Halkların Demokratik Partisi (HDP) seçim çalışmaları kapsamında Diyarbakır’da düzenlenen mitingde halkla buluşuyor.
HDP’nin Diyarbakır mitinginde yüz binlerce kişi İstasyon Meydanı’nı doldurdu.
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Diyarbakır’da 24 Haziran erken seçimleri kapsamında düzenlediği miting, İstasyon Meydanı’nda (5 Haziran Meydanı) başladı.
Yüz binlerce kişinin katılımıyla başlayan miting alanına çıkan tüm cadde ve tali yollar, polis barikatlarıyla kapatıldı.
Polisler alanın girişinde ise bazı pankart ve dövizlerin yanı sıra cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş maskelerine de el koydu.
HDP flamalarıyla süslenem miting alanına gelenler ise “Faşizmi kadınlar yıkacak”, “Jin jiyan azadi”, “Eşitlik ve özgürlükte adresimiz HDP”, “Kadınların oyu kadın bakanlığına”, “Kadın inkarına karşı kadın adalet divanı”, “Tek adam rejimine karşı geliyorum”, “Faşizme geçit yok”, “Kadınların oyu barışa” yazılı dövizler taşıdı.
Miting alanında Demirtaş’ın TRT’de yaptığı konuşma dinletildi. Müzik dinletisinden sonra milletvekili adayları halkı selamladı. Selamlamanın ardından konuşan HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, “Amed hiç bir zaman bu kadar coşkulu değildi, Amed iktidara yürüyor. Bugün cezaevinde olan Selahattin Demirtaş’ı, sizlerin iradesi olan İdris Baluken’i, Gülten Kışanak’ı , Fırat Anlı’yı sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sizler kararınızı vermişsiniz zaten. 3 yıl önce bu meydanda 5 Haziran’da arkadaşlarımız yaşamını yitirdi. Ama gördüler ki o tarihten bugüne insanlarımız sel oldu aktı. Çünkü bizler acılarımızı unutmayız, Kürt halkı geçmişini, Sur’u, Cizre’yi, Suruç’u unutmaz. Gelip burada ‘Kürt sorunu yoktur’ diyen zihniyet sizin yüzünüze nasıl bakacak, yanlarına aldıkları Tansu Çiller’le Sedat Peker’le bir kez daha gösteriler ki Kürt halkına karşı düşmanlıkları devam ediyor. Kürtler bir kez daha 90’lı yıllara geri gelmeyecek, biz buna izin vermeyeceğiz. Türkiye toplumu asla 90’lı yıllara gidilmesine izin vermez. Bu ülkede ölümden, zulümden başka 16 yıldır hiç birşey getirmeyen AKP hükümetine 24 Haziran’da veda edeceğiz. Onlar savaştan başka birşey vaad etmiyor, Kerkük’e gittiler, Afrin’e girdiler, şimdi de Menbic’e Kandil’e girmek istiyor ama Türkiye halkı izin vermiyor. Barış güvercinlerinin uçmasını istiyoruz. Bu halkın arzu ettiği barış güvercinlerinin uçmasına çok az bir zaman kaldı. Her gün sevgili Selahattin Demirtaş’la, HDP ile ilgili onlarca yalanla halkın kafasında algı yaratmaya çalışıyorlar. Bir kaç gün önce Demirtaş’ın idamından bahsediyordu. Başka aday bulamadı mı diyor. Sana mı soracağız Recep bey? Selahattin Demirtaş’ın dosyası senin gibi hukuksuzluklarla dolu değil, onun dosyası boş. O Selahattin Demirtaş dünyaya senin baktığın yerden bakmıyor, Selahattin Demirtaş’ın sarayları, ayakkabı kutuları yok. Milyonların gözünde umut olan biri, ama korkmakta haklısın, rüyalarına giriyor, kabusun oluyor biliyoruz. O rüyalar 24 Haziran’da gerçek olacak, rüya görmek istemiyorsan Recep Bey uyuma, çünkü 25 Haziran’da Demirtaş’ı karşında göreceksin. 