2 Ekim 2026
18.1 C
İstanbul

ABD füzeleriyle askeri tesise saldırı: 63 Rus asker öldü 1 saat önce

Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde yer alan Makiyivka kenti yakınlarındaki Rus askerlerinin bulunduğu binayı, altı HIMARS füzesiyle vurduğunu duyurdu. Saldırıda 63 Rus askerinin öldürüldüğü belirtildi. Ukrayna tarafı ise saldırıda 400 Rus askerinin öldüğünü iddia etti.

Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Rus ordusunun Ukrayna’daki savaşta eylemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ukrayna ordusunun Donetsk bölgesinde Makiyivka yerleşim birimi yakınlarında Rus Silahlı Kuvvetleri’nin geçici konuşlandığı noktalardan birine saldırdığını belirten Konaşenkov, ABD yapımı HIMARS çoklu roketatar sisteminden atılan 6 füzeden 2’sinin Rus hava savunma sistemlerince vurulduğunu ifade etti.

Konaşenkov, “Tahrip gücü yüksek 4 roket başlığının patlaması sonucu geçici konuşlanma noktasının bir bölümünde 63 Rus askeri öldü” ifadesini kullandı.

Rus askeri birliklerinin Ukrayna’da operasyonlara devam ettiğini bildiren Konaşenkov, Rus hava kuvvetlerinin yüksek hassasiyetli silahlarla yaptığı saldırılar sonucunda Donetsk bölgesindeki Markovo ve Kramatorsk’ta, Harkiv bölgesinde de Novoosinovo yerleşim biriminde 70’ten fazla Ukrayna ordusuna çalışan yabancı paralı savaşçının öldüğünü, 100’den fazlasının ise yaralandığını aktardı.

Ukrayna: 400 Rus askeri öldü

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Stratejik İletişim Ofisi’nden yapılan açıklamada, Ukrayna’nın Donetsk bölgesinde Rus ordusunun kontrol ettiği Makeyevka şehrinde kışla olarak kullanılan bir merkeze yapılan saldırı sonucu yaklaşık 400 Rus askerin öldüğü iddia edildi.

Ancak, Ukrayna’nın açıkladığı rakam bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmadı.

Donetsk’in işgal altındaki bölgelerinde Rusya’nın atadığı üst düzey yetkili Daniil Bezsonov ise Telegram hesabından yaptığı açıklamada, “Meslek okuluna Amerikan MLRS HIMARS roketleriyle büyük bir saldırı oldu” diye konuştu.

Diğer taraftan, Rus yönetimi yılbaşı gecesi Makiyivka’yaen az 25 füze saldırısı düzenlediğini açıklamıştı. Makiyivka’daki saldırıdan birkaç saat sonra ise  Rusya’nın Kiev’e yönelik saldırıları başlamıştı.

Rus Silahlı Kuvvetlerinin, 31 Aralık’ta Ukrayna’daki savunma sanayisi tesislerini havadan fırlatılan uzun menzilli yüksek hassasiyetli füzelerle vurduğunu belirten Konaşenkov, bu tesislerin Rusya’ya karşı “terör saldırıları” gerçekleştirmek için kullanılan İHA’ların üretiminde yer aldığını kaydetti.

“Terör saldırıları planları bozuldu”

Tesislerle birlikte İHA’ların depoları ve fırlatma alanlarının da vurulduğunu dile getiren Konaşenkov, “Saldırılar hedefine ulaştı. Kiev rejiminin yakın gelecekte Rusya Federasyonu’na karşı terör saldırıları düzenleme planları bozuldu” dedi.

HIMARS Füze Sistemi

Amerikan Kara Kuvvetlerinin dolaylı atış gücünün en kritik parçalarından HIMARS roket sistemleri, 1970’lerde geliştirilmiş paletli askeri araçlara takılan M270 Çok Namlulu Roketatar Sistemi’nin modernize edilmiş versiyonu olarak Lockheed Martin tarafından üretiliyor.

