İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, hükümetinin Gazze Şehri’ni ele geçirme planının savaşı sona erdirmenin ve Hamas’ı yenmenin “en iyi yolu” olduğunu söyledi. Açıklamanın hemen ardından başlayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında İsrail’e planından vazgeçme çağrısı yapan ülkeler oldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 10 Ağustos Pazar günkü acil oturumundan önce basın toplantısı düzenledi.
Gazze’deki savaşı bitirmek için beş koşulunu açıklayan Netanyahu, aksi takdirde askeri operasyonu genişletmekten başka seçeceği olmadığını söyledi.
Netanyahu’nun beş koşulu şu şekilde:
- Hamas’ın silah bırakması,
- Hamas’ın elindeki rehineleri teslim etmesi,
- Gazze Şeridi’nin silahlardan arındırılması,
- İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki “güvenlik kontrolünün üstünlüğünü ele geçirmesi”
- Hamas ya da Filistin Otoritesi haricindeki bir “alternatif sivil yönetimin” kurulması.
-
Gazze’nin yüzde 70-75’inin İsrail’in kontrolünde olduğunu söyleyen Netanyahu, Hamas’ın Gazze Şeridi ve merkezdeki kamplar olmak üzere güçlü olduğu iki yerin kaldığını söyledi.
Basını Gazzelilerin yetersiz beslendiği konusunda yalan söylemekle suçlayan Netanyahu, İsrail “açlık politikası” uygulasaydı, “Gazze’de iki yıl süren savaştan sonra hiç kimse hayatta kalamazdı” dedi.
Netanyahu, Gazze’de “bilinçli bir şekilde” aç bırakılanların sadece Hamas’ın elindeki rehineler olduğunu savundu.
İsrail güvenlik kabinesi Gazze Şehri’nin kontrolünü tamamen ele geçirme planını onaylamıştı. Bu karar hem bölge içinden hem de uluslararası toplumdan tepkilerle karşılandı.
İsrail’in planına yönelik uluslararası tepkiler büyürken, ülke içinde de binlerce kişinin katıldığı işgal karşıtı protesto gösterileri düzenlendi. Hamas’ın elindeki rehinelerin ailelerinin de katıldığı gösterilerde İsrail’in operasyonları genişletmesinin rehinelerin hayatını daha fazla riske atılacağı savunuldu.
BM Güvenlik Konseyi kararın ardından acil toplanma kararı aldı.
Toplantı öncesi İngiltere, Fransa, Yunanistan, Danimarka ve Slovenya, İsrail’in Gazze’deki operasyonlarını genişletme kararını kınayan ortak bir açıklama yayımladı ve planın geri çekilmesi çağrısında bulundu.
Toplantıda da İsrail’e planından vazgeçme çağrısı yapan ülkeler oldu.
İngiltere’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Büyükelçi James Kariuki, İngiltere’nin İsrail hükümetine Gazze’deki askeri harekâtını genişletme kararını geri çekmesi çağrısında bulunduğunu yineledi.
Kariuki, bunun “daha fazla kan dökülmesine yol açacağını” söyledi.
Rusya’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dmitri Polyanskiy, İsrail’in planını “uluslararası hukukun ağır bir ihlali” olarak nitelendirdi.
Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong ise, Gazze’deki durumun “daha da tehlikeli bir yöne doğru evrilmeye devam ettiğini” söyledi.
Gazze Sağlık Bakanlığı: Açlık nedeniyle ölen çocuk sayısı 100’e yükseldi
Hamas’ın idaresindeki Gazze Sağlık Bakanlığı’nın 10 Ağustos’ta aktardığına göre bölgede yetersiz beslenme nedeniyle beş kişi daha hayatını kaybetti. Böylece yetersiz beslenme ve açlığa bağlı ölümlerin sayısı 100’ü çocuk olmak üzere 217’ye yükseldi.
