| Haber: Hakan Yalçın
İnsan Hakları Derneği Malatya Şubesi öncülüğünde birçok sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri tarafından Hrant Dink’in katledilişinin 13. yıldönümünde doğduğu evin önünde anıldı.
İHD Şube Başkanı Gönül Öztürkoğlu tarafından okunan basın metninde, “Hrant Dink 1954 Yılında Malatya’da ve bu topraklarda doğdu. Hrant Dink’i özlemle minnetle sevgiyle anıyoruz. Gazeteci, insan hakları savunucusu Derneğimizin üyesi ve sevgili dostumuz Hrant Dink 19 Ocak 2007 tarihinde katledildi. Hrant Dink Söylemlerinden, kimliğinden,savaşa karşı barışı savunduğu için, tüm kimlerin kardeşce yaşamını savunduğu için, emeğin değer olduğu, hakkın savunucusu olduğu için öldürüldü. Barış ve Kardeşlik savunucularının yaşamları her alanı daima tehlikede olmuş ve katledilmişdir. Hrant Dink bu coğrafyada söylemlerinden, kimliğinden ve sisteme karşı duruşundan dolayı sistem tarafından her fırsatta ölümle tehdit edildi. Maalesef tehditlerin önüne geçilemediği için de katledildi. Ermenisiyle ,Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla bizlerin aynı şeylere sevinip aynı şeylere üzüldüğünü ,bu büyülü coğrafyanın bizleri kardeş olarak doğurduğunu , Hrant’ın ölüm emrini verenler bir türlü anlayamayacaklar. Hrant’a yapılan saldırı halkların kardeşlik,eşitlik ve barış içinde bir arada yaşama taleplerine karşı yapılan bir saldırıdır. Hrant yazdıklarıyla söyledikleriyle insanlığın ve hakların kardeşi ve dostudur. İnsanlık devam ettikcede öyle kalacak.”

BUGÜNE KADAR KAN NEYİ TEMİZLEDİ?
Öztürkpğlı, “Hrant en çok kardeşlikden ve birlikde yaşamaktan söz ederdi. Hrant yaşadığı topraklarda sevgi ve bağlı olan biriydi. Sevdiği bu topraklarda yaşananlar ve yaşanacaklar konusunda düşüncelerini söylediği için öldürüldü. Hrant kendisini güvercin gibi tedirgin hissediyordu. bu ülkede güvercinlere bir şey yapmazlar diyordu. oysa biz akbabaları üzerimize salanlara karşı yeterince karşı koyamadık. İşte bu yüzden koruyamadık, kaybettik Hrantı. daha kalabalık daha cesur daha akılcı olmanın yolunu bulmayı görevimiz kabul ediyoruz.Hrantın öldürülmesi bu ülkenin yıllardır güvercinlerini öldürdüğünü bilen ama kendisinı bunun tersine ınanmak isteyen bir güvercinin son uçuşudur gökyüzünden, anısı önünde saygıyla eğiliyoruz 13 yıl sonrada taleplerimizden vaz geçmiyoruz.

Öztürkoğlu sözlerini şöyle sürdürdü, “Dink’in öldürülmesinin ardından geçen 13 yıla rağmen gerçek sorumlular hala ortaya çıkarıl(a)mamıştır. İstanbul’da devam eden davada zamanaşımı dolmaması için sadece tetikçi ve ona yardım eden birkaç kişi cezalandırılmış, ancak gerçek azmettirenler ve sorumlular hala açığa çıkarılıp cezalandırılmamıştır.
Sorumluların korunmasının nedeni bu konuda bağımsız, etkili ve kapsamlı soruşturmanın yürütülememesi, yani uygulanan cezasızlık politikasıdır. İnsan hakları savunucuları olarak cezasızlık politikasına hayır diyoruz! Dink cinayetinde etkili ve kapsamlı bir soruşturma talebimizi bir kez daha yineliyoruz.
Esasen, Türkiye bir bütün olarak geçmişle yüzleşmeli, bunun için bir hakikat komisyonu kurmalıdır. İnanıyoruz ki Hrant Dink cinayeti dâhil olmak üzere işlenen binlerce faili meçhul cinayet ancak bir hakikat komisyonu marifeti ile açığa çıkarılabilir. Ancak anlaşılmaktadır ki siyasal iktidarın hakikat komisyonu kurmaya cesareti bulanmamaktadır. İnsan hakları savunucuları olarak ülkemizde gerçek bir geçmişle yüzleşme sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz!”



