Gezi davasında beraate rağmen tahliye edilmeyen Osman Kavala, tutukluluğunun 1000. gününde kendisini ziyaret eden CHP Milletvekili Çakırözer’e “Dayanaksız bir şekilde zorla içeride tutuluyorum” dedi.
Gezi Protestolarını organize etmekle suçlandığı davada beraat etmesine rağmen tahliye edilmeyen Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Osman Kavala, Silivri Cezaevi’ndeki tutukluluğunun 1000. gününde “Türkiye’de hukuksuzluğun giderek yaygınlaştığını” belirtti.
Cezaevinde kendisini ziyaret eden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ile görüşen Osman Kavala, “Hakkımda peş peşe açılan üç soruşturmanın hiçbiri hukuken beni burada tutmaya yetmiyor. 1000 gündür belgesiz, dayanaksız zorla özgürlüğüm elimden alındı. Bugün Türkiye’de adaletsizlik, hukuksuzluk girdiğim günden çok daha yaygınlaşmış durumda. Hiçbir iyileşme gözükmüyor. Siyasetin yargıya müdahalesinde FETÖ’cüler bir ‘stabilize yol’ açmıştı. Şimdi bu yargıya müdahale ‘otoyola’ dönüşmüş durumda. Yargı reformuna rağmen hukuksuzlukların sürmesi, yaygınlaşması Türkiye’nin geleceği açısından ümit kırıcı” dedi.
“Belgesiz dayanaksız dosyalarla beni, gazetecileri siyasetçileri zorla içeride tutuyorlar.” diyen Kavala “Sadece kendi yargı sürecime baktığımda ülkede hukukun niteliğinin ne kadar kötüleştiğini görmek çok üzücü. İlk iki dosyadan beraat ve tahliye çıkınca AİHM’nin ihlal kararlarını dolanmak, gereğini yapmamak için üçüncü dosyayı yarattılar. Orada da ortada iddianame yok. Casuslukla suçlanıyorum. Ama bunun için bir bilgi edinme ve bu bilgiyi aktarmam gerekiyor. Ama ortada ne bilgi var, ne de belge var. Ne de aktarım var. Tamamen beni içeride tutmak için yaratılan bir dosya.” ifadelerini kullandı.
“HUKUKA AYKIRI TUTUKLULUK SÜRECİ SON BULMALI”
Kavala’nın AİHM kararına rağmen 1000 gündür cezaevinde tutulmasının kabul edilemeyeceğini dile getiren Çakırözer de “Bu haksız, hukuksuz tutukluluk süreçleri Türkiye’ye yakışmıyor. Ülkemizin demokrasiden ne kadar uzaklaştığını gösteriyor” dedi. Çakırözer, “Osman Kavala hakkındaki bir beraat, iki tahliye kararına rağmen hala cezaevinde tutuluyor. Bu hukuksuzluğa AİHM kararına hiç gerek olmadan son verilmesi gerekiyordu. Gerçeklere, vicdanlara ve hukuka aykırı bir şekilde sürdürülen bu tutukluluk süreci artık son bulmalı. Osman Kavala bir saniye bile gecikmeden özgürlüğüne kavuşmalıdır” dedi.

ÖLÜM ORUCUNDAKİ TİMTİK AVUKAT 35 KİLOYA DÜŞTÜ
Çakırözer, ‘adil yargılanma’ talebiyle başlattıkları ölüm orucunu sürdüren tutuklu avukatlardan Ebru Timtik ile de görüştü. Timtik’in sağlık durumunun çok kaygı verici olduğunu gözlemlediğini belirten Çakırözer, “Cezaevine girmeden 90 kilo olan avukat Ebru Timtik, 35 kiloya düşmüş durumda. Böyle devam ederse hayati tehlikesi büyüyecek. Durumu çok kaygı verici. Kendisine ‘ölüm orucunu bırakmasını, yaşayarak mücadele etmesi gerektiğini’ söyledim. O da yargılandıkları ÇHD davasında adil yargılama görmediklerini ve bu yüzden ve tek taleplerinin ‘adil yargılanmak’ olduğunu ifade etti. Adalet Bakanlığı hayati tehlikesi giderek büyüyen Timtik ile bir an önce diyalog kurmalı” dedi.
Timtik ise “Toplumsal açıdan beklentilerimizin birçoğu karşılandı. Meslektaşlarımızdan, barolardan destek geldi. Uluslararası hukuk örgütlerinden dayanışma geldi. Şimdi sadece adli yargılanma talebimizin Yargıtay’daki sonucu kaldı. Bizim duruşmalarımızda yaşanan hak ihlallerini herkes biliyor. Savunma hakkımız bile kullandırılmadı. Yargıtay’ın da bunu göreceğine ve dosyada öncelikle usulden bozmaya gideceğine inanıyorum. Yargıtay’ın bu adaletsiz kararı bozması halinde ölüm orucunu sonlandıracağım” dedi.
“BANA DESTEK VEREN TEYZEMİ DE TUTULADILAR”
Cezaevinde kendisi gibi avukat olan Barkın Timtik ve teyzesi Sultan Kaya ile birlikte kaldığını söyleyen Timtik, “Benim taleplerimi dile getirmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın evinin yakınlarında pankart açmak istedi diye teyzemi de tutukladılar. 22 gündür o da benim yanımda. Tek suçu benim yaşamamı isteyip, taleplerimi dile getirmesi. Ona yapılan adaletsizlik de bir an önce bitmeli” dedi.




