Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, Beyaz Saray’da görev yaptığı döneme ilişkin anılarını ‘The Room Where It Happened’ (Olayın Gerçekleştiği Oda) ismiyle kitaplaştırdı.
Kitabında Beyaz Saray’da Kürtlerle ilgili verilen kararlara yer veren Bolton, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kürtlerle ilgili düşünceleri ve Suriye’den çekilme kararına da veriliyor.
Trump’ın yasal olmadığını ve yalan barındırdığını belirttiği kitapta, Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında gerçekleşen Kuzey Suriye Rojava ile ilgili telefon görüşmesine de yer veriliyor.
Kitapta Kürt meselesinin Beyaz Saray, Pentagon, Dışişleri Bakanlığı ve CIA’de konuşulduğuna dikkat çekiliyor.

Kitabın Kürtlerle ilgili bölümlerinin bir kısmı şöyle:
TRUMP’IN ÇEKİLME DÜŞÜNCESİ – 95’İNCİ SAYFA
“Trump, Ortadoğu’daki kötü savaşlardan çıkmak istiyorum. Bize düşman olan ülkeler için IŞİD milislerini öldürüyoruz’ dedi. Ben de Rusya, İran ve Esad’dan bahsettiğini düşündüm. Halbuki Trump Suriye’den bahsediyordu.
Danışmanların bir kısmı ABD’nin tamamen çekilmesini daha doğru buluyordu. Bir kısmı ie, bir süre daha kalınmasını istiyordu. Ancak Trump’ın daha farklı bir görüşü vardı; ‘Ben kalmak istemiyorum çünkü Kürtlerden hoşlanmıyorum. Onlar Irak’ta Araplardan, Suriye’de Türklerden kaçıyorlar. Ancak F-18’lerle çevrelerini bombalayarak korumaya aldığımızda kaçmıyorlar” dedi.
ERDOĞAN VE TRUMP GÖRÜŞMESİ – 438’İNCİ SAYFA
“Trump, Erdoğan’a Türkiye’nin başına kötü bir şey gelmesini istemediğini söyledi ve sorunların çözümünden bahsetti.
Erdoğan, Suriye’deki Kürt güçlerden şikayet etti. Fethullah Gülen’den de bahsetti. Gülen’in teslim edilmesini istedi. Trump, ‘Fethullah Gülen’i teslim edersek sadece bir gün daha yaşayacağından şüphemiz var’ dedi. Türkler güldü. Trump, Gülen’in endişe konusu olmadığını söyledi.
Erdoğan görüldüğü üzere IŞİD hilafetinin yıkılmasını istiyordu. Ancak asıl düşmanı Suriye’deki Kürtlerdi. Onların ABD’nin de terörist olarak gördüğü PKK’ye bağlı olduğunu düşünüyordu. Suriyeli Kürtlerin çoğu IŞİD’e karşı mücadele ediyorlardı. Tahran’ın dikkat çektiği durum ise gelecekte yapılacak bir savaştı. Yani IŞİD’in ortadan kaldırılmasından sonra. IŞİD’in kontrolündeki bölgelerde hâkimiyet kaybettikçe İran’ın kontrolü arttığı görüldü. Bu durum Amerika’nın bir grup müttefikle kalmasına itti. ABD uzun yıllar boyunca Kürtlerin daha fazla hâkimiyete kavuşmaları ve hata Irak’ta Kürtlerin bağımsızlığını destekledi. Ancak bir Kürt devletinin oluşması mevcut devletlerin sınırlarının değişmesini gerekli kılıyor. Bu karışık bir durum. Kürtlerin bize karşı vefasını gözlemlemiş olduk. Kürtler bizimle omuz omuza IŞİD ile savaştı. ABD’nin Kürtlere sırt çevirmesi sadece onlara karşı bir vefasızlık anlamına gelmeyeceği gibi, dünya genelinde de tepkilere yol açacaktır. Ayrıca müttefikleri bir çatı altına buluşturmak durumu zorlaştıracak.”
ABD’NİN KÜRT BÖLGESİNDE ÇEKİLMESİ – 442’NCİ SAYFA
“12’inci ayın 14’ünde Trump ve Erdoğan telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Telefon görüşmesi öncesinde Başkan Trump’a önemli bilgiler verdim. O da bana, ‘oradan çıkmamız lazım’ dedi. Bu konunun böyle açıkça Erdoğan’a söylemesinden endişe duyuyordum. Erdoğan ile Trump görüşmede bir çok konu hakkında konuştu, bunlardan biri de Suriye meselesiydi.
