23 Ekim 2026
17.3 C
İstanbul

İmralı Heyeti’nden Öcalan ile görüşmeye ilişkin açıklama

Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştiren DEM Parti İmralı Heyeti görüşmeye ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. 

20 Temmuz’da DEM Parti İmralı heyetinde yer alan Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol, PKK lideri Abdullah Öcalan ile 5 saatlik bir görüşme gerçekleştirdi. 
Bugün görüşmeye ilişkin yazılı bir açıklama yapan DEM Parti İmralı Heyeti Öcalan’ın görüşmede, Kürt-Türk ittifakının hukuki güvenceye kavuşturulması gerektiğini belirterek, karşılıklı hassasiyetleri gözeten yasal zeminin oluşturulmasının zamanının geldiğini söylediğini aktardı.

Öcalan, Kürtler ile Türkler arasındaki tarihsel ittifakın hukuki zemine taşınmasının eşiğinde olunduğunu belirterek, “Kürt’ten Türk’ü ayırsan Kürt kalmaz, Türk’ten Kürt’ü ayırsan Türk kalmaz” ifadelerini kullandı.

Ortak yaşam ve eşitlik hukukunun geliştirilmesi gerektiğini belirten Öcalan, karşılıklı hassasiyetleri gözeten yasal zeminin oluşturulmasının zamanının geldiğini söyledi.

Mesajında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapora da değinen Öcalan, raporda belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlatılması gerektiğini ifade etti.

Öcalan, çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması ve yeni bir dönemin başlaması için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini belirterek, dar ve geleceğe hizmet etmeyen yaklaşımların terk edilmesi çağrısında bulundu.

DEM Parti İmralı Heyeti’nin Öcalan görüşmesine ilişkin açıklaması şu şekilde:

“DEM Parti İmralı Heyeti olarak, uzun bir aradan sonra Sayın Abdullah Öcalan ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Toplantıda bölgedeki siyasal gelişmeler, demokratik toplum inşası, barış sürecinde gelinen aşama ve yasal çerçevenin nasıl şekillenmesi gerektiği konularını detaylı bir şekilde ele aldık.
Görüşmede Sayın Öcalan kamuoyu ile paylaşmak üzere şu değerlendirmelerde bulunmuştur:

“Kürt-Türk tarihsel ittifakını ve birlikteliğini hukuki zemine dönüştürmenin arifesindeyiz”

“27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalarak adım atma ve sorunu kardeşlik hukuku içinde çözmeye dönük kararlılığımız sürüyor. Anadolu’da tarihsel bir hakikat olan ve tüm kritik aşamalarda birbirinden ayrılmayan Kürt-Türk tarihsel ittifakını ve birlikteliğini hukuki zemine dönüştürmenin arifesindeyiz. ‘Kürt’ten Türk’ü ayırsan Kürt kalmaz, Türk’ten Kürt’ü ayırsan Türk kalmaz’ hakikati, ortak yaşam ve eşitlik hukukunun geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.

“Hukuki ve yasal süreç başlamalı, silahlar devreden çıkmalı”

Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir. Sabırla bu yolu açmanın tarihi bir fırsat olduğunun bilincinde olarak, basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen yaklaşımları terk ederek hep birlikte ortak yaşamı örelim. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı raporda da belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlaması, çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması, yepyeni bir sayfanın açılması için herkes elinden geleni yapmalıdır.

“Negatif hukukun pozitif hukuka dönüşmesi gereklidir”

Kürt-Türk ittifakı, Anadolu’nun ortak geleceğinin temel taşıdır. Atılacak her adımda bu toprakların kültürünü esas almalıyız. Yasal düzenlemelerle bu ittifakı kalıcı hukuki güvenceye kavuşturmak ve demokratik bir cumhuriyette eşit ve özgürce birlikte yaşamak mümkündür. Negatif hukukun pozitif hukuka dönüşmesi gereklidir.
Ortak yaşamı örmek, eşitlik ve adalet içinde yepyeni bir sayfa açmak için tarih bizlere bir fırsat sunmaktadır. Bu fırsatı hep birlikte değerlendireceğimize inancım tamdır.”

