Dolar, Türk Lirası’na karşı son dönemde hızlı yükselişini sürdürüyor. Hafta içinde dolar/TL kuru 4,50 seviyesinin üzerine çıkarak yeni bir rekor kırdı.
Bu rekorla beraber yılın başından beri Türk Lirası’nın dolara karşı değer kaybı yüzde 17’yi buldu.
Kurun yükselişini durdurmak için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) gerekli adımları atıp atmadığı tartışma konularının başında geliyor.
Özellikle piyasalara Merkez Bankası’nın faizleri artırmak konusunda çekingen davrandığı görüşü hakim.
Merkez bankası nedir?
Banknot ihraç eden, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin para ve kredi politikasını yürüten, veznedarlık görevini üstlenmiş ve devletin iktisadi ve mali danışmanlığını yapan yasal olarak bağımsız bir ekonomik kurumdur. Kağıt para basma tekelini elinde bulundurur ve bu yetkiye istinaden bağımsız olarak para politikasını belirler. Ayrıca Hazine Müsteşarlığı’na bağlı olan Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’nce basılan madeni paraların tedavülü de Merkez Bankası’nca sağlanmaktadır.

MB’nın bağımsızlığı ile ilgili tartışmaların temelinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın düşük faiz politikasında ısrar eden sözleri yatıyor.
Erdoğan, bu hafta içinde ABD merkezli uluslararası ekonomi haber kanalı Bloomberg’in Londra’daki binasında gerçekleşen röportajında düşük faiz konusundaki ısrarını sürdürdü.
Başkan olması takdirinde ekonomi ve para politikasında daha etkin rol oynayacağını söyleyen Erdoğan, faizlerle ilgili olarak, “Sebep netice ilişkisine baktığımız zaman faiz sebep enflasyon neticedir. Faiz ne kadar düşük olursa enflasyon da o kadar düşük olur” dedi.
Erdoğan Merkez Bankas’nın bağımsızlığı ile ilgili olarak ise, “Tabii ki Merkez Bankası bağımsızdır. Ancak Merkez Bankası bu bağımsızlığı alıp, yürütmenin başındaki cumhurbaşkanının verdiği sinyalleri bir kenara koyamaz. Buna göre değerlendirmelerini yapıp, adımlar atacaktır ve ben bunun ileride çok yararlı adımlarla sonuçlanacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın bu sözlerinin ardından Salı günü Türk varlıklarının satış dalgası hızlandı.
Ayrıca uzmanlar Merkez Bankası’nın para politikası kadar, ekonomi yönetiminin de buna uyumlu olmasının önemine işaret ediyor.