Trump konuşmasının başında, Halkbank sorunun çözümüne çok yakın olduklarını söyledi. Hazine Bakanı ve Pompeo ile konuştuğunu, onların da Erdoğan’ın damadı Türkiye Maliye Bakanı ile bu konuda konuşacaklarını bildirdi. Erdoğan sevindi ve İngilizce karşılık verdi. Sonra Erdoğan Suriye konusuna geldi.
Erdoğan, YPG’ye verilen eğitimden endişe duyduğunu aktardı. Trump’ın Suriye meselesindeki askeri ve siyasi tutumlarında farklılık gözlemlendiğini ifade etti. Bunlar Trump’ın kafasında soru işareti oluşmasına neden oldu. Erdoğan, ‘Türkiye hem PKK hem de IŞİD’ten kurtulmak istiyor’ demişti. PKK derken Kürt savaşçılardan bahsediyordu. Trump ise, Türkiye’nin IŞİD’e karşı mücadeleye başlaması halinde Suriye’yi bırakmaya hazır olduklarını söyledi. Trump, ABD güçlerinin Suriye’den çekilebileceğini ve kalan savaşı Türkiye’ye devredebileceğini söyledi. Erdoğan bu konuda söz verdi, ancak lojistik desteğe de ihtiyaç duyduklarını belirtti. Trump ise Erdoğan’a, ABD’nin Suriye’den çekilmesiyle ilgili bir plan üzerinde çalışacaklarını ve bundan sonra IŞİD savaşını Türkiye’ye devredeceğini söyledi. Erdoğan da Trump’a teşekkür ederek ‘pratik bir başkan’ diyerek övdü. Bir süre sonra Trump, IŞİD savaşında başarı elde ettiklerini ve Suriye’deki görevlerinin sona erdiğini, dolayısıyla çekilme zamanı geldiğini belirtecek bir açıklama yayımlanması gerektiğini söyledi.
Bunun Afganistan’dan çekilme kararı gibi seçim için bir kullanılacak bir söylem olduğunu düşünmüştüm. Çekilme kararı hakkında Savunma Bakanı James Mates’i aradım. Mattis karardan hiç hoşnut değildi.
Bu benim için kişisel bir krizdi. Suriye’den çekilmenin çok büyük bir yanlış olduğunu düşünüyordum. Hem de dünyada IŞİD tehlikesini daha da artıracaktı. 6’ıncı ayda Pompeo ve Mattes ile görüşmeler gerçekleştirdik ve ABD’nin Suriye’de inişli çıkışlı politikalarından uzaklaşması gerektiğini vurguladım. Çünkü her seferinde ülkedeki bir kente bakıyorduk, örneğin Minbic ve İdlib. Büyük tabloya bakmamız gerektiğini savunuyordum. IŞİD’in kontrolündeki sınırların çoğu geri alınmıştı ve genel tablo dediğim İran’ı durdurmaktı. ABD Kürtleri desteklemekten vaz geçerse ya Esad ile ittifak yapmaya gidecekler ya da tek başlarına Türkiye’ye karşı savaşacaklar. Bu durumda kesinlikle yenileceklerdi. Böylece Kürtler değirmenin taşları olan Erdoğan ile Esad’ın arasında sıkışıp kalacak. Ne yapabilirlerdi?
KUZEY SURİYEDEN ÇEKİLME KARARIYLA İLGİLİ MACRON TRUMP’A NE DÖYLEDİ? – 448’İNCİ SAYFA
“Beyaz Saray’daydım, öğleden sonra Macron aradı. Trump’ın çekilme kararından hoşnut değildi. Trump, Macron’a şöyle yanıt verdi, ‘IŞİD ile savaşımız sona ermiş geri kalanlarla Türkiye mücadele edecek.’ Macron ise Trump’a, Türkiye’nin amacının Kürtlere saldırmak olduğunu IŞİD ile pazarlığa oturmak istediğini söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ABD güçlerinin Suriye’den çekilmemesi için ricada bulundu ve kendisine, ‘Yakın bir sürede başaracağız, bu nedenle süreci tamamlamamız gerekiyor’ dedi. Trump bir kez daha danışmanlarıyla görüşmeyi kabul etti. Trump bana Macron’un ekibiyle görüşeceğini, Mates ve Dunford’un da kendi mevkidaşlarıyla görüşmesi gerektiğini söyledi. James Mates, görüştüğü Fransa Savunma Bakanı Florence Parly’nin Trump’ın kararından hoşnut olmadığını aktardı. İsrail’in ABD Büyükelçisi, Trump yönetiminin en kötü dönemini yaşadığını söyledi.”
