3 Ağustos 2014 gece yarısı, İŞİD, bölgedeki bazı Sünni Kürt ve Arapların desteği ile Şengal Bölgesine saldırdı. Kaçamayan çocuk ve kadınların dışında ele geçirilen yüzlerce erkek hunharca katledildi. Ezidi Kürtlerle Sünni Müslüman Kürtler arasında yüz yıllara dayanan kirvelik hukuku vardı. Birçok Ezidi bu kirvelik hukukuna dayanarak Sünni Kürtlerin kendilerine saldırmayacağını, mallarına mülklerine zarar verilmeyeceğini bazı komşularının kendilerine bizzat güvence vermesi ile evlerini terk etmemişlerdi. İŞİD, Musul şehri merkezini ele geçirdikten yaklaşık bir ay sonra Ezidi Dini için kutsal bölge olan Şengal’e saldırmıştı. Ezidilerin tarihinde bilinen 73 katliam vardır, maalesef tarihte yaşanan 74. Katliam 2014 Ağustos ayında dünyanın gözleri önünde gerçekleşti.
İŞİD ele geçirdiği kadın ve çocukları sonraki günlerde esir pazarlarında satışa çıkardı. Binlerce kadın köle pazarlarında satılırken, erkek çocuklar birçok yerde intihar bombacısı yapılıp ölüme sürüldü. Şengal bölgesinde varlığını sürdüren “GERGERİ” aşiretine mensup bazı şahıslar İŞİD saldırganları ile birlikte Ezidilerin evlerini mallarını mülklerini talan etmekle suçlanmıştı. Ezidi Kürtlerin hafızalarına kazınan İŞİD örgütünün üst düzey sorumlularından olup 2014-2015 yılları arasında Musul eyaletinde binlerce insanın öldürülmesinden sorumlu olan İŞİD Emiri “Ebu Enes Cergeri’nin” Gergeri aşiretine yakın olması hafızalardaki yerini koruyor.

Elimizdeki verilere göre 6 bin 417 Ezidi İŞİD teröristleri tarafından kaçırıldı.
Şimdiye kadar 3 bin 515 kişi kurtarıldı, 2 bin 902 kişi ise hala ellerinde. Kurtarılan 3 bin 515 kişinin bin 190’ı kadın, 339’ü yetişkin erkek, bin 36’sı kız çocuk ve 948 kişide erkek çocuktur.
Şengal soykırımı halen devam etmektedir. Devam etmektedir dememin sebebi aradan geçen altı yıla rağmen Ezidilerin kutsal topraklarına dönememiş olmasıdır. Aradan geçen 6 yılda maalesef Ezidiler dünyanın dört bir yanına dağılmış, ata topraklarından tamamen uzaklaşıp dönüş yolları kapanmıştır. Gün geçmiyor ki Şengal’den acı bir haber alınmasın, İŞİD, eski gücünde olmasa da farklı bölgelerde acımasızca saldırılarını sürdürmektedir.
2020 yılının başılarında; Ezidilerin deyimi ile katliamın devamı niteliğinde iki olay oldu. Irak Hükümeti’nin Rojava’daki kamplarda tutulan İŞİD’ci aileleri kabul edeceğine dair yaptığı açıklama ile bu aileleri Şengal bölgesinde kuracağı kamplara yerleştirme kararı…
Diğer bir olay ise 2014 yılında, İŞİD saldırısından anne babası ile kaçıp kurtulmayı başarmış olan 13 yaşında bir çocuk olan “Xaled Şamo Serhan”. mensubu olduğu aşiretin hepsi bu kadar şanslı değildi, onlarca kadın çocuk esir pazarlarına götürülürken onlarca erkek katledilmişti. Çok büyük travmalar yaşandı, “Xaled Şamo Serhan” ailesi ile birlikte Şengal’den kaçıp Zaho yakınlarında kurulan kampta yaşamaya başlamıştı.
ikinci olayda Xaled Şamo Serhan isminin karıştığı cinayet olayı; olay tarihinde 17 yaşında olmasına rağmen Musul mahkemesinin vermiş olduğu… “İdam kararı”

Şengal’de yaşanan vahşeti birçok ülke “Soykırım” olarak kabul eti. Merkezi Irak Hükümeti yaşananları soykırım olarak kabul etmediği gibi soykırımdaki sorumluluğunu da bugüne kadar kabul etmemiştir.
