Türkiye’nin ödülle arananlar listesinde bulunan ve Fransa’ya sığınan Grup Yorum üyeleri başkent Paris’teki Yılmaz Güney’in mezarı başında açıklamalarda bulundu. Grup üyelerinden Selma ve İnan Altın neden Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldıklarını anlattı.
Selma Altın, “Günümüzde AKP iktidarı kendisine muhalif en ufak bir sesi dahi susturmanın peşinde ve biz de 33 yıllık bir grup olarak AKP faşizminin saldırılarından nasibimize düşeni fazlasıyla alıyoruz.” dedi.
İnan Altın ise halkın sanatçısı oldukları için iktidarın saldırılarına maruz kaldıklarını belirterek “Tarihimizin hiçbir döneminde son iki yılda yaşadıklarımızı yaşamadık. Çok daha ağır bir kuşatma ve tasfiye operasyonuyla karşı karşıya Grup Yorum.” şeklinde konuştu. İnan, 2014 yılında katılımın neredeyse 1 milyon kişiye ulaştığı ‘Bağımsız Türkiye’ konserlerinin ardından konser yasaklarıyla karşı karşıya kaldıklarını belirtti.”
Grup Yorum’un bateristi olan İnan Altın, “Özellikle 2016 yılından itibaren bütün konserlerimiz yasaklandı ve 2016 yılından bu yana neredeyse hiçbir konser veremez hale geldi Grup Yorum.” dedi. Altın, 2016 yılında kültür merkezlerinin basılarak bütün enstrümanlarının “paramparça” edildiğini sözlerine ekledi. Bu olaydan bir ay sonra yapılan baskınla ise 7 grup yorum üyesinin “hiçbir gerekçe olmadan” tutuklandığını dile getirdi.
Eşi Selma Altın ve kendisinin de o dönemki tutuklular arasında yer aldığını belirten İnan, 106 günün ardından çıktıkları ilk mahkemede hiçbir suçları bulunamadığı için serbest kaldıklarını söyledi. İnan bu süreci “Üç aylık bir rehin alınma” olarak değerlendirdi.
İnan, en son üzerinde çalıştıkları uzun metraj film projesinin setinin basıldığını ve filmi Türkiye’de tamamlayamayacak duruma getirildiklerini ifade etti.
Selma Altın, Yılmaz Güney’in mezarına gül bırakmadan önce yeni bir bilgi paylaşarak bir yılı aşkın süredir hapiste bulunan arkadaşları Dilan Ekin’in “Bir kere bile hakim karşısına gidip savunma yapamadığını” duyurdu.
Neden Yılmaz Güney’in Mezarı?
Euronews’e konuşan Grup Yorum üyesi Selma Altın, Türkiye’de yaşadıklarını ve neden Fransa’ya iltica ettiklerini duyurmak için Yılmaz Güney’in Pere Lachaise’deki mezarını seçme sebeplerini anlattı. Altın, “Yılmaz Güney’in buraya gelme koşullarıyla bizim de gelme koşullarımız aynı aslında. O da buraya geldi ve ısrarla film çalışmalarına devam etti.” dedi. Altın Türkiye’de kendi film setlerinin de basıldığını hatırlatarak, “Biz bu filmimizi devam ettirmek istiyoruz.” şeklinde konuştu. Selma Altın, “Bu filmi devam ettirebilme koşullarını da aradık. Bizim açımızdan en uygun yer Fransa’ydı.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’deki son durumu da değerlendiren grubun solisti Selma Altın, “Sadece Grup Yorum değil, ülkedeki bütün sanatçılar AKP faşizminden nasibini alıyor. Bizim ülkemizde heykeller yıkılıyor. Faili meçhul gibi yok olan heykeller var. Mesela park yapılacak deniyor, heykel gidiyor geri gelmiyor. Böyle kaybolan ve çöpte bulunan heykeller var. Sergiler basılıyor eli sopalı faşistler tarafından. Sokak müzisyenleri sokakta şarkı söyledikleri için tutuklanabiliyor.” diyerek ülkedeki “bütün sol kesimin, bütün muhalefetin, halktan yana bütün sanatçıların sesinin kesilmek istendiği bir dönem” yaşandığını dile getirdi.
Selma Altın, “Ne olursa olsun, faşizm, gözaltıyla, tutuklamalarla, bu yöntemlerle halk sanatçılığını ve devrimci sanatçılığı yok edemez.” dedi.
2017 yılından beri ‘kaçak’ durumunda olan sanatçıların adı DHKP-C’ye üye oldukları gerekçesiyle terörden arananlar ‘gri liste’sinde bulunuyor. İçişleri Bakanlığı Altın çiftinin yakalanmasına yardımcı olacak kişilere 300 bin TL para ödülü verileceğini açıklamıştı.
18 kişiden oluşan grubun 11 üyesi şu an Türkiye’de hapiste. Altın çifti ile birlikte grubun altı üyesi kaçak durumunda aranıyor. Bir Grup Yorum üyesi ise bir süre hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı.
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Grup Yorum üyelerinden Ezgi Dilan Balcı hakkında 2016’da görülen davanın iddianamesinde, Balcı’nın “DHKP-C terör örgütüne müzahir Grup Yorum isimli müzik grubu içerisinde yer alarak, örgütün alt yapılanması Halk Cephesi ve diğer açık alan yapılanmalarınca organize edilen, müzahir kitleye moral, motivasyon, örgüte gelir ve eleman kazandırma amaçlı etkinliklerde solist olarak görev yaptığı” belirtilmişti.

