Haber Merkezi I Bir güruh insan öyle ki yaramaz ve aşağı ve bir grup insan ki iyilikle aynı yolda yürüyen. Tek bir paydaşları var, dünyadaki tüm insanların tek bir ortak noktaları var. Bir zamanlar çocuk olmuş olmak.
Ferenc Molnar, Budapeşte’nin yoksul Jozsefvaros semtinde vatanları bir avuç toprak olan, ‘küçük dünyalarında Arsa dedikleri’ çocukların hikâyesini anlatmaktadır.
Yolu sevgiden geçmiş tüm insanların Pal sokağında geçtiği düşünülebilir. Çocukların yetişkin zihniyetinden daha akılcı düşündüğü, daha kararlı ve cesur olduğu bir anlatıdır. Hele ki Nemecsek’in tüm küçüklüğüne karşın büyük kahramanlığı ile ilerlemektedir hikâye.
Akla gelebilecek her karakterde insanın ruhuna işleyebilecek nitelikte bir edebi eserden bahsediyorum. Çocuklara ait olan bir dünyada, çocuklara ait bir vatan ve yine çocuklar tarafından belirlenen kurallar.
İlk bakışta akla şu gelebilir tabi ki; olgun bir yazar, çocuk ağzından bir hikâye yazıyor, bunun neticesinde çocuklarda yetişkinlerinkine yakınsayan düşüncelere sahip olabilirler. Aslında gerçek hiç de öyle değildir. Nemecsek ile tanıştığınızda bilirsiniz ki bir zamanlar Nemecseksinizdir. Kim bilir belki de Janos Boka idiniz ya da Leszik ve daha birçokları. Yetişkin adımlarınızda Pal Sokağında gezerken çocukluğunuz ile karşılaşabilirsiniz. Ve çocukluğunuz, sokakta bilyeleriyle oynayan birkaç çocuğun oyununu dağıtabilir, vatan bildikleri arsalarına savaş açabilir.
Pal Sokağı’nın yoksul bir bankında çökmüş otururken “ihanete” karşı “kopmaz dostluğu” seçebilirsiniz. Çocuk aklınızın büyüklüğünce oyunları ciddi mücadeleler olarak görebilirsiniz. Arsanızı savunurken ancak vatansever bir askerin olabileceği kadar cesur olabilirsiniz.
Konuşma, dil yetenekleri, davranışlar taklit etme içgüdüsü ile öğrenilir ilk çocukluk döneminde. Pal Sokağı çocukları da kişisel vatanlarını korurken benzer taklit içgüdüsüyle hareket etmişlerdir. Demokratik olmayan, bir miktar monarşi ile yönetilen bir dernek kurmuşlardır. Macun Derneği.
“Macun Derneği’nin karar defterinden bazı sayfalar.
Kararlar:
‘bugünkü toplantımızda aşağıdaki kararları aldık ve bu kararların karar defterine kaydını gerçekleştirdik.’
Ernö nemecsek, küçük harflerle. Bugünden itibaren bu kayıt geçerliliğini yitirmiştir. Çünkü bu kayıt bir yanlışlık sonucu oluşmuştur. Genel kurulumuz adı geçen üyemizin dernek tarafından haksız bir şekilde hakarete uğradığını karar altına alır. Ve o bu hakareti sineye çekmiş, savaşta gerçek bir kahraman gibi davranmıştır. Bu tarihi ve inkâr edilemez bir gerçektir. Derneğimizin geçtiğimiz dönemde kayıt altına alınan bu ibarenin, derneğin hatası olduğunu kabul eder ve şimdi zabıtları tutan şahsa bu üyemizin adını tamamen büyük harflerle yazma görevini verir.
‘Ve şimdi bu üyemizin adının tamamını büyük harflerle yazıyorum: ERNÖ NEMECSEK’”
Hiç ölümle yakın olduğunuz bir an oldu mu?
Bunu nasıl karşıladığınızı şayet karşılayabileceğinizi düşünün. Korktuğunuzu panik yaptığınızı bu düşüncenin bile son nefesinize sebebiyet verebileceğini öngörmek çokta zor değil.
Aksi halde siz ölümü arkadaşça selamlıyorsunuz Pal Sokağı’nda. Onu kucaklıyorsunuz eski bir dostmuşçasına elinden tutup peşi sıra gidiyorsunuz. Bir çocuksunuz ve öyle cesursunuz. Başucunuzda sizden ne eksik ne fazla bir başka çocuk bekliyor. Neden beklediğini belki seziyor. Ölüme, size nazaran hayli uzak. Silah arkadaşınızın, küçük vatanınızda birlikte savaştığınız dostunuzun korkmaması için;
“Öleceğimi hissedersem sana zamanında haber veririm” diyorsunuz. Belki de bir habersinizdir ölümün ağırlığından.
Pal Sokağı’nda sadece çocukta değilsiniz, yoksul da bir terzisinizdir. Oğlunuz, küçük kahramanlıkları yüzünden ateşler içinde sayıklarken bile zengin birinin şık takım elbisesini prova ediyorsunuz. Siz oğlum diye iç geçir iken elinizdeki işaret sabununun süzüldüğü şık ceketin sahibi ise düğmelerin biraz daha yukarda olması gerektiği hakkında söyleniyor. Hatalı, eksik ve kusurlu iş yaptığınızdan dem vuruyor. Oğlunuz ateşler içinde yanıyor.
Pal Sokağı’nda, çaresiz olabilirsiniz, umudunuzu yitirebilirsiniz, kimi zaman en saf bencillikle dolup taşabilirsiniz, cesaretiniz sizi ölüme de götürebilir, bir kahraman olabilirsiniz, yoksul ve yahut zengin bile olsanız asla bir korkak değilsiniz. Pal Sokağı’nda çocuklar yalnızca yalnızlıktan korkarlar.
Neden sonra Janos Boka düşünüyordu:
“Basit çocuk ruhunda derinden derine bir şeyler değişiyordu. Hayata dair, hani içinde hepimizin bazen kederli, bazen neşeli kökler olduğumuz hayata dair, bazı gerçekleri kavramaya başladığını hissediyordu.”
“Şimdi artık Pal Sokağı Çocuklarının Arsasında kocaman çok katlı evler var. Ama ne gam: Dünyanın bütün çocukları Pal Sokağı’ndadır!”
inceleme: Büşra Abacı
Yazar: Ferenc Molnar
Çeviri: Tarık Demirkıran
Yayın Evi: YKY(Yapı Kredi Yayınları)
Basım Tarihi: 37. Baskı Ocak 2018
Sayfa Sayısı: 235
ISBN: 9789750815546