2020 yılına girdiğimizde üç bine yakın kadın ve çocuğun akıbeti beli değil. Hergün kaçıp kurtulan, aileleri tarafından İŞİD canilerinden satın alınıp kurtarılan kadın ve çocuklarla ilgili haberler gelmektedir. Geride kalan kadın ve çocukların muhtemelen birçoğu öldürülmüş, geri kalanı cariye ve köle olarak tutulmaktadır.
Şengal büyük bir coğrafyanın adıdır. Bölge Müslümanların egemenliğine girmeden önce de Ezidi Dini için kutsal bir bölge idi. Kutsal Şengal Dağı Ezidiler için 74 katliamdan kaçıp kurtuldukları geniş bir bölge, yüzlerce köy ve kasabayı kapsıyor.
Soykırımdan üç yıl sonra 3 Ağustos 2017’de Xaled Şamo Serhan, anne, babası ve kampta yaşayanlarla birlikte ölenleri anmak için düzenlenen anma etkinliklerine katılmıştı.
İŞİD, aradan geçen onca zamandan sonra birçok bölgeden sökülüp kovulmuş dağılmak üzereydi. Maalesef bölgede onları kollayan işbirlikçileri, milisleri, kuryeleri, yani kısacası onları kurtarma derdinde olanlar sayesinde varlığını sürdürmektedir.
Suriye-Irak sınırında Kürt asılı (Ninova bölgesinde etkin olan sünni Gergeri aşiretine mensup) iki kişi sınır ticaretine giderken, sınırda çatışma çıkıyor, çatışmada birisi ölüyor diğeri ağır yaralı olarak yakalanıyor.
Bölgede farklı gruplara mensup birçok silahlı güç varlığını sürdürmektedir.
“Gergeri Aşireti Bölgede tanınan bir Aşiret” Ninova bölgesinde yaşayan hemen, hemen herkes bir birini tanıyor. Bahsi geçen Aşiretin bazı mensupları İŞİD bölgeye girer girmez onlarla beraber Ezidilere saldırmıştı. Genel olarak Ezidiler aşiret mensupları ile Kirvelik yoluyla dostluklar kurmuş olmasına rağmen, her dönemde Ezidilere karşı nefret söylemleri ve saldırılar da olmuştur.

Bölgedeki asayiş olaydan iki ay sonra yaralı kurtulan şahsın ifadesine dayanarak, ki sonradan verdiği ifadesinde, “çevreden birilerinin kendisine saldıranın Xaled olduğunu, hatta Xaled’in arabayı kullandığını söylemiştir.”
İki Ezidi ile birlikte “Xaled Şamo Serhan” yakalanıyor. İfadeler alındıktan sonra delil eksikliği nedeniyle mahkeme iki kişiyi serbest bırakıyor. Ancak o zaman daha 17 yaşında olan Xaled Şamo Serhan’a suçlamada bulunuyorlar. Bölgede yaşayanlarla konuyu konuştuğumda serbest bırakılan iki kişinin aileleri tarafından asayiş birimlerine hatırı sayılır bir para verildiğini iddiaları dile getirildi.
Xaled ve ailesi bütün bu suçlamalar karşısında adeta şok olur. Onlarca mensubu İŞİD canileri tarafından katledilen, kadınları esir pazarlarında satılan aile, çocuklarının iddia edildiği gibi orada olmadığını, olayın olduğu saatlerde bölgeden 200 km uzaktaki Zaho’ya yakın bir Kampta olduğunu söyler. Kampta yaşayan Ezidi Ve Müslüman Aileler de buna şahitlik eder, kampın nöbetçi Polisi de aynı ifadeyi doğrular ve mahkemeye yazılı olarak bildirir. Ancak bunlar mahkeme ve savcı tarafından dikkate alınmaz.
