Konya’da Dedeoğulları ailesinden 7 kişinin katledilmesi ile ilgili yargılamanın ikinci duruşması bugün başladı. Mahkeme heyeti, Dedeoğlulları ailesinin reddi hakim talebini reddetti. Avukatlar bunun üzerine salonu terk etti.
Meram ilçesinde 30 Temmuz 2021 tarihinde ırkçı saldırı sonucu Dedeoğulları ailesinden 7 kişinin katledilmesi ile ilgili yargılamanın ikinci duruşması, Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.
Rûdaw muhabirinin aktardığında göre, ailenin avukatları “reddi hakim” talebinde bulundu ancak mahkeme heyeti bu talebi reddetti. Bunun üzerine avukatlar mahkeme salonunu terk etti.
Mahkeme, aile yakınları ve avukatlar olmadan devam ediyor.
Ne olmuştu?
30 Temmuz’da merkez Meram ilçesinde Yaşar Dedeoğulları’nın evini basan Mehmet Altun, aile üyelerine tabancayla ateş etmişti.
Saldırıda Yaşar Dedeoğulları, eşi İpek Dedeoğulları, çocukları Serap Dedeoğulları, Serpil Dedeoğulları, Sibel Dedeoğulları, Metin Dedeoğulları ve Barış Dedeoğulları yaşamını yitirmişti.
Evdeki güvenlik kamerası görüntülerinde Mehmet Altun’un yerde yatan yaralılara tekrar ateş açtığı ve saldırının ardından evi ateşe verdiği görülmüştü.
Daha önce de saldırıya uğramıştı
30 yıl önce Kars’tan Konya’ya göç eden Dedeoğulları ailesi, 12 Mayıs 2021’de de çoğu komşuları tarafından toplanan 60 kişilik bir grubun saldırısına uğramış, saldırıda tüm aile fertleri ağır yaralanmıştı.
Katliamda hayatını kaybedem Yaşar Dedeoğulları, 12 Temmuz’da Rûdaw’a saldırıyı şu sözlerle anlatmıştı:
“12 Mayıs günü bayram gecesi bu çalıların arkasında saklanmışlardı. Oğlum dışarıda bağırdıklarını, küfrettiklerini söyledi. Bahçeye çıktığımızda 30 kişi falan demir kapıdan diğerleri de bahçedeki kumlardan atlayarak geldi. Ali Keleş, Veli Keleş, Ayşe Keleş, Yahya Çalık, Lütfi Keleş, Ali Çalık eşi ve oğulları Ramazan bunların içerisindeydi. Biz 7 kişiyiz hepimiz de yaralandık. Oğlum 4 gün yoğun bakımda kaldı. Kızımın da parmağını kırdılar, kafası kırıldı, o da 4 gün hastanede kaldı. Benim de kolumu ve kafamı kırdılar. Başıma 25 dikiş atıldı. Saldırırken de en hafif sözleri şuydu; ‘biz ülkücüyüz sizi buradan süreceğiz, sizi burada yaşatmayacağız’ diyorlardı. 12 yıldır bize bunu söylüyorlar. Keleşler ve Çarıklar aileleri etraftan da birilerini toplamış getirmişlerdi, diğerlerini tanımadım.”



