Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Rossiya 24 televizyonuna verdiği röportajda, “Türk askerleri neden Suriye’de ölüyor, dava nedir, anlaşmazlık nedir? Dava yok. Erdoğan bile ülkesine ordusunu Suriye’de savaşmak için neden gönderdiğini söyleyemiyor” ifadelerini kullandı.
Esad’ın verdiği röportajın bir kısmı iki gün önce Rossiya 24’te yayınlanmıştı.
Röportajın tamamı Suriye resmi haber ajansı Sana ile Suriye Devlet Başkanlığı’nın resmi Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in görüşmesi esnasında yayınlanması dikkat çekti.
Esad, Türkiye ile kopan bağların tekrar kurulmasının mümkün olup olmadığına yönelik soruya, “Tabiki mümkün” yanıtını verdi.
Türk tarafıyla son 2 yıldır toplantı yaptıklarını söyleyen Esad, “Ancak Erdoğan teröristleri desteklediği sürece bu sonuca ulaşamayız” değerlendirmesinde bulundu. Esad, “İlişkilerin normale dönmesi gerekir” diye konuştu.
Suriye’nin kuzeyindeki Kürt güçlerle iletişim halinde olduklarını ifade eden Esad, Kürtleri Türkiye’ye karşı savaşmamakla suçladı. Esad, “Türk işgaline karşı olduklarını söyleyen ve kendileriyle savaşacaklarını belirten bu Kürt grupları, Türkler girdiğinde tek bir mermi dahi sıkmadı” açıklamasında bulundu.
“Kremlin, Türkiye ve Esad arasında diyalog konusunda ısrarcı olacak”
Suriye Devlet Başkanı Esad’ın Rossiya 24 televizyonu muhabiri Yevgeny Primakov ile yaptığı röportajın tamamı şöyle:
Suriye ile Türkiye arasındaki ilişkilerde neler değişti? Erdoğan 2011’den önce sana kardeşim derdi. Aranızda da bir aile dostluğu vardı. İşlerin bu raddeye gelene kadar ne değişti?
Bizimle Türkiye arasında hiçbir sorun yoktu, onlara karşı hiçbir şey yapmadık. Onlara karşı hiçbir gücü desteklemedik. Onların komşu ve kardeş olduklarını zannediyorduk. Şimdi bir soru soracak olursak, Türk askerleri neden Suriye’de ölüyor? Dava nedir? Anlaşmazlık nedir? Dava yok. Erdoğan bile ülkesine ordusunu Suriye’de savaşmak için neden gönderdiğini söyleyemiyor. Türk halkına askerlerinin Suriye’de neden öldürüldüklerini açıklayamıyor.
Türkiye ile Suriye arasında kademeli bir bağ kurmak için herhangi bir umut var mı, en azından şimdi ordu ile istihbarat arasında ve gelecekte belki de diplomatik ilişkilerde?
“İlişkilerin normale dönmesi gerekir”
Türkiye’nin saldırganlığına rağmen, son iki yıl içinde Türk yetkililerle yaptığımız nadir toplantıları dikkate alırsak, Rusya ile ortak hedefimiz Türkiye’yi teröristleri desteklemekten vazgeçirmekti. Çünkü bizim için Suriye’de, sizin için de Türkiye, komşu bir ülkedir. Komşu ülke ile sağlam ilişkilerinizin olması da doğaldır. Hiçbir başlık altında veya herhangi bir koşulda ilişkilerin kötü olması normal değildir. Sorunuza gelince, mümkün mü? Tabii ki mümkün. Ama Erdoğan teröristleri desteklediği sürece bu sonuca ulaşamayız. Terörizmi desteklemekten vazgeçmeliyiz. O zaman işler geri döner. İki halk arasında düşmanlık olmadığı için. Düşmanlığın sebebi siyasi olaylar veya özel çıkarlarla ilgili politikalardan kaynaklanıyor. Suriye vatanı ile Türk vatanı arasında hiçbir anlaşmazlık, çelişki yoktur. Bu yüzden cevap; Bu ilişkilerin normale dönmesi gerekir.
“Türkiye ile ortak bağlarımız var”
Türk halkına mesajınız bu mu? Aranızda hiçbir düşmanlık yoktur, ben doğru mu anladım?
Tabi. Biz ona kardeş halk diyorduk. Şimdi de ben Türk halkına soruyorum: Suriye’yle davanız nedir? Bir Türk vatandaşının uğruna ölmesini gerektirecek dava nedir? Suriye’nin savaş esnasında veya savaş öncesinde Türkiye’ye yönelik küçük veya büyük düşmanca tavrı oldu mu? Kesinlikle yoktur. Bağlarımız vardır. Ortak ailelerimiz vardır. Suriye ile Türkiye arasında güçlü çıkar ilişkisi vardır. Türkiye’de Suriye asıllı aileler, Suriye’de de Türk asıllı aileler vardır. Bu aramızdaki bağ tarih boyunca mevcuttur. Bu yüzden aramızda anlaşmazlıkların olması mantıksızdır.
“Rusya ve İran Suriye’nin bugüne kadar hayatta kalmasına yardımcı oldu”
Savaşınız dokuz yıldır sürüyor ve 2. Dünya Savaşı’ndan iki kat daha uzun sürdü. Suriye halkının aldığı gücün kaynağı nedir, bu bir iç güç mü yoksa başka bir şey mi, Yoksa daha iyi silahlarınız mı var?
Özellikle küçük bir ülke olduğumuz için birçok faktör var, ama bizi böyle bir savaşta güçlü kılan faktörler; Birincisi ve bu en önemli şey: ulusal bilinç. Halkın bilinçlendirilmesi. Suriye halkı arasında gerçekleşmekte olan şey, ülkeye karşı Batı komplolarının sonucu olduğuna dair bir farkındalık olmasaydı, Suriye çok çabuk yok olmaya doğru giderdi. Bu popüler farkındalık farklı yönlerde ulusal birliğe yol açtı. Siyasi tutumlar farklı olabilir. Kültürel bağlantılar farklı. Sosyal bağlantılar, farklı kesimler… Etnik, dini, mezhepsel ama bu farkındalık onu terörizm karşısında devletle tek bir blok haline getirdi, bu çok önemli bir faktör. İkinci faktör, halkın esas olarak Suriye Arap Ordusu aracılığıyla gördüğümüz efsanevi kabiliyetidir. Normalde, bu fedakârlıkların sadece filmlerde veya romanlarda bulunduğuna inanıyorsunuz. Gerçek şu ki bu fedakârlıklar her savaşta mevcuttu. Ülkeyi koruyan şey budur. Ordunun fedakârlıklarına ek olarak, halkın kendisi de çok şeyi feda etti. Çok zor koşullarda yaşıyorlar. Sürekli bombalama, kuşatma, kötü ekonomik duruma rağmen yine de insanlar anavatanlarına bağlı kalıyorlar. Üçüncü faktör, ülkenin uyumunda önemli rol oynayan kamu sektörüdür. Bu nedenle, en kötü koşullarda, vatandaşların maaşları, okulları ve günlük hizmetleri devam etti ve hayatı sürdürmek için az da olsa hizmetler sağlandı. Bu faktörlere ek olarak dostlarımızın Rusya ve İran’ın bizimle birlikte durmasıdır. Bizimle birlikte politik, askeri ve ekonomik olarak durdular. Tüm bu faktörlerle birlikte Suriye’nin bugüne kadar hayatta kalmasına yardımcı oldu.



