14 Ekim 2026
15.2 C
İstanbul

Mazlum Kobani’den Türkiye dahil diyalog çağrısında bulundu

SDG Genel Komutanı Mazlum Kobani, “Türkiye dahil tüm güçlerle diyaloğa hazırız, çatışmaların durmasına ve krize siyasi çözüm bulunmasına yol açacak her türlü diyaloğu destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Demokratik Suriye Güçleri (SDD) Genel Komutanı Mazlum Kobani, Suriye iç savaşı sürecinde Rojava’da 19 Temmuz 2012’de Kürtlerin kentlerde kontrolü ele almasına ilişkin görüntülü olarak açıklama yaptı.

SDG’nin resmi sitesinde yer alan açıklamaya göre Kobani, mesajında “Bugün Kürt halkının öncülüğünde Kuzey ve Doğu Suriye’nin tüm bileşenleri büyük bir güç ve irade haline gelmiştir. Onlar olmadan Suriye’de kimse çözüme ulaşamaz ve bu gerçeği herkesin kabul etmesi gerekiyor” dedi.

Saldırı olması durumunda savunacaklarını söyleyen Kobani, “19 Temmuz Devrimi halkı ve kazanımlarını korumak için başlatıldı. Suriye’de tüm güçler ve taraflar mezhepsel, etnik ve dini temelde birbirleriyle savaşıp öldürürken, kafa kesmeye varan katliamlar gerçekleştirirken, Rojava şehirleri kan dökülmeden özgürleştirildi. Bize saldıran güçlere karşı sadece meşru müdafaa hakkımızı kullandık. Demokratik Suriye Güçleri’nde ve daha önce Halk Savunma Birlikleri ve Kadın Koruma Birlikleri’nde, Suriye’de hiçbir güce yönelik bir saldırı başlatmadık; biz sadece devrimimizin ve halkımızın kazanımlarını koruduk. Bugün de bu misyonu ve çalışmayı sürdürüyoruz. Kimse bizimle savaşmıyorsa biz de onlarla savaşmayacağız. Ancak herhangi bir güç bize saldırırsa geçmişte olduğu gibi ama daha da güçlü bir şekilde kendimizi savunuruz” dedi.

Suriye’deki krize ilişkin değerlendirme yapan Kobani, “Bugün herkes Suriye krizinin şiddet, savaş ve kavga yoluyla çözülemeyeceğini biliyor. Bu gerçeği herkesin görmesi gerekiyor ve kriz diyalog olmadan çözülemez. Krizi sona erdirecek bir çözüme ulaşmak için, krizde sahadaki aktif güçler de dahil olmak üzere tüm taraflarla diyaloğa hazırız” ifadeleriyle mesaj verdi.

“Türkiye ile diyaloga hazırız”

Türkiye ile diyalog kurmak istediklerini kaydeden Kobani, şunları söyledi:

“Aynı zamanda Demokratik Suriye Güçleri ve Kuzey ve Doğu Suriye bileşenleri olarak bizlerin dikkate alınması gereken temel ilkelerimiz ve haklarımız var ve krize radikal bir çözüme ulaşmak için hep birlikte diyaloğa girmeliyiz.

Türkiye dahil tüm güçlerle diyaloğa hazırız, çatışmaların durmasına ve krize siyasi çözüm bulunmasına yol açacak her türlü diyaloğu destekleyeceğiz.

Biz her zaman Suriye coğrafyasının birliği ve bölünmesinin önlenmesi için çalıştık ve bu mücadelemizi, çalışmayı bugün de yarın da sürdüreceğiz. Bugünkü politikamız Suriye topraklarının birliğini korumak.”

Suriye rejiminin Rojava Özerk Yönetimi’ne yönelik tavrına ilişkin konuşan Kobani, “Halkımızın ve Kuzey ve Doğu Suriye bileşenlerinin zararına hiçbir adım atılmamalıdır. Bölgesel ve uluslararası güçlerin muhalefeti ve Suriye rejiminin bariz ve olumsuz müdahalesi nedeniyle bölgelerimizde çok fazla acı çekiyoruz, bu durumun bölgemizdeki ekonomik ve sosyal koşulları etkilediğini çok iyi biliyoruz” dedi.

