Mazlum Abdi: Suriye geçici hükümeti ile Kuzeydoğu Suriye (Rojava) Özerk Yönetimi arasında son dönemde yaşanan “Kürtçe tabela” ve “yargı entegrasyonu” krizine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle Haseke Adalet Sarayı çevresinde büyüyen gerilim sonrası tarafların yeni anlaşmalara vardığını duyurdu.
Özetle süreç şöyle gelişti:
Son haftalarda en büyük kriz başlığı, Özerk Yönetim’e bağlı yargı kurumlarının Şam yönetimine nasıl entegre edileceği konusu oldu. Özellikle Kürt hakimlerin sisteme dahil edilmesine ilişkin net mekanizmaların bulunmaması ciddi tartışmalara yol açtı.
Haseke’de Adalet Sarayı tabelasından Kürtçenin kaldırılması, halk arasında büyük tepki yarattı. Özellikle gençler protestolar düzenledi ve Kürtçenin resmi alanlardan dışlanmasına karşı güçlü bir itiraz ortaya çıktı.
Mazlum Abdi’ye göre kriz, entegrasyon sürecini neredeyse durma noktasına getirdi. Çünkü Özerk Yönetim hakimleri kendilerinin dışlanacağından ve haklarının korunmayacağından endişe duyuyordu.
Son iki hafta içinde Şam ve Rojava’da yoğun görüşmeler gerçekleştirildi. Bu görüşmeler sonucunda bazı temel uzlaşılara varıldığı açıklandı.
Varılan başlıca anlaşmalar şunlar:
Özerk Yönetim’e bağlı hakimler sistem dışına itilmeyecek ve resmi yargı yapısına dahil edilecek.
Daha önce görev yapan bazı eski devlet görevlileri de çalışmalarını sürdürecek. Böylece geçiş sürecinde hem eski sistemden gelenler hem de Özerk Yönetim kadroları birlikte çalışacak.
Kürt hakimlerin isim listeleri Şam hükümetine teslim edildi. Bu hakimler eğitim süreçlerinden geçirilerek resmi mahkemelerde görev alacak.
Haseke’deki Adalet Sarayı krizinin çözülmesiyle pasaport, tapu, seçim ve resmi belge işlemleri gibi birçok alanın yeniden işler hale gelmesi hedefleniyor.
Haberde en dikkat çekici başlıklardan biri ise “Kürtçe tabela” meselesi oldu.
Şam yönetimi, Adalet Sarayı gibi “egemenlik kurumlarında” tabelaların yalnızca Arapça olması gerektiğini savundu. Ancak Kürt tarafı buna sert şekilde karşı çıktı. Yapılan görüşmeler sonrası şu formül üzerinde uzlaşı sağlandı:
Kobani, Kamışlo, Dêrik, Amûdê ve Dirbêsiyê gibi Kürt nüfusunun yoğun olduğu yerlerde Kürtçe ve Arapça çift dilli tabelalar kullanılacak.
Haseke Adalet Sarayı’ndaki mevcut yalnızca Arapça tabela ise geçici olarak kabul edildi. İlerleyen süreçte Kürtçenin yeniden tabelaya eklenmesi konusunda hükümetin söz verdiği belirtildi.
Mazlum Abdi ayrıca halkın, özellikle gençlerin Kürtçenin dışlanmasına yönelik tepkisini “haklı” ve “gurur verici” olarak değerlendirdi. Ancak tansiyonun yükselmemesi için halka sakin olunması çağrısı yaptı ve müzakerelerin sonuç vermesi için sürece zaman tanınmasını istedi.
Açıklamasının sonunda ise Kürtçenin sadece tabelalarda değil, gelecekte Suriye Anayasası’nda da güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.