24 haziran tarihinde atadığınız kayyımlar, açacağınız kıraathanelerde kayyımlık yapacaklar. Her gün yeni bir yalanla HDP yi baraj altında bırakmak için her türlü oyunu oynuyorlar, ama şunu bilsinler biz tutuklandıkça artan bir halkız. Kimsenin önünde diz çökmeyiz Recep Tayyip Erdoğan, senin de önünde diz çökmeyiz. Bu ülke hak ettiği yaşamı Alevisi, Sünnisiyle , Kürdü, Türküyle, kadınıyla genciyle bir arada yaşamayı başaracaktır. Bunun tarihi 24 Haziran’da AKP’siz bir Türkiye’dir. Bu inancı sandıklara taşıma zamanı, oylarımıza sahip çıkacağız, kararsız olan seçmenler kararınızı şimdi verin, aydınlıktan ya da karanlıktan yana bir tercih yapacaksınız. Tercihiniz barış kardeşlik özgürlükten yana olmalı Recep Tayyip Erdoğan’a mecbur değilsiniz. Karanlık, zor, zulüm dolu günler yaşadık ama artık bunlara son vermenin AKP siz bir ülkeyi yönetmenin, OHAL’ i kaldırmanın, KHK ile işinden edilenlerin işine dönme zamanıdır. Elini vicdanına koyma zamanı yaşadıklarını asla unutmasın Selahattin Demirtaş’ı asla unutmasın. Sevgili Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı olduğu ülkeyi düşünün böyle bir ülkede yaşamak hepimizin hayali kimsenin şüphesi olmasın bu hayali gerçek kılacağız sizleri AKP’den kurtaracağız” dedi
Mitingde konuşan İstanbul Milletvekili adayı Ahmet Şık, “Biliyoruz ki, biz yan yana durursak analarımızın sırtına kamçıyla harita çizenlerin de, menfaatleri için bu ülkenin gencecik yoksullarını ölüme gönderenlerin de sonu gelir” dedi.
HDP Milletvekili adayı Ahmet Şık konuşmasına şöyle devam etti:
‘Çoğaldıkça da bu korkak zalimleri 24 Haziran’da sandıklarda alaşağı edeceğiz!’
“Barışı ve özgürlüğü; asla ve asla zalim Dehaklara teslim etmeyen, Devrimci Kawa’nın yiğit insanları merhaba! Selam olsun Ahmed Arif’in, Ape Musa’nın, Vedat Aydın’ın, Tahir Elçi’nin memleketine” diyerek halkı selamlayan Şık, “Bu meydan bombalar gördü. Bu meydan en büyük acılarla sarsıldı. Bu meydandan yükselen çığlıklar hâlâ havada asılı duruyor. Bu meydanda yitirdiğimiz canlarımız var. Bu meydanda o canların sesi, sözü var. Ancak, bunca kötülüğe, bunca acıya rağmen hoş bulduk! Bu ne güzel bir karşılama, bugün burada sizlerin karşısında olmak ne büyük onur, ne büyük mutluluk” diye konuştu.
‘Hakikat bizimle, bu meydanda!’
Hakikat bizimle. Hakikat bu meydanda. Hakikat “Bir oy Demirtaş’a, bir oy Halkların Demokratik Partisi’ne” diyerek korkmadan, teslim olmadan, inat ve umutla, “buradayız, hiçbir yere gitmiyoruz” diyenlerin sesindedir, sözündedir, duruşundadır. “Bir yanımız Gezi, bir yanımız Sur, Cizredir
Bir yanımızda Berkin’ler, Ali İsmail’ler, Bir yanımızda Ceylan’lar, Uğur’lar var. Birlikte güçlüyüz, geçmiştekinden daha da güçlüyüz.