“Demokratik Suriye Güçleri’ni eskisinden daha fazla güçlendirmek için çalışacağız”

Demokratik Suriye Güçleri’ne ilişkin de konuşan Kobani, şunları söyledi:

“Dışarıdan bölgelerimize yönelik tüm güçleri ve saldırıları caydırmak için Demokratik Suriye Güçleri’ni mutlaka eskisinden daha fazla güçlendirmek için çalışacağız.

Geçtiğimiz dört yılda yoğun ve kapsamlı bir mücadele verdik. 19 Temmuz Devrimi’nin başladığı dönemde sayımız yüzleri bulurken, silahlı kuvvetlerimiz şu anda yüz bin savaşçıyı aştı.

En son askeri teknolojiye sahip olmak ve kullanmak, cepheler ve tahkimatlar kurmak, askeri kuvvetlerimizi yatay ve dikey olarak geliştirmek konusunda güçlü özel kuvvetler kurduk ve kuvvetlerimizi geliştirdik.

Herkes rahat etsin, güvende olsun diye bunu açıkça söylüyorum; Güçlerimiz bölgelerimize yönelik her türlü saldırıyı püskürtmeye yeterli ve hazırdır.

Devrimin on üçüncü yılında, yani bu yılki hedeflerimizden biri, güçlerimizi daha da genişleterek savaş sanatlarında derin bir profesyonellik seviyesine ulaşarak bölgelerimizi savunmak, idari ve toplumsal sorunları aşmak.”

Son Haberler

Bireysel silahlanma Haseki’de tamamen yasaklandı

Rojava’nın Haseke kentinde İç Güvenlik Güçleri, dün kent sokaklarında...

YPJ’den Haseke’deki olaylara ilişkin açıklama, valiye çağrı

Rojava Kadın Savunma Birlikleri (YPJ), Haseke’de Kürtlere ait bayrak, resim ve sembollere hakaret edilen görüntülerle ilgili bir açıklama yayımladı. YPJ, Suriye ve Rojava’da yaşamını yitiren savaşçıların fotoğraflarına yönelik saldırıyı “ahlaki ve ulusal bir suç” olarak nitelendirdi ve olayın sorumlularının cezalandırılmasını istedi. Dün yayımlanan bir videoda, görüntülerin Haseke kentinin Xiwêran Mahallesi'nde çekildiği belirtilmişti. Görüntülerde Kürt savaşçılara ait resimler, Abdullah Öcalan'ın fotoğrafları, Rojava'daki Kürt siyasi partilerinin bayrakları ve Özerk Yönetim bayrakların yırtılarak ayaklar altına alındığı görülüyor.  “Bu, halkın onuruna yönelik bir saldırıdır” YPJ, konuya ilişkin yayımladığı açıklamada bu eylemleri “halkın onuruna ve değerlerine yönelik bir saldırı” olarak nitelendirdi. YPJ Sözcüsü Roksan Mihemed, açıklamasında, yasa dışı hareket eden kişilerin bu “ahlak dışı” eylemlerinin toplumun inancının açıkça ihlal edilmesi anlamına geldiğini belirterek şunları söyledi: “Şehitlerimiz, mücadelenin, onurun ve özgürlüğün sembolleridir. Onlar canları pahasına toprağı, adaleti ve toplumsal cinsiyet eşitliğini savundular. Bu sembollere yönelik saldırı, özgürlük için mücadele etmiş tüm kadınlara yönelik bir saldırıdır.” Suriye hükümetine çağrı YPJ, açıklamasında Suriye hükümetine, Haseke Valisi'ne ve iç güvenlik güçlerine sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu saldırıyı gerçekleştiren kişilerin tespit edilmesini ve cezalandırılmasını istiyoruz. Bu kişilerin cezalandırılması ve hesap vermesinin sağlanması, hakların korunması ve toplumsal değerlere saygı gösterilmesi konusundaki ciddiyetin ölçütü olacaktır.” YPJ ayrıca bu tür eylemler karşısında sessiz kalmayacağını belirterek şu mesajı verdi: “Bu saldırı, mücadele yolunda ilerlememizi, kadın haklarını savunmamızı ve şehitlerimizin mirasını korumamızı engelleyemeyecektir.”