İmralı heyetinden çağrı

Biz de heyet olarak, Sayın Öcalan’ın bu önemli çağrısını tarihi buluyor ve TBMM başta olmak üzere tüm ilgili kurumlarla yapıcı diyalogu sürdürmeye, süreci sonuç odaklı ilerletmeye ve kardeşlik hukuku temelinde kalıcı bir çözüme ulaşmaya kararlı olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.”

Son Haberler

Fidan: Mekke İttifakı bölgesel güvenlik, barış ve refah için kuruldu

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’nda...

‘Alihan Kuriş’ soruşturmasında 19 kişi daha tutuklandı

Alihan Kuriş'in liderliğinde "çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve...

Viyan Hababi: YBŞ Şengal’de kalacak

Ezidilerin savunmasını yapan  Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) Genel Komutanlık Üyesi Viyan Hababi, Irak hükümetiyle yürütülen görüşmelerin en üst düzeyde devam ettiğini belirterek, “YBŞ ve YJŞ (Şengal Kadın Birlikleri) savaşçıları Şengal’de kalacak” dedi. Hababi, taraflar arasında belirli bir uzlaşının sağlandığını ancak henüz resmi bir anlaşmanın imzalanmadığını ifade etti. Rojnews’e konuşan YBŞ Genel Komutanlık Üyesi, “YBŞ ve YJŞ savaşçılarının Şengal’de kalacağı ve kendi topraklarını koruyacağı konusunda bir anlayışa ulaştık” diye konuştu. “Bağdat’la görüşmeler sürüyor” Şengal’in geleceği, Irak’ın gündemindeki en önemli konular arasında yer alıyor. 12 Eylül’de Ezidi temsilciler ve Şengal savunma güçleri, Irak Başbakanı Ali Zeydi ile bir araya geldi. Son olarak Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım Abudi, MERI Forumu’nda Şengal savunma güçleriyle uzlaşıya vardıklarını açıklamıştı. Hababi, çözüm amacıyla yürütülen görüşmelerin şubat ayından bu yana devam ettiğini belirtti. “Biz Iraklı bir gücüz” Hababi, en başından beri kendilerini Iraklı bir güç olarak tanımladıklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Bizim Irak’a yönelik herhangi bir tehdidimiz yok. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız ve bu ülkenin bir gücüyüz. Ancak en başından beri Irak’tan talebimiz, savunma gücümüzün genel bir çatı altında, kendi yerinde kalarak toplumumuzu korumasıydı. Görüşmelerin amacı, güçlerimizin Irak ordusuna entegre edilmesi ancak özerkliğini korumasıydı.” “Savaşçılarımız Şengal’den ayrılmayacak” Viyan Hababi, Irak hükümetiyle uzlaşılan başlıklara ilişkin ise şu bilgileri paylaştı: “Genel bir çatı oluşturulacak ve bu yapı Irak hükümetinin bir bakanlığına bağlı olacak. Ancak Êzidî toplumunun özerkliği göz önünde bulundurulacak. Irak hükümetiyle YBŞ ve YJŞ savaşçılarının Şengal’de kalması konusunda anlaştık. Temel görevimiz topraklarımızı, yurdumuzu ve toplumumuzu korumaktır. Bazı çevreler aramızda ve Irak ordusu arasında çatışma çıkmasını istedi ancak biz kan dökülmesini önleyerek bunun önüne geçtik.” YBŞ komutanı Habibi, görüşmelerin bir sonuca ulaşması halinde kamuoyunu resmi bir açıklamayla bilgilendireceklerini söyledi.

Tom Barrack, Ahmed Şara ve Şeybani ile görüştü

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ve Irak Özel Temsilcisi...

Azerbaycan 31 Türk’ü istenmeyen kişi ilan etti, Erdoğan Aliyev ile görüştü

Azerbaycan hükümeti 31 Türk vatandaşını, bu ülkedeki okullarda başörtüsü...

Yaşar Güler’den Irak ve Suriye açıklaması

Türkiye Milli Savunma Bakanı Güler, Türkiye’nin Irak ve Suriye’deki...

YPJ şartlarını açıkladı: ‘Kadınların kimliğini korumak temel çizgimizdir’

Rojava’da Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanlığı, Suriye hükümetiyle...

Türkiye Gündemi

Üsküdar Belediye Başkanlığı yeniden AKP’ye geçti

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yapılan belediye başkanvekilliği seçiminin üçüncü turunda,...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...