‘Sözünüzü yere düşürmeyeceğiz’
Hapisteki Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, eski Eş Genel Başkan Figen Yüksekdağ ve tutuklu milletvekillerine, Gülten Kışanak şahsında tüm belediye eş başkanları ve parti yöneticilerine de selam gönderen Şık, “Özgürlükleri gasp edilen on binlerce öğrenciye, hakikatin peşindeki gazeteci dostlarımıza ve bütün siyasi tutsaklara selam olsun. Bin selam” diye devam etti.
Birbirimizi tanıyoruz. Yıllarca haber yapmak için, buradaki sesi Türkiye’ye duyurmak için geldim yanınıza. Ve biliyorum ki hemhal olmaya gelen kimseyi geri çevirmezsiniz. Derdinizi de paylaşırsınız, sofranızı da, muhabbetinizi de. Sağolun, varolun. Bu güzel şehre bu kez partimizin vekil adayı olarak geldim. Ama amacım değişmedi! Bir kez daha sesiniz olmaya, sesinizi taşımaya geldim!
“Sözümüz var! Özgürlük ve barış için her ah’ın, her gözyaşının, yaşatılan her acının, çekilen her çilenin sözünü tutacağız. Bir kardeş, bir dost, bir yoldaş olarak sesleniyorum size,bilin ki sözünüzü yere düşürmeyeceğiz.
‘Bizler birleştikçe, zalimlerin çetesi dağılacak’
Bizler birleştikçe onlar saldırdı! Ama omuz omuza durdukça zalimlerin kabûsu olduk! Ve bizler birleşmeye devam ettikçe zalimlerin çetesi ayrışacak, dağılacak!
İşkenceyle, bombalarla, idam tehdidiyle iktidarın meydan okuduğunu söyleyen Şık “Hodri meydan diyoruz biz de. Hodri meydan Diyarbakır’dan” dedi.
‘Yan yanayız. O yüzden panik içindeler’
Anadillerimiz farklı olsa da zalimler, analarımızın dilini ortaklaştırdı. Analarımızın gözyaşlarını ayrıştırmak istediler. Ama işte, bir kez daha yan yanayız, beraberiz!” diyen Şık şöyle devam etti:
“Ve işte yan yanayız. Bir aradayız, omuz omuzayız. O yüzden korku, telaş, panik içindeler. Sonlarının geldiğini biliyorlar. Biliyorum, biliyorsunuz, bu haysiyetsizlerin, bu zalimlerin sizin karşınıza çıkacak yüzleri yok. Kendileri de patronları da bugün Diyarbakır’a gelseler insan içine çıkamazlar.”
’Kiralık kalemler bizimle ilgili yalanlar üretiyor’
İşleri oturdukları masaların başından sizinle, bizimle ilgili yalanlar üretmek. En son Suruç’ta yaşananların gerçek yüzünü hepimiz biliyoruz. Bu mafya iktidarının, bakanlarının ve kiralık kalemlerinin söylediği yalanları ibretle izliyoruz
‘Karşınıza gelecekle değil 1990’larla çıkıyor’
Kendi çevresindekiler de dahil tüm ülkeyi, bütün toplumu korkutarak, yalana boğarak saltanatını sürdürmeye çalışan biri var. İsmi lâzım değil” diye devam eden Şık, Bir yanında Bahçeli, bir yanında Çiller, ama hiç utanmadan, yüzü kızarmadan ‘Çözüm Sürecini HDP bitirdi’ diyor.
Karşınıza gelecek ile çıkamıyor. Eskiyle çıkıyor, 1990’larla çıkıyor” diye konuştu.
İktidarın Halkların Demokratik Partisi’nin temsil ettiği sesin boğulmasını istediğini vurgulayan Şık, bu nedenle seçilmiş siyasetçilerin, partililerin, “barış” diyen öğrencilerin tutuklandığını hatırlattı.
Evet, zalimler o güvercinleri de vurdular!
