Türkiye destekli “Suriye Milli Ordusu” içinde yer alan Emşat ve Hamzat grubu geçmişte de katliam, yağma ve hırsızlık gibi insan hakları ihlalleriyle suçlanıyordu.
Her iki silahlı grup da bin kişiden fazla insanın öldürüldüğü Tartus ve Lazkiye illerindeki operasyonlara katıldı.
Sadece muhaliflerinin değil, müttefikleri olan Tahrir el-Şam Heyeti’nin (HTŞ) üyeleri bile onları suçluyor.
Emşat ve Hamzat’ın masum Alevi sivilleri toplu olarak öldürdüklerini ve Suriye güvenlik güçlerinin adını kötüye çıkardıklarını söylüyorlar.
“Dinimiz bize Alevileri öldürmemizi mi söylüyor?”
Suriye güvenlik güçleri üyesi Muhammed Hacı yaşanan olaylara ilişkin “Emşat ve Hamzat grubu öldürmede aşırıya kaçtı. İnsanların hayatını tehdit etmede, yağmalama ve yok etmede ileri gittiler. Sadece Alevi mezhebinden oldukları için onlarca kişiyi öldürüyorlar. Dinimiz bize böyle yapmamızı mı söylüyor?!” şeklinde tepki gösterdi.
Suriye’nin yeni yöneticileri amaçlarının Esad yanlısı militanları cezalandırmak olduğunu söylerken, Emşat ve Hamzat militanları sosyal medyada yayılan videolarda açıkça “Alevileri yok edin” fermanı verdiği görülüyor.
Alevi katliamı görüntülerinin yayılmasından sonra uluslararası toplum Suriye güvenlik güçlerini kınadı. Bu durum yeni bir Suriye vaadi ile iktidara gelen HTŞ’yi de rahatsız etti.
“Hamzat grubu ve Emşat gidip herkesi öldürüyor, katliam yapıyorlar”
Suriye güvenlik güçleri üyesi, her iki grubun ihlallerini şöyle anlattı:
“Hamzat grubu ve Emşat gidip herkesi öldürüyor, katliam yapıyorlar. Kimseyi korumuyorlar, sivil olsun, asker olsun, hepsini öldürüyorlar, kadın ve çocuk, hepsini öldürüyorlar. Kendi gözlerimle onları gördüm. Bu konu sınırı aştı. Suriye’nin özgürleşmesinden önce Hamzat ve Emşat bizimle savaşıyordu ve biz de onlarla savaşıyorduk. Ama rejimin düşmesinden sonra zorla onları Savunma Bakanlığı şemsiyesi altına getirmeye mecbur bırakıldık. Şimdi Savunma Bakanlığı’na bağlılar ve insan hakları ihlallerine başladılar.”
SMO bünyesindeki gruplarda Suriyelilerin yanı sıra, Tacik, Özbek, Çeçen ve diğer ülkelerden radikal militanlar da bulunuyor.
“Evlere girip insanların kafasını kestiler”
Ceble şehrinden bir vatandaş, “İnsanlar evlerindeydi, evleri bastılar, Çeçenler ve yabancılar ve Suriyeli tekfirciler, tekfirciler. Suriyeliler böyle yapmaz ama aslen Suriyeliler, evlere girdiler, insanların kafasını evlerinde kestiler” dedi.
Efrin’e yönelik harekatta da yer almışlardı
Emşat ve Hamzat grupları 2016’da SMO bünyesinde Efrin’e yönelik harekatta katılmış, kentteki ev, iş yerlerinin yağmalanması ile sık sık gündeme gelmişlerdi.
Aynı bu iki grup “Suriye Milli Ordusu” çerçevesinde halen Tişrin Barajı’nda ve Münbic’in diğer bölgelerinde Demokratik Suriye Güçleri (DSG) kontrolündeki bölgelere saldırıları devam ediyor. Bölgede DSG ile SMO grupları arasında zaman zaman şiddetlenen çatışmalar yaşanıyor.
8 Aralık 2024’de HTŞ öncülüğünde muhalif grupların katılımıyla düzenlenen operasyonda ile Suriye’de 53 yıllık Esad iktidarı son bulmuştu. HTŞ lideri Ahmed Şara başkanlığında Suriye’de bir geçiş hükümeti kuruldu. Geçiş hükümeti tüm silahlı gruplara silah bırakma çağrısı yaparak yeni orduya katılmalarını istedi.
Lazkiye’deki çatışmalar
Yerel kaynaklar ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, Esad yanlısı milislerle ile yeni hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmalar sonrası yapılan operasyonlarda resmi olmayan bilgilere göre binin üzerinde kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında Alevi sivillerin bulunduğu bildirildi.
Lazkiye Emniyet Müdürü Yarbay Mustafa Kuneyfati, olayların yeni hükümet güçlerinin bir güvenlik operasyonu sırasında pusuya düşürülmesiyle başladığını belirtti. Kentte sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, hükümet birlikleri Lazkiye’nin belirli bölgelerine konuşlandırıldı. İhsan Kaçar/ iznews.com.tr



