Tahran’da Erdoğan, Putin ve Reisi’nin gerçekleştirdiği üçlü zirveyi değerlendiren HDP Sözcüsü Ebru Günay, “Kürt sorununun çözümünü Bağdat’ta, Tahran’da, Moskova’da, Washington’da bulamazsınız, çözüm bu topraklardadır” dedi.
Ebru Günay partisinin Genel Merkezimizde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.
20 Temmuz’da 2015’te Suruç’taki Amara Kültür Merkezi’nde IŞİD tarafından düzenlenen canlı bomba saldırısında 33 gencin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Günay, “Tıpkı 10 Ekim katliamı gibi Suruç Katliamında da Türkiyeli devrimcilerin hedef alınması, dayanışmayı kırmaya yönelikti. Bu insanlık dışı saldırı aynı zamanda yeni bir çatışma ve savaş dönemine atılan ilk adım oldu ve o günden bugüne Türkiye halkları büyük insanlık suçlarıyla karşı karşıya” diye konuştu.
“Kürt halkına karşı neden bu kadar düşmanlık besliyorsunuz?”
“Biliyorsunuz Cumhurbaşkanı Erdoğan son zamanlardaki bütün diplomatik görüşmelerini bu bölgelere yapmayı düşündüğü saldırı odaklı gerçekleştirmektedir” diyen Günay, “NATO, ABD ve Rusya’yla yapılan tüm görüşmeler Kuzey ve Doğu Suriye topraklarına yapılacak saldırı izni yani Kürt kazanımlarını boğma amaçlıdır” ifadelerini kullandı.
Günay sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kürt sorunun çözümünü, Tahran’da, Bağdat’ta, Moskova’da, Washington’da, başka başkentlerde bulamazsınız, çözüm bu topraklardadır, bu toprakların halklarının eşit ve özgür yaşam koşullarının yaratılmasındadır. Bu zirvelerden çıkan sonuçların hiçbiri Türkiye halklarının yararına değildir, şimdiye kadar bu zirvelerden çıkan sonuçlar acı ve gözyaşından başka bu halka ve topluma bir şey vermedi, bundan sonra da vermeyecektir.
Bu zihniyet, Rojava devrimini boğmak için saldırı planlarından başka bir çıkar yol düşünemiyor, ülke ülke, başkent başkent yardım dileniyor. Neden bu kadar düşmanlık besliyorsunuz halklara karşı, sizin düşmanlık beslediğiniz Kuzey ve Doğu Suriye topraklarında barış hakim, ortak yaşam hakim. Bu topraklarda IŞİD karanlığı yenilgiye uğratıldı, kadınları köleleştiren zihniyet bozguna uğradı. Bu yüzden mi bu kadar öfkelisiniz?”
“Deniz Poyraz katliamın arkasındaki güçler korunuyor“
Önceki gün İzmir HDP İl Binasında Deniz Poyraz’ın katledilmesi ile ilgili görülen davaya değinen Günay, “Önceki gün görülen duruşmada tekrar failleri koruyan, bu saldırının arkasındaki güçlerin açığa çıkmasına engel olan yaklaşımı bir kez daha gördük. Katliamın gerçekleştirilmesinden önce partimizi hedef haline getiren söylemler, savcılığın ve emniyetin gerçekleri örtme girişimi, nihayetinde mahkeme aşamasında yargının içine girdiği tutum bu saldırının organize, planlı ve örgütlü olduğunun, katilin devlet içerisindeki bazı güçler tarafından korunup kollandığının en açık göstergesidir” dedi.
Günay, “Katil arkasındaki karanlık güçlerden aldığı cesaretle saldırgan tutumunu mahkeme salonunda da sürdürüyor, Deniz Poyraz’ın ailesine ve avukatlara hakaretlerde bulunuyor. Oradaki duruş sadece katil Onur Gencer’in duruşu değil ona tetiği çektiren güçlerin duruşu olduğunun farkındayız” diye ekledi.
Duruşma esnasında yeni bir saldırı girişimi gerçekleştiğini belirten HDP Sözcüsü Günay, “Duruşma başlamadan önce yapılan basın açıklaması sırasında, eli silahlı bir kişi elini kolunu sallayarak adalet talep eden arkadaşlarımızın bulunduğu alana kadar girdi. Söz konusu kişinin adliye önüne gelerek “Hepinizi tarayacağım” dediği duyuldu. Eli silahlı kişi adliye binasının kapısına gelene kadar güvenlik güçleri müdahale etmedi. Duruşmadan önce vekil arkadaşlarımız adliye önünde hedef gösterilerek kendilerine tehdit mesajları gönderilmişti. Bu konuda ilgililer uyarılmasına ve suç duyurusu yapılmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmamasının sebebini soruyoruz. Onca yoğun önlemlere rağmen şahsın silahıyla adliye yakınına gelmesini nasıl açıklayacaksınız?” şeklinde konuştu.
İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılmasının iptaline ilişkin HDP’nin de aralarında olduğu birçok kurum, baro, sivil toplum örgütü, kadın örgütü ile siyasi partinin açtığı davanın Danıştay tarafından reddedildiğini hatırlatan Günay, “Erkek yargı, adeta kadınların katline ferman çıkaran bir karara dün bir kez daha imza attı” dedi.
Günay, “Danıştay’ın davayı reddetmesi Türkiye’de yargının iktidarın politikalarının onay mercii olduğu, gerçek bir adaletin değil erkek adaletin işlediğini bir kez daha gözler önüne serdi” yorumunu yaptı.



