Fenerbahçe Olağan Seçimli Genel Kurulu kavga ve arbedeye sahne oldu. Yıldırım, Koç’a hodri meydan dedi: Sen ne veriyorsan aynı parayı koyacağım. İkimiz de aynı parayı koyalım, sen futbolu çok iyi biliyorsun, gel futbolu sen yönet, ben amatör branşları yöneteyim, Fenerbahçe kazansın.
Aziz Yıldırım’ın konuşması başladığı andan itibaren bazı kongre üyeleri stadı terk etmeye başladı. Tribünlerden yükselen protestolar nedeniyle Aziz Yıldırım’ın konuşmasını zaman zaman devam ettirmekte zorlandığı gözlendi:
Lütfen herkes kendine gelsin. Burası Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Salonu. 20 sene bu kulübe hizmet ettim, çocuğumun nafakasını verdim. Hapis yattım. Yapmayın böyle. Lütfen saygılı olalım. Ayıp yahu. Paylaşamadığınız nedir? Yarın sandık. Kim seçilirse başkan o!
Bırakın bana da tezahürat yapmayı. Burası Fenerbahçe Genel Kurul Kongre salonu. Maçlarda gelip tezahürat yapmayanlar burada şimdi amigoluk yapmasın.
Saygıyı öğrenin önce! Böyle bir şey görmedim ya. Aldık stada, hep birlikte eğlenelim, neşelenelim dedik. Ali Koç bizim düşmanımız değil ki. Ben de Ali Koç’un düşmanı değilim. Bu ne ya?
Polisler, lütfen siz de boşaltın şurayı! Gitsinler. Nereye gidiyorsa gitsinler.
Bu kurul başta 20 yıl önce olmak üzere birçok defa, Ergani’de doğan, devlet okullarında okumuş, hayatının hiçbir döneminde çevresindekilerden farklı olmadığını bilen, inşaat mühendisi olan beni başkan seçti.
Alkışlamaya gerek yok, en sonunda alkışlayacaksınız. Rahat olun. Lütfen sözümü kesmeyin.
Şimdi sizlere neden devam etmemiz gerektiğini anlatmaya çalışacağım.
Fenerbahçe Kuvay-ı Milliye ruhudur. Ben bu ruhun önünde eğiliyorum.
Muhalefetin en çok vurgu yaptığı şey, değişim. Elbette değişim yararlı ve kaçınılmazdır tabi eğer doğru zamanda yapılıyor ve doğru akılla yönetiliyorsa…
Bize muhalefet edenlerin değişiklikten kast ettikleri şey, yöneticilerin değişimi olsa gerek. Sanki ben ve arkadaşlarımız değişirsek, sihirli bir olay gerçekleşecek ve her şey değişecek.
Ben ve yöneticilerimizin görevi bırakması, Fenerbahçe’nin faydasına olacaksa bunu en başta biz gerçekleştirirdik.
Bakın çok ayıp yapıyorsunuz! Belki de burada çoğunuz Aziz Yıldırım’ın 1 milyon üye projesiyle kulübe üye oldu. Ayıp oluyor! Ali Koç’a yapılan saygısızlığı kabul etmiyorum. Bana yapılan saygısızlığı da affetmem. Haberiniz olsun, affetmem!
Hala ‘Fenerbahçe masum’ demedi Yargıtay. Bize bu zulmü yapanların yakalarına yapışamıyoruz, hesap soramıyoruz. Yargıtay meselesi bunun için önemli. Ali Koç yanlış anlaşılmış kendi adıma bir kaygım yok. Soracağım hesap kişisel değil, Fenerbahçe’nin hesabıdır.
Fenerbahçe’ye bu kötülükleri yapanların kimler olduğunu bilmediğimiz için değil, elimizde yargı kararı olmaksızın yapacağımız her şey zorbalık olur.
Sayın Ali Koç diyor ki, ”Aziz Başkan merak etmesin konunun takipçisiyiz.” Ali kardeşim konuyu yanlış anlamış bu benim değil, Fenerbahçe’nin davası.
Ben bu kulüp için hapis yattım. Bir sene hapis yattım. Siz bir gün bile yatamazsınız orada. Ayıp yapıyorsunuz ayıp! Öyle formayı giyip Fenerbahçe başkanına hakaret edemezsiniz, kim olursa olsun! Üstüne giydiğin formayı ben yaptırdım ben!
Ali Koç, 101 kişinin BİMER’e yaptığı başvurudan endişe duyuyor. Bundan endişe duyan biri Fenerbahçe için hesap sorabilir mi?
Sadece 1 dilekçe seni korkutmuş, ürkütmüş. Fenerbahçe duruşu bu mu olmalı? Sayın Ali Koç hiç endişelenmesin, ürkmesin. Kendisi hakkında yapılacak her türlü haksız girişimin karşısında oluruz.
İş yerlerinizde sizler şikeci damgası yediniz. Okulda çocuklarınıza ‘sizin takımınız şikeci’, ‘başkanınız şikeci’ dediler.
Real Madrid’i düşünelim. Bir operasyon yapılıyor, başkanı ve profesyonelleri içeri giriyor en iyi oyuncuları takımdan ayrılıyor. Takımın prestiji sarsılıyor. Sonra Real Madrid Ş.L’den men ediliyor. 2011’de Real Madrid’in başına bunlar gelse ne olurdu?
Ali Koç’a hodri meydan: Sen ne veriyorsan aynı parayı ben ve yönetimim koyacak.
Sayın Ali Koç, ikimiz de aynı parayı koyalım, sen futbolu çok iyi biliyorsun, gel futbolu sen yönet, ben amatör branşları yöneteyim, Fenerbahçe kazansın.
Aziz Yıldırım’ın konuşmasına yanıt vermek için Ali Koç kürsüye geldi.
‘Sayın Başkanım O Kadar Rahat Yalan Söylüyorsunuz ki’
Yıldırım’a ”Evet, istediğimiz noktaya geldik. Çıkalım TV’de konuşalım dedim, kabul etmediniz, şimdi ne oldu da böyle kükrüyorsunuz” diye seslenen Koç ”Sayın başkanım o kadar rahat yalan söylüyorsunuz ki” çıkışını yaptı.
Başkan adayı şöyle devam etti:
Başka takımın taraftarlarını külliyen üye yapıyorsunuz. Başka takım taraftarlarını seçim kazanmak için üye yaparken, bir gün herkes Fenerbahçeli olacak sözünüzle bunu kast ettiğinizi sanmıyordum.
Gözlerinizin içine bakarak soruyorum, binlerce insanın aidatını ödüyor musunuz, ödemiyor musunuz?
Getirin neyiniz varsa getirin. Topunuzla tüfeniğinizle gelin…
Madem Ali Koç’tun neden o takımın dağılmasına izin verdin?” sorusunu her gittiğim yerde duydum. Kulüpten arayarak bu sorunun sorulması istenmiş. Vay be takımın dağılmasına neden engel olmamışım…
Sayın Ali Yıldırım şahidimdir. En kötü günlerimizde yemekhanede toplanmıştık. Pamuk eller cebe, hepimiz 10’ar milyon euro verelim dedim mi demedim mi?
Sayın başkanım, çamur at izi kalsın olmaz. Ben ne dediğimi biliyorum, arkasında da dururum. Gelelim çok daha ciddi bir konuya. Biz bu kürsüde Fenerbahçemiz’in ne olmasını istediğimizi konuşacağız sanıyordum, ne olduğumuzu değil.
Siz ne vereceğinizi söyleyin, ben bir fazlasını vereceğim. Kolay gelsin.

