2 Ekim 2026
19.5 C
İstanbul

HDP YSK Temsilcisi Tiryaki: AKP’lilerin jandarma eşliğinde açık oy kullandırdığını tespit ettik

HDP’nin YSK Temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki,  “AKP Adıyaman İl Başkanı’nın kardeşleri jandarma eşliğinde köye açık oy kullandırdığını tespit ettik” diyerek, tüm hukuksuzluklar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Seçim Takip Koordinasyon Merkezi Sözcüsü ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Mehmet Rüştü Tiryaki, HDP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.
‘HER KENT VE İLÇEYİ TAKİP EDİYORUZ’
Seçim Takip ve Koordinasyon Merkezi olarak gün boyu açıklamalar yapacaklarını ifade eden Tiryaki, “Her kent ve ilçeyi takip ediyoruz.  Halkımızı bilgilendireceğiz. Önemli bir gerginlik yaşamadığımızı belirtmek isterim. Fakat hukuka aykırılıkların altını çizmek için gün boyu bunları sizlerle paylaşacağız. Partimizin, kadrolarımızın, görevli arkadaşlarımızın her kenti, her ilçeyi takip ettiğimiz bilinsin. Bu hukuka aykırılıkları saptadığımız eksiklikleri sizlerle paylaşacağız” dedi.
OY KULLANMA ÇAĞRISI
Sandıklara gösterilen yoğun ilgiye değinen Tiryaki, “Oy kullanma işlemleri devam ediyor gençler ve kadınlar başta olmak üzere Türkiye halklarına bir kez daha oy kullanma çağrısı yapıyoruz. Kullanılacak her oy Türkiye’nin demokratikleşmesine refah içerisinde yaşamamıza büyük katkı sağlayacaktır. Öncelikle sandığa gidip demokratik iradesini yansıtan her bir yurttaşımıza parti adına en içten teşekkürlerimizi, sevgi, saygı ve selamlarımızı iletiyoruz” diye belirtti.
ALTUN VE SAYAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
Resmi görevlileri adil bir seçimin gerçekleşmesi adına “iktidarın emir eri” gibi davranmamaya çağıran Tiryaki, “Unutulmasın ki halkın demokratik iradesine gölge düşürecek her işlem ileride soruşturmaya konu olacaktır. Seçim propaganda yasaklarının başlamasından sonra seçim yasaklarını ihlal eden devlet kurumlarının gücünü Erdoğan lehine propagandaya çeviren Fahrettin Altun ve Savcı Sayan başta olmak üzerde tüm saray yetkilisi ve AKP’liler ilgili suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyuna deklere ediyoruz” dedi.
‘GÖREVLİLERDEN 142 BELGESİNİ ALIN’
Tiryaki, “15 Mayıs’ta Türkiye’nin bağımsız ve tarafsız yargıya ulaşması için gerekli soruşturmaların yapılacağına inancımız tamdır. Sandık ve okullarda görevli polis memurlarının 142 No’lu belgeyi oy kullandıktan sonra sandık görevlilerine teslim etmediklerine dair yaygın bilgi aldık. Bunun nedeni seçimlerin ikinci tura kalması durumunda ‘Bu belgeyi kullanacağız’ demeleridir. Bu açıkça hukuka aykırıdır. Sandık Kurulu üyelerine ve başkalarına buradan çağrımızı yineliyoruz: Oy kullanan görevlilerden mutlaka 142 belgesini alın. Mükerrer oy kullanılmasının önüne ancak bu şekilde geçileceğini hatırlatmak isteriz” diye konuştu.
VATAN PARTİSİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
