18 Ekim 2026
11.9 C
İstanbul

Depremzede öğrenci Türkiye birincisi oldu

Bugün 2024-YKS sonuçları açıklandı. Malatya depreminde evleri büyük zarar gören Arda Taşdemir Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumunda sayısal Türkiye birincisi oldu.

Taşdemir, sonucun kendisi için sürpriz olduğunu söyledi.

Malatya’da yaşayan Taşdemir, Maraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremler nedeniyle eğitimini Elazığ’da Cemil Meriç Fen Lisesi’nde tamamladı.

Depremde evleri zarar gören, Elazığ’da 5 ay kaldıktan sonra ailesiyle Malatya’ya dönen Arda, mezun olduktan sonra geçen yıl girdiği YKS’de ilk 5000’de yer aldı. Tercihte bulunmayarak tekrar sınava hazırlanan Taşdemir, bu yıl AYT sayısalda birincilik elde etti.

Yeşilyurt ilçesine bağlı Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi’nde oturan Arda Taşdemir, gazetecilere, deprem nedeniyle zorlu bir süreç atlattıklarını ifade etti.

 “Sürpriz oldu”

Eğitim hayatında çalışma alışkanlığı olduğunu, bu süreçte de sürdürdüğünü ve başardığını anlatan Taşdemir, şöyle konuştu:

“Aslında bu sonuç benim için biraz sürpriz oldu. O yüzden aslında şu an hem heyecanlı hem mutlu ve şaşkınım. Aslında hedefim ilk 1000’e girmekti bu sürpriz oldu. Çalışma sürecinde ailemin ve öğretmenlerin emeği oldukça fazla. Evde çok sessiz bir ortam istiyordum ve ailem bu imkanı bana sağladı. Oldukça rahat ve istediğim bir ortamda çalıştığım için de oldu.”

“Hayalim İTÜ”

Taşdemir, depremin kendisini olumsuz etkilediğini belirterek, “Afetin ardından biz de herkes gibi etkilendiğimiz için şehir değiştirmek zorunda kaldık bu da benim çalışmalarımı etkiledi. Bu yüzden ikinci kez hazırlanmamın sebebi aslında o afet olabilir çünkü afetten sonra çalışmalarına çok odaklanamadım o yüzden ikinci kez hazırlandım.” dedi.

Hedefi hakkında açıklamalarda bulunan Taşdemir, “Önce üniversiteleri araştıracağım öyle gideceğim ama hep çocukluğumdan beri hayalim İTÜ ama yine de üniversiteleri araştırıp son kararı öyle vereceğim.” diye konuştu.

Taşdemir, sonuçların açıklanmasının ardından kendisi gibi çevresindekilerin de şaşırarak sevindiğini anlatarak, ailesine ve çevresine böyle bir his yaşatabilmenin kendisi için bir onur olduğunu söyledi.

Başarının sırrı hakkında açıklamada bulunan Taşdemir, “Üniversite sınavı özelinde anlatacak olursam eksiklerini anlayıp üzerine gitme diyebilirim. (Sınava girecek öğrenciler) Öncelikle girdikleri sınavı iyi analiz etsinler, eksiklerinin üzerine gitsinler ve psikolojilerini olabildiğince sağlam tutmaya çalışsınlar.” ifadesini kullandı.

 “Arda, disiplinli, planlı bir şekilde çalıştı”

Beden eğitimi öğretmeni baba Gökhan Taşdemir ise oğlunun çocukluğundan beri hayalini gerçekleştirmek için çalıştığını söyledi.

Oğlunun başarmak için elinden gelen her şeyi yapmaya çalıştığını anlatan Taşdemir, Arda’nın eğitimine katkıda bulunan öğretmenlerine teşekkür etti.

Depremden sonra Elazığ’a gittiklerini, oradaki okulunda öğretmenlerinin oğlu için ellerinden geleni yaparak depremin hasarını gidermeye çalıştıklarını aktaran baba Taşdemir, “Arda, disiplinli, planlı bir şekilde çalıştı. Hedefinin olması en büyük avantajıydı. Hedefini gerçekleştirmek için çok çabaladı ve sonuçta hedefine ulaştı.” dedi.