Obüs toplarının menzili 38 kilometre iken ABD’nin Ukrayna’ya sağladığı HIMARS sistemleri80 kilometre menzili ile daha geniş bir alanda cephedeki askerlere savunma kabiliyeti sağlıyor.

HIMARS sistemleri 227 milimetrelik 6 güdümlü füze taşıyan bir poda sahip ancak bu sistemlere ABD’nin Ukrayna’ya vermediği ve menzili 300 kilometreyi aşan Kara Kuvvetleri Taktik Füze Sistemleri (ATTACMS) mühimmatını taşıyan bir pod da takılıyor.

Söz konusu roket sisteminin diğer bir özelliğinin de hassas güdümü olduğu belirtilirken, hedefine atış yaptıktan sonra yüksek performanslı aracı ile dakikalar içinde atış yaptığı noktadan uzaklaşabiliyor.

C-130 uçağı ile taşınabilen HIMARS roket sistemi ilk kez 2005’te 18’inci Hava İndirme Tümenine bağlı 27’nci Topçu Alayı, 3’üncü topçu taburuna konuşlandırıldı.

Bu sistem ilk kez 2010’da Afganistan’da, daha sonra terör örgütü DAEŞ’e karşı Irak’ta kullanıldı. Rakka operasyonu sırasında ABD ilk kez bu sistemleri 2017’de Suriye’ye de geçici olarak konuşlandırdı.

ABD’nin envanterindeki HIMARS’ların birim fiyatı 5,1 milyon dolar civarında ve ABD dışında Ürdün, Singapur, Birleşik Arap Emirlikleri ve Romanya’da bulunuyor.

Biden’ın kararıyla, Avrupa’da HIMARS sistemine sahip ikinci ülke ise Romanya’nın ardından Ukrayna oldu.

Son Haberler

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Barzani Bağdat’ta ‘Egemenlik Günü’ne katıldı: Tam egemen ve federal bir Irak istiyoruz

Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Bağdat'ta düzenlenen Egemenlik Günü...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Irak Başbakanlık komitesi Kerkük’te: Pirde’deki operasyon soruşturuluyor

Irak Başbakanlık Ofisi tarafından Kerkük'ün Pirde nahiyesinde pazar günü...

Tom Barrack’tan ‘Irak’ açıklaması: Tüm silahlı güçler tek komuta altında toplanmalı

ABD’nin Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, ABD Başkanı Donald...

Mesud Barzani’den koalisyon güçlerinin çekilmesine ilişkin açıklama

KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, Koalisyon güçlerinin Irak ve...

Irak, uluslararası koalisyonun askeri görevinin sona ermesi için önemli aşamaya geldi

Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, Irak'ın...

Türkiye Gündemi

Zeydi: Irak topraklarında hiçbir yabancı silahlı yapıya izin verilmeyecek

Irak Başbakanı Ali Faleh Zeydi, ülkesinin sınırları, hava sahası...

Öcalan: “Ezidiler öz savunma güçlerine sahip olmalı”

PKK lideri Abdullah Öcalan, Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak...

Öcalan’dan ‘süreç’ mesajı: Barış tek bir yasayla tamamlanmaz

Londra’daki konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, silahlı çatışmadan sürdürülebilir...

Deniz Göktaş yarın duruşmaya çıkıyor: Güneş abartılmış bir balonmuş

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş yarınki duruşması öncesine X hesabından...

‘Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza’ deklarasyonu açıklandı

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza" deklarasyonu açıklandı....

Koma Amed Harbiye’de konser verecek

İstanbul’daki Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu, Eylül 2026...

Mızraklı: “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik”

Yaklaşık 7 yılın ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemeçten geçtiğini belirterek, barış sürecinin dikkatli, hızlı ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Mızraklı, sürecin kritik noktasında İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan girişimin bulunduğunu ifade etti. Mızraklı ““Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” dedi. Mızraklı, açıklamasına kendisini karşılamak için cezaevi önünde bulunan siyasetçi, akraba ve arkadaşlarına teşekkür ederek başladı. “Gelen bütün arkadaşları, vekillerimizi, akrabalarımızı… Ama kelimenin tam anlamıyla kardeşçe, demokratik ve özgür bir yaşam. Hepimizi burada buluşturan temel ilke, temel ülkü bu oldu” diyen Mızraklı, cezaevinde bulunan arkadaşlarından da söz etti. “Buradan başımız dik çıkmayı hayat ilkesi edindik” Cezaevinde bulunan onlarca arkadaşının kendilerine güç verdiğini belirten Mızraklı, şöyle konuştu: “Ben, bizler, şu anda cezaevinde arkada duran onlarca yoldaşımız sizlerle beraber yürek bulduk. Güç bulduk. O enerji bize direncimizi katlattıran, mislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerle beraber o gücü alarak hakkımızda usulsüzce, kumpaslarla, hukuk dışı bir şekilde kesilen cezalara karşın ayakta durmayı ve buradan başımız dik çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik.” Mızraklı, cezaevinde 17-18 yaşındaki gençlerden 80 yaşındaki insanlara kadar aynı iradeyi gördüğünü belirterek, bunun kendisinden önceki kuşaklardan aldığı bir yaşam anlayışı olduğunu söyledi. “Türkiye açısından kritik bir ayrım noktasına geldik” Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasında olduğunu belirten Mızraklı, sürecin provokasyon ihtimallerine karşı dikkatli yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye açısından da temel bir ayrım noktasına geldik. Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin özellikle dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığını da gözetilerek dikkatli bir şekilde, özenle ve hızlı yürütülmesi gerekiyor” dedi. Mızraklı, 2015 sonrası dönemi “hukuk dışılığın” belirleyici olduğu bir dönem olarak nitelendirdi. “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde arasınız derler. 2015 ve sonrası, geçmişin 100 yılın muhasebesine girmiyorum. 2015'in sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır.” “Demokrasi tabandan tavana örülmeli” 1995-1996 yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in faili meçhul cinayetler, köy baskınları, sokak cinayetleri ve işkencelerin yaşandığı dönemde “Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz” dediğini hatırlatan Mızraklı, 2015 sonrasının hukuk dışılığın en ileri noktasına ulaştığı dönem olduğunu söyledi. Bu sürecin Türkiye’de zaten zayıf olan demokrasinin kurumlarını ve değerlerini aşındırdığını belirten Mızraklı, bundan sonraki dönemde demokrasinin tabandan tavana kurulması gerektiğini ifade etti: “Bizim artık tabandan tavana, yani yerellerden Ankara'ya, merkeze kadar bütün merkezlere kadar demokrasinin adım adım, ilmek ilmek örülme sürecine girmiş durumdayız. Demokrasi olmazsa olmazıdır.” “Barış sadece dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir” Türkiye’nin bir barış sürecinden ve barış ikliminden söz ettiğini belirten Mızraklı, kalıcı bir barış için geçmişle yüzleşilmesi ve yaşananların hafızada karşılığının bulunması gerektiğini söyledi. “Ortada bir barıştan bahsediyoruz arkadaşlar. Bir barış sürecinden, bir barış ikliminden bahsediyoruz. Barış iklimi öyle, hadi dün kavgalıydık, bugün de barışıyoruz deme durumu değildir” dedi. Mızraklı, barışın insanların kalplerinde, zihinlerinde ve toplumsal hafızada karşılık bulması gerektiğini vurguladı. “Sürecin kritik noktasında Öcalan’ın başlattığı girişim var” Mızraklı, konuşmasının bu bölümünde İmralı’da Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dikkat çekti. “Bunun da kritik noktasında özellikle başta