4 Ekim 2026
16.2 C
İstanbul

İtalya’da genel seçimlerde sağ ittifak önde

İtalya’da yapılan genel seçimlerde sandık çıkış anketlerine göre, Giorgia Meloni liderliğindeki aşırı sağcı İtalya’nın Kardeşleri Partisi (FdI) birinci çıktı.

Ülkede 50,8 milyon kişinin oy kullanma hakkına sahip olduğu seçimlerde halk, 200 sandalyeli parlamentonun üst kanadı Senato ile 400 sandalyeli parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisi’ndeki yeni temsilcilerini belirlemek üzere bugün sandık başına gitti.

Sabah yerel saatle 07.00’de başlayan oy verme işlemi, gece 23.00’te sona erdi ve hemen ardından oy sayımına geçildi.

İtalyan devlet televizyonu RAI’nin oy verme işleminin sona ermesiyle paylaştığı ilk sandık çıkış anketi sonuçlarına göre, seçimlerden, Giorgia Meloni liderliğindeki aşırı sağcı İtalya’nın Kardeşleri (FdI) partisi yüzde 22-26 bandındaki oy oranıyla birinci parti olarak çıktı.

FdI’nin ardından Enrico Letta liderliğindeki merkez solun çatı partisi Demokratik Parti’nin (PD) oy oranı ise yüzde 17-21 bandında ölçüldü.

Seçimlere Eski Başbakan Giuseppe Conte liderliğinde giren 5 Yıldız Hareketi’nin (M5S) de oy oranı 13,5-17,5 arasında ölçüldü ve 3. sırada yer aldı.

Matteo Salvini liderliğindeki aşırı sağcı Lig Partisi’nin oy oranı ise yüzde 8,5-12,5 ile 4. sırada çıktı.

“Üçüncü kutup” adıyla kendisini merkez konumlandıran Carlo Calenda liderliğindeki Eylem Partisi (Az) de yüzde 6,5-8,5 oy oranıyla 5. sırada konumlandı.

Eski başbakanlardan Silvio Berlusconi’nin partisi Forza Italia (FI) da yüzde 6 ila 8 arasındaki oy oranıyla 6. sırada yer aldı.

Resmi olmayan bu ilk sonuçlara göre, İtalya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana aşırı sağcı bir parti ilk defa seçimlerden birinci parti olarak çıktı.

İtalya’nın Kardeşleri Partisi, Lig Partisi ve Forza Italia Partisi ile bazı küçük partilerden oluşan sağ ittifakın oy oranı yüzde 41-45 arasında ölçüldü. Buna karşılık PD’nin çatı partisi olduğu merkez sol ittifakın oy oranı yüzde 25,5-29,5 arasında kaldı.

Parlamentodaki sandalyelerin, nisbi ve oy çokluğu gibi iki farklı yöntemin aynı anda uygulandığı karma seçim sistemine göre dağıtıldığı ülkede, bugünkü ilk sonuçlar doğrultusunda sağ ittifakın parlamentonun alt ve üst kanadında hükümet kuracak çoğunluk sayısını yakalama konusunda avantajlı konumda olduğu belirtiliyor.

Bu sonuçlar doğrultusunda, sağ ittifakın ülkede 11 yıl sonra yeniden iktidar olması ve FdI lideri Giorgia Meloni’nin de ülkenin ilk kadın başbakanı olması bekleniyor.

İlk sonuçların ardından Lig Partisi’nin lideri Salvini, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Merkez sağ ittifak, hem Senato’da hem Temsilciler Meclisi’nde net avantajda. Uzun bir gece olacak ama size şimdiden teşekkür etmek istiyorum.” ifadesini kullandı.

Seçimlerde birinci çıkan Meloni’den ilk değerlendirme

Sonuçlara ilişkin ilk değerlendirmesini yapan 45 yaşındaki Meloni, “Seçim sonuçları, İtalyanların, İtalya’nın Kardeşleri’nin yönetiminde bir merkez sağ hükümet istediğine dair açık bir işaret verdi.” dedi.

Meloni, içinde bulundukları zamanın sorumluluk alma zamanı olduğunu dile getirerek, “Tarihin bir parçası olmak istiyorsanız, on milyonlarca insana karşı ne tür bir sorumluluğumuz olduğunu anlamanız gereken bir zamandayız. Çünkü İtalya bizi seçti, biz de ona asla ihanet etmeyeceğiz.” diye konuştu.