 “Bir gün ders çalış demedim”

Anne Serpil Taşdemir oğlunun doğduğu günden bu yana kendisini üzmediğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Oğlum hem ders hem ahlaki yönden beni üzmedi ona çok teşekkür ediyorum. Öğretmenlerine de teşekkür ediyorum. Depremden sonra Elazığ’a gittik oradaki okulda da çok destek gördük. Bu sürecin kahramanı Arda çünkü ona bir gün ders çalış demedim. İlkokul birinci sınıftan bu yana ders çalış demedim kendi azmiyle oldu. Çok şaşırdık. Sınav annelerine tavsiyem çocuklarına baskı yapmasınlar, ders çalış demesinler. Bu onları inanın ki dersten uzaklaştırıyor. Çocuklar zaten ne yapacaklarını biliyor.”

Son Haberler

PJAK: İran’ın güçlerimize yönelik saldırıları sürerse karşılık vereceğiz

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi’nin (PJAK) askeri yapılanması bağlı YRK...

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

İslam ülkekeri Irak’ta toplanıyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak’ın başkenti Bağdat’ta düzenlenecek...

Şam’dan İsrail’e Süveyda tepkisi

Şam’dan İsrail’e Süveyda tepkisi: Dürziler Suriye’nin ayrılmaz parçasıdır Suriye yönetimi,...

Netanyahu’dan Süveyda açıklaması: Dürzi toplumunu korumak için Şara ile doğrudan görüştüm

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Temmuz 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı yerleşkesine...

Leyla Zana, “Ortak mücadelemizin gayesi Kürtlerin varlığını güvenceye almak olmalı”

Avrupa Parlamentosu Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü sahibi Kürt siyasetçi...

Netanyahu: Dürzi toplumunu korumak için Şara ile doğrudan görüştüm

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Temmuz 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı yerleşkesine...

