İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarına Ankara’dan tepki geldi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili sosyal medya paylaşıma dair açıklamada bulundu.
Bakanlığın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
İsrail Dışişleri Bakanı tarafından yapılan sosyal medya paylaşımı, ülkemize ve Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik asılsız iftiralar ve alçakça yalanlardan ibarettir.
İsrailli yetkililerin, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamalarına bu denli odaklanmak zorunda kalması, söz konusu beyanda yer alan hususların doğruluğunu teyit etmektedir.
Netanyahu’nun isminin, tarihte soykırım işlemiş kişilerle birlikte anılmasının sorumlusu, halen soykırım suçlamasıyla yargılanmakta olan kendisidir.
İsrailli yöneticilerin insanlığa karşı tüm dünyanın gözü önünde işlemekte olduğu suçlar, herhangi bir şüpheye mahal vermeyecek biçimde derlenmektedir.
İsrail’in bugün bazı çevreler nezdinde sahip olduğu destek ve dokunulmazlık zırhı kaybolduğunda, Netanyahu ve suç ortakları adalet önünde hesap vermek zorunda kalacaklardır. Sayın Cumhurbaşkanımızca da ifade edildiği üzere, Netanyahu ve iş birlikçilerinin adil biçimde yargılanmasını ümit ediyoruz.”
Ne olmuştu?
Türkiye Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin bugünkü Meclis toplantısında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya sert sözler sarfetmişti.
Erdoğan, İsrail’in 7 Ekim sonra Gazze’de 55 binden fazla masum insanı katlettiğini belirterek, “Avrupa’daki holokost sürecinde Gazze’deki kadar insanlık dışı görüntüler oluşmamıştır. Netanyahu, soykırım suçunda, zalim Hitler’i çoktan geride bırakmıştır. Umarız, akıbetleri aynı olmaz” konuşması yaptı.
Saar’ın paylaşımı
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise Erdoğan’ın konuşmasının ardından X hesabından Türkçe bir paylaşım yaparak şunları yazdı:
“Kendini bir sultan gibi gören Erdoğan, bir başka coşkulu ve saldırgan konuşmasında, İsrail ve İsrail Başbakanı aleyhindeki kışkırtıcı söylemlerini sürdürmeye devam ediyor.
Vatandaşlarının özgürlüklerini ve haklarını bastırmakta, aynı şekilde ülkesindeki muhalefeti sindirmekte rekor kırmış bir lider olarak, başkalarına ahlâk dersi vermeye cüret ediyor.
Emperyal heveslerini gizlemeyen; Kuzey Suriye’yi işgal etmiş ve Kuzey Kıbrıs’ı uluslararası hukuka aykırı biçimde elinde tutan birinin, hukuk ve ahlak adına konuşması ise tam anlamıyla ironiktir. Bir nebze öz farkındalık, hiç de fena olmazdı.”