Ama onlara ve yaptıkları bunca kötülüğe rağmen bu ülkede güvercinler barışın sesini köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir dolaştırdılar. Birbirinden uzaklaştırılmak, yabancı kılınmak istenenlere barışın sesini ulaştırdılar. Evet, zalimler o güvercinleri de vurdular! 2015’te, 5 Haziran’da bu meydanda yapılan mitinginde 5 canımıza kıydılar. Sonra da, Hrant Dink gibi, Tahir Elçi’yi vurdular. Suruç’ta barış elçisi gençlerimizi, Ankara’da 101 barış güvercinimizi katlettiler. Yüzlerce kez canımızı yaktılar.
Ama ne yaptılarsa olmadı! Barışın sesini kısamadılar. Halkların coşkun selini durduramadılar! Kararlığımız zalimleri ürkütüyor. Afrin’de heykelini yıktıkları Demirci Kawa’nın yaktığı ateş bizim yolumuzu aydınlatıyor, onları ise daha da korkutuyor.
‘Bir kişiyi göndermek yetecek’
Hem de öyle bir gidecekler ki, bu sefer hortlamaya bile mecalleri kalmayacak. Emin olun ki yalan söylemekten bitap düştüler, kendi yaydıkları nefretle zehirlendiler. Yalana memur bu zavallıları tek bir mühürle emekliye ayırmanın zamanı geldi.
‘Kürt sorunda demokratik çözüm senin kenara çekilmenle başlayacak’
“Kürt sorunu yok’ diyen bu müstebite, istibdat heveslisine, ‘Var’ diyeceğiz. ‘Çözümü de var: Demokrasi’ diyeceğiz. ‘Demokratik çözüm senin kenara çekilmenle başlayacak’ diyeceğiz.” diye konuşan Şık, “Bu mafya iktidarını yıkacağız. Bu asalak nefret mühendislerinin devrini sonlandıracağız.
‘Unutmak değil, yüzleşmektir barış’
Sur ablukasında öldürülen ve bedeni buzlukta saklanan Cemile’yi, Taybet Ana’yi, Nevruz’da öldürülen Kemal Kurkut’u unutmayacaklarını söyleyen Şık, “Unutmak değil, hatırlamaktır barış. Saklamak değil, yüzleşmektir barış” dedi.
Ödenmiş tüm bedellerin hakkını, hakkıyla savunacaklarını söyleyen Şık, Selahattin Demirtaş’ı, Onur Hamzaoğlu’nu, Ferhat Encü’yü, Sebahat Tuncel’i, İdris Baluken’i, Figen Yüksekdağ’ı, milletvekillerimizi, belediye başkanlarımızı ve tüm yoldaşlarımızı o zindanlardan çıkaracağız!” dedi, “Kardeşleştikçe birleşeceğiz, birleştikçe çoğalacağız, çoğaldıkça da bu korkak zalimleri 24 Haziran’da sandıklarda alaşağı edeceğiz!” diye konuştu.
‘Gezi’den yayılan barış türkülerimiz Türkiye’nin her yerinde yankılanacak’
Sizler insanlığınızla, sabrınızla, direncinizle bir büyük barış destanı yazıyorsunuz.
Değişim kolay değil. Adaleti sağlamak kolay değil. Barış kolay değil. Ama kararlılıkla bizler değiştirebiliriz. Bunu bütün dünyaya gösteriyorsunuz. 24 Haziran’da hep birlikte bir kez daha göstereceğiz. Ve 3 yıl önce yeniden kurulan bu savaş tezgâhını bozacağız. Bu yalan tünelinden çıkacağız. Yalnızca seçimi değil, hakikati de kazanacağız.
Gezi Direnişi bir yanıyla da sizlerin barış türkülerinin yankılandığı yerdi. 24 Haziran’da hep birlikte bu kutuplaştırma tezgahını bozduğumuzda, 5 yıl önce Gezi Parkı’ndan yayılan barış türkülerimiz Türkiye’nin her yerinde artık daha da güçlü yankılanacak. Hep birlikte güzel günler göreceğiz. Biz kazanacağız. Serkeftın.

