Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Kobani olaylarını kışkırtmakla, terör propagandasıyla suçlanan HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş, “Demokratik bir ülkede, hele ki bir cumhurbaşkanı adayı seçmenlerine ölmeyi ve öldürmeyi vaat edebilir mi? Bunu vaat etti Erdoğan” diye konuştu.
Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olan Demirtaş, seçim kampanyasını cezaevinden yürütüyor. Eşi Başak Demirtaş da kendisini ziyaret için 20 aydır her hafta Diyarbakır’daki evinden Edirne’ye gidiyor.
4 Hazirkan seçim kampanyasının 7 Haziran seçimlerine ya da diğer seçimlere göre biraz daha zorlu ve sıkıntılı geçtiğini söyleyen Başak Demirtaş, şunları söyledi:
‘Biz Selahattin’in dışarıda sesi, nefesi olmaya çalışıyoruz’
“Çünkü biliyorsunuz altı tane cumhurbaşkanı adayı var. Bir tanesi devletin bütün imkanlarını kullanıyor. Diğer adaylar az da olsa seçmenlerine propaganda yapabiliyorlar, seçmenlerinin karşısına çıkabiliyorlar. Ama diğer taraftan Selahattin dört duvar arasında, 12 metrekarelik bir alanda, bir hücrede diğer adaylarla bu koşullarda yarışıyor. Buna tam bir yarış da diyemezsiniz tabii. Ama Selahattin tutuklandığı ilk günden bugüne hiç pes etmedi. Her şeye rağmen, bütün zorluklara rağmen ‘Bunu nasıl aşabilirim, nasıl iyi olabilir?’ onu düşündü. Tarihe geçecek bir cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası yürütüyor. İnanılmaz yaratıcı, inanılmaz çalışıyor. Ama cezaevi koşulları, koşullar eşit değil, adil değil. Benim de bu süreçte sorumluluklarım arttı. Biz Selahattin’in dışarıda sesi, nefesi olmaya çalışıyoruz.”
BBC Türkçe’den Selin Girit’e konuşan, Başak Demirtaş’ın açıklamalarından bazı başlıklar şöyle:
Demirtaş’ın tutukluluk süreci için zor ve sıkıntılı, hayatımızda bir cezaevi gerçeği oldu diyen Başak Demirtaş şunları ekledi:
‘Bu haksızlık, hukuksuzluk sadece bize yapılmadı’
”Aslında zor ve sıkıntılı bir süreçti diyebilirim. Hayatımız buna göre şekillendi. Hayatımızda bir cezaevi gerçeği oldu ve bütün planlamalarımızı buna göre yaptık. Sıkıntılı ve zor bir süreçti ama işin bir de mücadele kısmı var tabii. Bu işin haklı mücadele kısmı.
Başta ailem, arkadaşlarım, tüm sevdiklerimiz ve tüm halkımızdan aldığımız moral, motivasyon, destek ve dayanışmayla az da olsa katlanılabilir bir hal aldı bu süreç. Zor bir süreç ama haklı olmak bütün bu zorlukların üstesinden gelmeniz için size güç verebiliyor.
Bu haksızlık, hukuksuzluk sadece bize, sadece Selahattin’e yapılmadı. Onun gibi binlerce insan da şu an haksız hukuksuz şekilde cezaevinde tutuluyor ve ailelerinden genel olarak kilometrelerce uzaklara götürülüyorlar.”
Demirtaş’ın HDP’nin eş başkanlığından ayrılmasını ve cumhurbakanlığı adaylığını değerlendiren Başak Demirtaş:
‘Yapma, etme başkan!’
”Selahattin eş başkanlığı bıraktığı zaman insanlar acaba siyaseti tamamen bıraktı mı diye düşündüler. Bizim halkımızda, HDP’lilerde ciddi bir kaygıya da yol açtı. “Yapma, etme başkan!” diye.
