Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde 10-13 Ekim 2015 tarihlerindeki sokağa çıkma yasakları sırasında zırhlı polis aracından açılan ateş sonucunda başında vurularak öldürülen 12 yaşındaki Helin Hasret Şen davası, dört yıl sonra başladı.
Tutuksuz yargılanan sanık polis memuru A.E “Taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla yargılanıyor ve hakkında 2 ile 6 yıl arasında hapis cezası isteniyor.
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına sanık A.E.’nin Kahramanmaraş’tan SEBGİS aracılığıyla katılması bekleniyordu ama bağlantı sağlanamadı.
Helin’in annesi Nazmiye Şen, kızının öldürüldüğü 12 Ekim günü Sur’da herhangi bir olay ya da çatışmanın olmadığını, yasağın üçüncü gününde evde ekmek ve yiyecek kalmadığı için manav ve fırına gitmek üzere mecburen sokağa çıktıklarını anlattı:
“Sokakta zırhlı araç vardı, ama oradan çocuklara ateş açılacağını düşünemedik. Manavdan sonra fırına gidince kızım benim önümdeydi, arkamızda zırhlı araç vardı ve bize üç el ateş edildi. Herkes bağırıp yere yatınca “çocuk vuruldu” diye bağırdılar. Kızımın sırtı bana dönük ve yerdeydi. Onu almaya çalışırken tekrar silah sıkıldı. Komşum Yadigar beyaz tülbentini sallayarak kızımın cenazesini almaya çalıştı.”
Nazmiye Şen, sanıktan şikayetçi olduğunu ve tutuklanmasını istedi.
Avukat: Hedef göstererek ateş etti
Şen ailesinin avukatı Abdullah Zeytun, şahitlerin beyanı, hem de sanık hakkındaki idari soruşturmada sanığın Helin’i görmesine rağmen ona karşı hedef gözeterek ateş ettiğinin tespit edildiğini söyledi.
Sanığın kamu görevlisi olduğu için deliller ve tanıklar üzerine baskı kurabileceğini söyleyerek tutukluluğunu talep etti.
Avukat Emin Aktar da bu tür somut olaylarda yaşanan cezasızlığın buna benzer olayların tekrarlanmasına neden olduğunu söyledi. Aktar, dosyada tanıkların dinlenmediğini, sanığın baş polis memuru olduğu için tanıkları etkileme ve onlara baskı kurma ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyerek tutuklanmasını talep etti.
Tutuklama ve avukatın çekilme talebi reddedildi
Mahkeme heyeti, sanığın tutuklanmasına ilişkin talebi ve birçok hak kuruluşunun müdahillik talebini reddetti.
Sanığın avukatı, iradesi dışında atandığını söyleyerek sanığın avukatlığından çekilmek istedi ama mahkeme bu talebi de reddetti. Duruşma 3 Mart tarihine ertelendi.
Şen’in avukatı Abdullah Zeytun, İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açmış, bakanlık yüzde 85 kusurlu bulunarak aileye 314 bin tazminat ödenmesine karar vermişti.