Meloni, “FdI’nin seçimlerden birinci parti çıkması, bizim için pek çok anlam ifade ediyor. Bu kesinlikle birçoğumuz için gurur, gözyaşı, kucaklaşma ve hayaller gecesi.” ifadesini kullandı.

Giorgia Meloni, sonucun kendileri için bir varış noktası olmadığını, aksine hareket etme anında olduklarını ve yarından itibaren kendi değerlerini göstermeleri gerekeceğini kaydetti.

Seçimlere katılım oranının düşük olmasından duyduğu üzüntüyü belirten Meloni, devletle vatandaş arasındaki ilişkiyi yeniden inşa etmeleri gerektiğini söyledi.

Seçim sonuçlarına yönelik diğer partilerin değerlendirmeleri

Seçimlerde resmi olmayan sonuçlara göre yüzde 19 civarında aldığı oyla ikinci sırada çıkan merkez solun çatı partisi Demokratik Parti (PD) Meclis Grup Başkanvekili Debora Serrachiani, yaptığı açıklamada, “Ülke için üzücü bir akşam, çünkü bunun iyi bir şey olmadığına inanıyoruz.” dedi.

Kamuoyu yoklamalarında 4. sırada gözüken ancak seçimde aldığı yüzde 15’lik oy oranıyla 3. sırada çıkan 5 Yıldız Hareketi (M5S) seçim sonuçlarından memnun.

M5S’e liderlik eden eski Başbakan Giuseppe Conte, düzenlediği basın toplantısında, kampanya döneminde herkesin kendilerine saldırdığını, ancak bugün önemli bir geri dönüşe imza attıklarını anlattı.

Conte, “Güneyde birinci, ülkede üçüncü siyasi gücüz ve büyük bir sorumluluğumuz var.” diye konuştu.

Seçimlerden birinci çıkan FdI ile sağ ittifak içinde yer alan Forza Italia Partisi’nin genel koordinatörü Antonio Tajani de sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde, sağ ittifak olarak elde ettikleri sonuçla istikrarlı bir hükümet ortaya çıkaracaklarını ifade etti.

Seçimlere katılım oranı tarihin en düşük seviyesinde

İçişleri Bakanlığının paylaştığı verilere göre, dünkü genel seçimlere katılım oranı yüzde 63,9 olarak gerçekleşti. Söz konusu oranın bugüne kadar yapılan genel seçimler arasında en düşük katılım oranı olduğu belirtildi.

Diğer yandan, ülkede oy sayım işlemleri devam ediyor.

ANSA haber ajansının paylaştığı resmi olmayan sonuçlara göre, İtalya’nın Kardeşleri (FdI) yüzde 26 ile birinci, Demokratik Parti (PD) yüzde 19,5 ile ikinci, 5 Yıldız Hareketi (M5S) yüzde 15 ile üçüncü sırada yer aldı. Lig Partisi yüzde 9 ile dördüncü, Forza Italia (FI) yüzde 8 ile beşinci, seçime birlikte giren Eylem Partisi (Az)-Italia Viva (Iv) da yüzde 7,8 oyla altıncı sırada konumlandı.

İttifak bazında ise FdI, Lig, FI ve bazı küçük partilerin oluşturduğu sağ ittifakın oy oranı yüzde 43-44 bandında kaydedildi.

PD’nin çatı partisi olduğu merkez sol ittifak ise yüzde 26-27 civarındaki oy oranıyla sağ ittifakın gerisinde ikinci sırada yer aldı.

Seçimlere herhangi bir ittifak altında girmeyen M5S yüzde 15 oy alırken, Eylem Partisi (Az)- Italia Viva (Iv) partileri de yüzde 7,8’lik oy oranı yakaladı.

Son Haberler

Seyyid’ül Şüheda: Kürdistan Bölgesi’nin güvenliği Irak’ın güvenliğidir

Seyyid'ül Şüheda Tugayları Genel Sekreteri Ebu Ala el-Welayi, ABD...

Felsefenin öncü isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu...

Irak Dışişleri Bakanı Hüseyin duyurdu: ABD talebimizi kabul etti

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, ABD Hazine Bakanı Scott...

Kaynak: Irak’ta silahlı gruplar ‘silah bırakma’ taleplerini esnetiyor

Irak hükümetinin silahlı gruplarla silahların devlete teslim edilmesine yönelik...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Barzani Bağdat’ta ‘Egemenlik Günü’ne katıldı: Tam egemen ve federal bir Irak istiyoruz

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat'ta düzenlenen Egemenlik Günü...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Türkiye Gündemi

Felsefenin öncü isimlerinden Prof. Dr. İoanna Kuçuradi hayatını kaybetti

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.