21 Ekim 2026
15.3 C
İstanbul

Kazakistan Kürtleri, Kürtçe yayın yapacak televizyon kanalı kuruyor

Yekbun TV isimli kanal 1 Ağustos’ta yayın hayatına başlayacak. Prof. Dr. Kinyaze İbrahim, “Asimilasyona karşı durmak ve değerlerimizi korumak için Yekbun’u açıyoruz” dedi

Ekim Devrimi’nden (Bolşevik) sonra Kürtleri bir ulus olarak tanıyan Sovyetler Birliği, Kürt kültürünün gelişmesine katkıda bulundu.

Kürt olmayan araştırmacıların yaptıkların çalışmaların yanı sıra Kürtler kendi kültürlerine dair yürütülen çalışmalara katıldı.

1930’da Kürt yayıncılık tarihinde Latin alfabesiyle ilk Kürtçe gazete olan “Riya Teze” yayın hayatına başladı.

Kürtler o dönem eğitim kurumları ve akademilerin yanı sıra Kürtçe yayınevi kurup ve pek çok eser yayınladı.

Yine Kürt sinemacılık tarihinde bir ilk olan “Zare” filmi, 1926’da Sovyetler Birliği’nde çekildi.

Ancak bu durum uzun sürmedi. 1937’de bazı Ermenistan ve Azerbaycan Kürtleri, 1944’te de bir kısım Gürcistan Kürtleri Kazakistan, Kırgızistan ve Orta Asya’ya göç ettirildi. 

1937’de Kazakistan’a 2. Dünya Savaşı’ndan sonra da Ermenistan’a yerleşen ailelerden biri de şu an Eski Sovyetler Birliği Kürt Dernekleri Federasyonu Başkanlığı’nı yapan Prof. Dr. Kinyaze İbrahim’in (73) mensubu olduğu Mirzoyev ailesi oldu. 

“Tüm ömrümü Kürtler ve Kürtçenin gelişmesi için harcadım”

Erivan’da dil, tarih ve doğu bilimleri üzerinden doktora yapan Prof. Dr. Kinyaze İbrahim, 1990 yılına kadar Ermenistan Devlet Üniversitesi Ortadoğu Dilleri Bölümü Başkanlığı’nı yürüttü.

Kinyaze İbrahim Mirzoyev

Kinyaze İbrahim Mirzoyev / Fotoğraf: Independent Türkçe

Saint Petersburg’da filoloji alanında profesör unvanını alan İbrahim, 90’dan sonra Kazakistan’a döndü ve Devlet Üniversitesi’nde rektör yardımcılığı görevinde bulundu.

Kürt dili, kültürü, tarihi ve edebiyatı üzerine 20’ye yakın kitap yazan İbrahim; Kürtçe, Rusça, Kazakça, Ermenice, Azerice, Türkçe, Farsça ve İngilizce’nin de içinde olduğu 8 dil konuşuyor.

Yıllardır Eski Sovyetler Birliği Kürt Dernekleri Federasyonu Başkanlığı’nı yürüten ve kendi deyimiyle ‘Tüm ömrümü Kürtler ve Kürtçe’nin gelişmesi için harcadım’ harcayan İbrahim, Kazakistan’da Kürtçe yayın yapacak televizyon açma hazırlığı içerisinde.

“Asimilasyona karşı durmak ve değerlerimizi korumak için Yekbun’u açıyoruz”

Independent Türkçe’ye konuşan Kürdolog, edebiyat eleştirmeni ve Alma Ata Devlet Üniversitesi’nde doğu filolojisi bölüme başkanlık yapan Prof. Dr. Kinyaze İbrahim, eski Sovyet ülkelerinde yaklaşık bir milyon Kürt’ün yaşadığını söyledi.

Sovyet sonrası ülkelerde milliyetçilik akının geliştiğini ve siyasi politikalar nedeniyle Kürtlerin dilin, tarihini ve kültürünü unutmaya zorlandığını belirten İbrahim, “Mesela Azerbaycan’da 350-400 bin, Türkmenistan’da ise 250-300 bin civarında İran Kürtleri yaşıyordu. Belki Kürt olduğunu biliyorlar ama çoğu dilini unutmuş. Ermenistan’da 70 bin civarında Kürt yaşıyordu şu anda sayıları 15-20 bin civarında. Bu asimilasyona son vermek için bir şeyler yapmak gerekiyordu” dedi.

