uzman görevlendirmesini yaptı.
Ayrıntılar geliyor…

