Uzun süredir “gizemli lider” olarak pazarlanan Ahmet Colani’nin etrafındaki sis perdesi yavaş yavaş dağılmaya başlıyor. Bir dönem devrik Esad’ın ardında topladığı prestij basamak basamak erirken, Colani’nin aslında tek başına karar alma gücünden yoksun olduğu gerçeği gün yüzüne çıkıyor.
HTŞ, 27 farklı gruptan oluşan bir şura üzerinden yönetiliyor. Kararları bu şura alıyor, Colani ise sadece uygulamaya çalışıyor. Yani Colani’nin rolü sanıldığı kadar belirleyici değil. Ancak Batı ve bölgedeki bazı aktörler, Şam’da iktidar arayışları sürerken, Colani’nin üzerine bilinçli olarak bir “gizem” inşa etti; hatta bir kahraman figürü yaratılmak istendi.
Oysa gerçek çok farklı. Colani Dubai’de başkanlık koltuğuna otursa bile, İdlib’deki “tam şeriat” talep eden HTŞ şurasının sözünden çıkamaz. Bu şura, El Kaide geleneğinden beslenen, Kürtleri, Dürzileri, Alevileri, Hristiyanları ve seküler Arapları düşman gören bir yapı. Biat etmeyenleri “katli vacip” fetvalarıyla hedef alan bir anlayışın temsilcisi.
Böyle bir zeminde, Batılı ülkelerin Colani’ye bir dönem gösterdiği ilginin ve sıraya girercesine yaptığı ziyaretlerin anlaşılır bir tarafı yok. Zira ortada, sayısız katliamdan sorumlu, dünyanın terör örgütleri listesinde en başlarda yer alan bir isim var.
Türkiye ise bu yolun açılmasında başı çeken ülke oldu. Colani’ye ilk sarılan Ankara’ydı. Hatta Şam’ın en üst düzey noktalarında kahve içildi, ortak pozlar verildi, şoförlükler yapıldı.
Bugün gelinen noktada Colani’nin gizeminin azalmasının en önemli nedeni, Kürtler ve Dürzilerle barışma iradesi göstermemesi. Buna ek olarak, Şara iktidarı içinde El Kaide örgütlenmesinin güçlenmesi ve ABD’nin bu konuda hazırladığı ciddi raporlar, Colani üzerindeki sis perdesini iyice dağıtmış durumda.
Sonuçta, “gizemli lider” imajı artık işlemiyor. Colani’nin gerçekte neyi temsil ettiği ve nasıl bir yapıdan beslendiği gün geçtikçe daha açık şekilde ortaya çıkıyor. @ihsankaçar