Ölümler artmaya devam ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 10 Ağustos Pazar günü İsrail’in tartışmalı Gazze Şehri’ni ele geçirme planının ardından acil toplandı.
Gazze sakinlerinin 7 Ekim 2025’e kadar şehri terk etmesi için bir son tarih belirlendiğine dair haberler de geliyor.
8 Ağustos Cuma günü İsrail güvenlik kabinesinde onaylanan ve ayrıntıları açıklanan planın ilk aşamasında Gazze Şehri’nin tamamen kontrol altına alınarak yaklaşık bir milyon sakininin güneye zorla gönderilmesini öngörüldüğü belirtiliyor.
Plana dünya başkentlerinden sert kınama mesajları geldi. Almanya, İsrail’e yönelik silah satışını askıya aldı.
Savunma Bakanı İsrael Katz ise eleştirilerin “kararlılıklarını zayıflatmayacağını” söyleyerek tepkileri reddetti.
İsrail medyasına göre hükümet, Gazze Şehri’ne yönelik savaşın başlamasının ikinci yıldönümü olan 7 Ekim 2025’te başlatacağı kuşatma öncesinde iki aylık bir süre tanıyacak.
Bu süre zarfında, şehirde yaşayan yaklaşık bir milyon Filistinli (tüm Gazze nüfusunun neredeyse yarısı) zorla yerinden edilecek.
Gazze Şehri, Gazze Şeridi’nin başkenti. Savaş öncesinde nüfusu yaklaşık 600 bindi, ancak İsrail’in askeri operasyonları Filistinlileri buraya ittiği
için bu sayı ciddi şekilde arttı.
Şu an şehirde yaşayanların çoğu savaş sırasında birçok kez yerinden edildi; bir kısmı çadırlarda, bir kısmı ise hava saldırılarında kısmen yıkılmış binaların enkazında barınıyor.
İsrail basını, nüfusun güneydeki El-Mevasi bölgesine taşınacağını yazıyor. El-Mevasi, halihazırda binlerce Filistinlinin temel yaşam koşullarından ve hijyenden yoksun şekilde yaşadığı dev bir çadır kampı.
21 Filistinli daha yardım almaya çalışırken öldü
BM destekli gıda güvenliği uzmanları, Gazze’de “kıtlık için en kötü senaryonun” halihazırda yaşandığını belirtiyor.
BM İnsani Yardım Ajansı, Cuma günü yaptığı açıklamada, Gazze’ye giren yardım miktarının hâlâ “halkın devasa ihtiyaçlarını karşılamak için gereken asgari seviyenin çok altında” olduğunu söyledi.
İsrail ise Gazze’de açlık olmadığını, yardımın sınırda toplanmasına rağmen BM kuruluşlarının bunları alıp dağıtmadığını öne sürüyor. BM ise İsrail kontrolündeki sınır bölgelerinden yardım toplama sürecinde sürekli engeller ve gecikmeler yaşandığını vurguluyor.
Yardım dağıtımındaki zorluklar devam ederken, gıda temin etmeye çalışan insanların öldüğü haberleri gelmeye devam ediyor.
Gazze Sağlık Bakanlığı, Cumartesi günü yaptığı açıklamada son 24 saatte yardım almaya çalışırken 21 kişinin öldüğünü bildirdi.
BM, bu ayın başlarında, 25 Mayıs’tan bu yana yiyecek ararken 1.373 Filistinlinin öldüğünü açıkladı.
Bu tarihte ABD ve İsrail destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF) yardım dağıtım noktaları kurmuştu.
BM, bu ölümlerin çoğunun İsrail ordusu tarafından gerçekleştirildiğini, 859’unun GHF noktaları yakınında, 514’ünün ise gıda konvoylarının güzergâhında öldüğünü belirtiyor.
GHF ise BM’nin rakamlarını reddediyor. İsrail, Hamas’ı yardım merkezleri yakınında kaos çıkarmakla suçluyor ve sivillere kasıtlı olarak ateş açmadığını söylüyor.



