İran Devrim Muhafızları Ordusu komutanı Muhammed Ali Caferi, ülkedeki kötü yönetim nedeniyle ekonomik sorunların açmaza dönüştüğünü söyledi.
İran Öğrenci Haber Ajansı ISNA’nın haberine göre, başkent Tahran’da düzenlenen bir törende konuşan Caferi, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümetinin ülkeyi yönetme biçimini eleştirdi.
Toplumsal adaletin sağlanması ile toplumun maddi ve manevi gelişiminin sağlanması için ülkedeki herkesin çaba göstermesi gerektiğini belirten Caferi, şunları söyledi:
‘Ülke yönetiminde İslam’ın gözönünde bulundurulması en önemli şart’
“Halkın geçimi ve ekonomik sorunlar, düşmanların çabaları ve ülkedeki kötü yönetim nedeniyle bir açmaza dönüştü.”
İran Devrim Muhafızları Ordusu komutanı Caferi, ülke yönetiminin mevcut koşullara uygun olması gerektiğini belirterek, ülke yönetiminde İslam’ın gözönünde bulundurulmasının en önemli şart olduğunu ifade etti.
Devrim Muhafızları Ordusu’nun sadece askeri bir yapı olmadığına dikkati çeken Caferi, “Devrim Muhafızları başlangıçta askeri bir güç olarak ortaya çıktı ancak bugün toplumun her alanında faaliyet gösteriyoruz” dedi.
Aktivistlere tepki
Öte yandan Caferi, ABD Başkanı Donald Trump’a hitaben mektup yazan, İran ve ABD arasında önşartsız doğrudan görüşmeler talep eden İranlı yaklaşık 100 siyasi ve sivil aktiviste de tepki gösterdi.
İranlı aktivistler cumartesi günü yaptıkları açıklamada Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasında Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması konusunda yapılan anlaşamayı hoşnutlukla karşılayarak Tahran’a 1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana iki ülke arasında süren düşmanlığı sona erdirme ve Washington’la ‘ön şartsız diyaloğu’ başlatma çağrısı yapmıştı.
Caferi, bunların İslami olmayan görüşler olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Buna karşı hoşgörülü olmadığımız takdirde bu kişiler halka ve devrime ihanet etmiştir diyebiliriz ancak asıl sorun onların fikirlerinin temelindedir. Onların batılı, liberal ve İslami olmayan görüşleridir” diye konuşan Caferi, ABD ile İran’ın daha önce Tahran’nın nükleer faaliyetleri hakkındaki görüşmelerini ‘istisna’ olarak niteledi.