Dili, tarihi ve kültürel değerleri korumak ile diasporadaki Kürtlerle iletişimi sağlamak için Eski Sovyetler Birliği Kürt Dernekleri Federasyonu’nun çatısında bir araya geldiklerini ifade eden İbrahim, “Asimilasyona karşı durmak, dilimizi, kültürümüzü ve değerlerimizi korumak için Yekbun (Birlik) adında bir televizyon açma kararı aldık. Riya Teze ve Erivan Radyosu gibi yayınlar ilk dönem için yeterli denilebilir ama şuan için ihtiyacı karşılamıyor” diye konuştu.

“Yayınımızda siyasetten uzak duracağız”

Yüzde 100 Kürtçe yayın yapacak Yekbun TV’nin 1 Ağustos’ta yayına başlayacağını aktaran İbrahim, devamında şunları söyledi:

“Yayınımız internetten Facebook, Twitter ve Youtube platformları üzerinden olacak. Daha çok kültürel formatta olacak ve kesinlikle siyasete girmeyeceğiz. Zaten buna da ihtiyaç yok. Çünkü Kürtçe yayın yapan onlarca TV kanalı var ve bunların çoğu siyasi programlar yapıyor. Yekbun TV siyasetten uzak duracak. Daha çok örf, adet, gelenek-görenek, dil, tarih ve coğrafyamız üzerine kültürel programlar yapacağız.”

“Hazırladığımız kaynak kitaplarla hala eğitim veriliyor”

İbrahim, Kazakistan’a döndüklerinde yaşadıkları zorlukları şu sözlerle anlattı:

“Kazakistan’da yaklaşık 150 bin Kürt yaşıyor. Ermenistan’da kısmen de olsa Kürtçe eğitim veriliyordu. Ama buraya ilk geldiğimizde hiçbir şey yoktu. Kürtçenin eğitim dili olması için talepte bulunduk ama bize ‘Nasıl öğreteceksiniz, ne kaynak, ne kitap ne de bir programınız yok’ dediler. Prof. Nadire Kerem, Azize Ziya gibi değerli birçok isim ile kaynak kitaplar hazırladık ve eğitime başladık. O kaynaklarla hala eğitim devam ediyor.”

“Yekbun Kürtler arasında özel bir yer edinecek”

Yılda bir defa Kürtçenin gelişimi için seminerler düzenlediklerini kaydeden İbrahim, Jiyana Kurd ve Nubar gibi gazete ile dergi çıkardıklarını ve Kürtlerin dil, tarih, edebiyat ve yaşamını konu alan onlarca kitabının basımını gerçekleştirdiklerini söyledi.

Yekbun TV’nin kısa zamanda Kürtler arasında özel bir yer edineceğine inandığını dile getiren İbrahim, Kürt kültürünün merkezi konumunda olan Ermenistan’ın yerinin Kazakistan’ın aldığını sözlerine ekledi.

Kaynak: Independent Türkçe

Son Haberler

YPJ şartlarını açıkladı: ‘Kadınların kimliğini korumak temel çizgimizdir’

Rojava’da Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanlığı, Suriye hükümetiyle...

Bahçeli, PJAK’ı işaret etti: Silahlarını bırakmaları bölgesel barış için atılacak bir adımdır

Bahçeli, PJAK’ı işaret etti: Silahlarını bırakmaları bölgesel barış için...

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

“Anayasası uyarısı: Değişiklikler Kürdistan Bölgesi’nin yetkilerini azaltabilir”

Kürdistan Demokrat Partisi’nden (KDP) üst düzey bir yetkili, Irak...

Bakırhan’dan ‘PKK kimi yerlerden çekiliyor, Türkiye adım atmalı’ açıklaması

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay...

Trump’a sert sözler: Bibi adlı kuklasıyla İsrail’i yönetiyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak seçimlere...

Trump’tan Zelenski’ye sert sözler: Ukrayna perişan halde, Zelenski savaşı bitirmek istemiyor

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı...

Türkiye Gündemi

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...