Çorlu’daki tren ‘kazasıyla’ ilgili davanın ilk duruşması bugün görüldü. Mahkeme heyeti davadan çekilerek dosyayı Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin hayatını kaybettiği, 340 kişinin yaralandığı tren ‘kazasına’ ilişkin “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan haklarında kamu davası açılan 4 TCDD görevlisinin yargılandığı davanın ilk duruşması Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görüldü. Mahkeme heyeti davadan çekilme kararı aldı ve dosyayı Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.
Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşma öncesi aileler açıklama yaparak adalet talep etti. Açıklama sonrası aileler mahkeme salonuna geçmek üzere adliye binasına girerken duruşma salonunda yer olmadığı gerekçesiyle alınmak istenmedi. Adliye güvenlik görevlileri ve polisler tarafından engellenen aileler, ‘Kapıyı açın’, ‘Adalet istiyoruz’, diyerek alkışlarla engellemeyi protesto etti. Ailelerin kararlı tutumu üzerine kapı açılarak ailelerin tümü salona alındı.
Duruşma müşteki vekillerin söz alması ile başladı. Mahkeme, avukatların polisler hakkında suç duyurusunda bulunulması taleplerinin reddedilmesine karar verdi. Avukatlar Can Atalay ve Mustafa Ersin savunma haklarının kısıtlandığını belirterek saldırı talimatı veren sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduklarını dile getirdi.
“EVLATLARIMIZ ÖLDÜ DAYAK YİYEN BİZİZ”
Avukat Can Atalay: Duruşma salonun önünde avukatlar, hayatını kaybedenlerin yakınları saldırıya uğradı. Ben gözümle İsmail Kartal’ı saldırıya uğradığı ve darp edildiğini gördüm. Biz şüpheliymişiz gibi görüntülerimizi çektiler. Bize yaşatanlara heyetiniz sorumlu değilse, Cumhuriyet savcısı sorumlu. Onları darp eden kişilerin tesbiti edilmesi heyetinizi ya da Cumhuriyet savcısının karar vermesi gerek. Avukatlar darp ediliyor heyetiniz bu kişilerle ilgili kimlik tespiti yapmak zorunda. Bizim evlatlarımız öldü kapıda yine dayak yiyen biziz. Duruşma salonunda polisler silahla bulunamaz. Heyetiniz suç duyurusunda bulunmalı olay bir suç üstü hali.
Avukat Mustafa Ersin: Biraz önce sizin talimatınız olduğunu söyleyen emniyet amiri olduğunu düşündüğüm başkanın talimatı var diyerek duruşmaya beni almadı. Eğer o arbede yaşanmasaydı ben müşteki avukatı olarak dışarı da kalacaktım savunma hakkımız kısıtlanmıştır. Tutanaklara geçmenizi ve bu talimatı kim verdiyse onun hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz.
MAHKEME HEYETİ DAVADAN ÇEKİLDİ
Mahkeme heyeti, duruşma öncesinde yaşanan saldırılar ile ilgili “heyetimizin talimatı ile yapıldığı iddia ediliyor” diyerek dosyadan çekilme kararı verdi ve duruşmaya son verdi. Dosyayı Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.
Aileler mahkeme heyetinin çekilme kararını “Memlekette hukuk bırakmadınız. Dalga mı geçiyorsunuz bizimle” diyerek alkışlarla protesto etti.
Aileler duruşma sonrası açıklama yaptı: “Bu katliamın yaşandığı andan arama kurtarma çalışmalarına kadar katliam öncesinde yerine getirilmeyen görevlerden alınmayan tedbirlerden ve yürütülmeyen soruşturmalardan bugün geldik katliamın birinci yıldönümde ilk duruşmaya. Ailelerin sesinin duyulmasını istiyoruz. Burada bir soruşturma yürütülmedi. Burada delil toplanmadı, birlirkişi incelemeleri yapılmadı, TCDD’den ihale alan kişileri bilirkişi olarak seçtiler. Bu bilirkişiler TCDD’nin aldığı bilgiler doğrultusunda bir rapor hazırladılar. TCDD’nin yani katliamı yapanların düzenlediği belge iddianame olarak karşımıza çıktı. Ulaştırma Bakanı Ahmet Aslan aklandı. Karşımıza sadece alt düzey 4 sanık çıkardılar.”
“HAK, HUKUK, ADALET, KAZA DEĞİL CİNAYET”
Duruşma öncesi kazada yaşamını yitirenlerin yakınları ve hak savunucuları Orion AVM önünde bir araya gelip, “Adalet İstiyoruz” pankartı açtı.


Buradan ellerinde kazada yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile Çorlu Adliyesi’ne yürümek isteyen ailelerin önü polislerce kesildi. Polisin engellemesine tepki gösteren avukatlar ile polis arasında gerginlik yaşandı. Aileler, polis engelini “Hak, hukuk, adalet” ve “Kaza değil, cinayet” sloganlarıyla protesto etti.
Kazada hayatını kaybedenlerin yakınları kaza sonrası hukuki sürecin etkin bir şekilde işletilmemesine tepki gösterdi: “Bu kaza, kaza olmaktan çıktı. Yetkililerin elinde katliama dönüştü. Biz aileler davamız görülsün diye bugün duruşmaya çağrıldık yasımızı tutmamız gerekirken. Kendini bilmez yöneticilerimiz bu yola sürükledi bizi. Sesimizi duyurabildiğimiz yere kadar taşıdık. Bugün yanımızda baro başkanları ve dernekler var. Bundan çok mutluyuz. Bu destek bizim için çok önemli.”
Basın açıklaması sonrası aileler “Hak hukuk adalet, kaza değil cinayet” sloganlarıyla adliyeye yürüdü. Yürüyüş esnasında hayatını kaybedenlerin isimleri anıldı. Adliye önünde bir açıklama daha yapan aileler, “Adaletiniz, adliye binası gibi yerin altına girsin” dedi. Polislerin kendilerini iterek taciz etmesine tepki gösteren aileler, “Ankara’da yaşanan rezillikten sonra burada da rezillik yaşamak istemiyoruz” dedi.
Açıklama sonrası aileler mahkeme salonuna geçmek üzere adliye binasına girdi. Ancak hayatını kaybedenlerin yakınları duruşma salonunda yer olmadığı gerekçesiyle salona alınmadı. Salon önünde engellenen aileler, ’25 canımızı aldınız dışarıda hiç bir canımızı bırakmayacağız’ diyerek engellemeyi protesto etti. Ailelerin tepkisi üzerine kapı açılarak ailelerin tümü salona alındı. Destek için gelenler ise duruşma salonu dışında kaldı.
Kaynak: Evrensel