Husiler, Suudi Arabistan’ın kalbini vurdu! Art arda patlamalar

Yemen'deki Husilerin hedefindeki Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da erken uyarı...

Müzisyen ve profesyonel dağcı Ali Sina Mostafavi idam edildi

İran’da bir müzisyen ve profesyonel dağcı olan Ali Sina...

Rojava ve Kobani üniversitelerinden uluslararası dayanışma çağrısı: Kürtçe eğitim bitirilmek isteniyor

Rojava Üniversitesi ile Kobani Üniversitesi, Suriye Yükseköğretim Bakanlığı tarafından...

YPJ komutanlarına üst düzey görev

İki Kürt kadın komutan  Kobani’de yeni görevlere atandı. Demokratik Suriye...

İsrail basını: Selman, Netanyahu’nun Husilere karşı iş birliği teklifini reddetti

İsrail basını, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Yemen’deki Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olmak istediğini ve Suudi Arabistan’ı bu yönde ikna etmeye çalıştığını öne sürdü. Habere göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, İsrail ile iş birliğinin ülke kamuoyunda olumsuz karşılanabileceği gerekçesiyle teklifi reddetti. İsrail’in Haaretz gazetesi, adlarının açıklanmasını istemeyen iki diplomatik kaynağa dayandırdığı haberinde, İsrail’in Yemen’deki Husilere yönelik saldırılara katılmak istediğini ve ABD’nin arabuluculuğuyla Suudi Arabistan’ı bu girişime ikna etmeye çalıştığını yazdı. Habere göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suudi Arabistan ile ilişkileri geliştirmek ve iki ülke arasında normalleşme sürecinin önünü açmak amacıyla Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olmayı teklif etti. Diplomatik kaynaklardan biri, Netanyahu’nun ABD arabuluculuğuyla Suudi Arabistan’ı ikna etmeye çalıştığını, ancak Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın bu girişime karşı çıktığını ileri sürdü. “Selman, İsrail ile iş birliğine sıcak bakmadı” Haaretz’e konuşan kaynaklardan biri, Selman’ın İsrail ile güç birliği yapılmasının Suudi Arabistan kamuoyunda olumsuz bir izlenim yaratabileceği gerekçesiyle İsrail’in yardım teklifini reddettiğini iddia etti. Aynı kaynak, Veliaht Prens’in bu konudaki kesin tutumu nedeniyle İsrail’in Yemen’e yönelik olası bir askeri müdahalesinin gündemden çıktığını savundu. Süreç hakkında bilgi sahibi diğer kaynak ise İsrail’in, Suudi Arabistan ile ilişkileri normalleştirme hedefi doğrultusunda Husilere karşı yürütülen çatışmalara müdahil olma konusunda ısrarcı olduğunu belirtti. “Amaç normalleşme sürecinin önünü açmak” Haaretz’in haberinde, İsrail’in girişiminin temel hedeflerinden birinin Suudi Arabistan ile ortak hareket etmek ve iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek olduğu ifade edildi. Gazeteye konuşan kaynaklardan biri, sürecin amacını “Suudilerle çabaları birleştirmek, ilişkileri geliştirmek ve gelecekteki bir normalleşme anlaşmasının yolunu açmak” sözleriyle açıkladı. Habere ilişkin Suudi Arabistan makamlarından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Türkiye Gündemi

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...

Riyad’da ikinci Mekke İttifakı toplantısı: Gündemde hangi konular var?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve...

Erdoğan: Türkler, Kürtler ve Araplar olarak Selahaddin Eyyubi’nin ordusu gibi kenetleniyoruz

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkler, Kürtler, Araplar olarak...

Felsefenin öncü isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...