Türkiye Gündemi

Lübnanlı yetkili: Mihraç Ural, Türkiye ve Suriye istihbaratınca kaçırıldı

Lübnanlı bir güvenlik yetkilisi, Beşar Esad yanlısı silahlı grupların liderlerinden ve "Ali Keyyali" adıyla tanınan Mihraç Ural'ın, Lübnan topraklarında Suriye ve Türk istihbaratına mensup kişilerce kaçırıldığını açıkladı. Yetkili, Lübnan makamlarının operasyondan haberdar edilmediğini belirtti. Lübnanlı güvenlik yetkilisi, Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Suriye resmi haber ajansı SANA'nın Ural'ın yakalandığını duyurmasının ardından konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.     İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Suriye tarafının operasyonun Lübnan'la koordinasyon içinde gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasını yalanlayarak şunları söyledi: "Lübnan makamlarının bu operasyondan haberi yoktu. Suriye ve Türk istihbarat teşkilatlarına mensup kişiler, söz konusu şahsı Beyrut yakınlarındaki dağlık Mansuriye bölgesinden kaçırdı. Şahıs önce Lübnan'daki Suriye Büyükelçiliğine, ardından Suriye topraklarına götürüldü."    SANA, 15 Ekim Perşembe günü Ural'ın yakalandığını duyurmuştu. Suriyeli bir güvenlik kaynağı da AFP'ye yaptığı açıklamada, Ural'ın "Lübnan tarafıyla koordineli olarak Lübnan topraklarında düzenlenen bir güvenlik operasyonuyla yakalandığını" belirtmişti. Suriye: Eski rejim yetkililerinin takibi sürecek Suriye Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, 15 Ekim'de Ural'ın yakalanmasını memnuniyetle karşıladı. Zeydan, Ural'ın Suriye halkına karşı katliamlar gerçekleştirmekle, özellikle Banyas kentindeki el-Beyda köyünde yaşanan katliamla suçlandığını belirterek eski rejimin sorumlularının takibinin sürdürüleceğini ifade etti.  Zeydan, hiçbir suçlunun Suriye güvenlik birimlerinden kaçamayacağını kaydetti. Bu gelişme, Suriye İç Güvenlik Terörle Mücadele Dairesinin 4 Ekim'de Ural'ın yardımcısı Cemal Trablusi'nin yakalandığını duyurmasının ardından yaşandı. Mihraç Ural'ın geçmişi 1956'da Hatay'ın Antakya ilçesinde doğan Mihraç Ural, 1970'li yıllarda Türkiye'de faaliyet gösteren Marksist silahlı örgüt THKP-C/Acilciler'in liderlerinden biri olarak biliniyor. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin Reyhanlı saldırılarına ilişkin kararında yer alan iddianameye göre Ural, 1976'da Malatya'da polisle yaşanan çatışmada örgütün üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin ardından grubun liderliğini üstlendi. 1979'da Engin Erkiner ile birlikte cezaevinden firar eden Ural, daha sonra örgütün faaliyetlerini Suriye'ye taşıdı. Uzun yıllar Suriye'de yaşayan Ural'ın özellikle Lazkiye ve çevresindeki faaliyetleri ile Suriye istihbaratıyla ilişkileri, Türkiye'deki adli soruşturma ve dava dosyalarında yer aldı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında, örgütün Suriye hükümetinin desteğiyle "Mukaveme-i Suriye" (Suriye Direnişi) adlı silahlı grubu kurduğu belirtildi. Grubun, Suriye iç savaşı sırasında Beşar Esad yönetiminin güçleri saflarında çatışmalara katıldığı ve çeşitli askeri operasyonlarda yer aldığı kaydedildi. Banyas katliamı suçlaması Suriye makamları, Ural'ı 2013'te Banyas kentinde yaşanan katliamın sorumlularından biri olmakla suçluyor. 2 ve 3 Mayıs 2013'te Esad yönetimine bağlı güçler ve müttefik silahlı gruplar, Tartus vilayetine bağlı el-Beyda köyü ile Banyas'ın Ras el-Naba Mahallesi'nde saldırılar düzenledi. Olaylarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Eylül 2013 tarihli raporuna göre, hükümet güçleri ve müttefik silahlı gruplar söz konusu iki bölgede en az 248 kişiyi kurşuna dizerek öldürdü. Yerel kaynaklar ise Mayıs 2013'te kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 264 sivilin öldürüldüğünü bildirdi ve Ural'ı katliamın sorumluları arasında gösterdi. Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu ile İnsan Hakları İzleme Örgütü, olaylardan rejim güçlerini ve müttefiklerini sorumlu tutarken Ural'ın saldırılardaki kişisel sorumluluğunu kesin olarak ortaya koyamadı. Ural da hakkındaki suçlamaları reddetti. Reyhanlı saldırılarıyla bağlantılı suçlamalar Ural, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te düzenlenen bombalı saldırılarla bağlantılı olduğu gerekçesiyle Türkiye'de hakkında yakalama kararı bulunan sanıklar arasında yer alıyor. İki bomba yüklü aracın patlatıldığı saldırılarda 5'i çocuk 52 kişi hayatını kaybetmiş, 155 kişi yaralanmıştı. İddianamede, Ural'ın Suriye istihbaratına bağlı bazı kişiler aracılığıyla saldırının planlanması ve organize edilmesinde rol oynadığı bildirilmişti. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Haziran'da saldırılardaki rolleri nedeniyle sanıklar Mehmet Gezer, Temir Dükkancı ve Cengiz Sertel'in her birini 53'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve toplam 3 bin 921 yıl ek hapis cezasına çarptırmıştı.    Ural ile firari sanık Ömer El Hatip hakkındaki yakalama kararları infaz edilemediği için bu iki sanığın dosyaları ana davadan ayrılmıştı. Mahkeme, yargılamanın ayrı dosya üzerinden sürdürülmesine ve haklarındaki yakalama kararlarının devamına hükmetmişti.

Türkiye’nin açtığı okullar Suriye’ye devrediliyor

Türkiye ve Suriye arasında imzalanan yükseköğretim mutabakatıyla, Gaziantep Üniversitesi'ne...

Halk TV nasıl kuruldu, CHP’yle ilişkileri nasıldı, yayın sürecinde neler yaşandı?

Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis operasyonu...

İhsan Kaçar: Barrack’ın Ortadoğu Denkleminde Kürtler

Ortadoğu’da son yıllarda yaşanan gelişmelere yalnızca günlük açıklamalar ve...

DEM Parti MYK’si süreci görüşmek üzere toplandı

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar...

Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun çalışması tarihi öneme sahiptir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup...

Riyad’da ikinci Mekke İttifakı toplantısı: Gündemde hangi konular var?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve...