“Başkan Donald J. Trump’ın Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’deki Eylemlerine İlişkin Açıklaması”nın tam metni
Kısa bir süre içerisinde, Türk Hükümetinin mevcut ve eski yetkilileri ile Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki istikrarsızlaştırıcı eylemlerine katkıda bulunan kişilere yaptırım uygulanmasına yetki veren bir Başkanlık Kararnamesi yayımlayacağım. Aynı şekilde, çelik için gümrük vergisi Mayıs ayı öncesindeki düzeyi olan yüzde 50’ye yükseltilecek. ABD, Türkiye ile 100 milyar dolarlık bir ticaret anlaşması yapılmasına ilişkin Ticaret Bakanlığı öncülüğünde yürütülen görüşmeleri de vakit geçirmeksizin durduracak.
Bu Kararname, ABD’nin ciddi insan hakları ihlallerinde bulunan, ateşkesin uygulanmasına engel olan, yerinden edilmiş kişilerin evlerine dönmesini engelleyen, mültecileri zorla geri gönderen veya Suriye’de barış, güvenlik veya istikrara tehdit oluşturan eylemlerde bulunmuş olabilecek kişilere yönelik güçlü ek yaptırımlar uygulamasını da mümkün kılacaktır. Bu Kararname, finansal yaptırımlar, malvarlığının dondurulması ve ABD’ye girişlerinin yasaklanması gibi geniş bir yelpazede sonuçlar doğuracaktır.
Seçildiğim günden bu yana, Trump Yönetimi, ABD ve vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinin korunması için hiç bıkmadan çalıştı. ABD, müttefikleriyle birlikte, IŞİD’in acımasız Halifelik adıyla yönettiği toprakların yüzde 100’ünü özgürleştirdi. Türkiye, bu kazanımları tehlikeye sokmamalıdır. Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde özellikle kırılgan olan etnik ve dini azınlıklar başta olmak üzere sivillerin korunmasına öncelik vermelidir. Sivillerin ayrım gözetilmeden hedef alınması, sivil altyapılara arar verilmesi ve etnik ya da dini azınlıkların hedef alınması kabul edilemez. Ayrıca, mültecilerin geri dönüşleri de güvenli, gönüllülük esasına dayalı ve onurlu bir şekilde yapılmalıdır.
Türkiye’nin askeri operasyonu, sivilleri tehlikeye atmakta ve bölgede barış, güvenlik ve istikrara yönelik tehdit oluşturmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok net bir şekilde ifade ettim: Türkiye’nin harekatı insani kriz ortaya çıkarıyor ve olası savaş suçlarının işlenmesi için gerekli koşulları oluşturuyor. Türkiye, etnik ve dini azınlıklar da dahil olmak üzere, sivillerin güvenliğini güvence altına almalıdır ve şu anda veya muhtemelen ileride, IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) teröristlerinin bölgede tutuklanmaya devam etmelerinden sorumlu olacaktır. Ne yazık ki; Türkiye işgalinin insani etkilerini azaltıyormuş gibi görünmüyor.
Daha önce de söylediğim gibi, Suriye’nin kuzeydoğusunda kalan tüm ABD askerlerini geri çekiyorum. ABD IŞİD’in fiziki halifeliğini yenilgiye uğrattı, Suriye’den ayrılacak olan ABD askerleri yeniden konuşlandırılacak ve durumu takip etmek üzere ve 2014’te yaşananların ve göz ardı edilen IŞİD tehdidinin Irak ve Suriye’yi kırıp geçirdiği dönemin tekrarlanmaması için bölgede kalacaktır. Az sayıda ABD askeri, IŞİD’in kalıntılarını dağıtmaya devam etmek üzere, güney Suriye’deki Al Tanf üssünde kalacak.
ABD, Suriye’deki korkunç eylemleri kolaylaştıran ve finanse edenlere yönelik olarak ekonomik yaptırımları etkili bir şekilde kullanmaya devam edecektir. Türk liderler bu tehlikeli ve yıkıcı yola devam ederse, Türkiye’nin ekonomisini hızlı bir şekilde yok etmeye çok hazırım.”