Aileyi şoke eden diğer konu ise Xaled’in arabayı kullandığına dair söylenenler, Xaled araba kullanmasını bilmiyor. Kullandığını gören tek kişi yoktur. Xaled ve ailesi diğer şahitlerle birlikte Şengal katliamı anmasında olduğunu söyler, hatta o gece çekilmiş video ve fotoğraflarla birlikte mahkemeye sunmasına rağmen bir türlü derdini anlatamaz. Musul mahkemesi yaralı kurtulanın başkasının ağzından aktardığı beyan doğrultusunda üç yıl boyunca Xaled Şamo Serhan’ı cezaevinde tutuklu yargılar. Hiç bir delil, kaynak, belge, bulgu, şahit ortada yokken mahkeme bir skandala imza atar ve sanığa “İdam cezası verir”.
Ezidi kanaat önderlerinin dikkat çekmek istediği diğer bir konu ise mahkeme heyeti; Hakim ve Savcının Keçelyan Aşiretinden oldukları, aşireten birçok şahsın İŞİD’le içli dışlı olduğu biliniyor. Daha da acı olanı bugüne kadar yakalanan İŞİD mensuplarının yargılanması surecinde devlet olarak Irak’ın ortaya koyduğu tutum. Bölgede devlet dediğimiz kurum da pek ortada yok. Verilen Karar baştanbaşa tutarsızlıklarla dolu ve adaletsizdir. Olayın olduğu tarihte çocuk yaşta olan birine idam cezası vermek zaten başlı başına tutarsızlıktır. Ezidi kanat önderleri yaşanan hukuksuzluk karşısında bir üst mahkemeye başvuru yaptıklarını, nihai karar Bağdat temyiz mahkemesinde görülecek.

Xaled Şamo Serhan’a verilen idam cezasından sonra Ezidi ruhani meclisinden bir heyet Gergeri aşiretini ziyaret etti. İşin ilginç yanı öldürülen şahsın babası ve aşiret liderleri Xaled Şamo Serhan için “bu suçu işlediğine inanmıyoruz.” aslında nasıl bir hukuk garabetiyle karşı karşıya olduğumuzu sanırım anlatmak için yeterlidir.
Ezidi Kürtler “Xaled Şamo Serhan” kararı ile bir kere daha derinden yaralanırken bu güne kadar Şengal soykırımında parmağı olan kaç kişinin yargılanıp ceza aldığını haklı olarak soruyorlar? Kaç İŞİD teröristi idama mahkûm edildi? Şengal soykırımında insanlığa karşı suç işleyenler ve onlara yardım edenlerin çoğu ellerini kollarını sallayarak ortalıkta dolaşıyor. İster istemez Ezidi kanaat önderleri bir çocuğu idama mahkûm eden, Şengal’de soykırım yapanların aileleri için yerleşim yeri kurmaya hazırlanan Irak Hükümetine olan güvensizliği dile getiriyor.
Xaled Şamo Serhan kararı ve İŞİD’ci aileler için Şengal de kurulmak istenen yerleşim yeri Şengal soykırımının devamı niteliğinde bir karardır.
Umudum uluslar arası kamuoyu ve İnsan Hakları Örgütlerinin hukuksuzluğa karşı sesini yükseltip, bu adaletsiz duruma bir son vermesidir.
Irak hükümetinin Şengal’e bağlı Sinune kasabasında 31500 İŞİD’ci aile için yerleşim yeri açmaya hazırlanması Ezidi toplumu için idam kararıdır.
Bu insanlık dışı uygulamalara karşın Ezidi toplumu adalet arıyor. | Bozan Aksoy – iznews agency