İmralı'da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış. Bismillahirrahmanirrahim. Bismillah'ı verilmiş. Arkasından adeta o demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti olan Fatiha'sı okunmuş” ifadelerini kullandı. Fatiha’nın geçmişe ve geleceğe dönük iki anlamı olduğunu belirten Mızraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fatiha iki türlüdür. Fatiha bir geçmişe dönüktür. Geçmişin kötülüklerine bir Fatiha okumadır. Bir de yeni bir döneme, yeni bir açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o Fatiha'dır. Yeni bir dönem.” “Hukuka dönülmeli, toplumun korku koridoru azaltılmalı” Mızraklı, yeni dönemin temel gerekliliklerini ise hukuka dönüş, demokratikleşme, toplumdaki korku ve kaygının azaltılması ve güven duygusunun güçlendirilmesi olarak sıraladı. Bu noktada en önemli konunun şeffaflık olduğunu vurgulayan Mızraklı, süreç kapsamında yapılan görüşmelerin kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi: “Bir yerlerde birtakım görüşmeler yapılıyor. Ondan sonra da bir şeyleri duyuyoruz. Toplumdaki duygu durumunun bu olduğunu hissediyorum ben. Şimdi buradan çıkmak gerekiyor. İnsanlar bir yola çıktıkları zaman varacakları adresi görmek isterler. Varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklar ya yavaşlatacaklardır.” Mızraklı, Türkiye toplumunun da sürecin nereye gittiğini görmek istediğini belirterek, “Dolayısıyla bizler de siyaset olarak, toplum olarak, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görebilmemiz için de sürecin şeffaflaştırılması, informatiğin çoğaltılması gerekiyor” dedi. “Bu kapının önünde olması gereken Demirtaş’tı” Yaklaşık 7 yıl kaldığı Edirne F Tipi Cezaevi’ne de değinen Mızraklı, cezaevinin özellikle eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile özdeşleştiğini söyledi. “Şu arkadaki adı Edirne F Tipi Cezaevi. Bu adresten bahsettiğimiz zaman o, onunla adeta bütünleşmiş diyeyim. Ki hiç bütünleşmesini istemeyiz. Yani eğer ben bugün burada bu kapının önündeysem, asıl burada olması gereken benden önce bu halkın sevgilisi sevgili Selahattin Demirtaş'tı.” Mızraklı, cezaevine yeniden dönmekten korkmadığını belirterek, amacının içeride bulunan arkadaşlarını ve Demirtaş’ı dışarı çıkarmak olduğunu söyledi: “Ben bugün bu kapının önündeysem, buraya çok yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum. İçeri girmekten korkmuyorum. İçeri girmek için değil, buraya oradaki yoldaşlarımızı, Başkanımız Selahattin'i almak için gelmek istiyorum.” Demirtaş’ın mesajı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış” Mızraklı, gazetecilerin Demirtaş’ın kendisine gönderdiği mesajı sorması üzerine, cezaevinde birbirlerine destek olduklarını anlattı. “Birbirimize sırtımızı veriyorduk, birbirimize yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi bir dünya, daha iyi bir Türkiye, daha özgür bir yaşam, daha demokratik bir toplum nasıl olur, nasıl olmalı sorusu üzerine kafa patlatıyorduk.” Mızraklı, Demirtaş’ın mesajını ise şu sözlerle aktardı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.” Medyaya çağrı: “Özgürce mülakatların yapılacağı günler gelsin” Mızraklı, açıklamasının sonunda medyaya da çağrıda bulundu. Türkiye’de yalnızca Demirtaş için değil, İmralı’da Abdullah Öcalan başta olmak üzere cezaevindeki isimlerle özgürce görüşmeler yapılabilmesini temenni etti. “Artık Türkiye'de sadece Demirtaş için değil, Demirtaş başta olmak üzere, İmralı'da Sayın Öcalan başta olmak üzere… bütün hepsiyle dışarıda özgürce, herhangi bir kısıta uğramaksızın, o ne diyeyim, mülakatları yapacağınız günlerin gelmesinin temennisini ben söyleyeyim. Ama sizler de bunun için bu mücadeleye lütfen güç verin, destek olun derim.” Mızraklı, kendisini karşılamak için Edirne F Tipi Cezaevi önünde bulunan herkese teşekkür ederek açıklamasını sonlandırdı. Daha sonra gazetecilerle yeniden bir araya gelerek daha kapsamlı değerlendirmeler yapacağını söyledi.

Selçuk Mızraklı tahliye oluyor

Yaklaşık yedi yıldır cezaevinde bulunan ve ceza süresi tamamlanan...