Dîlok’ta yurttaşlardan habersiz bir biçimde Vatan Partisi müşahidi olarak görevlendirildiğini dile getiren Tiryaki, “Yeşil Sol Parti seçmeni olduğunu düşündüğümüz, yaşı ilerlemiş ve okuryazar olmayan sayısı iki bini bulan kişinin Vatan Partisi’nin sandık görevlisi olduğunu öğrendik. Maalesef bu yurttaşlarımızın hiçbirinin bu konuda bilgisi yok. Sandık başına gittiklerinde kendilerine burada oy kullanamayacakları söylenmiş. Konuyla ilgili hukukçu arkadaşlarımız, il ve ilçe örgütlerimiz gerekli girişimlerde bulundular. İlçe seçim kurullarıyla iletişime geçtiler. İlçe seçim kurullarında bunların adına düzenlenmiş görev belgeleri var. O görev belgeleriyle görevli oldukları yerlerde oy kullanabilecekler. Ama bu işlemlere imza atan Vatan Partisi’nin yerel yöneticileri hakkında suç bildiriminde bulunacağımızı buradan sizlere bildirmek istiyorum” şeklinde konuştu.
RIHA’DA AÇIK OY KULLANDIRILDI
Tiryaki, şimdiye kadar açığa çıkan hukuksuzlukları şöyle sıraladı: “Urfa’nın Siverek ilçesi Çinhisar Mahallesi’nde, Çinhisar İlkokulu’nda açık oy kullandırıldığını tespit ettik. AKP’li yöneticiler ve ortakları açık oy kullandırılmak istenmesine karşı gerekli hukuksal girişimlerde bulunduk. İlçe seçim kurullarını bu konuda uyardık savcılıklara suç bildirimde bulunacağız. Bizler Saray’dan ve iktidardan nemalandıkları için halkın iradesine ipotek koymak isteyen yerel işbirlikçileri uyarıyoruz. Bu yaptıkları açıkça suçtur. Urfa halkı iradesine sahip çıkacaktır. Halkımızla birlikte tek bir oyun heba edilmemesi için tüm gücümüzle mücadele ediyoruz.
ÖNCEDEN MÜHÜR VURULAN PUSULALAR
Yine Giresun’da Erdoğan pusulalarına önceden mühür vurulduğu iddia ediliyor. Bu sadece Giresun’da değil başka yerlerde de sandık kurulu başkanı ve sandık kurulu üyeleri tarafından sabah oy pusulaları mühürlenirken bilinçli olarak veya bilinçsizce bu biçimde mühürlendiklerini tahmin ediyoruz. Çok sayıda oy pusulasında bu nedenle hile yapıldığı iddia ediliyor. YSK nezdinde girişimde bulunduk. Diğer siyasi partiler de YSK nezdinde girişimde bulundu. Bu oy pusulaları geçersiz sayılmayacak sandık kurulları tarafından geçersiz sayılması durumunda müşahit arkadaşlarımız ve itiraza yetkili arkadaşlarımız bunlara itiraz edecekler.
AKP’LİLER JANDARMA EŞLİĞİNDE AÇIK OY KULLANDIRDI
Yine Kahta’ya bağlı Eskitaş köyünde AKP Adıyaman İl Başkanı’nın kardeşleri jandarma görevlilerinin eşliğinde köye açık oy kullandırdığını tespit ettik. Hakimin köye gidip sandık kurulu üyeleriyle ilgili işlem yaptığı yönünde de duyumuz var. Bunu da yakından takip ediyoruz. Yine Mardin Kızıltepe İlçesi’ne bağlı kırsal eşme mahallesinde oy kullanma işlemi sırasında AKP adayının yakınları topluca oy kullanmak istedi duruma karşı çıkan müşahitlerimiz yaşananları telefonla kayıt altına almak istedi. Bu sırada AKP adayının yakınlarından oluşan onlarca kişilik grup müşahitlerimize saldırıda bulundu. Saldırı esnasında iki arkadaşımız yaralandı ve arkadaşlarımızın tedavisi Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde devam ediyor.”

Son Haberler

Kaynak: Irak’ta silahlı gruplar ‘silah bırakma’ taleplerini esnetiyor

Irak hükümetinin silahlı gruplarla silahların devlete teslim edilmesine yönelik...

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Barzani Bağdat’ta ‘Egemenlik Günü’ne katıldı: Tam egemen ve federal bir Irak istiyoruz

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat'ta düzenlenen Egemenlik Günü...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Türkiye Gündemi

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...