Birçok yazarı bir noktada etkilemiş olan Agatha Christie gerçeği göz ardı edilemez. Özellikle polisiye roman akımına yön ve soluk vermiş olan Agatha Christie, belirli yöntem ve tekniklerle romanlarının kurgusunu örer. Heyecan ve macera olgularını hep ön planda tutar, doğalında gizemli ve kimi zaman tesadüfi olayları incelikle harmanlar.
Agatha, genel hatları ile dedektif olan bir karakter oluşturmuştur ki o da “Hercule Poirot”’dur. Yazar romanlarının başında neredeyse tüm ipuçlarını ortaya çıkarır, satır aralarına gizler, dört bir yana dağıtır. Hercule Poirot daha sonra işin içine girerek ipuçlarını toplar, anlamlandırır, birbirine bağlar, satır aralarındaki gizemi aydınlığa kavuşturur. Bizleri ise hayranlık nidaları ile baş başa bırakır.
Agatha Christie’nin etkilendiği ve etkilediği yazarlar su götürmez bir gerçek olarak gün yüzündedir.
Arthur Conan Doyle ve Agatha Christie’den yola çıkacak olursak aynı yüzyılda yaşamış olan iki yazarında benzer birer karakter oluşturup, ortak çerçevede polisiye roman yazıyor olması tesadüf olmasa gerek.
1850–1930 yılları arasında yaşam sürmüş olan Arthur Conan Doyle, “Sherlock Holmes” adında zeki, cin fikirli, afyon bağımlısı, bir dedektif karakteri oluşturmuş ve bu karakter, çözümü imkânsız yanılgısına düşmüş, birçok esrarengiz olayı aydınlığa kavuşturmuştur. Agatha Christie ise 1890–1976 yılları arasında kaleminin ucuyla Hercule Poirot’u harekete geçirmiştir. Tarihler göz önüne alınırsa Christie’nin, Doyle’den etkilenmiş olabileceği düşünülebilir. Ancak benzer olmaları, aynı tadı almayı gerektirir demek değildir. Her iki yazar da zekâlarını, düş güçlerini sınır tanımayan polisiye romanlar yazmakta başarılı bir şekilde kullanmış ve her biri ayrı tada sahip hikâyeler ortaya çıkarmışlardır.
Agatha Christie ve Ahmet Ümit. Bu iki yazarın adını aynı cümlede kullanıyor olmak bile kalem titreten, heyecanlandıran bir durum. Ahmet Ümit’in kuşku duyulamaz bir şekilde Agatha Christie’den etkilendiği ve Agatha’ya samimi bir hayranlık duyduğu en çıplak gerçeklerden biridir. Ahmet Ümit romanlarını kahramanı “Baş komiser Nevzat” karakteri, Sherlock Holmes ve Hercule Poirot ’un aksine bağımsız çalışmayan, belirli bir ekip çalışmasına önderlik eden, babacan, coğrafyamızın ve kültürümüzün doğalında oluşturulmuş bir karakterdir. Her vakit daha güncel, daha içimizden olan olaylar kaleme alınır Ahmet Ümit tarafından.
Ayrıca Ahmet Ümit’in “Agatha’nın Anahtarı” adlı bir romanı bulunmaktadır. Agatha Christie’nin İstanbul’da, ‘Pera Palas’ otelde kaldığı dönemdeki, kayıp on gününün peşine düşmüş ve aydınlatmaya çalışmıştır Ahmet Ümit.
Yabancı yazarlar için ilgi çeken bir ülke olduğumuz gerçeği her geçen gün tebessüm uyandırmaktadır yüzlerimizde. Tıpkı Agatha Christie’nin Türkiye’ye olan yakınlığını “Güvercinler Arasında Bir Kedi” romanında karşımıza çıkardığında olduğu gibi.
“Güvercinler Arasında Bir Kedi”. Kızların eğitimine tahsis edilmiş, seçkin ailelerin seçilmiş kızlarının eğitime tabii olduğu prestij sahibi İngiltere’nin sayılı okullarından biri olan Meadowbank ve bu okulda gerçekleşen esrarengiz öğretmen cinayetlerini konu almaktadır.
Gizemli, dikkatleri üzerinde toplayan bir bahçıvan (Katil her zaman bahçıvandır, klişelerini silecek cinsten bir roman.). Disiplinden şaşmayan okul müdiresi, aşk ile yeni yeni tanışmış, kendini ve hayatı keşfetmeye çalışan genç kızlar, hırsına yenik düşen kadınlar dile getirilmektedir. Sahip olduğu, varlığını idame ettirmek istediği tüm inançlar uğruna cinayet işleyebilecek olanlar, dostları uğruna kurşunların önüne atılanlar, etrafında olan bitene kayıtsız kalanlar, cesur kızlar, aşk için çetrefilli planlar yapanlar, aklınıza gelebilecek, nokta koymak için hayli uzun vakit geçecek, bin bir türlü karakter ile “Güvercinler Arasında Bir Kedi” romanında karşılaşacaksınız.
“Bu oldukça uzun ve karmaşık bir öyküydü ama Julia anlaşılır bir şekilde anlatmayı başardı. Yalnızca birkaç kez susup geri dönüşlerle unuttuğu bazı olaylardan söz etti. Sonunda da sözü bir gece önce yatak odasında raketi inceleyişine getirdi. ‘Bakın, ben bunu en başından beri Alaaddin’in Sihirli Lambası masalına benzetiyordum. Masalda ‘Eski lambalara yenisi verilir.’ Denir ya, işte ben de bu yüzden rakette bir şey olduğunu düşündüm.’
“Gerçekten var mıydı?”
“Evet.”
Cesur bir kız olan Julia ve Hercule Poirot arasında geçen bir kısa konuşma ki fikrimce Agatha Christie bu cümle üzerine bir dünya kurmuştur. “Eski lambalara yenisi verilir.” Basit kelimelerden oluşan ancak evveliyatında gizem barındıran bir cümledir. Hiçbir zaman hiçbir kimse eski ile yeniyi çıkarsız değiştirmez.
İnceleme: Büşra Abacı
Kitabın Adı: Güvercinler Arasında Bir Kedi
Yazar. Agatha Christie
Yayın Evi: Altın Kitaplar
Basım Yılı: 3. Basım Mayıs 2016
Sayfa Sayısı: 301
ISBN: 9789752114999