TRUMP VE ERDOĞAN’IN 2’NCİ GÖRÜŞMESİ – 545’İNCİ SAYFA
“Hafta sonu Trump Erdoğan’la iki konuyu konuşmaya karar verdi. Birincisi hiçbir Amerika askerine Suriye’de saldırmayacağını taahhüt etmesini, ikincisi ise Kürtlere değil de IŞİD’e karşı operasyon düzenlemesi gerektiğinin sözünü aldı. Çünkü çok sayıda Amerikalı Kürtleri seviyor. Kürtler yıllardır omuz omuz bizimle IŞİD’e karşı savaştı. Trump Erdoğan’a Türkiye’nin Kürtlerle birlikte IŞİD’e karşı savaşmaları gerektiğini söyledi. Daha sonra Trump, Türkiye ile daha fazla ticaret bağlantıları kurmaya karar verdi. Erdoğan ise Kürtleri sevdiğini Kürtlerin de kendisini sevdiğini ancak PYD, PKK ve YPG’nin Kürtleri kötü kullandıklarını ve Kürtleri temsil etmediklerini söyledi. Türkiye’de Kürt milletvekillerinin ve bakanların olduğunu söyledi. Kendisinin Kürtlerin yaşadığı illerden seçimlerde büyük oy alan tek lider olduğunu belirtti. Teröristleri öldürmek dışında başka niyetlerinin olmadığını söyledi. Biz onu dinliyorduk ama dediklerinin propaganda dışında hiçbir şey olmadığını biliyorduk.”
GENERAL LACAMERA’NIN İFADELERİ – 460’INCI SAYFA
“La Camera, Trump’a, ‘Suriye’den ayrıldığımız çok açık, biz hem Suriye’den ayrılmak hem de oradaki çıkarlarımızı korumak istiyoruz. Ben burada onu yapabilirim’ dedi. Trump, Erdoğan’a ABD güçlerine saldırılmamasını söylediğini açıkladı. Trump, çekilme sürecinde IŞİD’in tamamıyla yenilmesinin mümkün olup olmadığını sordu. LaCamera, Evet dedi. Trump, bunu talimat olarak verdiğini söyledi. LaCamera, koordinasyon potansiyelinden bahsetti, Trump araya girip, artık yorulduğunu ve IŞİD’in yenilmesi gerektiğini belirtti.
General Paul LaCamera şu soruyu sordu: Kürtler korumak için ne yapabiliriz? Ben de kendisine Başkan Trump’ın Kürtlere zarar gelmemesi için Erdoğan’la konuştuğunu söyledim. Çünkü Kürtler Suriye’de ABD’ye destek verdi.
LaCamera, 4 hafta içerisinde IŞİD’i bitireceklerini söyledi. Trump da ‘bitirin’ dedi.
Öğleden sonra Trump beni telefonla aradı ve IŞİD’in 4 haftada bitmesi üzerine plan yapılmasını istedi. Bende, generalin 2 ila 4 hafta arasında bitirileceğini söylediğini aktardım. Sonra Dunford’la konuştum. Mattis’in görevi bırakmasının ardından krizi Dunford yönetti.
Trump IŞİS’i en yakın zamanda ortadan kaldırmak için kolları sıvamıştı çünkü daha büyük bir amacı vardı o da Suriye’den çekilmek, Kürtleri korumak, Tanaf Askeri Üssü’nün yeniden yapılandırılması, IŞİD tutuklularını cezaevlerinde tutmaya devam etmek ve İran üzerindeki baskıların artırılmasıydı.
Bence Erdoğan’ın Kürtler hakkındaki görüşü şu; en iyi Kürt ölü Kürt’tür. General Dunford da Türkiye’nin Kürtleri sınır bölgelerinden uzaklaştırıp Türkiye’deki mültecileri o bölgelere yerleştirmeyi amaçladığını biliyordu.”