Ama o bir görev devriydi. Böyle kalmayacağını biliyordum. Her alanda siyaset yapmaya devam edeceğini biliyordum. Ama bu kadar yakın bir tarihte, böyle bir baskın seçimde yeniden cumhurbaşkanı adayı olacağını düşünmemiştim. Ama bir gün mutlaka olacağına inanıyorum, onu söylemeliyim.
‘Çok iyi bir cumhurbaşkanı olacağına dair özellikleri var’
Selahattin biliyorsunuz çok yaratıcı bir insan. Bunu siyasette de kullanır. Çok iyi bir cumhurbaşkanı olacağına dair çok iyi özellikleri var. Şimdikilere göre de halkına faydalı olma açısından çok avantajlı.”
Selahattin Demirtaş’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Kobani olaylarını kışkırtmak ve terör propagandası ile suçlanmasıyla ilgili de konuşan Başak Demirtaş:
‘AKP’nin tek başına iktidar olmasını engelledi’
”Selahattin ilk günden bugüne çok cesur bir politika izledi. Çok cesur bir siyasetçiydi. Cesareti çok etkili bir muhalefet yapmasını sağladı. Demokrasinin tam olmadığı ülkelerde etkili muhalefetin bedelleri de olabiliyor.
Selahattin bu bedeli özgürlüğüyle ödedi. 7 Haziran döneminde Selahattin ve HDP, parti olarak seçime girdi ve barajı aştı. AKP’nin tek başına iktidar olmasını engelledi. Ben bütün bunları birlikte değerlendirdiğimiz zaman sebeplerin bunlar olduğunu düşünüyorum. Etkili muhalefet, cesur muhalefet ve iktidarın karşısındaki tek muhalefet diyebiliriz. ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ cümlesi ve sonrasındaki mücadele bunların sebepleriydi.”
Selahattin Demirtaş’ın ukuksuz ve olmayan bir yargılamayla cezaevinde rehin tutulduğunu söyleyen Başak Demirtaş şöyle devam etti:
‘Adil ve bağımsız bir yargı olursa Selahattin’in hemen dışarı çıkar’
”Selahattin’in cezaevine girmesinin sebeplerine bakmak lazım. Selahattin haksız ve hukuksuz ve olmayan bir yargılamayla şu anda cezaevinde bulunuyor ve rehin tutuluyor.
Adil ve bağımsız bir yargı olursa Selahattin’in hemen çıkabileceğini düşünüyorum. Çünkü yargılandığı davalar, hazırlanan iddianameler hepsi düşüncelerinden, fikirlerinden ve parti kapsamında yaptığı etkinliklerinden ibaret. Bunlardan yargılanıyor Selahattin. Ama biliyorsunuz bizde şu an adil ve bağımsız bir yargı yok. Siyasetin baskısı var yargı üzerinde. O nedenle bu haliyle de biraz da siyasi gelişmelere bağlı diye düşünüyorum Selahattin’in dışarı çıkması.”
Başak Demirtaş, Muharrem İnce’nin eşi Ülkü İnce’nin kendisini ziyaret etmeleri karşısında ise düşüncelerini şöyle ifade etti:
‘Ülkü hanımla siyaset dışında çok ortak noktamız var’
”Ülkü Hanım bize geldi. Çocuklara bolca kitap almıştı, öğretmen olmasından da kaynaklı çok güzel kitaplar aldı. Ben çocuklara tatil için kitap alacaktım ama seçim yoğunluğundan fırsat bulamamıştım. Beni bu dertten kurtardınız dedim. Öyle bir güldük falan.
Ülkü Hanım’ın ziyaretini siyasetten çok insani ilişkiler açısından değerlendirmek çok daha doğru olur. Ülkü hanım bir kadın, bir öğretmen, bir anne. O yüzden siyaset dışında çok ortak konumuz vardı. Muharrem Bey’in de selamını getirdi.
Siyasette politikacılar arasındaki gerginlik ne kadar fazla olursa olsun, insani ilişkileri, saygıyı, sevgiyi elden bırakmamak gerekiyor. Ben bu tür ziyaretlerin daha fazla olması gerektiğini düşünüyorum.”

